Maximum Kart partnerliğiyle düzenlenen 12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali 14 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkıyor. Geçen yıl, dünyayı etkileyen sokak hareketlerini tema seçen !f İstanbul, hareketin geride bıraktığı rüzgârı takip ediyor ve dünyayı değiştiren insanların umut verici hikayelerini bir araya getiriyor.
Geçen yıl Tahrir’den Occupy’a kadar dünyayı çalkalayan sokak hareketlerinden yola çıkarak temasını “Hareket” olarak belirleyen !f İstanbul, bu yıl da rüzgârın bıraktığı izleri takip ediyor ve ‘hareket’li filmleri bir araya getiriyor. Turkcell Profesyoneller Kulübü’nün sponsorluğunda hazırlanan “Sev&Değiştir” bölümünde izleyeceğimiz filmler, dünyayı değiştirmek için hala bir fırsatımız olduğunun umudunu taşıyorlar.
Mısır’dan Rusya’ya, Kahire’den Wall Street’e
İran’daki Ahmedinejad rejimini anlattığı Letter to the President adlı filmiyle dikkatleri çeken Petr Lom’un son filmi Back To The Square/Meydana Dönüş, Mısır’da Hüsnü Mübarek’i düşüren devrimin tanığı beş kişinin hayatlarında nelerin değiştiğini ve değişmediğini anlatıyor. Bu beş Mısırlının hayatlarını takip ederek “Devrimin üstünden altı ay geçmiş ve ne kazanıldı?” sorusuna yanıt arayan belgesel, Tahrir devriminin sadece bir başlangıç olduğunu, demokrasiye ulaşmak için mücadelenin devam etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Velcro Ripper’ın Kahire’den Calgary’ye, Wall Street’ten Madrid’e dünyanın dört bir tarafında devam eden aktivist eylemleri belgelediği Occupy Love, yönetmenin Ateşli Aşk Üçlemesi olarak adlandırdığı serisinin sonuncu filmi. Ripper, gezegenimizin karşı karşıya olduğu sorunların derinlerine inerken dünyada yükselen değişim arzusunu belgeliyor. Ekonomik krizle ekolojik çöküşün ne kadar bağlantılı olduğunu, ekonomilerin sistemi devam ettirebilmek için nasıl doğayı sömürdüğünü ortaya koyuyor. Ripper uyarıyor: “Bugün tüm gezegen sıfır noktasına yaklaşmış durumda.” Tek çözüm ise farklı bir devrim.
Bölümün bir diğer ‘hareket’li filmi ise Rusya’dan geliyor. 10 yönetmenin bir araya gelip çektiği, Vladimir Putin’in başkan seçilmesinin ardından binlerce insanın katıldığı hükümet karşıtı gösterileri anlatan Winter, Go Away!/Defol, Kış!, şiddete maruz kalma ya da hapse düşme tehlikesine rağmen bir şeyleri değiştirmek için çabalayan çok sayıda etkileyici insanla tanışmamızı sağlıyor.
Hareket bizde başlıyor

“Sev ve Değiştir” bölümünde ayrıca, sokakta olmasa bile yaşamları ya da eylemleriyle ‘hareket’ yaratan insanların hikâyelerini de izleyeceğiz: Son yılların en yaratıcı eylemlerine imza atan hacktivistlerin dünyasına yakından bakan We Are Legion: The Story of the Hacktivists/Biz Birliğiz: Hacktivistlerin Hikâyesi, bir grup Estonyalı genç aktivistin, kocaman bir evi yüzlerce insan için sürdürülebilir bir yaşam alanına dönüştürmelerinin inanılmaz hikâyesini anlatan The New World/Yeni Bir Dünya ve çevre için para toplamak amacıyla amatör porno yapıp internette satan bir grubun mücadelesine tanıklık eden Fuck For Forest/Orman İçin Seviş değişimin bizde başladığının kanıtını taşıyan filmler.
Change.org’la atölye
Festival kapsamında ayrıca, “Bir Muhal!f: Bir Muhalifin Kampanya El Kitabı” başlıklı bir atölye de düzenlenecek. 20 Şubat’ta Salt İstanbul – Açık Sinema’da, 28 Şubat’ta ise ODTÜ GİSAM’da gerçekleşecek atölye, dünyanın en büyük imza kampanyası platformu Change.org’un direktörü ve sivil toplum aktivisti Uygar Özesmi’nin rehberliğinde yapılacak ve online aktivizm ve kampanyacılığın hayatın içindeki karşılığı konuşulacak.
Biletler 1 Şubat’ta ön satışta
12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 14-24 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak, 28 Şubat-3 Mart tarihlerinde de Ankara Cinemaximum CEPA ve İzmir’de ise Cinemaximum Forum Bornova sinemalarında gerçekleşecek. Festival biletleri 1-3 Şubat tarihlerinde İstanbul, 8-10 Şubat tarihlerinde Ankara ve İzmir’de indirimli ön satışa çıkacak. MyBilet’ten satın alınacak festival biletlerinde geçen yılın fiyatları uygulanacak.
Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com




















45. Siyad Ödülleri dün gece düzenlenen ödül töreni ile sahiplerini buldu. Siyad üyesi sinema yazarları tarafından yılın en iyi yerli filmi olarak Tepenin Ardı seçilirken bu film aynı zamanda Emin Alper’e en iyi senaryo, Mehmet Özgür’e de en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerini kazandırdı.
45. Siyad Ödülleri bu gece düzenlenecek olan ödül töreni ile sahiplerini buluyor. Gecede 2012 yılında gösterime giren yerli filmler arasında, Siyad üyesi sinema yazarları tarafından seçilen yılın en iyilerine ödülleri verilecek. Ödüller verilmeden önce adayları bir kez daha hatırlayalım:
BÜLENT ERSOY’UN KANUNLA İMTİHANI Yargıç: Bülent Ersoy, şimdi seninle bir yargıç gibi değil, bir büyüğün olarak konuşacağım. Londra Brunel Üniversitesi’nden Dr. Alisa Lebow, Londra Üniversitesi Birkbeck Koleji’nde Hukuk Çalışmaları alanında doktorasına devam eden Başak Ertür, Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü öğretim görevlilerinden Defne Tüzün ve İstanbul’da farklı üniversite ve kurumlarda sinema dersleri veren Gözde Onaran’ın katılımıyla düzenlenecek söyleşide Türkiye LGBTT hareketinin en göz önünde simalarından Bülent Ersoy üzerinden bir yakın tarih okuması denemesi yapılacaktır. Bülent Ersoy’un başrolünde oynadığı yarı otobiyografik Yüz Karası/Şöhretin Sonu filminin yanı sıra Ersoy’un gerçek hayatta mahkeme karşısına çıkaran davalar üzerinden kanun ile ilişkisinin de inceleneceği söyleşide Türkiye’nin kuir tarihinin kayda değer bir kesiti inceleyeceğiz. Tarih: 20.01.2013, Pazar Film Gösterimi: Yüz Karası/Şöhretin Sonu Saat: 15:30 Panel Saat: 17:00 Yer: Cer Modern Alisa Lebow New York’ta doğan Dr. Alisa Lebow, Londra Brunel Üniversitesi’nde Medya Çalışmaları Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Lebow, araştırmalarını genellikle belgeseller ve son zamanlarda belgeselde siyasi sorunlar konularında yoğunlaştırıyor. Lebow’un “The Cinema of Me” ve “First Person Jewish” kitapları birinci şahıs filmlerde kendiliğin ve öznelliğin temsili konusunun değişik boyutlarını soruşturuyor. Başak Ertür Birkbeck, Londra Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eleştirel hukuk araştırmaları alanında doktora yapıyor. Komplo Kullanma Kılavuzu ve Müge Gürsoy Sökmen ile birlikte Barbarları Beklerken: Edward W. Said Anısına kitaplarının editörüdür. Sivil bir girişim olan Irak Dünya Mahkemesi’nin New York ve İstanbul oturumlarının düzenlenmesine katkıda bulundu. Defne Tüzün 1998 yılında Boğaziçin Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olan Tüzün, yüksek lisansını Bilgi Üniversitesi’nde film ve televizyon üzerine yaptı; doktorasını Wisconsin-Milwaukee Üniversitesi’nde tamamladı. Araştırma alanları arasında film kuramı ve eleştirisi, psikanalitik kuramlar ve anlatıbilim var. Şu an Kadir Has Üniversitesi’nde Yeni Medya Bölümü’nde tam zamanlı olarak çalışıyor. Gözde Onaran Boğaziçi Universitesi’nde Psikoloji Bölümü’nü bitirdikten sonra New York Üniversitesi’nde (NYU) Medya Çalışmaları ve Film Yapımı üzerine yüksek lisans yaptı. Bir yandan halen Amsterdam School for Cultural Analysis’de (ASCA) doktora eğitimine devam eden Onaran, bir yandan da İstanbul’da farklı üniversite ve kurumlarda sinema dersleri veriyor. 2006 yılından beri Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Yayın Kurulu üyesi ve yazarıdır.
CİNSİYET İNŞA SÜRECİ PANELİ Trans kadınlar bunun hakkında çok konuşur. Öyle misin, böyle mi? Şu kadın ameliyatlı mı, değil mi? Seninkini kim yaptı? Sen kime yaptıracaksın? Bunları çok konuşuruz, tabi işler yolunda giderse. Gitmezse pek bir şeyden konuşmayız. Pembe Hayat KuirFest, “Pişman Olanlar/Regretters” filminin hemen arkasından cinsiyet inşa sürecini tartışmaya açıyor. Tarih: 19.01.2013, Cumartesi Film Gösterimi: Pişman Olanlar Saat: 13:00 Panel Saat: 14:00 Yer: Goethe Institut Ankara Belgin Çelik Lambda İstanbul kurucularından, Pembe Hayat LGBTT Derneği yönetim kurulu üyesi. LGBTT hakları aktivisti, Yeşiller ve Sol gelecek partisi kurucu üyesi, hak ihlalleri raportörü. Buse Kılıçkaya Pembe Hayat LGBTT Derneği kurucu üyesi, aktivist.
PAKİSTAN’DA NELER OLUYOR? Dünyanın en muhafazakâr ülkelerinden biri olan Pakistan’da geçen Hide and Seek/Saklambaç filminin arkasından yönetmenleri Saadat Munir ve Saad Khan ve yapımcı Christina M. Andersen’in katılımıyla Pakistan’da LGBTT grupların durumun anlatan bir panel düzenliyoruz. Aşırı islamcı yönetimlerine rağmen umutla var olmaya çalışan LGBTT grupların tecrübelerine kulak veriyoruz. Tarih: 19.01.2013, Cumartesi Film Gösterimi: Saklambaç Saat: 16:00 Panel Saat: 17:00 Yer: Goethe Institut Ankara Christina Andersen MIX Kopenhag LGBTT Film Festivali’nde programcı ve editör olan Andersen, Kopenhag Üniversitesi’nde siyaset bilimi okudu. Saklambaç adlı belgesel filminin yapımcısı. Saadat Munir 1980’de doğan Munir, Avrasya kültürüyle büyüdü. Kopenhag ve Londra’da işletme iletişimi eğitim aldı. Yakın zamanda kurduğu “Madari Films” adlı yapım şirketiyle tarafsız bir şekilde ele alınması gereken özneler üzerinde çalışmayı amaçlıyor. Saad Khan 1989’da Pakistan’da doğan film yapımcısı, Pakistan gibi kapalı bir toplumda az çalışılan dogma, cinsellik ve kültür gibi konular üzerine derinlemesine çalışıyor.
70. Altın Küre Ödülleri (Golden Globes) bu gece yapılan ödül töreni ile sahiplerini buldu. Sinema kategorisinde Argo öne çıktı. En iyi drama filmi ödülünü kazanan film, Oscar adayı olamamış Ben Affleck’e en iyi yönetmen ödülü de getirdi (her iki ödüle de katılmadığımı söylemeliyim). Komedi-müzikal filmi dalında ise Les Misérables ipi göğüsledi. Hugh Jackman’ın bu filmdeki rolü ile en iyi erkek oyuncu seçilmesi de ufak çaplı bir sürpriz saylabilirdi (Bradley Cooper’ın daha çok şansı var gibi görülüyordu).
Televizyon kategorisine gelirsek, drama dizisi dalında Homeland‘in tartışılmaz bir üstünlüğünü görüyoruz. Geçen yılın iki Altın Küre’sinden sonra bu yıl en iyi drama dizisi, kadın oyuncu ve erkek oyuncu ödüllerini alarak bu kategoriye damgasını vurdu. Komedi dalında ise Girls dizisi ve Lena Durham öne çıktı. Tv filmi olarak Game Change‘in üstünlüğü hissediliyordu. En iyi tv filmi ve kadın oyuncu ödüllerini rahatlıkla kazandı. Ayrıca en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü de aldı.