Archive for the 'Haberler' Category



Filmekimi 10-12 Ekim’de Ankara’da, Biletler 1 Ekim Çarşamba Sabahı Satışta.

film_ekimi_2014

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından İstanbul’da 13. kez gerçekleştirilen Filmekimi bu yıl da Vodafone FreeZone sponsorluğunda düzenleniyor. Filmekimi, her yıl olduğu gibi merakla beklenen göz alıcı filmleri izleyiciyle buluşturacak. Yeni sinema sezonunun habercisi olan Filmekimi’nin 13’üncüsünde, prömiyerini Sundance, Berlin, Cannes, Venedik, Toronto gibi saygın festivallerde yapan, ustaların son yapıtlarının da aralarında bulunduğu birçok film sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. 13. Filmekimi, Ekim ayı boyunca İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’u ziyaret edecek.

Sinema keyfini Türkiye’nin farklı kentlerine taşıyan Filmekimi, 10 Ekim Cuma, 11 Ekim Cumartesi ve 12 Ekim Pazar günlerinde Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda Ankaralı sinemaseverlerle buluşacak. 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30’ta düzenlenecek seansların her birinde farklı bir film gösterilecek.

BİLETLER 1 EKİM ÇARŞAMBA SABAHI SATIŞTA

Filmekimi biletleri, 1 Ekim Çarşamba günü 10.30’dan itibaren, Biletix satış noktaları, Biletix internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ve hizmet bedelsiz olarak, Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda kurulacak gişeden satın alınabilecek.

Filmekimi’nin Ankara ayağının biletleri hafta içi gündüz seanslarında (11.00, 13.30, 16.00) sadece 5 TL, hafta sonu gündüz seansları ve tüm akşam seanslarında (19.30, 21.30) tam 11, indirimli 9 TL.

13. Filmekimi’nin sponsoru Vodafone FreeZone, sinema kampanyasını Filmekimi’nde de sürdürecek. Vodafone FreeZone’lu sinemaseverler, Filmekimi’nde bir bilet aldıklarında aynı seans için bir bilet de hediye kazanacaklar. Kampanyalı bilet satışları Filmekimi ana gişeleri ve biletix.com adresi üzerinden yapılacak. Kampanya koşulları hakkında ayrıntılı bilgi vodafonefreezone.com sitesinde yer alıyor.

FİLMEKİMİ’NİN DESTEKÇİLERİ

Vodafone FreeZone sponsorluğuyla düzenlenen 13. Filmekimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştiriliyor. 13. Filmekimi’nin medya sponsorluğunu CNBC-e, Hürriyet, Radyo Eksen ve Radikal.com.tr üstleniyor. Filmekimi’nin afişleri ve tanıtım kampanyası bu yıl da Alametifarika’dan.

FİLMEKİMİ PROGRAMINA GÖZATMAK İÇİN…

Sinefiller bu yıl festival programına, Filmekimi’nin yenilenen web sitesi filmekimi.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabiliyor. Vodafone Red’in katkılarıyla geliştirilen İKSV Mobil uygulaması, AppStore ve Google Play’den ücretsiz olarak indirilebiliyor. İKSV Mobil’e ek olarak Filmekimi broşürü AppStore’dan ücretsiz olarak indirilebilen İKSV Kitaplık uygulamasıyla iPad üzerinde de okunabilir. Filmekimi filmlerin bilgileri, gösterim çizelgesi, etkinlikler ve diğer tüm ayrıntıları içeren Filmekimi broşürü ayrıca Filmekimi sinemalarından da temin edilebilir. Filmekimi’yle ilgili gelişmeler ve daha birçok güncel bilgi ise, Filmekimi’nin Facebook, Twitter ve Instagram sayfalarından takip edilebilir.

Ayrıntılı bilgi için: filmekimi.iksv.org

Filmekimi’ni sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/filmekimi
twitter.com/filmekimi2014
instagram.com/filmekimi
#filmekimi2014

 

FİLMEKİMİ’NİN ANKARA PROGRAMINDA NELER VAR?

Pasolini – Abel Ferrara
10 Ekim Cuma, 11.00

“Onu kimin öldürdüğünü biliyorum!” demişti Abel Ferrara İtalyan gazetecilere Pasolini’nin son günlerini anlattığı filmini bitirince. Gizem, Pier Paolo Pasolini 1975 Kasım’ında, korku ve tutkunun hüküm sürdüğü, yoz ve bitik bir İtalya’da vahşice öldürüldüğünden bu yana ortadan kalkmadı. Şair, yönetmen, gazeteci ve aydın Pasolini, İtalyan sanat ve siyaset çevrelerinin en tanınmış ve aynı zamanda en tartışılan isimlerinden biriydi. 1975’te Roma yakınlarında bir plajda, kendi arabasıyla ezilerek öldürüldüğünde bazı söylentiler ve zanlılar ortaya çıktı ama gerçek katil ne belirlendi ne de cezalandırıldı. 2005 yılında, bazı yeni kanıtların ele geçmesiyle vaka dosyası yeniden açıldı. Abel Ferrara, siyaset ve sinema tarihini bir arada ele aldığı filminde işte bu karanlık olaya ışık tutmaya çalışırken filmin oyuncu kadrosunda Willem Dafoe, Maria De Medeiros, Riccardo Scamarcio, Giada Colagrande, Valerio Mastandrea ve Tatiana Luter yer alıyor.

Dile Veda / Adieu au Language / Goodbye to Language – Jean-Luc Godard
10 Ekim Cuma, 13.30

Sinemanın yaşlanmayan ustası, 83 yaşındaki büyük deha Jean-Luc Godard’ın son filmi Adieu au Langage / Goodbye to Language / Dile Veda, bu yıl Cannes’da ilk kez Jüri Ödülü’nü aldı. Yönetmenin 39. uzun metrajlı filmiyle gözlerinizi ve zihninizi daha önce hiç olmadığı gibi alt-üst ediyor. Farklı video formatları kullanımı, benzersiz 3D denemeleri, sağlam bir mizahi bakış, edebi alıntılar ve yine bolca kelime oyunları aracılığıyla küreselleşmeden devlet şiddetine, klasik müzikten aşka birçok konuya değinirken sinemanın sınırlarını da zorluyor. “Hayalgücü olmayanlar gerçekliğe sığınır” cümlesiyle açılan bu eşsiz film, ilk kez izleyici karşısına çıktığı Cannes Film Festivali’nde aldığı ödülle Godard’ın hâlâ yenilikçi ve hâlâ zinde olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Filmin konusu Godard’a göre basit: “Evli bir kadınla bekâr bir adam karşılaşır. Sever, kavga ederler; yumruklar konuşur.” Filmin oyuncuları arasında Héloïse Godet, Kamel Abdelli, Richard Chevallier, Zoé Bruneau, Christian Gregori ve Jessica Erickson bulunuyor.

Aşkın Halleri / The Disappearance of Eleanor Rigby: Them – Ned Benson
10 Ekim Cuma, 16.00

Aşkın Halleri / The Disappearance of Eleanor Rigby: Them

Ned Benson’ın 2013’te çektiği ikili film Him ve Her, evli bir çiftin bozulan ilişkisine kadının ve adamın bakış açılarından, ayrı ayrı bakıyordu. İki farklı bakış açısını bir araya getiren ve bu iki filmin tek bir filme kurgulanmış hali olan The Disappearance of Eleanor Rigby: Them / Aşkın Halleri ise ilişkilerin öznelliğine getirdiği benzersiz bakışla, Cannes’da ilk kez gösterildiği Belirli Bir Bakış bölümünde büyük övgü topladı. Filmin kahramanları Connor ve Eleanor, New Yorklu, evli bir çifttir. Connor kendi lokantasında çalışırken Eleanor da yüksek eğitimine devam etmektedir. Hayat sıradan günlerle geçerken beklenmedik bir kayıpla evlilikleri sarsılır. Bu üzücü olaydan sonra iki yabancı olarak hem birbirlerine anlayış göstermeye hem de eski sevgilerini yeniden yakalamaya çabalayacaklardır. Filmde başrolleri Jessica Chastain, James McAvoy, Viola Davis, William Hurt, Isabelle Huppert, Jess Weixler, Bill Hader gibi yıldızlar paylaşıyor.

Whiplash – Damien Chazelle
10 Ekim Cuma, 19.00

Damien Chazelle’in son filmi Whiplash, Sundance’te Drama dalında Büyük Jüri Ödülü ve İzleyici Ödülleri’ni kazandı. Cannes’da da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterilen film, acımasız bir caz ustasıyla genç davulcu öğrencisi arasındaki gerilimli ilişkiyi ele alıyor. Chazelle’in 2013’te yine Sundance’te ödüllendirilen aynı adlı kendi kısa filminden yola çıkarak çektiği, adrenalini hiç azalmayan bu psikolojik gerilimin kahramanı, Manhattan’da zorlu bir konservatuarda okuyan, daha 19 yaşındaki davulcu Andrew. Babası gibi başarısızlığa uğramaktan korkan Andrew, büyük bir müzisyen olma hedefiyle elleri kanayıncaya kadar egzersiz yapıyor. Sertliğiyle nam salmış caz ustası Terence Fletcher’dan ders almaya başlayınca, kusursuzluğa erişmek için insanlığını bile kaybetmeyi göze alıyor. Filmin başrollerinde Milles Teller, J.K. Simmons, Melissa Benoist, Paul Reiser, Austin Stowell ve Jayson Blair’i izliyoruz.

Çocukluk / Boyhood – Richard Linklater
10 Ekim Cuma, 21.30

Çığır açan bir büyüme öyküsü, film çekimi alanında bir deney, bir tür video-günlük ve bir aile albümü… Boyhood / Çocukluk, 2002’den 2014’e, 12 yıllık bir sürede geçen, aynı oyuncuları bu 12 yıl boyunca izleyen, oyuncuları da zamanla yaşlanan, senaryosu çekim süresi sırasında hem de oyuncuların müdahalesiyle yazılan çok özel bir film. Önce Sundance’te prömiyerini yapan ve ardından Berlin’de En İyi Yönetmen, FIPRESCI’nin 2014 Büyük Ödülü, Seattle’da En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazanan Çocukluk, yönetmen Richard Linklater’ın tabiriyle “Bir oğlanı birinci sınıftan 12. sınıfa kadar izleyen ve üniversiteye gidişiyle biten, anne-baba ile çocuk arasındaki ilişkinin öyküsü”; Ethan Hawke’a göre ise “Kapsamıyla Tolstoyvari bir film”… Filmde Patricia Arquette, Ethan Hawke, Ellar Coltrane, Lorelei Linklater, Marco Perella, Evie Thompson, Brad Hawkins ve Jenni Tooley’i izliyoruz.

Özgürlük Dansı / Jimmy’s Hall – Ken Loach
11 Ekim Cumartesi, 11.00

Özgürlük Dansı / Jimmy’s Hall

Efsane yönetmen Ken Loach Cannes Film Festivali’nde yarışan son yapıtı Jimmy’s Hall / Özgürlük Dansında her zamanki gibi adaletsizliğe karşı öfkesiyle siyasal heyecanını bir araya getiriyor. 1921’de iç savaşın eşiğindeyken toplu dansların, boks derslerinin, şiir toplantılarının yapıldığı, eğlence ve zaman geçirme amaçlı bir “halk salonu” açan İrlandalı komünist ve aktivist Jimmy Gralton, bu yerin tehlikeli ve yıkıcı olduğunu iddia eden Katolik Kilisesi ve “ileri gelenler” yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kalır. New York’ta geçirdiği on yıldan sonra, 1932’de geri dönen Jimmy, salonu yeniden açmaya niyetlenir. Özgürlük Dansı, bu salona gelerek öğrenen, tartışan, hayaller kuran, ama her şeyden öte, dans edip eğlenen o hür fikirli gençlerin de duygusal bir portresini çiziyor. Filmin başrollerini ise Barry Ward, Simone Kirby, Jim Norton, Aisling Franciosi, Aileen Henry, Francis Magee, Karl Geary, Denise Gough ve Sorcha Fox paylaşıyor.

Mucizeler / Le meraviglie / The Wonders – Alice Rohrwacher
11 Ekim Cumartesi, 13.30

Bu yaz sona ererken Gelsomina ve üç kız kardeşi için hiçbir şey aynı kalmayacak artık. Arıcılık yapan babasının, ailesini ve gelenekleri korumak için kurduğu tuhaf, yalıtılmış krallığın tahtına geçecektir Gelsomina. İşte bu yaz, aileyi bir arada tutan kurallar çatırdamaya başlar: Gençlik rehabilitasyon programına dahil olan genç bir Alman kasabaya gelir. Kasabanın diğer ziyaretçileri ise dev ödüller dağıtan bir televizyon yarışması ile muhteşem güzellikteki gizemli sunucusu olur; üstelik herkes bu yarışmaya katılmak için can atmaktadır. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan tek İtalyan filmi olan ve Cannes Büyük Ödülü’nün sahibi Le Meraviglie / The Wonders / Mucizelerin, yönetmeni Rohrwacher’a göre film, “İtalya’nın doğal görünümünü, mahvını ve bir tür lunaparka dönüşmesini anlatıyor. Bu günlerde zaman her şeyi bir ‘manzara’ya çeviriyor.” Filmin oyuncuları ise şöyle: Maria Alexandra Lungu, Sam Louwyck, Monica Bellucci, Alba Rohrwacher, Sabine Timoteo, Agnese Graziani, Luis Huilca Logrono.

Bay Turner / Mr. Turner – Mike Leigh
11 Ekim Cumartesi, 16.00

İngiliz orta sınıfının gündelik yaşamından benzersiz filmler çıkaran yönetmen Mike Leigh, bu kez empresyonizm akımının öncülerinden J.M.W. Turner’ın hayatından bir kesiti anlatıyor. Mike Leigh’in 1999 yapımı dönem filmi Topsy Turvy / Karmakarışık’ı anımsatan Mr. Turner / Bay Turner’ın başrolünde, yönetmenin gedikli oyuncusu, bu rol için iki yıl resim dersi alan Timothy Spall yer alıyor. Timothy Spall Bay Turnerdaki rolüyle Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nün de sahibi oldu. Birçok sinemacıya esin veren 19. Yüzyıl İngiliz ressamı Turner’ın hayatının son 25 yılını işleyen film, sanatçının dönemin Londra sanat dünyası, yaşlı babası, cinsel gereksinimlerini de karşılayan hizmetçisi, metresi ve iki yetişkin kızıyla olan ilişkilerini ele alırken seyahatlerini, sanatını, cinsel tutkularını, fırtınayı resmedebilmek için kendini bir geminin direğine bağlaması gibi aşırılıklarını da anlatıyor. Filmde başrolleri Timothy Spall, Dorothy Atkinson, Marion Bailey, Paul Jesson, Lesley Manville, Martin Savage ve Ruth Sheen paylaşıyor.

Yıldız Haritası / Maps to the Stars – David Cronenberg
11 Ekim Cumartesi, 19.00

Yıldız Haritası / Maps to the Stars

Kült yönetmen David Cronenberg’in son filmi, John Cusack’ın tarifiyle “Fazla renkli, yüksek ateşli bir Hollywood rüyası”. Maps To The Stars / Yıldız Haritası filminin başrolünde bu yıl Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü almış Julianne Moore da bulunuyor. Cronenberg’in sığ ve bencil şöhretlerin yoz ve boş hayatlarını anlatan Hollywood taşlamasının anti kahramanları, zengin psikoterapist Stafford, uyuşturucu alışkanlığından henüz kurtulan 13 yaşındaki çocuk yıldız oğlu Benjie, yangın çıkarma alışkanlığı için yatırıldığı sanatoryumdan yeni çıkan kızı Agatha, eski şaşaalı günlerinin özlemiyle parlak bir rol peşine düşen ama bu arada annesinin hayaletinden kurtulamayan güzel oyuncu Havana ve senarist olma hayalleri kuran limuzin şoförü Jerome’dan oluşuyor. Senaryosu romancı ve senarist Bruce Wagner’ın elinden çıkan film hakkında Cronenberg şöyle diyor: “Bence tüm filmlerim eğlenceli. Bu filmim de istisna değil.” Yıldızlardan oluşan filmin oyuncu kadrosunda ise Julianne Moore, Robert Pattinson, John Cusack, Mia Wasikowska, Olivia Williams, Sarah Gadon ve Evan Bird yer alıyor.

Mommy – Xavier Dolan
11 Ekim Cumartesi, 21.30

Henüz 25 yaşındaki Xavier Dolan Mommy ile Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü efsane sinemacı Jean-Luc Godard’la paylaştı. Yönetmenliğini, senaristliğini, kurgusunu ve hatta kostüm tasarımını Dolan’ın üstlendiği film, bazen şiddete meyilli bazense fazla sevecen sorunlu ergen oğlu Steve’i tek başına büyütmeye çalışan dul anne Diane’ın hikâyesini anlatıyor. Komşuları olan Kyla bir gün hayatlarına girince, hem annenin hem de oğlun hayatları değişiyor. Uyguladığı 1:1 ekran oranı ve müzik, renk ve kurgu seçimleriyle Xavier Dolan’ın bu son filmi, birçok eleştirmen tarafından en iyi ve en olgun yapıtı olarak görüldü, jüri başkanı Jane Campion tarafından “O gerçekten dahi, filme bayıldım” sözleriyle övüldü. Filmin oyuncu kadrosu Anne Dorval, Suzanne Clement, Antoine Olivier Pilon, Patrick Huard, Alexandre Goyette, Michele Lituac ve Viviane Pacal’den oluşuyor. Mommy, Kanada’nın Oscar adayı oldu.

İnsanları Seyreden Güvercin / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence – Roy Andersson
12 Ekim Pazar, 11.00

Çoğu zaman adı Ingmar Bergman ile anılan, İsveç sinemasının usta yönetmeni Roy Andersson İkinci Kattan Şarkılar (2000) ve Siz, Yaşayanlar’ın (2007) ardından “Yaşayanlar” üçlemesini tamamlıyor. Dünya prömiyerini ağustosta Venedik Film Festivali’nde yapan ve Altın Aslan Ödülü’nü alan film, Holger Andersson, Nisse Vestblom’ın canlandırdığı ıvır zıvır satan iki gezgin satıcıyı izliyor. Çağdaş zamanların Don Kişot ve Sanço Panza’sı gibi, bu iki bezgin adam, günümüzün, geçmişin ve geleceğin karmakarışık dünyasına bir bakış atıyor: Aynı anda absürt, sert, gerçeküstü, öfke dolu, rahatsız edici, karanlık ve komik En Duva Satt Pa En Gren Och Funderade Pa Tıllvaron / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence / İnsanları Seyreden Güvercin, farklı yaşamlar ve durumların içinden geçerken bize yaşamın ihtişamını, insanoğlunun kırılganlığını ve yaklaşan kıyametini hatırlatıyor, tıpkı bir dalın üzerinden bizleri gözleyen bir güvercin gibi.

Timbuktu – Abderrahmane Sissako
12 Ekim Pazar, 13.30

Afrika sinemasının en büyük isimlerinden Abderrahman Sissako’nun sessiz bir direnişi anlatan son filmi Timbuktu, bu yıl Cannes’da yarışan en çarpıcı filmlerden biri oldu. Mali’nin kuzeyinde şeriat yasalarının geçerliliği ilan edildikten sonra birçok ailenin yaşamının nasıl mahvolduğunu anlatan Timbuktu için Sissako şöyle diyor: “Filmlerimde umut vardır umarım. Müziği yasaklasalar da en güçlü müzik kafamızın içinde duyduğumuzdur.” Filmin kahramanı, ailesiyle birlikte Timbuktu yakınlarında, çölde yaşayan Tuareg çoban Kidane. İneğini öldüren bir balıkçıyı kazara öldürünce Kidane, gülmeyi, sigara içmeyi, futbolu ve müziği bile yasaklayan, tuhaf olduğu kadar ölümcül kararlar veren mahkemeleriyle iktidara gelen aşırı dincilerin insafına kalıyor. Başrollerinde Abel Jafri ve Hichem Yacoubi’nin yer aldığı film, 2014 Cannes’da Kiliseler Birliği ve François Chalais Ödülleri’nin sahibi oldu. Timbuktu, Moritanya’nın Oscar adayı oldu.

Turist / Force Majeur – Ruben Östlund
12 Ekim Pazar, 16.00

Turist / Force Majeur

2014 Cannes Jüri Ödülü – Belirli Bir Bakış ve 2014 MOTOVUN FIPRESCI Ödülü sahibi Turist’te yönetmen Ruben Östlund çağdaş aile yapısında erkeğin rolünü alışılmışın dışında bir mizahla inceliyor. Fransa Alpleri’ne kayağa giden İsveçli bir aile dağın eteklerindeki lokantada öğle yemeği yerken çığ düşer. Anne Ebba çocuklarını korumaya çalışırken baba Tomas’a seslenir fakat Tomas bu arada kendi canının derdindedir. Kimseye bir şey olmasa da ailenin hassas çekirdeği çatlamıştır bir kere. Tomas ile Ebba evliliklerini sorgularken Tomas yeniden “ailenin direği” konumunu ele geçirmeye çalışacaktır. Östlund’un İsveç toplumundaki ırkçılık ve sınıf ayrımını aşırı gerçekçi bir gözle incelediği 2011 yapımı filmi Play / Oyun birçok ödül kazanmıştı. Turist’te ise başrolleri Johannes Kuhnke, Lisa Loven Kongsli, Clara Wettergren, Vincent Wettergren, Kristofer Hivju, Fanni Metelius paylaşıyor. Turist, İsveç’in Oscar adayı oldu.

Beyaz Tanrı / Fehér isten / White God – Kornél Mundruczo
12 Ekim Pazar, 19.00

Feher Isten / White God / Beyaz Tanrı alışılmadık bir insan-köpek macerası ya da vahşi bir devrim filmi olmakla beraber aynı zamanda ebedi bir dostluğu da anlatıyor. Filmin anti-kahramanı (kahverengi, kırma bir köpek olan) Hagen. Sahipleri onu sokağa attıktan sonra, 13 yaşındaki Lili dışında karşılaştığı tüm insanlarsa Hagen’ın ya düşmanı ya da ona zorluk çıkarıyorlar. Hagen’ı sokakta bulan bir adam onu dövüş köpeği olarak yetiştirmeye başlar. Hagen şiddete ve saldırganlığa kayarken, kentteki bütün köpekler insanlara vahşi bir devrime girişmişlerdir. Kornél Mundruczó’nun Macar yönetmen Miklos Jancso’ya ithaf ettiği altıncı uzun metrajı, 2014 Cannes En İyi Film – Belirli Bir Bakış Ödülü’nün sahibi oldu. Filmin oyuncuları arasında Zsofia Psotta, Sandor Zsoter, Lili Manori, Laszlo Galffi, Szabolcs Thuroczy ve Kornel Mundruczo bulunuyor. Beyaz Tanrı, Macaristan’ın Oscar adayı oldu.

Geronimo – Tony Gatlif
12 Ekim Pazar, 21.30

Kendi evden kaçış hikâyesi ve namus cinayetlerinden esinlenen Tony Gatlif, Romeo ve Jülyet, Batı Yakasının Hikâyesi ve Kanlı Düğün’ün çağdaş bir karışımıyla yeniden beyazperdeye dönüyor: Geronimo; yüksek enerjili, dans, Flamenko, Türk müziği ve hip hopla dolu, çağdaş bir trajedi… Fransa’nın güneyinde, kızgın yaz sıcağında, sosyal eğitmen Geronimo, bir rahibe gibi kendini St. Pierre mahallesindeki gençler arasındaki gerilimi gidermeye vermiştir. Zorla evlendirilmek istenen Türk kökenli genç Nil evden kaçıp Çingene sevgilisinin kollarına koşunca iki çete arasındaki gerginlik çatışmaya dönüşür. İtiş-kakış, müzik savaşlarına dönüşünce huzursuzluğu dindirme görevini Geronimo üstelenecektir. Filmde Celine Sallette, Rachid Yous, David Murgia, Nailia Harzoune, Vincent Heneine, Adrien Ruiz, Aksel Üstün ve Tim Seyfi’yi izliyoruz.

Altın Koza’nın En İyisi Toz Ruhu

Toz Ruhu

21. Adana Altın Koza Film Festivali’nin ulusal yarışma bölümünün ödülleri dün yapılan kapanış töreni ile sahiplerini buldu. Nesimi Yetik’in Toz Ruhu filmi en iyi film seçilirken, Tansu Biçer’e de en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı. Ayrıca hak edilmiş bir sanat yönetmeni ödülü de kazandı. Festivalin dikkat çeken filmlerinden Neden Tarkovski Olamıyorum da Yılmaz Güney ödülü ile birlikte Film-Yön en iyi yönetmen ödülünü kazandı.

Jüri tarafından verilen en iyi yönetmen ödülü ise Deniz Seviyesi ile Nisan Dağ ve Esra Saydam’a gitti. Deniz Seviyesi kazandığı altı ödül ile gecenin en çok ödül kazanan oldu aynı zamanda. Damla Sönmez ve Ahmet Rıfat Şungar’a oyunculuk ödülü kazandıran film, en iyi müzik, görüntü yönetmeni ve kurgu ödüllerini de kazandı. Yağmur-Kıyamet Çiçeği filmi ise izleyici ödülü ile birlikte Siyad en iyi film ödülünü de kazandı. İyi bir popüler sinema örneği olan Silsile ile üç oyuncusuna ödül kazandırdı. Serkan Keskin ve Esra Bezen Bilgin, yardımcı oyuncu ödüllerini kazanırken Aytaç Uşun da umut veren erkek oyuncu seçildi.

Yarışma filmlerinden sadece Toz Ruhu ve Silsile’yi izlemiş olduğum için onların kazandığı ödüller ile ilgili yorum yapmam gerekirse, Toz Ruhu’nda Tansu Biçer’in performansının çok başarılı olduğu konusunda herkes hemfikirdi. Kesinlikle hak edilmiş ödül. Yine filmi izlerken ve sonrasında buraya yazdığım yorumda da belirttiğim gibi filmde her karakterin yaşadığı mekân çok ince ayrıntılarla örülmüştü. Diğer filmleri görmeden bile sanat yönetmeni ödülünü kazanabileceğini düşünüyordum. En İyi Film ödülü ise yarışmadaki diğer filmlerin seviyesiyle de çok ilgili elbette. Bence de kesinlikle iyi bir filmdi ama başka bir yıl bu kadar şanslı olmayabilirdi.

Silsile için gösterime girdiğinden beri iyi bir popüler sinema örneği olduğunu söylüyordum. Oyunculuk açısından da Serkan Keskin’in filmin en iyi oyuncusu olduğunu çeşitli yerlerde belirtmiştim. Onun ödülünü de doğru buluyorum. Esra Bezen Bilgin zaman zaman biraz abartılı bulduğum bir performans sergilemişti ama onun da iyi olduğuna şüphe yok. Silsile ile birlikte Toz Ruhu’nda da çok beğendimiz Aytaç Uşun ise aldığı ödülün adını gerçekten hak ediyor, umut veriyor. Yeni filmlerini bekliyoruz.

Son olarak şunu da belirtmem lazım. Bu festivalin jürisi de dayanamamış yine bazı ödülleri ikiye bölmüş. Tamam, bazı özel durumlarda olabilir ama ülkemizdeki festivallerde sürekli gördüğümüz bir uygulama bu. Artık bir festivalin bu konuda bir kural koyup ödüller ikiye bölünemez demesini umuyorum.

İşte ödüllerin tam listesi (Bu arada ödül haberini verdik ama iki günlük Altın Koza izlenimi yazısı daha gelecek, bekleyiniz):

En İyi Film Ödülü: Toz Ruhu (Yön: Nesimi Yetik, Yapımcı: Betül Esener)
Yılmaz Güney Ödülü: Neden Tarkovski Olamıyorum? (Yön: Murat Düzgünoğlu, Yapımcı: Murat Düzgünoğlu, Osman Özcan)
Adana İzleyici Ödülü: Yağmur-Kıyamet Çiçeği (Yön: Onur Aydın, Yapımcı: Gülay Kuriş)
En İyi Yönetmen Ödülü: Nisan Dağ, Esra Saydam (Deniz Seviyesi)
En İyi Senaryo Ödülü: Derviş Zaim (Balık)
En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: Deniz Özdoğan (İçimdeki Balık), Damla Sönmez (Deniz Seviyesi)
En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: Tansu Biçer (Toz Ruhu), Ahmet Rıfat Şungar (Deniz Seviyesi)
Jüri Özel Ödülü: Settar Tanrıöğen (Yağmur-Kıyamet Çiçeği, Toz Ruhu ve Nergis Hanım filmlerindeki performansı ile)
En İyi Müzik Ödülü: Kyle Woodworth (Deniz Seviyesi)
En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: John Wakayama Carey (Deniz Seviyesi)
En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü: Osman Özcan (Toz Ruhu)
En İyi Kurgu Ödülü: Özcan Vardar (Deniz Seviyesi)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü: Esra Bezen Bilgin (Silsile)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü: Serkan Keskin (Silsile)
Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü: Begüm Akkaya (Nergis Hanım)
Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü: Aytaç Uşun (Silsile)
Siyad En İyi Film Ödülü: Yağmur-Kıyamet Çiçeği (Onur Aydın)
Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü: Murat Düzgünoğlu (Neden Tarkovski Olamıyorum)

Tayfa Açık Hava Sinema Günleri Başlıyor: “Gülüp Geçme!”

Tayfa Kitapkafe’nin düzenlediği açık hava sinema günleri 30 Haziran’da başlayacak ve yaz boyunca devam edecek.

Yıl boyunca gerçekleştirdiği sinema etkinliklerine açık hava gösterimleriyle devam eden Tayfa Kitapkafe, Temmuz ayında usta yönetmenlerin sinema tarihine damga vurmuş komedi filmlerini perdeye taşıyor.  “Gülüp Geçme!” temalı film programı Stanley Kubrick’le başlayıp Woody Allen’le tamamlanıyor. Her pazartesi 20.00’de gerçekleşecek etkinlik kapsamında tüm film gösterimleri ücretsiz olacak.

Program Ayrıntıları:

30 Haziran  Pazartesi – 20:00
Dr. Strangelove (Dr. Garipaşk)
Yön: Stanley Kubrick
1964, 95 dk.

Dr. Strangelove, Soğuk Savaş döneminin en gerilimli ve buhranlı döneminde, Küba krizinin hemen sonrasında, “Nükleer Çağ”ın başlangıcında Amerika ve SSCB arasındaki gerilime dair mizahi bir yaklaşım getirebilmesiyle Kubrick’in en önemli filmlerindendir.

14 Temmuz Pazartesi – 20:00
The Party ( Tatlı Budala)
Yön:  Blake Edwards
1968,  99 dk.

Hrundi V. Bakshi, Hollywood’da başarılı olamamış sakar bir aktördür. Hint asıllı Bakshi, son oyunculuk denemesinde film setini hava uçurunca kovulur ve işsiz kalır. Bir yanlışlık sonucu, ünlü bir Hollywood yapımcısının evindeki jet sosyete partisine davet edilen Bakshi, unutulmaz bir partiye sebep olacaktır.

21 Temmuz Pazartesi – 20:00
Monty Python and the Holy Grail (Monthy Python ve Kutsal Kadeh)
Yön: Terry Gilliam, Terry Jones
1975,  91dk.

Ortaçağ İngilteresi’nde, Efsane Kral Arthur ve şövalyeleri ile karşı karşıyayız. Ancak, bu kez zihinlerdeki katı ortaçağ betimlemelerinden uzakta fantastik bir absürd komedinin içinde. Öykü, kral ve şövalyelerinin Tanrı’nın emri ile İsa’nın kaybettiği kutsal kaseyi bulmak için görevlendirilmeleri üzerine gelişiyor…

28 Temmuz Pazartesi – 20:00
Annie Hall
Yön: Woody Allen
1977, 93 dk.

New York’lu komedyen yazar Alvy Singer (Woody Allen) aşkın peşinden gitmek istese de, yaşadığı entellektüel ortamda aradığını bulabileceği konusunda oldukça umutsuzdur. En az kendisi kadar nörotik olan şarkıcı Annie Hall (Diane Keaton) ile tanışması ise önyargılarını sona erdirir. Yoğun olduğu kadar farklı olan bir ilişki yaşamaya başlarlar.


Tayfa Kitapkafe
Adres: Selanik Cad. 82/32 Kızılay/Ankara
Tel: 0312 424 11 99

25. Ankara Film Festivali’nde Günün Programı (11 Haziran 2014)

Kusursuzlar

“Ulusal Uzun Film Yarışması”ndan filmler:
-Kusursuzlar, 16:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda… (yönetmenin katılımıyla)
-Bi Küçük Eylül Meselesi, 19:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda… (yönetmen ve oyuncuların katılımıyla)

——————————–

“Dünya Festivallerinden” filmler:
-Evden Eve – Bir Hayalin Kronolojisi/Die Andere Heimat – Chronik einer Sehnsucht, 11:30 & 14:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 1. Salonda…
-Kız Arkadaş Erkek Arkadaş/Girlfriend Boyfriend, 14:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda…
-Ten Rengi: Buğday/Coleur de Peau: Miel, 16:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 4. Salonda…
-Tom Çiftlikte/Tom A La Ferme, 19:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 4. Salonda…

——————————–

“Güney’den” Kel Dağ/Serra Pelada, 21:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 1. Salonda…

——————————–

“I. Dünya Savaşının 100. Yılı” bölümünden Oh! Bu Ne Güzel Savaş/Oh! What A Lovely War, 11:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda…

——————————–

“Usta İşi” filmlerden:
-3 X 3D, 16:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 1. Salonda…
-Ölümü Beklerken/La Mort en Direct, 21:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda…

——————————–

“Sinemanın Yeni Yıldızı: Romanya Sineması” bölümünden:
-Öteye Yolculuk/Cruclic – Drumul Spre Dincolo, 14:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 4. Salonda…
-Noosfera & 24 Kova, 7 Fare, 18 Yıl adlı iki Romanya belgeseli, 21:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 4. Salonda…

——————————–

“Avustralya Genç Sineması”ndan Zoe Nerede?/Zoe.Misplaced, 19:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 1. Salonda…

——————————–

Ulusal Kısa Film ve Belgesel Film Yarışması filmlerinin gösterimleri 10 Haziran’da başladı. Bugün de gösterimler sabah 10’dan itibaren Goethe Enstitüsü’nde. Ayrıca FESTİLAB kapsamında yer alan Deneysel Film & Canlı Konser “Yürümek ve Yok Olmak” 19:30’da yine Goethe Enstitüsü’nde. Enstitü’deki tüm etkinlikler ücretsizdir…

——————————–

“Gökyüzüne Bakmak” adlı video sergisi 13 Haziran Cuma gününe kadar Goethe Enstitüsü’nde sizleri bekliyor…

25. Ankara Film Festivali’nde Günün Programı (7 Haziran 2014)

“Dünya Festivallerinden” filmler:
-Wadjda, 11:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 1. Salonda
-Ben, Kendim ve Annem, 14:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 1. Salonda
-Evden Eve-Bir Hayalin Kronolojisi, 16:30 & 19:00 seanslarında Kızılay Büyülü Fener 1.Salonda
-Mürid/Larjungen, 21:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda…

————————-

Orson Welles’in İzinde” filmler:
-Othello , 16:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda…
-Coherence, 14:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda…

————————-
Kırmızı Balon
“Çocuk Festivali” kapsamında Kırmızı Balon ve Beyaz Yele, 7 Haziran 11:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 3. Salonda…

————————-

“Sinemanın Yeni Yıldızı: Romanya Sineması”dan Al Doilea Joc, 7 Haziran 21:30’da Kızılay Büyülü Fener 4. Salonda…

————————-

İki “Usta İşi” film 7 Haziran’da festivalde: Walesa, 19:00 seansında Kızılay Büyülü Fener 4. Salon – Brazil, 21:30 seansında Kızılay Büyülü Fener 1. Salonda…

————————-

FESTİLAB, 7 Haziran’da Mariusz Wilczynski ile Masterclass etkinliğiyle devam edecek. Etkinlik 11:00’dan itibaren Kızılay Büyülü Fener de… (ücretsizdir.)

————————-

İlk günkü Polonya Kısaları’nın ardından, Polonya Canlandırmaları 7 Haziran Cumartesi 16:30’da Kızılay Büyülü Fener 4. Salonda… (ücretsizdir.)

————————-

Goethe Enstitüsü’nde 12:30’da Dünyadan Kısalar, 15:00’dan itibaren ise Türkiye’de Video Sanatının 40 Yılından 40 Video sizlerle… (ücretsizdir.)

“En Kısa” Festival

25. Ankara Uluslararası Film Festivali

Ankara Uluslararası Film Festivali bir ilke imza atarak, herkesin katılabileceği bir kısa film gösterimi düzenliyor. Herkes akıllı telefonlarından çekeceği videolarla bu festivale katılabilecek.

5-15 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Ankara Uluslararası Film Festivali, kısa film dalına en büyük önemi veren festivallerin başında geliyor. Festival bünyesinde düzenlenen Ulusal Kısa Film yarışmasında, “Kurmaca”, “Deneysel” ve “Canlandırma” dallarında 57 film yarışacak. Bunların dışında Almanya’dan, İngiltere’den, İran’dan, Polonya’dan, Romanya’dan, Fransa’dan ve Türkiye’den başka kısa filmler özel gösterimlerde festival izleyicileriyle buluşacak.

Festivalin en ilginç bölümlerinden biri ise “En Kısa Festival” bölümü olacak. Bu bölümde, herkesin katılabileceği, akıllı telefonlardaki Vine uygulamasıyla çekilecek 6 saniyelik videolar daha sonra bir toplu gösterimle izleyicilere sunulacak. Bunun için çekilen videoların #enkisafestival hashtag’ine yüklenmesi yeterli olacak.

25. Ankara Film Festivali Biletleri Satışa Çıktı

25. Ankara Uluslararası Film Festivali

Bu yıl 5 – 15 Haziran tarihleri arasında yapılacak Ankara Uluslararası Film Festivali’nin biletleri satışa çıktı. Türkiye sinemasından 10 uzun metraj yarışma filmi ile yine Türkiye ve dünya sinemasından 50 seçkin filmin yeralacağı festivalin biletleri Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda satılacak.

Festivalde bunların dışında gösterilecek 90 kısa, 20 belgesel filmin ve 57 video sanatı gösterimi ise ücretsiz olarak izleyicilere sunulacak. Yine festival süresince yapılacak workshoplar, açıkoturumlar, söyleşiler, özel gösterimler, masterclasslar, deneysel konserler, atölyeler, çocuk şenliği ve performanslar da ücretsiz olacak.

Film gösterimleri festivalin sponsorlarından Kızılay Büyülü Fener Sineması ile Goethe Enstitüsü’nde (Alman Kültür Merkezi) yapılacak. Kızılay Büyülü Fener Sineması’ndaki gösterimlerde bilet fiyatları 11.30 seansları için 5 lira, 14.00-16.30 seansları için 9 lira, 19.00-21.30 seansları için ise 11 lira olarak belirlendi. Bilet fiyatlarında “öğrenci” ve “tam” ayrımı yapılmayacak. Öte yandan Halkbank da “Paraf” kartla bilet alanlara, “bir bilet alana ikinci bilet bedava” uygulaması yapıyor.

ASKIDA BİLET

Festivalde ayrıca, Türk Eğitim Derneği’nin katkılarıyla “askıda sinema bileti” uygulaması da yer alacak. Özellikle parasızlık nedeniyle festival filmlerini izleyemeyen gençler için düzenlenen uygulamayla, festival boyunca Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda ilk üç seansta “askıda bilet” uygulaması yapılacak. Bilet alamayacak gençler için gişelere bu seanslar kapsamında “askıya” bilet çıkarılacak. Bunun dışında festival izleyicileri de kendi adlarına istedikleri kadar “askıda bilet” alarak gişelere bırakabilecekler.

Mayıs Ayı “SineBellek” Filmleri

Sinema tarihinin bol ödüllü filmlerini seyirciyle buluşturan “SineBellek” film gösterimleri Mayıs ayında da sürüyor. Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın düzenlediği Ankara Uluslararası Film Festivali’nde önceki yıllarda gösterilen ve seyircinin en çok ilgi gösterdiği filmlerden seçilen “SineBellek” gösterimlerinde bu ay, Fransız, Macar, Mısır ve Polonya sinemasından örnekler sunulacak. Biletler herkes için 10 TL olacak.

Mayıs ayının ilk filmi Macar yönetmen Peter Gothar imzalı “Vurdumduymaz Vaska” (Haggyallogva Vaszka), gerçeküstü bir soyguncu öyküsü anlatıyor. Karlovy Vary Film Festivali, Macar Film Haftası ve Chicago Film Festivali’nden ödüllerle dönen film, masalla gerçeğin iç içe geçtiği, bu süreçlerin zaman zaman birbirlerinden güçlükle ayırt edilebildiği eğlenceli bir yapım. Filmin ardından Hasan Nadir Derin izleyicilerle bir “film okuması” gerçekleştirecek.

GÖSTERİM TARİHLERİ: 29 Nisan Salı – 1 Mayıs Perşembe. Kızılay Büyülü Fener Sineması, 19.00 seansları.

Mayıs ayının ikinci haftasında ise Fransız yönetmen Agnes Varda’nın “Nantes’li Jacquot” (Jacquot de Nantes) filmi gösterilecek. Yönetmen Varda, yine kendisi gibi ünlü yönetmen olan eşi Jacques Demy’nin yaşamından kesitler sunarak, 33 yıl birlikte yaşadığı bir sinemacıya olan aşkını ve saygısını gösteriyor. Sinemaya tutkulu bir çocuğun bunun için verdiği mücadelesinin hikayesi, aynı zamanda sinema üzerine en güzel yapıtlardan biri. Filmin ardından Doç. Dr. Aydan Özsoy izleyicilerle bir “film okuması” gerçekleştirecek.

GÖSTERİM TARİHLERİ: 6 – 8 Mayıs. Kızılay Büyülü Fener Sineması, 19.00 seansları.

Mayıs ayı gösterimleri, Mısırlı ünlü yönetmen Yusuf Şahin’in büyük felsefeci İbn-i Rüşd’ün yaşamından kesitler anlattığı filmi “Kader” (Al-massir – Destiny) ile sürecek. Endülüs’teki geleneksel ve baskıcı kültüre karşı mücadele veren İbn-i Rüşd’ün yaşamı günümüze de göndermelerle dolu. Baskı, dışlama ve sindirmelerin 12. yüzyıldan beri değişmeyen tarihi gözler önüne seriliyor. Amiens Uluslararası Film Festivali ve Kahire Film Festivali’nden ödüllerle dönen film, ayrıca 1997 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye aday gösterilmişti. Filmin ardından Yrd. Doç. Dr. Engin Delice ve Burak Şaman izleyicilerle bir “film okuması” gerçekleştirecek.

GÖSTERİM TARİHLERİ: 13 – 15 Mayıs. Kızılay Büyülü Fener Sineması, 19.00 seansları.

Polonyalı efsane yönetmen Andrzej Wajda, yine bir efsane ismin, İkinci Dünya Savaşı’nda küçük çocukları toplama kamplarından kurtarmak için mücadele eden öğretmen ve pediyatrist doktor Janusz Korczak’ın gerçek öyküsünden yola çıkarak bir sinema şöleni sunuyor. Film, yetimhane müdürü doktorun çocuklarını terk etmeyi reddederek onlarla birlikte çıktığı ölüm yolculuğunun çarpıcı, dramatik ve hüzün dolu öyküsünü şiirsel bir dille anlatıyor. “Korczak” filminin ardından Prof. Dr. Seçil Büker izleyicilerle bir “film okuması” gerçekleştirecek.

GÖSTERİM TARİHLERİ: 20 – 22 Mayıs. Kızılay Büyülü Fener Sineması, 19.00 seansları.

Mayıs ayının son filmi Macar sinemasının en önemli kadın yönetmenlerinden Marta Meszaros’un “günce üçlemesi”nin ikinci filmi olan “Sevgililerime Günce” (Naplo Szerelmeimnek – Diary for My Loves). Yönetmen Meszaros, yeniyetmelikten yetişkinliğe geçişini ve yönetmenliğe başlamasının öyküsünü Stalin rejiminin atmosferi çerçevesinde beyazperdeye yansıtıyor. 1987 Berlin Film Festivali’nde iki ödül birden kazanan film, kadınlık hallerine özel bir bakış açısı taşıyan yönetmenin en ilginç yapıtlarından biri. Filmin ardından Yrd. Doç. Dr. Sevgican Yağcı izleyicilerle bir “film okuması” gerçekleştirecek.

GÖSTERİM TARİHLERİ: 27 – 29 Mayıs. Kızılay Büyülü Fener Sineması, 19.00 seansları.

Türkiye’de bir ilk… “ASKIDA BİLET”

askidabilet

Bu sene 17.si düzenlenen Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bir ilke daha imza atıyor. “Askıda sinema biletleri” uygulamasıyla daha çok seyirciye ulaşacak olan festival, ekonomik nedenlerle sinemaya gidemeyen Ankaralıları filmlerle buluşturmayı hedefliyor.

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin gündüz seansı biletlerini ilk “askıya” çıkartanlar, sinema oyuncuları Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit ile köklü eğitim kurumu TED Koleji oldu. Böylece festivalin ilk üç gününde gündüz seansları ücretsiz olacak. Bir başka deyişle, Kızılırmak Sinemasına giden seyirciler festival filmlerinin başlayacağı 9 Mayıs’ta Türkan Şoray’ın, 10 Mayıs’ta Hülya Koçyiğit’in, 11 Mayıs’ta da TED kolejinin misafiri olarak filmleri izleme şansı bulacak.

Festivalin kalan günlerinde sinemaseverleri ve sinemayı desteklemek isteyenlere seslenen Uçan Süpürge, herkesi askıda bilet uygulamasına katılmaya çağırıyor. Uçan Süpürgeliler “biletler askıda, şimdi sıra tanışmada” diyerek günde 1500 kişiye ulaşmayı hedefliyor.

Askıda Bilet nedir?
Paylaşma ve dayanışma örneği olan “askıda” uygulaması, ilk kez İtalya’da “askıda kahve” adı altında başladı. Müşteriler kahve alırken bir kahvenin daha parasını ödeyerek ‘askıya’ asıyor ve böylece bir başkasına kahve ısmarlamış oluyorlardı. Türkiye’de ise bazı fırınlarda “askıda ekmek” adıyla uygulanan bu yardımlaşma yöntemi, 2009 yılında Antalya Devlet Tiyatrosu tarafından tiyatro sahnelerine de taşınmıştı.

Ankara Engelsiz Filmler Festivali 20-25 Mayıs 2014’de

Geçtiğimiz yıl kapılarını sinemaseverlere ilk kez açan ve engeli olan ya da olmayan tüm sinemaseverlerin bir arada film izlemesine olanak sağlayan Ankara Engelsiz Filmler Festivalibu sene 20-25 Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.Türkiye’de görme, işitme ve ortopedik engellilerin erişebildiği  ilk film festivali olan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, herkesin kültürel yaşama katılma hakkına sahip olduğu gerçeğinden yola çıktı, program ve yan etkinliklerinin tamamını görme, işitme ve ortopedik engelliler için erişilebilir bir altyapıda hazırladı. “Bir arada film izlemek mümkün” sloganıyla hareket eden Festival, fiziksel engellerin sinema deneyimini paylaşmaya engel olmadığını ortaya koydu.

Sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile
Festival’de tüm filmler görme engeli olanlar için sesli betimleme, işitme engeli olanlar içinse işaret dili ve ayrıntılı altyazı eşliğinde gösteriliyor. Engeli olmayan seyirciler ise Festival stantlarından edindikleri kulaklıklarla filmleri takip edebiliyorlar. Festival’de yönetmen ve film ekipleriyle yapılan söyleşiler de işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştiriliyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde Puruli Kültür Sanat tarafından gerçekleştirilen Ankara Engelsiz Filmler Festivali‘nin ana sponsorluğunu bu sene Halkbank üstleniyor. Anadolu Jet ve Peugeot ise Festival’e ulaşım sponsoru olarak destek veriyorlar.

Herkes İçin Sinema 
Ankara Engelsiz Filmler Festivali geçen sene olduğu gibi bu sene de Türkiye ve dünya sinemasının en iyi örneklerini ağırlayacak. Festival, uzun, kısa ve belgesel film gösterimlerinin yanı sıra film sonrası söyleşiler, çocuklar için atölye çalışmaları gibi yan etkinliklere de ev sahipliği yapacak.

Festivalde filmler Engelsiz Yarışma, Türkiye Sineması, Dünyadan, Uzun Lafın Kısası, Çocuklar İçin, Engel Tanımayan Filmler ve Sinema Tarihinden başlıkları altında sinemaseverlerle buluşacak.

Engelsiz Yarışma 
Festival kapsamında ilk kez geçen sene düzenlenen Engelsiz Yarışma, Türkiye’de bir ilke imza atmış ve engelli seyircilerin güncel Türkiye sinemasını takip etmelerine olanak sağlamıştı. Engelsiz Yarışma bu sene de engeli olan seyircilere bir film festivalinde yarışma takip etmenin heyecanını tattıracak. Son dönem Türkiye sinemasının en iyi örneklerinin Seyirci Özel Ödülü, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödülleri için yarışacağı Engelsiz Yarışma’da yurtiçi ve yurtdışında pek çok film festivalinden ödüllerle dönmüş filmler yer alacak. Ayrıca seyirciler, yarışmada yer alan filmleri oylayarak Seyirci Özel Ödülü‘nü belirleyecek, gösterimler sonrası gerçekleşecek söyleşilerle filmlerin yönetmen, oyuncu ve film ekipleriyle tanışma fırsatı bulacaklar.

Festival Mekanları 
Bu sene Festival’e Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu ile Çağdaş Sanatlar Merkezi ev sahipliği yapıyor. Ulucanlar Cezaevi, 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk hapishanesi olarak inşa edilmiş ve faaliyet verdiği 81 yıl boyunca siyaset ve edebiyat dünyasının önemli isimleri burada mahkum olarak kalmıştı. 2006 yılında kapatılan cezaevi, Altındağ Belediyesi tarafından restore edildi ve 2011’de müze ve kültür sanat merkezine dönüştürüldü. Yılmaz Güney, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Kemal Tahir, Bülent Ecevit, Deniz Gezmiş gibi pek çok önemli ismin yattığı ve yakın siyasi tarihten derin izler taşıyan cezaevi şimdi bambaşka bir yüzle ziyaretçilerini ağırlıyor.

Tüm Gösterim ve Etkinlikler Ücretsiz  
Ankara Engelsiz Filmler Festivali geçen sene olduğu gibi bu sene de tüm gösterimlerini ücretsiz olarak seyircilerin beğenisine sunacak. Festivaldeki yan etkinlikler de ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

Festival hakkında ayrıntılı bilgiye Festival’in web sitesinden ulaşabilir, Facebook ve Twitter hesaplarından duyuruları takip edebilirsiniz.

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 319.327 hits
Şubat 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.