Archive for the 'Basın Bültenleri' Category



24. Ankara Film Festivali’nin Açılışı Akün Sahnesi’nde

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından, Halkbank’ın ana sponsorluğunda ve T.C. Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen 24. Ankara Uluslararası Film Festivali görkemli bir açılış töreniyle Ankaralı sinemaseverlere merhaba diyecek.

24. Ankara Uluslararası Film Festivali, 14 Mart Perşembe akşamı kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya olan Ankara’nın en köklü tiyatro sahnelerinden AKÜN Sahnesi’nde düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak. Açılış törenini birçok sinema ve dizi filmlerinden tanıdığımız başarılı oyuncu Devin Özgür ÇINAR ve Türkiye’nin en çok izlenen kültür sanat programlarından Gece Gündüz’ün sunucusu yazar Yekta KOPAN sunacak. Yaşayan en iyi doğaçlama yeteneğine sahip kadın caz sanatçılarından biri olarak bilinen Yıldız İBRAHİMOVA geceye şarkılarıyla eşlik edecek.

Gecede ayrıca Dünya Kitle İletişimi Vakfı adına gelenekselleşen “Özel Ödüller” takdim edilecek. Üç ayrı başlıkta takdim edilecek ödüllerden; “Aziz Nesin Emek Ödülü” ünlü karikatürist Tonguç YAŞAR’a, “Kitle İletişim Ödülü” Stüdyo FM radyo programı adına Şebnem SAVAŞÇI ve Yavuz Aydar’a ve “Sanat Çınarı” ödülü ünlü ressam Nevzat AKORAL’a verilecek.

Geceye seçkin konukların yanı sıra Orhan Alkaya, Uğur Polat ve Beste Bereket gibi pek çok ünlü sima katılacak.

Ankara Film Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/AUFFestivali  / twitter.com/AnkaraFF

24. Ankara Film Festivali Başlıyor

Dünya Kitle İletişim Araştırma Vakfı tarafından, Halkbank’ın ana sponsorluğunda 14-24 Mart 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 24. Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl da heyecan verici bir programla sinemaseverlerin karşısına çıkıyor.

Festival bu yıl kültürel boyuta vurgu yapmak için ‘Doğu’yu mercek altına alıyor ve Türkiye’de hemen hiç bilinmeyen ülke sinemalarından on filmlik bir seçki oluşturuyor. Arap Baharı’ndan ‘Oryantalist Bakış’a, göç olgusundan toplumsal sorunlara uzanan bu kapsamlı seçki, doğunun beyaz perdedeki yansımasını görünür kılıyor. Farid Mirkhani’nin “The Tender Moment of Sand”, Shamil Aliyev’in “Çölçü”, Saman Moghaddam’ın “Ye Asheghane-ye Sadeh”, Ebrahim Forouzesh’in “Hotchpotch”, Christina Saab’ın “Che Guevara Died in Lebonan”, Nhue Giang Pham’ın “Tam Hon Me” ve Lala Akhundova’nın “Işık Şehri” bölümde yer alan filmler arasında.

Sinema Avrupa – Daniel Schmidt Retrospektifi: 

Sinema Avrupa bölümü İsviçre sinemasına damgasını vurmuş isimlerden biri olan Daniel Schmid retrospektifine ve hümanist karakteriyle kalpleri kazanan ve bu yıl 50. yaşını kutlayan Çek Yeni Dalgası akımının ender bulunur filmlerine yer veriyor.

Ölümünün 50. Yılında Nazım:

Bu bölümde Mehmet Eryılmaz’ın “Nazım Hikmet Şarkıları” adlı belgeseli gösterilecek.

Paneller: Festivalde bu yıl iki önemli panel yer alacak bunlardan biri festivalin ana temasının tartışılacağı “Doğu İmgeleri” diğeri ise  “Sinema-Tarih” paneli.

Özel Ödüller: Festivalin bu yıl ki özel ödülleri üç ayrı başlıkla dağıtılacak. Aziz Nesin Emek Ödülü ünlü karikatürist Tonguç Yaşar’a, Kitle İletişim Ödülü “Stüdyo Fm” adlı radyo programına ve Sanat Çınarı ödülü ise ressam Nevzat Akoral’a verilecek.

Jüriler:

Ulusal Uzun Metraj jürisi Tomris Giritlioğlu, Şenay Gürler , Ercan Kesal, Cemil Kavukçu ve Ezel Akay’dan oluşuyor. Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jürisinde ise Coşkun Aral, Bingöl Elmas, Mehmet Eryılmaz , Berrin Karakaş ve Serdar Öztürk yer alıyor. Ulusal Kısa Film Yarışması’nın jürisinde Hakan Bıçakçı, Mahmut Fazıl Coşkun, Yiğit Özşener, Elif Tasçıoğlu ve Özgür Yaren var. Ayrıca bu yıl festivalde tüm filmleri Akademia Jürisi yer alacak. Jüri şu isimlerden oluşuyor: Agnieszka Ayşen Kaim, Tanıl Bora ve Sevilay Çelenk.

Ulusal Uzun Metraj Yarışması:

Festivalin Ulusal Uzun Metraj kategorisinde yarışacak bu yılki filmler şöyle: Aziz Ayşe, Babamın Sesi, Tepenin Ardı, Güzelliğin On Par’ Etmez, Yük,Rüzgarlar, Evdeki Yabancılar ve Şimdiki Zaman.

Ulusal Belgesel Film Yarışması: Ön eleme sonunda belgesel dalında yarışacak adaylar şöyle: Beklemek, Bir Düş-tü Sulukule, Devasa Yapboz: Oinoandalı Diogenes’in Epikurosçu Yazıtı, Dom, Dünyayı Kurtarmaya Çalışanlar, Faîlî Dewlet , Gündöndü, Yaşam Marangozu ve Yuva.

Ön eleme sonunda kısa film dalında yarışacak adaylar, kategorilere göre şu şekilde belirlendi:

Kurmaca Kısa Filmler: Birlikte, Fırtınanın Sarhoşları, İstirahat Odası, Kök, Mavi Kalpli Kadın “Ağıt”, Mod, ON, Saat Adam, Sus, Veda Makamı

Deneysel Kısa Filmler: Aralık, Çözüm, (kafes), Net 17950, Origin The USA, Sisyphos, Vaha.

Festivalin öne çıkan diğer bölümlerini Söz Yok Sinema Var bölümünün öne çıktığı “Dünya’dan Kısa Kısa” ve içinde Resim’den Sinema’ya bölümünün de yer aldığı “Dünya’dan Belgeseller” oluşturuyor.

Festivalin bul yılki bilet fiyatları şöyle;

Öğrenci: 8TL

Tam: 11 TL

Beyaz Geceler: 16TL

ALMAN KÜLTÜR MERKEZİ VE ÇAĞDAŞ SANATLAR MERKEZİNDEKİ GÖSTERİMLER ÜCRETSİZDİR

BİLETLER KIZILIRMAK SİNEMASI’NDAN ALINABİLİR.

Ayrıntılı programa festivalin sitesinden ulaşılabilir.

http://www.filmfestankara.org.tr/

Ankara Film Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/AUFFestivali

twitter.com/AnkaraFF

Tayfa Film Günleri’nde “Doğa ve Hes’ler”

TAYFA Film Günleri Mart ayında yok edilen doğa ve HES konulu filmlerle devam ediyor. Bu filmlerde Hidroelektrik Santraller (HES) ve tüm neoliberal kuşatmalarla yok edilen ormanlar, kurutulan dereler ve bunun sonucunda değişen yaşam alanları perdeye yansıyor. Hayvanı, bitkisi ve insanıyla bütün yaşam biçimleri yok oluşa sürüklenirken; insanların HES’lere (ve diğer yıkımlara) karşı verdikleri mücadeleler de sürüyor.

Film programı çerçevesinde son birkaç yıl içerisinde yapılan filmler gösterilerek; süreci görünür kılmak, tartışmak ve süren mücadeleler üzerine bir tartışma ortamı sağlanacaktır.

Her Pazartesi 19:00’da başlayacak film gösterimlerinin ardından filmlerin yönetmenleriyle de söyleşiler gerçekleşecektir. Tüm gösterimler ücretsizdir.

4 Mart Pzt. 19:00 – İşte Böyle (Yönetmen Osman Şişman’ın katılımıyla)
11 Mart Pzt. 19:00 – Sudaki Suretler (Yönetmen Erkal Tülek’in katılımıyla)
25 Mart Pzt. 19:00 – Yurt (Yönetmen Muzaffer Özdemir’in katılımıyla)

Mart Program Ayrıntıları;

4 Mart Pazartesi 19:00

İŞTE BÖYLE
Yönetmen: Özlem Sarıyıldız, Osman Şişman
2012, 46 dk.
Filmin ardından yönetmen Osman Şişman’la söyleşi…

“HES musibeti Erzurum Bağbaşı’nı da vurdu. Senelerdir süren hukuki ve fiziki mücadele, müteahhit firmanın baskısıyla yöre halkının aleyhinde seyrediyor. Köylülere verilen akla ziyan cezalardan biri, şubat ayında duruşması görülen 17 yaşındaki Leyla Yalçınkaya’nın tüm köyle konuşmaktan men edilmesi. İlk kez devlet şiddetine maruz kalan köylüler susuzluğa ve suskunluğa mahkûm edilse de gündelik hayat devam ediyor elbet.”

11 Mart Pazartesi 19:00

SUDAKİ SURETLER
Yönetmen: Erkal Tülek
2011, 74 dk.
Filmin ardından yönetmen Erkal Tülek’le söyleşi…

“Bu belgesel, film ekibinin 12 bin km yol yapıp, nerede bir HES inşaatı ve direnen varsa oraya ulaştığı bir belgesel olma özelliği taşıyor. Artvin’den Muğla’ya, Kastamonu’dan Dersim’e dört bir yanda su başlarına taarruz almış yürümüş. Saldırı da, direniş de enikonu sert, belli ki daha da sertleşecek. Müphem bir sestir HES; karşısındaki ise inadına kararlı ve apaçık ortada. Memlekette keşfedilmemiş nice adsız canlılar var; onlarla konuşan, gezen, dinleyen ve taş atan bir belgesel olmaktı hedef.”

25 Mart Pazartesi

YURT
Yönetmen: Muzaffer Özdemir
2011, 77 dk.
Filmin ardından yönetmen Muzaffer Özdemir’le söyleşi…

“Karamsar ve nevrotik mizaçlı bir mimar olan Doğan İstanbul yakınlarında arkadaşlarıyla kamp yaparken hastalanır. Danıştığı doktoru kendisine seyahat önerir. Sıla özlemiyle çocukluğunun geçtiği fakat uzun yıllardır göremediği memleketine tatile gider. Modern tekno-liberal zihniyet her yeri eşbiçimli hale dönüştürmüş, yeryüzüne yaptığı düşmanlıklar en ücra köşelere kadar sızmıştır. Doğan, zamanın bitip tükenmek bilmediği, dış dünyayı yalnızca kişiliğinin bir uzantısı gibi gördüğü sükûnet halindeki yurdunu boşuna arayacaktır.”

TÜM GÖSTERİMLER ÜCRETSİZDİR.

Adres;
Tayfa Kitapkafe

Selanik Cad. 82 / 32 (Selanik ile Kızılırmak sokaklarının kesişiminde)

8. Dağ Filmleri Festivali 28 Şubat’ta Başlıyor

Dağ Kültürü Derneği ile Mineral Event tarafından düzenlenen ve bu yıl “Sınırlarını Keşfet” temasıyla yola çıkan 8. Dağ Filmleri Festivali, 28 Şubat – 3 Mart 2013 tarihlerinde; doğa, keşif, macera ve belgesel sinema tutkunlarıyla buluşuyor. Festivalde ödül rekortmeni filmlerin yanı sıra macera ile adrenalin dolu toplam 41 film ücretsiz gösterilecek.

Türkiye’nin, doğa, keşif ve macera konulu, ilk ve tek film festivali olan Dağ Filmleri Festivali, 28 Şubat’ta, İstanbul Beyoğlu’nda, izleyicileriyle buluşuyor. 4 Mart’a kadar sürecek festivale, Fransız Kültür Merkezi, Galatasaray Aynalı Geçit ev sahipliği yapacak.

Dünyanın en iyi doğa filmleri festivalde

Dünya festivallerinde gösterilen 500’den fazla film arasından seçilen 2013 seçkisi 10’u yerli 31’i yabancı olmak üzere toplam 41 filmden oluşuyor. Filmler; “Ülkemizden”, “Dünyadan”, “Keşif Ruhu”, “Doğa-Çevre-İnsan”, “Su Dünyası”, “Bisiklet”, “Kayak”, “Autrans Özel Seçkisi” ve “Doğa Filmleri Yarışması Finalistleri” olmak üzere, 9 tema başlığı altında toplanıyor. Seçkide; rafting, dalış, dağcılık, kaya tırmanışı, base jump, kayak, dağ bisikleti gibi doğa sporlarının yanı sıra, çevre ve doğa belgeselleriyle gezi, keşif ve insan hikayeleri de yer alıyor.

Simone Moro ile Everest’e yolculuk

Bu yılın en çarpıcı teması “Dünyadan” ile The North Face sponsorluğunda 6 film beyaz perdeye yansıyor. Bu tema altında ödül şampiyonu “Düşlerin Etkisinde” filmi dikkat çekiyor. Film, dünyaca ünlü İtalyan dağcı Simone Moro’nun Everest tırmanışını anlatıyor.

“Bisiklet” ile hayatı değişenler

Salcano sponsorluğunda, Dağ Bisikleti Türkiye işbirliği ile hazırlanan bu temanın en etkileyici filmi “Georgena Terry” adını taşıyor. Terry, bisikletlerinin yaratıcısı Georgena Terry üzerine yapılmış kısa filmde kadın bisikletleri endüstrisi hakkında bilgi verirken yaşanan zorlukları de en ince ayrıntısına kadar izleyiciye aktarıyor.

Bisikletle İstanbul’dan Fransa’ya

Festivalin ilginç yapımlarında biri “Yaşamak Güzel, Yaşatmak Da”, İstanbul’dan Fransa’nın Chamonix kasabasına bisikletleriyle ulaşan ve geçtikleri ülkelerdeki dağların zirvelerine tırmanan İzmir’li sporcuların serüven dolu bir yolculuğunu anlatıyor.

“Keşif Ruhu” ile kutuplara yolculuk

Adrenalin düzeyini yükselten tema “Keşif Ruhu” altında Victorinox sponsorluğunda toplam 6 film gösterilecek. Temanın en dikkat çekici filmi “İran-Volkanlarla Yaşamak” Film, değil film çekmek serbestçe dolaşmanın bile çok zor olduğu volkanik İran coğrafyasında keşif yolculuğuna çıkan kayakçıları anlatıyor.

Bilinmeyene yolculuk: Chamje Khola

Nefis görüntüler eşliğinde çıkacağınız sıradışı bir yolculuğa hazır olun. 2012 yapımı film Himalayalar’ın keşfedilmemiş kanyonu Chamje Khola’yı geçmeye çalışan kaşiflerin serüvenini anlatıyor.

Doğa, çevre ve insan öyküleri

Toplam 8 öyküyü içeren ve festivalin bir diğer güçlü teması olan “Doğa, Çevre ve İnsan” Steppen/Doğa kağıt sponsorluğunda izleyiciyle buluşuyor. Temanın en dikkat çekici filmi olan “Ana Kampta 40 Gün” sizleri çok uzaklara, Himalayalar’a götürecek. Yüksek irtifa dağcılığına farklı bir bakış açısı ile yaklaşan film gösterildiği festivallerde gördüğü büyük ilgi ile adından sözettiriyor.

Temanın ikinci çarpıcı filmi “Afgan Pamir’in Tutsakları” filminde ise yeryüzünün en yüksek irtifasında ve dünyadan en kopuk yaşayan topluluğu Afgan Kırgızları’nı konu ediyor. Filmde Tacikistan, Çin ve Pakistan arasındaki dar ve uzun toprak parçasında sıkışıp kalan topluluğun hızla değişen dünyadaki hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor.

Çocuklar için doğa filmi

Festival bu yıl ilk kez bir çocuk filmini programına alıyor “Katerina ve Sihirli Rastlantı”. Çocuk ve çocuk kalanların kaçırmaması gereken film, 8 yaşındaki Katerina’nın doğayla olan ilişkisini resmediyor.

AUTRANS Özel Seçkisi…

Fransa Autrans Dağ Filmleri Festivali işbirliğinde hazırlanan bu bölümde festivalde ödül kazanmış 4 özel film yer alacak. Türkiye’de çekilen “Yörük” ve bol ödüllü “Çay mı Elektrik mi?” bölümün dikkat çekici filmlerinden.

Bacakları olmayan kayakçı

Festivalin olmazsa olması “Kayak” teması kapsamında 3 film yer alıyor. Katıldığı festivallerde bol ödül toplayan ve çok ciddi bir kaza geçirmesine rağmen spordan uzaklaşmayan kayakçının hikayesini anlatan “Özgürlük Sandalyesi” bu yılın en dikkat çekici filmlerinden biri.

Tabarly, yelkenseverler için İstanbul’da…

Festivalin çiçeği burnunda teması “Su Dünyası” kapsamında gösterilecek filmler “Açık Deniz Akademi” sponsorluğunda gösterilecek.  Temanın en dikkat çekici filmi olan “Tabarly” Fransa’nın en ünlü denizcisi ve açık deniz yarışçısı “Profesör” lakaplı Eric Tabarly’nin hayatını anlatıyor. Film, deniz ve yelken severlerin çok ilgisini çekecek.

“Ülkemizden” hikayeler

Ülkemizden beyaz perdeye yansıyan hikayelerin anlatıldığı bu tema altında festivallerin gözdesi olmuş bizden hikayeler yer alıyor. Temanın ve belki de festivalin en çarpıcı filmlerinden biri olan ödül şampiyonu “Tepenin Ardı” Katıldığı çoğu festivalden ödülle dönen film “Düşman” ve “ötekileştirme” üzerine düşündürücü bir film. Bir diğer yerli yapım ise “Eksi-artı”. Film, ultra maraton koşucusu Alper Dalkılıç’ın dünyanın 4 büyük çölünü aşarak “Grand Slam” ünvanı alışını konu ediyor.

Gala filmi ‘Buzu Aşmak’

Festival galası 28 Şubat 2013 gecesi Fransız Kültür Merkezi’nde yapılacak. Festivalin açılışında gösterilecek film ise “Buzu aşmak”. Kutbun çevresinde farklı bir yarışı konu alan film, hayatlarında hiç kayak yapmamış iki Avustralyalının dünyanın en güney ucuna olan yolculuğunu anlatıyor. Film Bannf’ta kazandığı “Büyük Ödül” apoleti ile festivale konuk oluyor.

Film gösterimleri ücretsiz

Tüm film gösterimlerinin ücretsiz gerçekleştirileceği festival kapsamında; kitap sergileri, söyleşiler ve ödüllü yarışmalar da düzenleniyor. Geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dağ Filmleri Festivali kapsamındaki bu etkinliklerle; dağ ve doğa bilincine dikkat çekiyor, ulusal dağ ve doğa belgeselciliğine katkı sağlayarak doğa kültürü alanındaki önemli bir boşluğu dolduruyor.

National Geographic dergisinin de ana basın sponsoru olduğu festivalin programıyla ilgili bilgi almak ve etkinlikleri takip etmek için, aşağıdaki iletişim adreslerini kullanabilirsiniz.

Web               : www.dagfilmfest.org
E-posta          : bilgi@dagfilmfest.org
Google Grup : http://groups.google.com/group/dagfilmfest
Facebook      : http://www.facebook.com/DagFilmleriFestivali
Twitter            : http://twitter.com/DagFilmFest
FrienfFeed    : http://friendfeed.com/dagfilmfest

!f İstanbul’da Büyük Ödül Sambacılarla Gecekonduların Ötesindeki Brezilya’ya gitti

!f İstanbul’un merakla beklenen yarışmalı bölümü Keş!f’in “ilham veren” yönetmenleri belli oldu. Günümüz Brezilya’sına farklı bir bakış getiren Komşu Sesler’in yönetmeni Kleber Mendonça Filho Keş!f Jüri Ödülü’nün sahibi olurken, SİYAD Ödülü de Öldürme Eylemi filmiyle Joshua Oppenheimer’a gitti.

Maximum Kart partnerliğiyle düzenlenen 12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, dün gece BackYard’da yapılan ödül töreniyle sona erdi. Beste Bereket’in sunuculuğunu yaptığı gecede Keş!f Yarışması Ödülleri ve Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülleri sahiplerini buldu.

Keş!f Ödülü Brezilyalı yönetmenin

Sinema dünyasından usta isimlerin “sinemada cesur hikâye anlatımı ve biçimsel arayış” kriterlerini gözeterek, en çok “İlham Veren Yönetmen”i seçtikleri Uluslararası Keş!f Yarışması’nda bu yıl 11 ülkeden 9 film yarıştı.

Meltem Cumbul, Richard Peña, Miguel Gomes, Marianne Slot ve Denis Côté’den oluşan Keş!f Jürisi, Neighbouring Sounds/Komşu Sesler’in yönetmeni Kleber Mendonça Filho’yu “yılın ilham veren yönetmeni” seçti. Jüri adına açıklamayı okuyan Meltem Cumbul; “Ödülü vermeye karar verdiğimiz film, bizi günümüz toplumuna dair  algı açıcı bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor, bunu öyle bir şekilde yapıyor ki, sonunda her izleyicinin bu toplum hakkında kendi çıkarımlarına varmasına da izin veriyor” dedi.

Oyuncaklı hikâyesiyle kimi zaman zekice yazılmış bir komediye kimi zaman da bir gerilim filmine dönüşerek türler arasında sürüklenen Komşu Sesler, seyirciyi Brezilya’nın Recife adlı kıyı kasabasında bir mahallenin sakinlerinin yaşamlarında gezintiye çıkarıyordu.

SİYAD Joshua Oppenheimer dedi

Ceylan Özçelik, Çağdaş Günerbüyük ve Yeşim Tabak’tan oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinin seçimi ise The Act of Killing/Öldürme Eylemi’nin yönetmeni Joshua Oppenheimer oldu.

SİYAD Jürisi adına konuşan Yeşim Tabak, ödülü verme gerekçeleri olarak şunları söyledi: “Kurmacanın gücünü belgesel sinemanın sınırları içine dahil etme konusundaki yaratıcı yöntemi; bu sayede, bir insanlık suçunu ya da suçluları teşhir etmenin ve buna karşı bir siyasi tavır almanın çok ötesine geçerek malzemesini felsefi boyutuyla, üstelik sinemanın doğası hakkında da düşündürerek ortaya koyabildiği için, SİYAD Ödülü’nü Öldürme Eylemi’ne veriyoruz.”

Endonezya’da geçen belgesel, karaborsada sinema biletleri satan Anwar ve arkadaşlarının ‘sinema çetesi’nin, daha sonra milyonlarca kişinin öldürülmesinden sorumlu paramiliter, aşırı sağcı bir örgüte dönüşmesini anlatıyor. Film, geçtiğimiz hafta da Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde Ekümenik Jürisi Ödülü ve Seyirci Ödülü’nü kazanmıştı.

Kısa izleyicisi Sonra’yı seçti

Gecede ayrıca Türkiye’den Kısalar bölümü kapsamında verilen İzleyici Ödülleri’nin sahipleri de belli oldu. 18 kısanın gösterildiği bölümde en iyi kısa Nazlı Elif Durlu’nun yönettiği Sonra seçilirken, Akile Nazlı Kaya’nın Dünyayı Kurtarmaya Çalışanlar’ı ikinciliği, Yıldıray Yıldırım’ın 1982 adlı kısası da üçüncülüğü aldı.

Ankara ve İzmir’e gidiyor

17-24 Şubat tarihlerinde gerçekleşen !f İstanbul bu sene de dünyanın dört bir yanından ödüllü bağımsızlar ve ustaların son filmleri Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturdu. Bu yıl 80’den fazla filmin gösterildiği festivali 70 bin kişi izledi. Festival, 28 Şubat’ta Ankara ve İzmir’e doğru yola çıkacak ve 3 Mart’ta sona erecek.

!f Ankara 28 Şubat’ta Başlıyor!

Maximum Kart partnerliğiyle düzenlenen !f Ankara Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali 12 yaşında. Toronto’dan Venedik’e, Sundance’den Cannes’a, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş filmlerin Ankara galalarının yapılacağı !f Ankara, heyecan verici programıyla 28 Şubat’ta başlıyor.

Yenilikçi ve ses getiren filmleriyle kendi takipçilerini yaratan !f Bağımsız Filmler Festivali 12 yaşına dolu dolu bir programla giriyor. Maximum Kart partnerliğiyle düzenlenen !f Ankara, 28 Şubat-3 Mart tarihlerinde de Ankara Cinemaximum CEPA sinemasında gerçekleşecek.

Keş!f filmleri Ankara’da

Festivalin uluslararası alanda ses getiren film yarışması Keş!f’te yer alan 4 film Ankara’da da gösterilecek.

Neighbouring Sounds

Kleber Mendonça Filho’nun Rotterdam’dan FIPRESCI’li filmi Neighbouring Sounds/Komşu Sesler; Will Sharpe ve Tom Kingsley’in birlikte yönettikleri İngiliz kara komedisi Black Pond/Kara Göl; Werner Herzog ve Errol Morris’in yapımcılığında tüyleri diken diken eden anlatımı ve hikayesiyle sarsan The Act of Killing/Öldürme Eylemi ve ölmek üzere olan bir adamın bedenini canlı tutmak için akıl almaz yönetmelere başvurmasının minimalist ve gerçeküstücü hikayesi Halley/Kuyruklu Yıldız sinemada yeni dilleri ve anlatımları keşfetmeye hevesli sinemaseverlerin kaçırmaması gereken filmler.

Beklenen filmler Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da

!f Ankara’nın en çok ilgi gören bölümlerinden “Hit Filmler” bu yıl “Galalar” adını alıyor ve Digitürk sponsorluğunda yılın en çok beklenen filmlerini Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşturuyor.

On the Road / Yolda

Richard Linklater’ın kurmaca ve belgeseli tuhaf bir şekilde bir araya getirdiği ve Jack Black ile Shirley MacLaine’in performanslarıyla harikalar yarattığı Bernie/Bernie’nin Suçu Ne?; 40 yaşını aşmış kadın oyuncuların Hollywood’da ne yaptıklarını merak edenlere All The Light In The Sky/Gökteki Tüm Işıklar; Rashida Jones ve Andy Samberg’i bir araya getiren ilişkiler komedisi Celeste&Jesse Forever/Vazgeçmem Senden; Çağdaş Güney Kore sinemasının en önemli isimlerinden Hong Sang-soo’nun Isabelle Huppert’ten üç farklı kadın yarattığı filmi In Another Country/Bambaşka Bir Ülkede; Michael Winterbottom’ın sade anlatımı ve kendine ait düşselliğiyle büyüleyen filmi Everyday/Hergün; Margot at the Wedding, The Squid and the Whale filmlerinin yaratıcı yönetmeni Noah Baumbach’tan beklenen bağımsız Frances Ha; Walter Salles’in beat kuşağının öncüsü Jack Kerouac’ın “asla film yapılamaz” denen aynı adlı kült romanından uyarladığı On The Road/Yolda; Precious/Acı Bir Hayat Hikâyesi’nin yönetmeni Lee Daniels’in Zac Efron, Matthew McConaughey, Nicole Kidman, John Cusack, Macy Gray gibi isimleri buluşturan, camp estetiğiyle yüklü filmi The Paperboy/Gazeteci Çocuk; çağımızın en büyük pop ikonlarından Marilyn Monroe’nun yayımlanmamış günlükleri ve mektuplarını Uma Thurman, Evan Rachel Wood, Lindsay Lohan gibi günümüz starlarına okutan Love, Marilyn/Sevgiler, Marilyn; Kanada sinemasının son yıllardaki en dikkat çeken yeteneği Xavier Dolan’ın Cannes’dan Kuir Palmiye ve Un Certain Regard bölümünden de kadın oyuncu ödülünü alan filmi Laurence Anyways; The Sopranos’un yaratıcısı David Chase’in ilk kamera arkası deneyimi olan ve 60’ların rock’n roll dünyasına selam gönderen Not Fade Away/Sen Gitmeden Önce ve Sion Sono’nun Tōhoku depremi sonrası yaşananları konu edinen sarsıcı filmi The Land Of Hope/Umut Diyarı “Galalar”da gösterilecek filmler…

Sinemada ve hayatta oyun oynayanlarla buluşuyoruz

Perdede kimi zaman deneysel, kimi zaman fantastik bir kurmaca yaratan, hayatı bir oyun alanı gibi görmemizi sağlayan filmlerin buluşma yeri olan “Oyun” bölümü gnctrkcll sponsorluğunda hazırlandı.

Brandon Cronenberg’in babası David Cronenberg’in izinden gittiğinin sinyallerini veren karanlık bilim kurgu ve korku kırması Antiviral/Antiviral; Bart Layton’un gerilimin en sade ve kışkırtıcı hallerini yansıtan, yılın en çok konuşulan belgesellerinden The Imposter/Hayat Avcısı; Kristina Buožytė’nin aşkın ve tutkunun görsel koreografisini ustaca inşa eden bilim kurgusu Vanishing Waves/Kaybolan Dalgalar; Peter Strickland’ın geçen yıl ödül üstüne ödül toplayan, atmosferiyle büyüleyen küçük başyapıtı Berberian Sound Studio/Berberian Ses Stüdyosu; usta Fransız yönetmen Patrice Leconte’un ilk animasyonu da olan ve intihar ürünlerinin satıldığı bir dükkanın hikâyesini anlatan kara komedisi Suicide Shop/İntihar Dükkanı; Sarah Polley’nin üçüncü kez kamera arkasına geçtiği ve bu kez kendi ailesinden yola çıktığı Stories We Tell/Anlattığımız Hikâyeler; zaman yolculuğu filmlerinin klişelerini altüst eden, incelikle dokunmuş senaryosu ve Mark Duplass’ın etkileyici oyunculuğuyla dikkat çeken Safety Not Guaranteed/Zaman Yolcuları ve deneysel canlandırmanın usta ismi Chris Sullivan’ın yapımı 15 yıl süren ve farklı teknikleri kullanarak 16 mm kamerayla kare kare çekerek yarattığı inanılmaz canlandırması Consuming Spirits/Ruhları Tüketmek ve müzik videolarıyla tanıdığımız New Yorklu sanatçı Jem Cohen’in imzası haline gelmiş olan gözlemci üslubuyla şekillenen ve doymak bilmeyen bir merakla iki kayıp ruhun içsel coğrafyalarının hikâyesini anlatan son filmi Museum Hours/Ziyaret Saatleri oyun meraklısı sinemaseverleri bekliyor.

Sevmeye, değişmeye ve değiştirmeye davet eden filmler

!f Ankara’da bu yıla özel üç yeni bölüm bulunuyor. Bunlardan ilki; Turkcell Profesyoneller Kulübü’nün sponsorluğunda hazırlanan, hayata yön veren dürtülerden beslenen, sıra dışı ve dönüştürücü filmlerin gösterileceği “Sev&Değiştir” adını taşıyor.

Versailles sarayından esinlenilerek inşa edilen bir konakta yaşayan emlak milyarderi çiftin sıradışı hayatlarını anlatan The Queen of Versailles/Versay Kraliçesi; Estonyalı bir grup genç aktivistin umut verici hikâyesinin anlatıldığı The New World/Yeni Bir Dünya ve son yılların en yaratıcı eylemlerine imza atan hacktivistlerin dünyasına yakından bakan We Are Legion: The Story of the Hacktivists/Biz Birliğiz: Hacktivistlerin Hikâyesi, “Sev&Değiştir”de izleyeceğimiz filmlerden bazıları.

Bu bölümde ayrıca; !f İstanbul’un geçen yıl odağına aldığı sokak hareketlerini konu alan iki film gösterilecek: Petr Lom’un Mısır’da Hüsnü Mübarek’i düşüren devrimin tanığı beş kişinin hayatlarında nelerin değiştiğini ve değişmediğini anlatan belgeseli Back To The Square/Meydana Dönüş ve Velcrow Ripper’ın Kahire’den Calgary’ye, Wall Street’ten Madrid’e dünyanın dört bir tarafında devam eden aktivist eylemleri kameraya aldığı Occupy Love, birlikte dünyayı değiştirebileceğimizin kanıtı filmler.

!f Ankara’da özel gösterimler

Samsara

Geniş açı ve time lapse kullanımında dünyanın en iyi sinemacılarından birisi olarak gösterilen Amerikalı yönetmen ve görüntü yönetmeni Ron Fricke’nin, adını adeta efsaneye dönüştüren, Montreal’de FIPRESCI ödüllü belgeseli Baraka’dan 20 yıl sonra çektiği Samsara, Ankara’da ilk kez !f Ankara’da gösterilecek. Adını, Sanskritçeden bire bir çevrildiğinde doğanın sonsuz döngüsü anlamına gelen ‘samsara’dan alan film, doğum, ölüm, yaşam ve reenkarnasyonu konu ediniyor. 90’larda sinema dünyasında adeta çığır açan, görüntüsü, müziği ve ruhani gücüyle eşi benzeri olmayan bir deneyim yaşatan ve Dead Can Dance’i hayatımıza sokan Baraka da, zamanında kaçıranlar ve büyük ekranda izledikleri o ilk heyecanı özleyenler için özel bir gösterimle !f Ankara’da olacak.

Yine rengârenk, yine korkusuz

‘Sevmeye yasak olmaz’ diyen, tüm aşklara ve yaşam biçimlerine alan açan, !f Ankara’nın klasik bölümlerinden Gökkuşağı’nda bu yıl; Ugandalı gey aktivist David Kato’nun hikâyesini anlatan Call Me Kuchu/Ben Kuchu’yum,  James Dean’in eşcinsel olduğu iddialarının beyazperdede hayat buluşunun filmi Joshua Tree, 1951: A Portrait of James Dean/Joshua Ağacı, 1951: Bir James Dean Portresi ve Eytan Fox’un 2002’de çektiği ve iki İsrailli askerin aşkını anlatan Yossi & Jagger’ın devam filmi olan Yossi gösterilecek.

Kült olmaya aday filmler

Iron Sky

Festivalin bir diğer yeni bölümü ise “Karanlık & Köşeli” başlığını taşıyor. Kült olmaya aday filmlerden oluşan bu bölümde; Timo Vuorensola’nın Nazilerin ayın karanlık yüzünde yaşadıkları ve bir gün dünyaya saldıracakları iddiasından yola çıkarak yönettiği çılgın bilim kurgu Iron Sky/Demir Gökyüzü ve Franck Khalfoun’un 1980 tarihli aynı adlı kült korku filminden günümüze uyarladığı ve başrolü Elijah Wood’a verdiği Maniac/Manyak gösterilecek.

Filmlerden çıkan müzikler !f Müzik’te

Maximum Kart partnerliğiyle hayat bulan ve yılın müzik filmlerini bir araya getiren “!f Müzik”in bu yılki Ankara filmi, ölümcül Lou Gehrig hastalığına yakalandıktan sonra inatla yaşamaya ve müzik yapmaya devam eden efsanevi gitar virtüözü Jason Becker’in hayatını anlatan Jason Becker: Not Dead Yet/Jason Becker: Henüz Ölmedi olacak.

Geleceğin yönetmenlerini haber veren filmler

Benim Çocuğum

Türkiye sinemasının son bir yılını mercek altına aldığı “Ev” bölümünden Ankara’ya iki film ulaşıyor: Ufuk Aksoy’un geçmişi ve geleceği birbirinden ayrı iki kadının Büyükada’da bir evde karşılaşmalarını konu alan psikolojik-dram Devremülk ve Can Candan’ın yönettiği, eşcinsel, biseksüel ve transseksüel çocukları olan ailelerin tanıklıklarına başvuran umut ve mücadele hikâyesi Benim Çocuğum.

Sundance Özel

!f Ankara’nın geleneksel Sundance konuğu filmi ise genç bağımsız yönetmen Ry Russo Young’dan geliyor. Young’ın senaryosunu Girls’ün yaratıcısı Lena Dunham’la birlikte yazdığı ve Pasolini’nin Teorema’sı ile François Ozon’un Sitcom’unu hatırlatan Nobody Walks bastırılmış duygu ve arzularımızı konu alan zeki, incelikli ve ateşli bir yolculuk.

Yılın en iyi kısaları bir arada

!f’in kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl ilk kez yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlandı. Festivalin tematik olarak programladığı “Türkiye’den Kısalar” seçkileri Ankara’da ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak.

Ucube

Bu yıl “Türkiye’den Kısalar” bölümü üç derlemeden oluşuyor.İsimsiz (Türkiye, 2013)” derlemesinde yer alan Abdurrahman Öner’in Buhar; Nehir Tuna’nın Dedeler En İyisini Bilir; Efe Öztezdoğan’ın Sabah-Öğle-Akşam ve Erol Mintaş ile Taylan Mintaş’ın Ucube adlı kısaları birkaç mesele üzerinden günümüz Türkiye’si portresini sunuyor. Nefes Alma Taktikleri” derlemesinde gösterilecek filmler ise, hayatla baş edebilme, akıl sağlığını koruma rehberliği sunan bir dizi hikâye anlatıyor. Yıldıray Yıldırım’ın 1982; Ferit Katipoğlu’nun Cinnamon Chasers: Lights; Alp Giray Tabakoğlu’nun Emmaporasyon; Eli Kasavi’nin Evren’in Sonu; Murat Uğurlu’nun Öteki Yüz; Halit Fatih Kızılgök’ün Nerdesin? ve Nazlı Elif Durlu’nun Sonra adlı kısaları kendisi, bedeni değilse de kafası genç olanlar veya gençleri anlayabilenler, hatta onlardan ilham alabilenler için hüzünlü ama çaresiz olmayan filmler… Bağlamlarötesi Hipersekanslar” seçkisinde ise Oğuzhan Akalın’ın Kafes; Serkan Yüksel’in 303; Akile Nazlı Kaya’nın Dünyayı Kurtarmaya Çalışanlar; Zeyno Pekünlü’nün Erkek Erkeğe; Merve İnce’nin Gassal; Çiçek İlengiz ve Etem Şahin’in Oben Beno (Bir Giriş); Deniz Bazan’ın Sisyphos adlı kısaları deneysel sinema meraklılarının ilgisini çekecek.

!f Ankara’da bir muhalif!

!f Ankara’nın ODTÜ GİSAM’da düzenleyeceği “Bir Muhal!f: Bir Muhalifin Kampanya El Kitabı” başlıklı atölye, katılımcıları değişimin bir parçası olmaya çağıracak. Dünyanın en büyük imza kampanyası platformu Change.org’un direktörü ve sivil toplum aktivisti Uygar Özesmi’nin rehberliğinde yapılacak atölyede, online aktivizm ve kampanyacılığın hayatın içindeki karşılığı konuşulacak. 28 Şubat’ta yapılacak atölyeye katılım ücretsiz olacak.

Bilet fiyatları aynı

!f Ankara’nın biletleri 8-10 Şubat tarihlerinde indirimli ön satışa çıkacak. MyBilet’ten satın alınacak festival biletlerinde geçen yılın fiyatları uygulanacak.

Bilet ücretleri şöyle:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 7 TL

Tam: 13 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 10,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 7 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 13 TL

Maximum paketler, maksimum indirimler

Bu yıl Maximum kartlılara özel paketlerde kaçırılmayacak bir fırsat uygulanacak. En az 4 film biletten oluşan “Maximum Film Paketi”ni alanlar % 50 indirim fırsatından yararlanacak. Paketleri tercih etmeyecek Maximum kart sahipleri ise, ön satış döneminde bütün film biletleri için %20 indirimden yararlanacak.

Turkcell’den bir bilet alana bir bilet bedava

Festivaldeki tüm filmler kapsamında, hafta içi gündüz seansları 19:00’a kadar gnctrkcll’lilere özel “bir bilet alana bir bilet hediye” olacak. Turkcell Profesyoneller Kulübü üyeleri de Cuma ve Cumartesi akşamı 19:00 ve 19:30 seanslarında “bir bilet alana bir bilet hediye” fırsatından faydalanacaklar.

Teşekkür ederiz…

!f Ankara Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali; partneri Maximum Kart’a; “Galalar” bölüm sponsoru Digiturk’e; “Oyun” bölümü sponsoru gnctrkcll’e; Sev&Değiştir” bölüm sponsoru Turkcell Profesyoneller Kulübü’ne; konaklama sponsoru The Peak Hotel’e; otomotiv sponsoru MINI’ye; !f Müzik sponsoru Maximum Kart’a; !f Müzik partileri co-sponsoru Bomonti Bira’ya; televizyon sponsorları cnbc-e ve NTV’ye; gazete sponsorları Hürriyet Daily News, Hürriyet Keyif ve Radikal’e; radyo sponsorları Radyo Eksen ve Radyo ODTÜ’ye; internet sponsorları beyazperde.com ve bugunbugece.com’a; kurumsal destekçileri İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, !f Ankara destekleyicileri Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İLEF ve ODTÜ SİTOP’a teşekkür eder.

Tayfa Film Günleri’nde Şubat Ayı Programında Ustalara Saygı

TAYFA Film Günleri bu ay ‘Ustalara Saygı’ programıyla devam ediyor. Program kapsamında Michelangelo Antonioni, Theo Angelopoulos, Jim Jarmusch ve Wim Wenders’in filmleri yer alacaktır. Her pazartesi 19:00’da başlayacak film gösterimlerinin ardından sinema yazarı ve akademisyenler filmlere dair okumalar gerçekleştireceklerdir.

Programa dair ayrıntılar;

4 Şubat Pazartesi

ÇIĞLIK / IL GRIDO
Yönetmen: Michelangelo Antonioni
1957, 116 dk.

19:00
– Il Grido
21:00– Sekans Sinema Dergisi genel yayın yönetmeni  ve film eleştirmeni Gökhan Erkılıç’ın film okuması

Sinema tarihinin büyük ustalarından Antonioni’nin doğumunun 100.yılı vesilesiyle ustanın erken dönem filmlerinden Il Grido’yu (Çığlık) gösteriyoruz. İtalyan Yeni Gerçekçilik akımından izler taşıyan bu geçiş dönemi filmi, bir işçinin yaşamını derinlemesine ele alarak proleteryanın çaresizlikle yok oluşunu ve yabancılaşmasını takıntılı bir aşk üzerinden anlatmakla kalmıyor; bu yok oluşu kişisel ve toplumsal bir izlek üzerinden etkileyici bir sinema diliyle ortaya koyuyor.

11 Şubat Pazartesi

SONSUZLUK VE BİR GÜN  / MİA AİONİOTİTA KAİ MİA MERA
Yönetmen: Theo Angelopoulos
1998, 137 dk.

Bir yıl önce hazin bir şekilde kaybettiğimiz büyük usta Theo Angelopoulos’u “Sonsuzluk ve Bir Gün” filmiyle anıyoruz. Ölümcül bir hastalığa yakalanan bir yazarın hastaneye yatmadan önceki son gününü anlatan film; geçmişle şimdiyi ‘sonsuzluğun’ şiirsel sinemasında buluşturuyor. Geriye yarım kalmış bir hayatın anıları ve Angelopoulos’nun zamansız ölümünün hüznü kalıyor.

19:00-Sonsuzluk ve Bir Gün
21:30– Akademisyen Özgür Yaren’in film okuması

18 Şubat Pazartesi

İÇERDEKİLER / DOWN BY LAW
Yönetmen: Jim Jarmusch
1986, 107 dk.

19:00-Down By Law
21:00– Sinema yazarı Sinan Yusufoğlu’nun film okuması

Amerikan bağımsız sinemasının ‘bağımlılık’ yaratan yönetmeni Jim Jarmusch 60 yaşında. Usta yönetmen sinema yolculuğunda da 33 yılı geride bıraktı. Bu yolculuğun ilk duraklarından biri olan Down by Law’da Zack, Jack ve Roberto’nun peşine takılıp Amerika sokaklarında, hapishanelerinde, tarlalarında ve nehirlerinde  dostluğun, aylaklığın, kaçışın, şiirin ve aşkın izini sürüyoruz ve Jarmusch’un özgürlük temelli sinemasına ‘içerden’ bakıyoruz.

25 Şubat Pazartesi

PİNA
Yönetmen: Wim Wenders
2011, 103 dk.

Sinemanın yaşayan en büyük ustalarından Wim Wenders’in 2009 yılında yaşamını yitiren Alman koreograf Pina Bausch’la buluşması olağanüstü bir görsellikle perdeye yansıyor. Bedensel ve imgesel olarak büyüleyici bir keşif duygusu yaratan Pina, dansa ve dansın şekillendiği Wuppertal kentine farklı bir bakış atıyor. Tanztheater Wuppertal Pina Bausch topluluğun dansına siz de eşlik edin.

19:00 – Pina
21:00 – Akademisyen Ersan Ocak’ın film okuması

Tüm gösterimler ücretsizdir.

Filmler orijinal dilinde ve Türkçe/İngilizce altyazıyla gösterilecektir.

Tayfa Kitapkafe

Adres: Selanik Cad. 82 / 32 (Selanik ile Kızılırmak sokaklarının kesişiminde)

!f Ankara Biletlerinde Ön Satışlar Başladı

!f_Logo28 Şubat’ta Maximum Kart partnerliğinde yapılacak 12. !f Ankara Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali biletlerinde ön satışlar başladı. 10 Şubat’a kadar devam edecek ön satışlarda biletlerinizi, MyBilet’ten alabilirsiniz. Geçen yılın fiyatlarıyla satışa çıkan festival biletlerinde bu yıl Maximum kartlılara özel indirimler var, kaçırmayın!

28 Şubat-3 Mart tarihlerinde Ankara’da Maximum Kart partnerliğinde gerçekleştirilecek olan 12. !f Ankara Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali biletlerinde ön satışlar 8 Şubat’ta MyBilet’te başladı.

Maximum paketler, maksimum indirimler

Bu yıl Maximum kartlılara özel paketlerde kaçırılmayacak bir fırsat uygulanacak. En az 4 film en fazla 20 biletten oluşan “Maximum Film Paketi”ni alanlar % 50 indirim fırsatından yararlanacak. Paketleri tercih etmeyecek Maximum kart sahipleri ise, ön satış döneminde bütün film biletleri için %20 indirimden yararlanacak.

Turkcell’den bir bilet alana bir bilet bedava

Ayrıca, hafta içi gündüz seansları 19:00’a kadar gnctrkcll’lilere özel “bir bilet alana bir bilet hediye” olacak. Turkcell Profesyoneller Kulübü üyeleri de Cuma ve Cumartesi akşamı 19:00 ve 19:30 seanslarında “bir bilet alana bir bilet hediye” fırsatından faydalanacaklar.

Bilet fiyatları değişmedi

MyBilet’ten satın alınacak festival biletlerinde geçen yılın fiyatları uygulanacak. Bilet fiyatları ise şöyle:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 7 TL

Tam: 13 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 10,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 7 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 13 TL

Festivalle ilgili ayrıntılı bilgi: www.ifistanbul.com

!f İstanbul’da Duyular Harekete Geçiyor

90’ların unutulmaz filmi Baraka’nın yönetmeni Ron Fricke’nin yirmi yıl sonra çektiği ilk film olan Samsara, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da. Ayrıca, zamanında kaçıranlar ve büyük ekranda izledikleri o ilk heyecanı özleyenler için Baraka da özel bir gösterimle beyazperdeye geliyor.

Maximum Kart’ın partnerliğinde 14 Şubat’ta başlayacak !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, hafızalardan çıkmayacak ruhsal bir sinema deneyimi vadeden Baraka ve Samsara’ya özel gösterim düzenliyor.

25 ülkede, 70 mm formatla

Geniş açı ve time lapse kullanımında dünyanın en iyi sinemacılarından birisi olarak gösterilen Amerikalı yönetmen ve görüntü yönetmeni Ron Fricke’nin, adını adeta efsaneye dönüştüren, Montreal’de FIPRESCI ödüllü belgeseli Baraka’dan 20 yıl sonra çektiği Samsara, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.

Adını, Sanskritçeden bire bir çevrildiğinde doğanın sonsuz döngüsü anlamına gelen ‘samsara’dan alan film, doğum, ölüm, yaşam ve reenkarnasyonu konu ediniyor. Beş yılı aşkın bir sürede, yirmi beş ülkede çekilen Samsara, insanlığın kutsal saydığı topraklardan, endüstrileşmenin en yoğun yaşandığı alanlara kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor. İnsan deneyiminin ve maneviyatının kavranılmaz derinliklerini araştıran saf bir sinema deneyimi sunan film, dünyanın çeşitli yerlerindeki insan topluluklarının umut etme biçimleri kadar korkularının ve arzularının da benzer olduğunun altını çiziyor. Artık çok az filmde kullanılan analog 70 mm formatla çekilen film, insanlığı doğaya bağlayan yaşam döngüsünün görsel bir yansıması.

Kaçıranlar ve özleyenler için Baraka

90’larda sinema dünyasında adeta çığır açan, görüntüsü, müziği ve ruhani gücüyle eşi benzeri olmayan bir deneyim yaşatan ve Dead Can Dance’i hayatımıza sokan Baraka da, zamanında kaçıranlar ve büyük ekranda izledikleri o ilk heyecanı özleyenler için özel bir gösterimle !f İstanbul’da olacak.

Kesinlikle büyük ekranda görülmesi gereken, duyuları harekete geçirecek eşsiz ve ruhani bir sinema yolculuğu vadeden bu iki film, !f İstanbul’un “Özel Gösterimler”inde sinemaseverleri bekliyor.

14 Şubat’ta başlıyor

Maximum Kart’ın partnerliğinde düzenlenecek 12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 14-24 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak, 28 Şubat-3 Mart tarihlerinde de Ankara Cinemaximum CEPA ve İzmir’de ise Cinemaximum Forum Bornova sinemalarında gerçekleşecek.

!f İstanbul’da ‘hareket’ devam ediyor

Maximum Kart partnerliğiyle düzenlenen 12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali 14 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkıyor. Geçen yıl, dünyayı etkileyen sokak hareketlerini tema seçen !f İstanbul, hareketin geride bıraktığı rüzgârı takip ediyor ve dünyayı değiştiren insanların umut verici hikayelerini bir araya getiriyor.

Geçen yıl Tahrir’den Occupy’a kadar dünyayı çalkalayan sokak hareketlerinden yola çıkarak temasını “Hareket” olarak belirleyen !f İstanbul, bu yıl da rüzgârın bıraktığı izleri takip ediyor ve ‘hareket’li filmleri bir araya getiriyor. Turkcell Profesyoneller Kulübü’nün sponsorluğunda hazırlanan “Sev&Değiştir” bölümünde izleyeceğimiz filmler, dünyayı değiştirmek için hala bir fırsatımız olduğunun umudunu taşıyorlar.

Mısır’dan Rusya’ya, Kahire’den Wall Street’e

İran’daki Ahmedinejad rejimini anlattığı Letter to the President adlı filmiyle dikkatleri çeken Petr Lom’un son filmi Back To The Square/Meydana Dönüş, Mısır’da Hüsnü Mübarek’i düşüren devrimin tanığı beş kişinin hayatlarında nelerin değiştiğini ve değişmediğini anlatıyor. Bu beş Mısırlının hayatlarını takip ederek “Devrimin üstünden altı ay geçmiş ve ne kazanıldı?” sorusuna yanıt arayan belgesel, Tahrir devriminin sadece bir başlangıç olduğunu, demokrasiye ulaşmak için mücadelenin devam etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Velcro Ripper’ın Kahire’den Calgary’ye, Wall Street’ten Madrid’e dünyanın dört bir tarafında devam eden aktivist eylemleri belgelediği Occupy Love, yönetmenin Ateşli Aşk Üçlemesi olarak adlandırdığı serisinin sonuncu filmi. Ripper, gezegenimizin karşı karşıya olduğu sorunların derinlerine inerken dünyada yükselen değişim arzusunu belgeliyor. Ekonomik krizle ekolojik çöküşün ne kadar bağlantılı olduğunu, ekonomilerin sistemi devam ettirebilmek için nasıl doğayı sömürdüğünü ortaya koyuyor. Ripper uyarıyor: “Bugün tüm gezegen sıfır noktasına yaklaşmış durumda.” Tek çözüm ise farklı bir devrim.

Bölümün bir diğer ‘hareket’li filmi ise Rusya’dan geliyor. 10 yönetmenin bir araya gelip çektiği, Vladimir Putin’in başkan seçilmesinin ardından binlerce insanın katıldığı hükümet karşıtı gösterileri anlatan Winter, Go Away!/Defol, Kış!, şiddete maruz kalma ya da hapse düşme tehlikesine rağmen bir şeyleri değiştirmek için çabalayan çok sayıda etkileyici insanla tanışmamızı sağlıyor.

Hareket bizde başlıyor

“Sev ve Değiştir” bölümünde ayrıca, sokakta olmasa bile yaşamları ya da eylemleriyle ‘hareket’ yaratan insanların hikâyelerini de izleyeceğiz: Son yılların en yaratıcı eylemlerine imza atan hacktivistlerin dünyasına yakından bakan We Are Legion: The Story of the Hacktivists/Biz Birliğiz: Hacktivistlerin Hikâyesi, bir grup Estonyalı genç aktivistin, kocaman bir evi yüzlerce insan için sürdürülebilir bir yaşam alanına dönüştürmelerinin inanılmaz hikâyesini anlatan The New World/Yeni Bir Dünya ve çevre için para toplamak amacıyla amatör porno yapıp internette satan bir grubun mücadelesine tanıklık eden Fuck For Forest/Orman İçin Seviş değişimin bizde başladığının kanıtını taşıyan filmler.

Change.org’la atölye

Festival kapsamında ayrıca, “Bir Muhal!f: Bir Muhalifin Kampanya El Kitabı” başlıklı bir atölye de düzenlenecek. 20 Şubat’ta Salt İstanbul – Açık Sinema’da, 28 Şubat’ta ise ODTÜ GİSAM’da gerçekleşecek atölye, dünyanın en büyük imza kampanyası platformu Change.org’un direktörü ve sivil toplum aktivisti Uygar Özesmi’nin rehberliğinde yapılacak ve online aktivizm ve kampanyacılığın hayatın içindeki karşılığı konuşulacak.

Biletler 1 Şubat’ta ön satışta

12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 14-24 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak, 28 Şubat-3 Mart tarihlerinde de Ankara Cinemaximum CEPA ve İzmir’de ise Cinemaximum Forum Bornova sinemalarında gerçekleşecek. Festival biletleri 1-3 Şubat tarihlerinde İstanbul, 8-10 Şubat tarihlerinde Ankara ve İzmir’de indirimli ön satışa çıkacak. MyBilet’ten satın alınacak festival biletlerinde geçen yılın fiyatları uygulanacak.

Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 319.328 hits
Şubat 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.