49. Antalya Altın Portakal İzlenimleri – 6. Gün: Öldür Beni, Kapı, Palilula Diye Bir Yer

Öldür Beni (Kill Me):

Öldür Beni, neredeyse bir alt tür oluşturacak kadar çok örneğini gördüğümüz hapisten kaçan adam-ona yardım eden çocuk filmlerinin bir yenisi. Bu tip filmlerde çocuk önce doğal olarak kaçaktan korkar, sonra ona yardım eder, zamanla ona yakınlık duymaya başlar ve ailesinden görmediği sevgiyi ondan görür. Biz de kaçağın aslında iyi bir adam olduğunu hatta bazen de aslında suçlu olmadığını öğreniriz. Burada kaçağa yardım eden karakter biraz daha büyük ama hikaye yapısı açısından çok farketmiyor. Aslında bu film, çocuğun “sana yardım ederim ama sonra beni öldüreceksin” demesi ile farklı bir yöne ilerliyor ama kısa sürede bildik sulara dönüyor. Halbuki kızın kendini öldürme isteği üzerine gidilse daha ilginç bir film ortaya çıkabilirmiş.

Kapı (The Door):

Festivalin uluslararası yarışma jüri başkanı da olan István Szabó’nun yeni filmi Kapı, biletlerin tümüyle satıldığı filmlerden biri oldu. Yer kalmamıştı aslında ama boş bir yerden filmi izlemeyi başardım. Merdivene oturmak konusunda ufak bir tartışma yaşansa da yardımcı olan festival ve sinema görevlilerine ve kendisine yer ayrılmış olduğu halde gelmeyen ve dolaylı olarak benim filmi gayet güzel bir yerden izlememe vesile olan jüri üyesine de teşekkürler.

Kapı filmini önceden izleyenlerden o kadar kötü yorumlar okumuştum ki beklentilerimi çok düşürmüştüm. Sonuç: O kadar da kötü bir film değilmiş. Hatta tam tersi, zevkle izlediğim bir film oldu benim. Film biri yazar, diğeri onun hizmetçisi iki kadın arasında zamanla gelişen dostluğu anlatıyor. Helen Mirren’ın oynadığı hizmetçi karakteri filmin odak noktası. Kendine güvenli, aksi, çevresini iplemeyen bir karakter. İşverenine bile posta koymaktan çekinmiyor. Film ilerleyip geçmişini öğrendikçe dış dünya ile arasına çektiği setin nedeni belli oluyor. Helen Mirren çok iyi ama bu kadar Macaristan kokan bir film Macarca olmalıydı diye düşünmeden geçemedim. Zaten oyuncuların büyük kısmı da Macar. Hatta çok emin olamasam da bazılarının Macarca konuşmaları üzerine İngilizce dublaj yapılmış gibi hissettim. Bu arada Szabó’nun gerçekten çok alçakgönüllü bir yönetmen olduğunu da gördük. Söyleşi boyunca oyuncuları övdü, aslında yönetmen olarak işinin çok zor olmadığını, oyuncuların çok daha zor bir iş yaptıklarını söyledi. Udo Kier için de benzer bir şey yazmıştım. Dünya sinemasında önemli bir yeri olan bu yönetmenin tarzı, ancak ülkemizde tanınan ama kendisini dev aynasında gören bazı yönetmenlere örnek olmalı diye düşünüyorum.

Palilula Diye Bir Yer (Undeva la Palilula / Somewhere in Palilula):

Palilula Diye Bir Yer, tiyatro sahnesi gibi düzenlenmiş bir köyde geçen gerçeküstü bir hikaye anlatıyor. Yeni mezun bir çocuk doktoru bir köye gönderilir ama köyde tek bir çocuk bile doğmamaktadır. Doktor zaten buraya gelirken de geçici bir iş olarak bakmaktadır, bu durumu öğrenince bu düşüncesi iyice güçlenir. Ama sonuç öyle olmaz ve doktor hayatının sonuna kadar bu köyde kalır. Biz de bu süre boyunca köyde yaşananları izleriz.

Köyün yapısı, karakterlerin orijinalliği, atmosferdeki Kusturica esintisi gayet başarılıydı. Ancak filmin 141 dakikalık süresi biraz kısalabilirdi. Bir de hissedebildiğim kadarıyla Romanya tarihine fazlaca gönderme yapıyordu. Bu tarihi daha yakından bilmek filmden alınacak keyfi arttıracaktır. Bu film benim uluslararası yarışma bölümünde favorilerimden biri idi. Hatta oy verme şansım olsa tercihimin bu filmden yana olacağını söyleyebilirim. Ne yazık ki ödül alamadı. Bu arada Antalya seyircisinin filmden çok sıkıldığını gördük. Film boyunca salondan çıkışlar devam etti. Halbuki filmin seyirciyi çekebilecek bir atmosferi de vardı. Biraz daha canlı renkler kullanılsaydı seyirciyi de elinde tutabileceğini düşünüyorum.

Reklamlar

0 Responses to “49. Antalya Altın Portakal İzlenimleri – 6. Gün: Öldür Beni, Kapı, Palilula Diye Bir Yer”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




Sinema Manyakları, Gezici Festival'i destekliyor.

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 258.368 hits
Ekim 2012
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.
Reklamlar

%d blogcu bunu beğendi: