Ankara Film Festivali 2009 İzlenimleri: 2.Gün (Yemin Ederim Ben Yapmadım, Bekçi, Gir Kanıma, Kalp Hırsızı)

Yemin Ederim, Ben Yapmadım! (C’est Pas Moi, Je Le Jure! / It’s Not Me, I Swear!):

1968’de Kanada’da geçen bu film 10 yaşındaki Leon’un hikayesini anlatıyor. Filme Leon’un kendisini asma çabası ile başlıyor ve hemen arkasında Leon’un daha önce de farklı intihar girişimlerinde bulunduğunu öğreniyoruz. Ama Leon bunu çok mutsuz olduğu ya da annesi/babası ona kötü davrandığı için yapmıyor. O meraklı bir çocuk ve yeni şeyler denemek istiyor. Bazen bunları dikkat çekmek ya da anne ve babasının ona ters gelen hareketlerini cezalandırmak için de yapıyor. Bu arada bir süreliğine evlerini boş bırakan komşularının evlerine de girerek pek çok zarar veriyor. Ayrıca aynı mahallede yaşayan Lea ile de bir çocukluk aşkı da yaşıyorlar. Film bu hikayeyi son derece iyi bir sinemasal dille anlatırken aynı zamanda çocuk psikolojisini de başarılı bir şekilde veriyordu. Sonuç olarak festivalin iyi filmlerinden biri idi.

Bekçi:

Festivalin yarışma bölümüne dahil olmayan Türk filmleri gösterimlerine genellikle bağımsız ve çok düşük bütçeli filmler seçilmişti. Özcan Tekdemir’in Bekçi isimli filmi de dijital kamera ile çekilmiş bu tip filmlere bir örnekti. Büyük bir sitenin güvenlik görevlisinin tekdüze hayatını anlatarak yola çıkan film uzunca bir süre sadece bunu anlatıyor, bir noktada baş karakterinin AIDS olması ile hayatının değişmesi ama bir anlamda yine de başka türlü tekdüze bir hayattan kurtulamaması noktasına geliyor. Oldukça durağan tempolu ve az diyaloglu bir film, ancak zaman zaman kullanılan diyaloglara bakıldığında tümüyle diyalogsuz olmasının daha iyi olabileceği hissi uyanıyor. Ne yazık ki filmin hemen her şeyini yapmış olan Özcan Tekdemir (yönetmen, senaryo yazarı, görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni ve kurgucu kendisi) iyi diyaloglar yazamamış. Ama filmin özellikle seçilen kamera açılarını gayet başarılı bulduğumu belirtmeliyim. Anlatılan konu nedeniyle filmin durağan temposu ile de bir sorunum yok ancak karakterlerin de son derece durağan hareket etmeleri rahatsız edici idi. Sonuç olarak takdir ettiğim ama çok başarılı da bulmadığım bir çalışma oldu.

Gir Kanıma (Låt Den Rätte Komma In / Let the Right One In):

Gir Kanıma festival öncesi en merak ettiğim filmlerden biri idi. Aldığı onlarca ödülün yanında pek çok önemli eleştirmenden de hakkında olumlu yorumlar gelmişti. Sonuçta gerçekten de festivalin en iyi filmlerinden biri ile karşılaştık. Özellikle vampir mitine ilgi duyanların kesinlikle kaçırmaması gereken bir film. İsveç’ten gelen bu film okuldaki ve mahalledeki arkadaşları tarafından sürekli aşağılanan Oskar adındaki 12 yaşındaki bir erkek çocuğu ile mahalleye yeni taşınan Eli isimli bir kız çocuğunun dostluğunu anlatıyor. Filmi benzerlerinden ayrıştıran nokta Eli’nin durumu. Eli 12 yaşında bir kız çocuğu ama bir süredir 12 yaşında. Çünkü o bir vampir ve belki de 200 yıldır bu dünyada yaşıyor.

Film, biri aslında çocuk olmayan iki çocuğun arasındaki sevgiyi son derece incelikli bir şekilde anlattığı gibi son derece güçlü sinemasal anlar da barındırıyor. Aynı zamanda her ne kadar kanlı bolca sahne olsa da bilinen anlamda bir korku filminin çok dışında ve derinlikli bir film. İstanbul Film Festivali’nde de gösterilecek bu film umalım ki dağıtımcı firmalarımızdan birinin dikkatini çeksin ve gösterime de girsin.

Kalp Hırsızı (Serce na Dloni / With A Warm Heart):

Polonya’nın önde gelen yönetmenlerinden Krzysztof Zanussi festivalin konuklarından biriydi. Festivalde2 filmi de gösterildi. Kalp Hırsızı, Zanussi’nin 2008 tarihli en yeni filmi. Kalp nakline ihtiyacı olan bir mafya babası ile tahliller sonucu donör olmaya uygun olduğu görülen üstelik bu hayattan da bıkmış olan intihara meyilli genç bir adamın çevresinde gelişen film, iyi bir kara komedi. Özellikle genç adamın intihar girişimlerinde bir türlü başarılı olamaması olayları daha da ilginç bir hale getiriyor.

Filmden sonra Zanussi ile bir de söyleşi vardı. Film hakkında seyircilerin merak ettiği soruları cevaplayan Zanussi’nin, kapitalizmden yana görüşleri ile kimi seyircilerin tepkisini çektiğini de eklemeden geçmeyelim.

Reklamlar

0 Responses to “Ankara Film Festivali 2009 İzlenimleri: 2.Gün (Yemin Ederim Ben Yapmadım, Bekçi, Gir Kanıma, Kalp Hırsızı)”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




Sinema Manyakları Gezici Festivali'i destekliyor

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 249,722 hits
Mart 2009
P S Ç P C C P
« Şub   Nis »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: