Archive for the 'Haberler' Category



24. Ankara Film Festivali’nin Açılışı Akün Sahnesi’nde

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından, Halkbank’ın ana sponsorluğunda ve T.C. Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen 24. Ankara Uluslararası Film Festivali görkemli bir açılış töreniyle Ankaralı sinemaseverlere merhaba diyecek.

24. Ankara Uluslararası Film Festivali, 14 Mart Perşembe akşamı kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya olan Ankara’nın en köklü tiyatro sahnelerinden AKÜN Sahnesi’nde düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak. Açılış törenini birçok sinema ve dizi filmlerinden tanıdığımız başarılı oyuncu Devin Özgür ÇINAR ve Türkiye’nin en çok izlenen kültür sanat programlarından Gece Gündüz’ün sunucusu yazar Yekta KOPAN sunacak. Yaşayan en iyi doğaçlama yeteneğine sahip kadın caz sanatçılarından biri olarak bilinen Yıldız İBRAHİMOVA geceye şarkılarıyla eşlik edecek.

Gecede ayrıca Dünya Kitle İletişimi Vakfı adına gelenekselleşen “Özel Ödüller” takdim edilecek. Üç ayrı başlıkta takdim edilecek ödüllerden; “Aziz Nesin Emek Ödülü” ünlü karikatürist Tonguç YAŞAR’a, “Kitle İletişim Ödülü” Stüdyo FM radyo programı adına Şebnem SAVAŞÇI ve Yavuz Aydar’a ve “Sanat Çınarı” ödülü ünlü ressam Nevzat AKORAL’a verilecek.

Geceye seçkin konukların yanı sıra Orhan Alkaya, Uğur Polat ve Beste Bereket gibi pek çok ünlü sima katılacak.

Ankara Film Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/AUFFestivali  / twitter.com/AnkaraFF

24. Ankara Film Festivali Başlıyor

Dünya Kitle İletişim Araştırma Vakfı tarafından, Halkbank’ın ana sponsorluğunda 14-24 Mart 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 24. Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl da heyecan verici bir programla sinemaseverlerin karşısına çıkıyor.

Festival bu yıl kültürel boyuta vurgu yapmak için ‘Doğu’yu mercek altına alıyor ve Türkiye’de hemen hiç bilinmeyen ülke sinemalarından on filmlik bir seçki oluşturuyor. Arap Baharı’ndan ‘Oryantalist Bakış’a, göç olgusundan toplumsal sorunlara uzanan bu kapsamlı seçki, doğunun beyaz perdedeki yansımasını görünür kılıyor. Farid Mirkhani’nin “The Tender Moment of Sand”, Shamil Aliyev’in “Çölçü”, Saman Moghaddam’ın “Ye Asheghane-ye Sadeh”, Ebrahim Forouzesh’in “Hotchpotch”, Christina Saab’ın “Che Guevara Died in Lebonan”, Nhue Giang Pham’ın “Tam Hon Me” ve Lala Akhundova’nın “Işık Şehri” bölümde yer alan filmler arasında.

Sinema Avrupa – Daniel Schmidt Retrospektifi: 

Sinema Avrupa bölümü İsviçre sinemasına damgasını vurmuş isimlerden biri olan Daniel Schmid retrospektifine ve hümanist karakteriyle kalpleri kazanan ve bu yıl 50. yaşını kutlayan Çek Yeni Dalgası akımının ender bulunur filmlerine yer veriyor.

Ölümünün 50. Yılında Nazım:

Bu bölümde Mehmet Eryılmaz’ın “Nazım Hikmet Şarkıları” adlı belgeseli gösterilecek.

Paneller: Festivalde bu yıl iki önemli panel yer alacak bunlardan biri festivalin ana temasının tartışılacağı “Doğu İmgeleri” diğeri ise  “Sinema-Tarih” paneli.

Özel Ödüller: Festivalin bu yıl ki özel ödülleri üç ayrı başlıkla dağıtılacak. Aziz Nesin Emek Ödülü ünlü karikatürist Tonguç Yaşar’a, Kitle İletişim Ödülü “Stüdyo Fm” adlı radyo programına ve Sanat Çınarı ödülü ise ressam Nevzat Akoral’a verilecek.

Jüriler:

Ulusal Uzun Metraj jürisi Tomris Giritlioğlu, Şenay Gürler , Ercan Kesal, Cemil Kavukçu ve Ezel Akay’dan oluşuyor. Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jürisinde ise Coşkun Aral, Bingöl Elmas, Mehmet Eryılmaz , Berrin Karakaş ve Serdar Öztürk yer alıyor. Ulusal Kısa Film Yarışması’nın jürisinde Hakan Bıçakçı, Mahmut Fazıl Coşkun, Yiğit Özşener, Elif Tasçıoğlu ve Özgür Yaren var. Ayrıca bu yıl festivalde tüm filmleri Akademia Jürisi yer alacak. Jüri şu isimlerden oluşuyor: Agnieszka Ayşen Kaim, Tanıl Bora ve Sevilay Çelenk.

Ulusal Uzun Metraj Yarışması:

Festivalin Ulusal Uzun Metraj kategorisinde yarışacak bu yılki filmler şöyle: Aziz Ayşe, Babamın Sesi, Tepenin Ardı, Güzelliğin On Par’ Etmez, Yük,Rüzgarlar, Evdeki Yabancılar ve Şimdiki Zaman.

Ulusal Belgesel Film Yarışması: Ön eleme sonunda belgesel dalında yarışacak adaylar şöyle: Beklemek, Bir Düş-tü Sulukule, Devasa Yapboz: Oinoandalı Diogenes’in Epikurosçu Yazıtı, Dom, Dünyayı Kurtarmaya Çalışanlar, Faîlî Dewlet , Gündöndü, Yaşam Marangozu ve Yuva.

Ön eleme sonunda kısa film dalında yarışacak adaylar, kategorilere göre şu şekilde belirlendi:

Kurmaca Kısa Filmler: Birlikte, Fırtınanın Sarhoşları, İstirahat Odası, Kök, Mavi Kalpli Kadın “Ağıt”, Mod, ON, Saat Adam, Sus, Veda Makamı

Deneysel Kısa Filmler: Aralık, Çözüm, (kafes), Net 17950, Origin The USA, Sisyphos, Vaha.

Festivalin öne çıkan diğer bölümlerini Söz Yok Sinema Var bölümünün öne çıktığı “Dünya’dan Kısa Kısa” ve içinde Resim’den Sinema’ya bölümünün de yer aldığı “Dünya’dan Belgeseller” oluşturuyor.

Festivalin bul yılki bilet fiyatları şöyle;

Öğrenci: 8TL

Tam: 11 TL

Beyaz Geceler: 16TL

ALMAN KÜLTÜR MERKEZİ VE ÇAĞDAŞ SANATLAR MERKEZİNDEKİ GÖSTERİMLER ÜCRETSİZDİR

BİLETLER KIZILIRMAK SİNEMASI’NDAN ALINABİLİR.

Ayrıntılı programa festivalin sitesinden ulaşılabilir.

http://www.filmfestankara.org.tr/

Ankara Film Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/AUFFestivali

twitter.com/AnkaraFF

Tayfa Film Günleri’nde “Doğa ve Hes’ler”

TAYFA Film Günleri Mart ayında yok edilen doğa ve HES konulu filmlerle devam ediyor. Bu filmlerde Hidroelektrik Santraller (HES) ve tüm neoliberal kuşatmalarla yok edilen ormanlar, kurutulan dereler ve bunun sonucunda değişen yaşam alanları perdeye yansıyor. Hayvanı, bitkisi ve insanıyla bütün yaşam biçimleri yok oluşa sürüklenirken; insanların HES’lere (ve diğer yıkımlara) karşı verdikleri mücadeleler de sürüyor.

Film programı çerçevesinde son birkaç yıl içerisinde yapılan filmler gösterilerek; süreci görünür kılmak, tartışmak ve süren mücadeleler üzerine bir tartışma ortamı sağlanacaktır.

Her Pazartesi 19:00’da başlayacak film gösterimlerinin ardından filmlerin yönetmenleriyle de söyleşiler gerçekleşecektir. Tüm gösterimler ücretsizdir.

4 Mart Pzt. 19:00 – İşte Böyle (Yönetmen Osman Şişman’ın katılımıyla)
11 Mart Pzt. 19:00 – Sudaki Suretler (Yönetmen Erkal Tülek’in katılımıyla)
25 Mart Pzt. 19:00 – Yurt (Yönetmen Muzaffer Özdemir’in katılımıyla)

Mart Program Ayrıntıları;

4 Mart Pazartesi 19:00

İŞTE BÖYLE
Yönetmen: Özlem Sarıyıldız, Osman Şişman
2012, 46 dk.
Filmin ardından yönetmen Osman Şişman’la söyleşi…

“HES musibeti Erzurum Bağbaşı’nı da vurdu. Senelerdir süren hukuki ve fiziki mücadele, müteahhit firmanın baskısıyla yöre halkının aleyhinde seyrediyor. Köylülere verilen akla ziyan cezalardan biri, şubat ayında duruşması görülen 17 yaşındaki Leyla Yalçınkaya’nın tüm köyle konuşmaktan men edilmesi. İlk kez devlet şiddetine maruz kalan köylüler susuzluğa ve suskunluğa mahkûm edilse de gündelik hayat devam ediyor elbet.”

11 Mart Pazartesi 19:00

SUDAKİ SURETLER
Yönetmen: Erkal Tülek
2011, 74 dk.
Filmin ardından yönetmen Erkal Tülek’le söyleşi…

“Bu belgesel, film ekibinin 12 bin km yol yapıp, nerede bir HES inşaatı ve direnen varsa oraya ulaştığı bir belgesel olma özelliği taşıyor. Artvin’den Muğla’ya, Kastamonu’dan Dersim’e dört bir yanda su başlarına taarruz almış yürümüş. Saldırı da, direniş de enikonu sert, belli ki daha da sertleşecek. Müphem bir sestir HES; karşısındaki ise inadına kararlı ve apaçık ortada. Memlekette keşfedilmemiş nice adsız canlılar var; onlarla konuşan, gezen, dinleyen ve taş atan bir belgesel olmaktı hedef.”

25 Mart Pazartesi

YURT
Yönetmen: Muzaffer Özdemir
2011, 77 dk.
Filmin ardından yönetmen Muzaffer Özdemir’le söyleşi…

“Karamsar ve nevrotik mizaçlı bir mimar olan Doğan İstanbul yakınlarında arkadaşlarıyla kamp yaparken hastalanır. Danıştığı doktoru kendisine seyahat önerir. Sıla özlemiyle çocukluğunun geçtiği fakat uzun yıllardır göremediği memleketine tatile gider. Modern tekno-liberal zihniyet her yeri eşbiçimli hale dönüştürmüş, yeryüzüne yaptığı düşmanlıklar en ücra köşelere kadar sızmıştır. Doğan, zamanın bitip tükenmek bilmediği, dış dünyayı yalnızca kişiliğinin bir uzantısı gibi gördüğü sükûnet halindeki yurdunu boşuna arayacaktır.”

TÜM GÖSTERİMLER ÜCRETSİZDİR.

Adres;
Tayfa Kitapkafe

Selanik Cad. 82 / 32 (Selanik ile Kızılırmak sokaklarının kesişiminde)

8. Dağ Filmleri Festivali 28 Şubat’ta Başlıyor

Dağ Kültürü Derneği ile Mineral Event tarafından düzenlenen ve bu yıl “Sınırlarını Keşfet” temasıyla yola çıkan 8. Dağ Filmleri Festivali, 28 Şubat – 3 Mart 2013 tarihlerinde; doğa, keşif, macera ve belgesel sinema tutkunlarıyla buluşuyor. Festivalde ödül rekortmeni filmlerin yanı sıra macera ile adrenalin dolu toplam 41 film ücretsiz gösterilecek.

Türkiye’nin, doğa, keşif ve macera konulu, ilk ve tek film festivali olan Dağ Filmleri Festivali, 28 Şubat’ta, İstanbul Beyoğlu’nda, izleyicileriyle buluşuyor. 4 Mart’a kadar sürecek festivale, Fransız Kültür Merkezi, Galatasaray Aynalı Geçit ev sahipliği yapacak.

Dünyanın en iyi doğa filmleri festivalde

Dünya festivallerinde gösterilen 500’den fazla film arasından seçilen 2013 seçkisi 10’u yerli 31’i yabancı olmak üzere toplam 41 filmden oluşuyor. Filmler; “Ülkemizden”, “Dünyadan”, “Keşif Ruhu”, “Doğa-Çevre-İnsan”, “Su Dünyası”, “Bisiklet”, “Kayak”, “Autrans Özel Seçkisi” ve “Doğa Filmleri Yarışması Finalistleri” olmak üzere, 9 tema başlığı altında toplanıyor. Seçkide; rafting, dalış, dağcılık, kaya tırmanışı, base jump, kayak, dağ bisikleti gibi doğa sporlarının yanı sıra, çevre ve doğa belgeselleriyle gezi, keşif ve insan hikayeleri de yer alıyor.

Simone Moro ile Everest’e yolculuk

Bu yılın en çarpıcı teması “Dünyadan” ile The North Face sponsorluğunda 6 film beyaz perdeye yansıyor. Bu tema altında ödül şampiyonu “Düşlerin Etkisinde” filmi dikkat çekiyor. Film, dünyaca ünlü İtalyan dağcı Simone Moro’nun Everest tırmanışını anlatıyor.

“Bisiklet” ile hayatı değişenler

Salcano sponsorluğunda, Dağ Bisikleti Türkiye işbirliği ile hazırlanan bu temanın en etkileyici filmi “Georgena Terry” adını taşıyor. Terry, bisikletlerinin yaratıcısı Georgena Terry üzerine yapılmış kısa filmde kadın bisikletleri endüstrisi hakkında bilgi verirken yaşanan zorlukları de en ince ayrıntısına kadar izleyiciye aktarıyor.

Bisikletle İstanbul’dan Fransa’ya

Festivalin ilginç yapımlarında biri “Yaşamak Güzel, Yaşatmak Da”, İstanbul’dan Fransa’nın Chamonix kasabasına bisikletleriyle ulaşan ve geçtikleri ülkelerdeki dağların zirvelerine tırmanan İzmir’li sporcuların serüven dolu bir yolculuğunu anlatıyor.

“Keşif Ruhu” ile kutuplara yolculuk

Adrenalin düzeyini yükselten tema “Keşif Ruhu” altında Victorinox sponsorluğunda toplam 6 film gösterilecek. Temanın en dikkat çekici filmi “İran-Volkanlarla Yaşamak” Film, değil film çekmek serbestçe dolaşmanın bile çok zor olduğu volkanik İran coğrafyasında keşif yolculuğuna çıkan kayakçıları anlatıyor.

Bilinmeyene yolculuk: Chamje Khola

Nefis görüntüler eşliğinde çıkacağınız sıradışı bir yolculuğa hazır olun. 2012 yapımı film Himalayalar’ın keşfedilmemiş kanyonu Chamje Khola’yı geçmeye çalışan kaşiflerin serüvenini anlatıyor.

Doğa, çevre ve insan öyküleri

Toplam 8 öyküyü içeren ve festivalin bir diğer güçlü teması olan “Doğa, Çevre ve İnsan” Steppen/Doğa kağıt sponsorluğunda izleyiciyle buluşuyor. Temanın en dikkat çekici filmi olan “Ana Kampta 40 Gün” sizleri çok uzaklara, Himalayalar’a götürecek. Yüksek irtifa dağcılığına farklı bir bakış açısı ile yaklaşan film gösterildiği festivallerde gördüğü büyük ilgi ile adından sözettiriyor.

Temanın ikinci çarpıcı filmi “Afgan Pamir’in Tutsakları” filminde ise yeryüzünün en yüksek irtifasında ve dünyadan en kopuk yaşayan topluluğu Afgan Kırgızları’nı konu ediyor. Filmde Tacikistan, Çin ve Pakistan arasındaki dar ve uzun toprak parçasında sıkışıp kalan topluluğun hızla değişen dünyadaki hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor.

Çocuklar için doğa filmi

Festival bu yıl ilk kez bir çocuk filmini programına alıyor “Katerina ve Sihirli Rastlantı”. Çocuk ve çocuk kalanların kaçırmaması gereken film, 8 yaşındaki Katerina’nın doğayla olan ilişkisini resmediyor.

AUTRANS Özel Seçkisi…

Fransa Autrans Dağ Filmleri Festivali işbirliğinde hazırlanan bu bölümde festivalde ödül kazanmış 4 özel film yer alacak. Türkiye’de çekilen “Yörük” ve bol ödüllü “Çay mı Elektrik mi?” bölümün dikkat çekici filmlerinden.

Bacakları olmayan kayakçı

Festivalin olmazsa olması “Kayak” teması kapsamında 3 film yer alıyor. Katıldığı festivallerde bol ödül toplayan ve çok ciddi bir kaza geçirmesine rağmen spordan uzaklaşmayan kayakçının hikayesini anlatan “Özgürlük Sandalyesi” bu yılın en dikkat çekici filmlerinden biri.

Tabarly, yelkenseverler için İstanbul’da…

Festivalin çiçeği burnunda teması “Su Dünyası” kapsamında gösterilecek filmler “Açık Deniz Akademi” sponsorluğunda gösterilecek.  Temanın en dikkat çekici filmi olan “Tabarly” Fransa’nın en ünlü denizcisi ve açık deniz yarışçısı “Profesör” lakaplı Eric Tabarly’nin hayatını anlatıyor. Film, deniz ve yelken severlerin çok ilgisini çekecek.

“Ülkemizden” hikayeler

Ülkemizden beyaz perdeye yansıyan hikayelerin anlatıldığı bu tema altında festivallerin gözdesi olmuş bizden hikayeler yer alıyor. Temanın ve belki de festivalin en çarpıcı filmlerinden biri olan ödül şampiyonu “Tepenin Ardı” Katıldığı çoğu festivalden ödülle dönen film “Düşman” ve “ötekileştirme” üzerine düşündürücü bir film. Bir diğer yerli yapım ise “Eksi-artı”. Film, ultra maraton koşucusu Alper Dalkılıç’ın dünyanın 4 büyük çölünü aşarak “Grand Slam” ünvanı alışını konu ediyor.

Gala filmi ‘Buzu Aşmak’

Festival galası 28 Şubat 2013 gecesi Fransız Kültür Merkezi’nde yapılacak. Festivalin açılışında gösterilecek film ise “Buzu aşmak”. Kutbun çevresinde farklı bir yarışı konu alan film, hayatlarında hiç kayak yapmamış iki Avustralyalının dünyanın en güney ucuna olan yolculuğunu anlatıyor. Film Bannf’ta kazandığı “Büyük Ödül” apoleti ile festivale konuk oluyor.

Film gösterimleri ücretsiz

Tüm film gösterimlerinin ücretsiz gerçekleştirileceği festival kapsamında; kitap sergileri, söyleşiler ve ödüllü yarışmalar da düzenleniyor. Geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dağ Filmleri Festivali kapsamındaki bu etkinliklerle; dağ ve doğa bilincine dikkat çekiyor, ulusal dağ ve doğa belgeselciliğine katkı sağlayarak doğa kültürü alanındaki önemli bir boşluğu dolduruyor.

National Geographic dergisinin de ana basın sponsoru olduğu festivalin programıyla ilgili bilgi almak ve etkinlikleri takip etmek için, aşağıdaki iletişim adreslerini kullanabilirsiniz.

Web               : www.dagfilmfest.org
E-posta          : bilgi@dagfilmfest.org
Google Grup : http://groups.google.com/group/dagfilmfest
Facebook      : http://www.facebook.com/DagFilmleriFestivali
Twitter            : http://twitter.com/DagFilmFest
FrienfFeed    : http://friendfeed.com/dagfilmfest

10. Ankara Japon Filmleri Festivali Başlıyor

27 Şubat-2 Mart 2013 tarihleri arasında Ankara Alman Kültür Merkezi’nde 10. Ankara Japon Filmleri Festivali düzenleniyor. Festivalin programı şu şekilde:

27 Şubat 2013, Çarşamba
• 17:30 – Demiryolları / Railways
• 19:50 – Çiçeklerin Ardından / After the Flowers

28 Şubat 2013, Perşembe
• 17:30 – Yaz Savaşları / Summer Wars
• 19:35 – Gegege’nin Karısı / The Wife of Gegege

1 Mart 2013, Cuma
• 17:30 – Kayıp Seslerin Peşinde / Children Who Chase Lost Voices
• 19:35 – Tıbbi Kayıtlar / In His Chart

2 Mart 2013, Cumartesi
• 13:00 – Ruhların Kaçışı / Spirited Away
• 15:15 – Benden Sana / From Me to You
• 17:35 – Zirve / Peak: The Rescuers

Filmler hakkında detaylı bilgiye Japon Büyükelçiliği‘nin sayfasından ulaşmak mümkün.

!f İstanbul’da Büyük Ödül Sambacılarla Gecekonduların Ötesindeki Brezilya’ya gitti

!f İstanbul’un merakla beklenen yarışmalı bölümü Keş!f’in “ilham veren” yönetmenleri belli oldu. Günümüz Brezilya’sına farklı bir bakış getiren Komşu Sesler’in yönetmeni Kleber Mendonça Filho Keş!f Jüri Ödülü’nün sahibi olurken, SİYAD Ödülü de Öldürme Eylemi filmiyle Joshua Oppenheimer’a gitti.

Maximum Kart partnerliğiyle düzenlenen 12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, dün gece BackYard’da yapılan ödül töreniyle sona erdi. Beste Bereket’in sunuculuğunu yaptığı gecede Keş!f Yarışması Ödülleri ve Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülleri sahiplerini buldu.

Keş!f Ödülü Brezilyalı yönetmenin

Sinema dünyasından usta isimlerin “sinemada cesur hikâye anlatımı ve biçimsel arayış” kriterlerini gözeterek, en çok “İlham Veren Yönetmen”i seçtikleri Uluslararası Keş!f Yarışması’nda bu yıl 11 ülkeden 9 film yarıştı.

Meltem Cumbul, Richard Peña, Miguel Gomes, Marianne Slot ve Denis Côté’den oluşan Keş!f Jürisi, Neighbouring Sounds/Komşu Sesler’in yönetmeni Kleber Mendonça Filho’yu “yılın ilham veren yönetmeni” seçti. Jüri adına açıklamayı okuyan Meltem Cumbul; “Ödülü vermeye karar verdiğimiz film, bizi günümüz toplumuna dair  algı açıcı bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor, bunu öyle bir şekilde yapıyor ki, sonunda her izleyicinin bu toplum hakkında kendi çıkarımlarına varmasına da izin veriyor” dedi.

Oyuncaklı hikâyesiyle kimi zaman zekice yazılmış bir komediye kimi zaman da bir gerilim filmine dönüşerek türler arasında sürüklenen Komşu Sesler, seyirciyi Brezilya’nın Recife adlı kıyı kasabasında bir mahallenin sakinlerinin yaşamlarında gezintiye çıkarıyordu.

SİYAD Joshua Oppenheimer dedi

Ceylan Özçelik, Çağdaş Günerbüyük ve Yeşim Tabak’tan oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinin seçimi ise The Act of Killing/Öldürme Eylemi’nin yönetmeni Joshua Oppenheimer oldu.

SİYAD Jürisi adına konuşan Yeşim Tabak, ödülü verme gerekçeleri olarak şunları söyledi: “Kurmacanın gücünü belgesel sinemanın sınırları içine dahil etme konusundaki yaratıcı yöntemi; bu sayede, bir insanlık suçunu ya da suçluları teşhir etmenin ve buna karşı bir siyasi tavır almanın çok ötesine geçerek malzemesini felsefi boyutuyla, üstelik sinemanın doğası hakkında da düşündürerek ortaya koyabildiği için, SİYAD Ödülü’nü Öldürme Eylemi’ne veriyoruz.”

Endonezya’da geçen belgesel, karaborsada sinema biletleri satan Anwar ve arkadaşlarının ‘sinema çetesi’nin, daha sonra milyonlarca kişinin öldürülmesinden sorumlu paramiliter, aşırı sağcı bir örgüte dönüşmesini anlatıyor. Film, geçtiğimiz hafta da Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde Ekümenik Jürisi Ödülü ve Seyirci Ödülü’nü kazanmıştı.

Kısa izleyicisi Sonra’yı seçti

Gecede ayrıca Türkiye’den Kısalar bölümü kapsamında verilen İzleyici Ödülleri’nin sahipleri de belli oldu. 18 kısanın gösterildiği bölümde en iyi kısa Nazlı Elif Durlu’nun yönettiği Sonra seçilirken, Akile Nazlı Kaya’nın Dünyayı Kurtarmaya Çalışanlar’ı ikinciliği, Yıldıray Yıldırım’ın 1982 adlı kısası da üçüncülüğü aldı.

Ankara ve İzmir’e gidiyor

17-24 Şubat tarihlerinde gerçekleşen !f İstanbul bu sene de dünyanın dört bir yanından ödüllü bağımsızlar ve ustaların son filmleri Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturdu. Bu yıl 80’den fazla filmin gösterildiği festivali 70 bin kişi izledi. Festival, 28 Şubat’ta Ankara ve İzmir’e doğru yola çıkacak ve 3 Mart’ta sona erecek.

85. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu, En İyi Film Argo

Argo85. Oscar ödülleri sahiplerini buldu. Beklenen oldu ve en iyi film Oscar’ını Argo aldı. Argo bu ödül dışında en iyi uyarlama senaryo ve en iyi kurgu ödüllerini de kazandı. Değişik defalar belirttiğim gibi bence Argo adayların en iyisi değildi. Hatta adaylar arasında olmasa bile itiraz etmezdim. Ama yapacak bir şey yok, bu yılın gidişatı bu şekilde idi.

İşin ilginci, gecenin en çok Oscar alan filmi Life of Pi oldu. Ne şekilde sonuçlanacağı merakla beklenen en iyi yönetmen yarışının galibi Ang Lee olunca en iyi görüntü yönetmeni, müzik ve görsel efekt ödüllerini de kazanan Life of Pi geceyi dört ödülle kapatmış oldu.

Adaylıklara baktığımızda akademinin çok sevdiğini gördüğümüz Silver Linings Playbook‘dan bir sürpriz beklenebilirdi ama o da sadece Jennifer Lawrence’ın en iyi kadın oyuncu Oscar’ı ile yetindi.

Ödül sezonunun başlarında yarışın favorilerinden sayılan Zero Dark Thirty belki de çevresinde yaratılan işkence tartışmalarının da etkisiyle sadece en iyi ses kurgusu ödülünü alabildi. Ki filmin işkenceye bakışını ben de çok sorunlu bulanlardanım. Filmin teknik olarak çok iyi olduğunu düşünsem de başka ödül kazanmamasını olumlu buldum.

Her ne kadar Daniel Day-Lewis’e en iyi erkek oyuncu Oscar’ı kazandırsa da Lincoln‘ün de Oscar’dan boynu bükük ayrılan filmlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu ödül dışında sadece en iyi sanat yönetmeni ödülünü alabildi.

Aslında bu sene akademinin hiç bir filmi çok fazla öne çıkarmadığını söyleyebiliriz. Les Misérables 3, Django Unchained ve Skyfall ise 2 Oscar kazanan filmler oldular.

Yabancı dilde en iyi film dalının galibi kimseyi şaşırtmadı. Amour bu dalda ödülünü çok rahat aldı, akademi de bir Avrupa filmine 5 adaylık verdik zaten, bu ödül ona yeter dedi muhtemelen. Bence en iyi film adaylarının en iyisiydi bu arada.

En iyi animasyon ödülünü ise Brave kazandı. Kötü bir film değildi ama aynı filmi Pixar dışında bir stüdyo yapsa Oscar alacağından fena halde şüpheliyim.

Törene gelirsek, Seth MacFarlane’in performansı ne çok iyi ne de çok kötüydü. Açıkçası MacFarlane daha sivri şakalar yapabilir gibi geliyordu ama işi pek aşırı uçlara taşımadı. Bu yılın temasına uygun şekilde bol şarkı söylenen bir tören oldu. Şarkıların kimi iyi, kimi de uyutucuydu doğrusu. Tören içinde spontan olarak gerçekleşen akılda kalıcı bir olay da yoktu. En iyi film ödülü için Beyaz Saray’a bağlanılması ve zarfı Michelle Obama’nın açması ise tümüyle gereksiz bir atraksiyondu.

Son olarak eğer merak eden varsa hafta sonu yaptığım güncel tahminlerdeki isabet oranımı da vereyim: 16/24. Çok parlak değil yani.

İşte Oscar sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Argo
En İyi Erkek Oyuncu: Daniel Day-Lewis (Lincoln)
En İyi Kadın Oyuncu: Jennifer Lawrence (Silver Linings Playbook)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christoph Waltz (Django Unchained)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Anne Hathaway (Les Misérables)
En İyi Yönetmen: Ang Lee (Life of Pi)
En İyi Özgün Senaryo: Quentin Tarantino (Django Unchained)
En İyi Uyarlama Senaryo: Chris Terrio (Argo)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Claudio Miranda (Life of Pi)
En İyi Kurgu: William Goldenberg (Argo)
En İyi Sanat Yönetmeni: Rick Carter, Jim Erickson (Lincoln)
En İyi Kostüm: Jacqueline Durran (Anna Karenina)
En İyi Makyaj: Lisa Westcott, Julie Dartnell (Les Misérables)
En İyi Müzik: Mychael Danna (Life of Pi)
En İyi Şarkı: “Skyfall” Söz-Müzik: Adele Adkins, Paul Epworth (Skyfall)
En İyi Ses Miksajı: Andy Nelson, Mark Paterson, Simon Hayes (Les Misérables)
En İyi Ses Kurgusu: Paul N.J. Ottosson (Zero Dark Thirty), Per Hallberg, Karen M. Baker (Skyfall)
En İyi Görsel Efekt: Bill Westenhofer, Guillaume Rocheron, Erik De Boer, Donald Elliott (Life of Pi)
En İyi Animasyon (Uzun): Brave
Yabancı Dilde En İyi Film: Amour (Avusturya)
En iyi Belgesel (Uzun): Searching for Sugar Man
En İyi Belgesel (Kısa): Inocente
En İyi Animasyon (Kısa): Paperman
En İyi Kısa Film: Curfew

Yılın En Kötüsü The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2

Ödül sezonunda sürekli olarak en iyilerden bahsediyoruz ama bir de en kötüler var. Her yıl geleneksel olarak Oscar ödüllerinden bir gün önce açıklanan Altın Ahududu ödülleri (Razzie Awards ya da Golden Raspberries olarak geçiyor) 33. kez sahiplerini buldu. Twilight serisinin son filmi olan Breaking Dawn – Part 2, on kategoride onbir adaylık almıştı. Bu kategorilerden yedisinde ipi göğüslemeyi başardı(!!). Zaten serinin hemen her filmi de bu ödülü defalarca kazanmıştı.

Geçen yıl Jack & Jill ile on kategorinin hepsinde Altın Ahududu’ya layık görülen Adam Sandler’ın yılki filmi That’s My Boy en kötü erkek oyuncu ve senaryo ödülleri ile yetinmek zorunda kaldı. Ayrıca Rihanna da Battleship‘deki rolüyle en kötü yardımcı kadın oyuncu seçildi.

Kısa bir yorum yapmak gerekirse, Twilight serisinden hiç haz etmeyen biri olarak son filmi yine de serinin en tahammül edilebilir filmi olarak görmüştüm. Seri biterken bol bol Ahududu vermek istediklerinden eminim ama adaylardan Battleship çok daha kötü bir filmdi kanımca. Bu filmde Rihanna’nın akıllara zarar performansını atlamamaışlar yine de. Hoş suç onda değil onu deniz komandosu rolü için düşünen kafada ama olsun. That’s My Boy‘u izlemedim ama Adam Sandler’ı biliyoruz, aldığı her Ahududu’yu hakettiğine eminim…

İşte kazananlar!!!

En Kötü Film: The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2
En Kötü Erkek Oyuncu: Adam Sandler (That’s My Boy)
En Kötü Kadın Oyuncu: Kristen Stewart (Snow White and the Huntsman ve The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2)
En Kötü Yardımcı Erkek Oyuncu: Taylor Lautner (The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2)
En Kötü Yardımcı Kadın Oyuncu: Rihanna (Battleship)
En Kötü Kadro: The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2
En Kötü Yönetmen: Bill Condon (The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2)
En Kötü Devam Filmi, Remake ya da Arak: The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2
En Kötü Çift: Mackenzie Foy ve Taylor Lautner (The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2)
En Kötü Senaryo: David Caspe (That’s My Boy)

Bağımsız Ruh Ödülleri’nin Galibi Silver Linings Playbook

Umut Işığım (Silver Linings Playbook)

Her yıl Oscar’lardan bir gün önce dağıtılan Bağımsız Ruh Ödülleri (Independent Spirit Awards) sahiplerini buldu. Bu yıl Oscarlarda da öne çıkan filmlerden olan Umut Işığım (Silver Linings Playbook) en iyi film, yönetmen, senaryo ve kadın oyuncu ödülleri ile gecenin galibi oldu. Aslında bu ödüllerin bir kez daha Silver Linings Playbook‘un tanıtım kampanyasının ne kadar güçlü olduğunu gösterdiğini söyleyebiliriz. Jennifer Lawrence’ın kadın oyuncu ödülüne diyecek bir şey yok ama bağımsız filmleri ödüllendiren bir grubun Moonrise Kingdom‘ı tümüyle es geçip (5 dalda adaydı ve hiç ödül almadı) Silver Linings Playbook‘u bu kadar öne çıkarması ilginç. Oscarlarda da beklenenden daha fazla ödül alabilir. Bir kaç ödül için ümitli olan filmlerden Beasts of the Southern Wild da sadece en iyi görüntü yönetmeni ödülünü kazanabildi.

Bu hafta sinemalarımızda gösterime giren Aşk Seansları (The Sessions) filmi ise John Hawkes ve Helen Hunt’a en iyi erkek oyuncu ve yardımcı kadın oyuncu ödüllerini getirdi (bu arada Helen Hunt her ne kadar filme biraz geç dahil olsa da belirgin bir şekilde baş kadın oyuncu aslında, büyük ihtimalle şansı artsın diye yardımcı oyuncu kategorisine kaydırıldı).

Bir Zamanlar Anadolu’da filminin de aday olduğu en iyi yabancı film ödülü de beklendiği gibi Aşk (Amour) filminin oldu.

Yılın dikkat çeken bağımsızlarından The Perks of Being a Wallflower ve Safety Not Guaranteed ise sırasıyla en iyi ilk film ve en iyi ilk senaryo ödüllerini kazandılar.

İşte Bağımsız Ruh Ödülleri’nin tam listesi:

En İyi Film: Silver Linings Playbook
En İyi Yönetmen: David O. Russell (Silver Linings Playbook)
En İyi Senaryo: David O. Russell (Silver Linings Playbook)
En İyi İlk Film: The Perks of Being a Wallflower
En İyi İlk Senaryo: Derek Connolly (Safety Not Guaranteed)
John Cassavetes Ödülü:($500,000 altında bütçe ile yapılan filmlere veriliyor) Middle of Nowhere
En İyi Kadın Oyuncu: Jennifer Lawrence (Silver Linings Playbook)
En İyi Erkek Oyuncu: John Hawkes (The Sessions)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Helen Hunt (The Sessions)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Matthew McConaughey (Magic Mike)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Ben Richardson (Beasts of the Southern Wild)
En İyi Belgesel: The Invisible War
En İyi Yabancı Film: Amour (Fransa)
Robert Altman Ödülü: Starlet ekibi (Sean Baker (yönetmen), Julia Kim (kast yönetmeni), Dree Hemingway, Besedka Johnson, Karren Karagulian, Stella Maeve, James Ransone)
Piaget Yapımcı Ödülü: Stones in the Sun (Mynette Louie)
Gelecek Vaad Eden Yetenek Ödülü (Someone to Watch Award): Adam Leon (Gimme the Loot)
Kurgudan Daha Gerçek (Truer Than Fiction) Ödülü: Peter Nicks (The Waiting Room)

7. İkinci El Film Festivali Başlıyor

İkinci El Film Festivali

2007 yılında farklı bir konseptle değişik festivallerden elenmiş kısa filmlerin gösterildiği bir festival düşüncesi ile yola çıkan İkinci El Film Festivali, 20-24 Şubat 2013 tarihleri arasında yedinci kez düzenlenecek. Festivalin bu yılki teması “ritim” olarak belirlendi.

Festivalde her yıl olduğu gibi kısa film ve belgesel gösterimleri dışında farklı ve ilginç etkinlikler de olacak. Örneğin bu yıl festivale katkı sağlayan sinemacılar ve festivalin kurumsal destekçileri adına bir hatıra ormanını oluşturularak meyve ağaçları dikilecek. Ayrıca yine bu yıldan başlayarak festivalde sinemamıza farklı açılardan katkıda bulunan isimlere “Ahde Vefa Ödülleri” verilecek. Bu yıl ödüller için yedi isim seçilmiş. Çetin İnanç,  Safa Önal, Salih Güney, Sevin Okyay, Agah Özgüç, Sümer Tilmaç ve Selda Alkor, “Ahde Vefa Ödülleri”ni alan isimler olacak.

Ayırca festival kapsamında Pınar Öğünç, Yeşim Ceren Bozoğlu, Barbaros Şansal, Agah Özgüç, Banu Bozdemir, Burak Göral, Ege Görgün ve Mesut Kara’nın imza günleri düzenleniyor. Bunun dışında PTT Film ortağı Şebnem Kitiş’in Güney Amerika gezilerinde çektiği fotoğraflardan oluşan “Don’t Be A Gringo” başlıklı sergi ve Ege Görgün’ün “Cumhuriyet Döneminden 40 Sinema Dergisi” sergileri de festivalin önemli bölümlerinden.

Festival’de gösterilecek filmler ve gösterim programı hakkında detaylı bilgiye festivalin web sitesinden ulaşılabilir.


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 320.705 hits
Mayıs 2026
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.