25 Şub 2013 için arşiv

!f İstanbul’da Büyük Ödül Sambacılarla Gecekonduların Ötesindeki Brezilya’ya gitti

!f İstanbul’un merakla beklenen yarışmalı bölümü Keş!f’in “ilham veren” yönetmenleri belli oldu. Günümüz Brezilya’sına farklı bir bakış getiren Komşu Sesler’in yönetmeni Kleber Mendonça Filho Keş!f Jüri Ödülü’nün sahibi olurken, SİYAD Ödülü de Öldürme Eylemi filmiyle Joshua Oppenheimer’a gitti.

Maximum Kart partnerliğiyle düzenlenen 12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, dün gece BackYard’da yapılan ödül töreniyle sona erdi. Beste Bereket’in sunuculuğunu yaptığı gecede Keş!f Yarışması Ödülleri ve Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülleri sahiplerini buldu.

Keş!f Ödülü Brezilyalı yönetmenin

Sinema dünyasından usta isimlerin “sinemada cesur hikâye anlatımı ve biçimsel arayış” kriterlerini gözeterek, en çok “İlham Veren Yönetmen”i seçtikleri Uluslararası Keş!f Yarışması’nda bu yıl 11 ülkeden 9 film yarıştı.

Meltem Cumbul, Richard Peña, Miguel Gomes, Marianne Slot ve Denis Côté’den oluşan Keş!f Jürisi, Neighbouring Sounds/Komşu Sesler’in yönetmeni Kleber Mendonça Filho’yu “yılın ilham veren yönetmeni” seçti. Jüri adına açıklamayı okuyan Meltem Cumbul; “Ödülü vermeye karar verdiğimiz film, bizi günümüz toplumuna dair  algı açıcı bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor, bunu öyle bir şekilde yapıyor ki, sonunda her izleyicinin bu toplum hakkında kendi çıkarımlarına varmasına da izin veriyor” dedi.

Oyuncaklı hikâyesiyle kimi zaman zekice yazılmış bir komediye kimi zaman da bir gerilim filmine dönüşerek türler arasında sürüklenen Komşu Sesler, seyirciyi Brezilya’nın Recife adlı kıyı kasabasında bir mahallenin sakinlerinin yaşamlarında gezintiye çıkarıyordu.

SİYAD Joshua Oppenheimer dedi

Ceylan Özçelik, Çağdaş Günerbüyük ve Yeşim Tabak’tan oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinin seçimi ise The Act of Killing/Öldürme Eylemi’nin yönetmeni Joshua Oppenheimer oldu.

SİYAD Jürisi adına konuşan Yeşim Tabak, ödülü verme gerekçeleri olarak şunları söyledi: “Kurmacanın gücünü belgesel sinemanın sınırları içine dahil etme konusundaki yaratıcı yöntemi; bu sayede, bir insanlık suçunu ya da suçluları teşhir etmenin ve buna karşı bir siyasi tavır almanın çok ötesine geçerek malzemesini felsefi boyutuyla, üstelik sinemanın doğası hakkında da düşündürerek ortaya koyabildiği için, SİYAD Ödülü’nü Öldürme Eylemi’ne veriyoruz.”

Endonezya’da geçen belgesel, karaborsada sinema biletleri satan Anwar ve arkadaşlarının ‘sinema çetesi’nin, daha sonra milyonlarca kişinin öldürülmesinden sorumlu paramiliter, aşırı sağcı bir örgüte dönüşmesini anlatıyor. Film, geçtiğimiz hafta da Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde Ekümenik Jürisi Ödülü ve Seyirci Ödülü’nü kazanmıştı.

Kısa izleyicisi Sonra’yı seçti

Gecede ayrıca Türkiye’den Kısalar bölümü kapsamında verilen İzleyici Ödülleri’nin sahipleri de belli oldu. 18 kısanın gösterildiği bölümde en iyi kısa Nazlı Elif Durlu’nun yönettiği Sonra seçilirken, Akile Nazlı Kaya’nın Dünyayı Kurtarmaya Çalışanlar’ı ikinciliği, Yıldıray Yıldırım’ın 1982 adlı kısası da üçüncülüğü aldı.

Ankara ve İzmir’e gidiyor

17-24 Şubat tarihlerinde gerçekleşen !f İstanbul bu sene de dünyanın dört bir yanından ödüllü bağımsızlar ve ustaların son filmleri Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturdu. Bu yıl 80’den fazla filmin gösterildiği festivali 70 bin kişi izledi. Festival, 28 Şubat’ta Ankara ve İzmir’e doğru yola çıkacak ve 3 Mart’ta sona erecek.

85. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu, En İyi Film Argo

Argo85. Oscar ödülleri sahiplerini buldu. Beklenen oldu ve en iyi film Oscar’ını Argo aldı. Argo bu ödül dışında en iyi uyarlama senaryo ve en iyi kurgu ödüllerini de kazandı. Değişik defalar belirttiğim gibi bence Argo adayların en iyisi değildi. Hatta adaylar arasında olmasa bile itiraz etmezdim. Ama yapacak bir şey yok, bu yılın gidişatı bu şekilde idi.

İşin ilginci, gecenin en çok Oscar alan filmi Life of Pi oldu. Ne şekilde sonuçlanacağı merakla beklenen en iyi yönetmen yarışının galibi Ang Lee olunca en iyi görüntü yönetmeni, müzik ve görsel efekt ödüllerini de kazanan Life of Pi geceyi dört ödülle kapatmış oldu.

Adaylıklara baktığımızda akademinin çok sevdiğini gördüğümüz Silver Linings Playbook‘dan bir sürpriz beklenebilirdi ama o da sadece Jennifer Lawrence’ın en iyi kadın oyuncu Oscar’ı ile yetindi.

Ödül sezonunun başlarında yarışın favorilerinden sayılan Zero Dark Thirty belki de çevresinde yaratılan işkence tartışmalarının da etkisiyle sadece en iyi ses kurgusu ödülünü alabildi. Ki filmin işkenceye bakışını ben de çok sorunlu bulanlardanım. Filmin teknik olarak çok iyi olduğunu düşünsem de başka ödül kazanmamasını olumlu buldum.

Her ne kadar Daniel Day-Lewis’e en iyi erkek oyuncu Oscar’ı kazandırsa da Lincoln‘ün de Oscar’dan boynu bükük ayrılan filmlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu ödül dışında sadece en iyi sanat yönetmeni ödülünü alabildi.

Aslında bu sene akademinin hiç bir filmi çok fazla öne çıkarmadığını söyleyebiliriz. Les Misérables 3, Django Unchained ve Skyfall ise 2 Oscar kazanan filmler oldular.

Yabancı dilde en iyi film dalının galibi kimseyi şaşırtmadı. Amour bu dalda ödülünü çok rahat aldı, akademi de bir Avrupa filmine 5 adaylık verdik zaten, bu ödül ona yeter dedi muhtemelen. Bence en iyi film adaylarının en iyisiydi bu arada.

En iyi animasyon ödülünü ise Brave kazandı. Kötü bir film değildi ama aynı filmi Pixar dışında bir stüdyo yapsa Oscar alacağından fena halde şüpheliyim.

Törene gelirsek, Seth MacFarlane’in performansı ne çok iyi ne de çok kötüydü. Açıkçası MacFarlane daha sivri şakalar yapabilir gibi geliyordu ama işi pek aşırı uçlara taşımadı. Bu yılın temasına uygun şekilde bol şarkı söylenen bir tören oldu. Şarkıların kimi iyi, kimi de uyutucuydu doğrusu. Tören içinde spontan olarak gerçekleşen akılda kalıcı bir olay da yoktu. En iyi film ödülü için Beyaz Saray’a bağlanılması ve zarfı Michelle Obama’nın açması ise tümüyle gereksiz bir atraksiyondu.

Son olarak eğer merak eden varsa hafta sonu yaptığım güncel tahminlerdeki isabet oranımı da vereyim: 16/24. Çok parlak değil yani.

İşte Oscar sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Argo
En İyi Erkek Oyuncu: Daniel Day-Lewis (Lincoln)
En İyi Kadın Oyuncu: Jennifer Lawrence (Silver Linings Playbook)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christoph Waltz (Django Unchained)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Anne Hathaway (Les Misérables)
En İyi Yönetmen: Ang Lee (Life of Pi)
En İyi Özgün Senaryo: Quentin Tarantino (Django Unchained)
En İyi Uyarlama Senaryo: Chris Terrio (Argo)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Claudio Miranda (Life of Pi)
En İyi Kurgu: William Goldenberg (Argo)
En İyi Sanat Yönetmeni: Rick Carter, Jim Erickson (Lincoln)
En İyi Kostüm: Jacqueline Durran (Anna Karenina)
En İyi Makyaj: Lisa Westcott, Julie Dartnell (Les Misérables)
En İyi Müzik: Mychael Danna (Life of Pi)
En İyi Şarkı: “Skyfall” Söz-Müzik: Adele Adkins, Paul Epworth (Skyfall)
En İyi Ses Miksajı: Andy Nelson, Mark Paterson, Simon Hayes (Les Misérables)
En İyi Ses Kurgusu: Paul N.J. Ottosson (Zero Dark Thirty), Per Hallberg, Karen M. Baker (Skyfall)
En İyi Görsel Efekt: Bill Westenhofer, Guillaume Rocheron, Erik De Boer, Donald Elliott (Life of Pi)
En İyi Animasyon (Uzun): Brave
Yabancı Dilde En İyi Film: Amour (Avusturya)
En iyi Belgesel (Uzun): Searching for Sugar Man
En İyi Belgesel (Kısa): Inocente
En İyi Animasyon (Kısa): Paperman
En İyi Kısa Film: Curfew


Sinema Manyakları, Gezici Festival'i destekliyor.

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 264.598 hits
Şubat 2013
P S Ç P C C P
« Oca   Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: