23. Ankara Film Festivali Twitter Günlükleri – 2. Gün

Kahire’den Kaçış: Kahire’den Kaçış, Mısır’da müslüman bir erkekle hristiyan bir kızın aşkını anlatırken arka planda kişisel ilişkiler açısından Mısır var. Çıkış noktası fena değil ama bir yerden sonra klişelere teslim oluyor. Mesela filmin başında görünen silahın finalde mutlaka patlaması. Sinemasal açıdan da çok fazla bir şey vaad ettiği söylenemez.

Kutluğ Ataman: Kutluğ Ataman belgeseli onu çoğunlukla film yönetmeni olarak tanıyan benim açımdan farklı sanat eserlerini tanıtması açısından yararlıydı. Onun neden 2005’den beri gösterime giren bir film çekmediği konusunda da aydınlatıcı oldu (Aya Seyahat sadece festivallerde gösterilmişti). Filmde anlattıklarından artık dört köşeli bir sinema perdesine sıkışmanın onu tatmin etmeyeceği yorumunu çıkardım. Onun gerçeği sorgulayan tavrını duyunca bu belgeseli nasıl yorumlamalı diye düşünüyordum. Belgeselin çekimini Ataman’ın kendisinin istediği ve bir sergisinde gösterildiği bilgisi filmi başka bir yere konumlandırdı.

Canavarlar Sofrası: Canavarlar Sofrası, Altın Portakal’da gösterilmesine rağmen hala gösterime girmemişti. Gördük ki herkesin sevmeyeceği bir filmmiş. Sinemamızda gördüğümüzü hatırlamadığım bir tür. Zamanı ve mekanı belli olmayan bir hikaye, tümüyle İngilizce konuşan Türk oyuncular. Sanatın yasaklandığı, ırkçılığın, başkasını aşağılamanın normal olduğu, cinselliğin alabildiğine serbest yaşandığı bir dünya anlatıyor film. Yemeğe hediye olarak bir çocuk getirilip yemek sonrası ona tokat atma seansı düzenleniyor, çocuk ağlamaya başlayınca boğuluyor. Yemek sonrası kusmak bir ritüel olmuş, karının bacaklarından çok tahrik oldum gidip mastürbasyon yapacağım denebiliyor. Bu örneklerden anlaşılabileceği gibi rahatsız edici bir film. Tam da bu nedenden beğendim ve yoğun bir Bunuel etkisi sezdim. Kusursuz bir film değil (niyet de bu değil belli ki) ama juride olsam cesaretinden dolayı bir özel ödül verirdim.

Türkiye Panoraması Kısalar: Türkiye Panaroması bölümünde iyisiyle kötüsüyle 9 kısa film izledik. Dikkatimi çekenleri kısaca sıralayım. Geçmişle bugünü, hayalle gerçeği birleştiren Uçurumun Eşiğindeki Adam zekice bir filmdi. Dört Duvar Saraybosna, nereye gideceği fena halde belli olsa da savaşın yarattığı tahribat üzerine fena sayılmayacak bir filmdi. Baydara absürd bir komedi olarak güzel şeyler vaad ederek başladı ama onun da finali çok belliydi. O Kadın Fatma Girik Değil keyif veren, uyarlandığı öyküyü okuma isteği uyandıran bir film oldu. Tüket ise 1 dakika 17 saniyelik süresi ile ne olduğunu anlamadan tükendi. Belki de bu yönüyle tüketim çılgınlığını anlatıyordu.

Öğrenci: Günü Öğrenci adlı filmle tamamladım. Peşin peşin itiraf edeyim, günün 5. seansı olunca bir miktar uyukladım maalesef. Aslında erkekler için en sıkı politik mücadeleye girişin bile başlangıcında kız tavlama isteğinin yattığını gösteren başlangıcı güzeldi. Bir üniversitedeki seçimlere odaklarak hem günümüz hem de tarihsel politik çekişmeler/çelişkiler üzerinden ilerleyen hikayesi de başarılıydı. 110 dakikalık filmin senaryosunda muhtemelen 220 dakikalık filme yetecek kadar diyalog vardı ve yorgun bir kafa ile takip etmesi zordu. Salim kafayla bir daha izlemek lazım.

Reklamlar

0 Responses to “23. Ankara Film Festivali Twitter Günlükleri – 2. Gün”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




Sinema Manyakları Gezici Festivali'i destekliyor

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 249,989 hits
Mart 2012
P S Ç P C C P
« Şub   May »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: