Archive for the 'Sinema' Category



Vizyon Takibi: Recep İvedik 2, Gelinlerin Savaşı, Sevgililer Günü Katliamı 3D

Recep İvedik 2:

Recep İvedik’in ilk filmi seyirci tarafından büyük ilgi ile karşılaşınca devamının gelmesi kaçınılmazdı. Şahan ve Togan Gökbakar kardeşler ve yapımcı Faruk Aksoy seyirciyi çok fazla bekletmeden yeni Recep İvedik filmi ile karşımıza çıktılar. Doğrusu çok fazla bir şey demeye gerek yok. İlk filmi sevenler yine sevecek, sevmeyenler yine sevmeyecek çoğunlukla. Kişisel olarak kimi sahnelerine gülsem de sevmeyenler tarafında yer aldığımı peşin peşin söylemeliyim. Evet kimi sahneleri güldürüyor, bu yönüyle bu sezonun Destere ya da Nekrüt gibi yüzde herhangi bir tebessüm bile oluşturmayan filmlerinden daha iyi olduğunu söylemek mümkün. Ama sadece bu kadarı ortaya iyi bir film çıkartmaya yetmiyor. Doğrusu en fazla 1-2 dakikalık reklamlarda gayet eğlenceli olan Recep İvedik karakteri, iki saatlik bir film için tahammülü zor hale gelebiliyor. Oysa 20-30 dakikalık bir komedi dizisi çok daha uygun olabilirdi. Zaten filmin de oturaklı bir hikayesi olmadığı düşünülürse bu filmden, Recep İvedik İş Arıyor, Recep İvedik Reklamcı, Recep İvedik Kız Peşinde başlıklı çeşitli bölümler çıkabileceği görülebilir.

Ama sonuçta geçtiğimiz hafta sonu ülkemiz tarihindeki en iyi açılışı yapan bir filmden bahsediyoruz. Belli ki toplam hasılatı da çok iyi bir rakam olacak. Sevelim sevmeyelim, önümüzdeki sene Recep İvedik 3’ü görmeye hazırlanalım. Ama en azından Togan Gökbakar’ın Gen filminde daha iyi bir yönetmen olduğunu hatırlamasını ve 90 dakikayı geçmeyen bir süre umalım.

Gelinlerin Savaşı (Bride Wars):

Romantik komedinin bir alt türü olarak tümüyle evlilik sürecine odaklana bazı filmleri sayabiliriz. Gelinlerin Savaşı bunlardan biri. İki kız arkadaş küçüklüklerinden beri evliliklerinin Plaza Oteli’nde olmasını istiyorlar. İkisi de aynı dönemde evlilik teklifi alınca bir kaç hafta aralıklarla düğünlerini yapmaya karar veriyorlar. Bir yanlışlık sonucu her ikisinin de düğünü aynı güne denk gelince birisinin başka bir yer seçmesi gerekiyor. İkisi de buna yanaşmayınca o güne kadar süren dostlukları sona ermekle kalmıyor adeta birbirlerinin en büyük düşmanı oluyorlar.

Doğrusu beklendiği şekilde gelişip beklendiği şekilde biten bir film karşımızdaki. Eğlenceli anları olsa da sonuçta iyi bir komedi filmi izlemiş duygusu ile ayrılmıyorsunuz salondan. Filmin en dikkat çekici yanı ise belki de çevirisinden geliyordu. Filmin bir yerinde American Idol’ın juri üyelerine benzetme yapılan bir yer var. Burada çevirmen muhtemelen bu isimleri bizim seyircimiz tanımaz diyerek, altyazılarda Zerrin Özer ve Armağan Çağlayan isimlerini kullanmış. Tümüyle Amerika’da geçen bir filmde bu isimleri görmek bir anda absürd bir atmosfer oluşturuyordu. Eh, ana karakterlerin isimleri de Liv ve Emma yerine Leyla ve Ebru olsaymış olabilirmiş de bu şekilde olunca bir anlık şok etkisi dışında pek olmamış.

Sevgililer Günü Katliamı 3D (My Bloody Valentine 3D):

3 boyutlu filmler son bir kaç yıldır tekrar ön plana çıkmaya başladı. Aslında 1950’lerden beri kullanılmakta olan 3 boyut teknolojisi bir türlü istenen etkiyi yaratamamıştı. Ancak bu yıl içinde gösterime girecek 3 boyutlu filmlere bakıldığında özellikle insanları tekrar sinemaya çekmek ve korsanı engellemek için de yeni bir ümit olan bu teknolojinin tekrar gündemde olduğunu görebiliriz.

Ancak 3 boyut teknolojisinin çoğunlukla bir oyuncak bulduk, kurcalayalım şeklinde kullanıldığını görüyoruz. Son dönem 3 boyutlu filmler içinde bir tek Beowulf gerçekten 3 boyutu filmin anlatımına bir şeyler katarak kullanabilmişti. Ama bu yıl gösterime girecek olan filmlerden özellikle James Cameron’un filmi yeni bir kapı açabilir. Terminator 2 ile görsel efekt olayını bir üst seviyeye çıkaran Cameron, bu filmi yapmak için senelerdir teknoloji gelişsin diye bekliyordu. Mükemmeliyetçi bir adam olan Cameron, ikna olduysa teknik olarak iyi bir şey çıkarır ortaya. Daha sonra sırada A sınıfı isimlerden Spielberg ve Jackson’ın beraberce girişeceği üç boyutlu Tenten projesi var. Senelerdir Lucas’ın da Star Wars filmlerini tekrar elden geçirip üç boyutlu hale getireceği söyleniyor. Tüm bu isimler de 3 boyutlu film işine girişiyorsa geleceğinin açık olduğunu söyleyebiliriz. Yine de 1954’de Alfred Hitchcock’un da Dial M for Murder’ı 3 boyutlu olarak çektiğini unutmayalım.

Gelelim filme. Bir sevgililer gününde yıllar önceki bir olaya bağlı olarak kasabadaki insanları öldürmeye başlayan bir katil ana korku unsurumuz filmde. Korku filmlerinin her türlü klişesini kullanan ama en azından seyircinin zekasına hakaret etmeyen orta karar bir korku filmi. Üzerinden zaman geçtikten sonra kendini hatırlatacak bir özelliği yok ama izlemek de bir azaba dönüşmüyor en azından. Üç boyut olayını iyi kullanmış mı? Eh fena değil. Bazı sahneler özel olarak 3 boyutlu olduğu için çekilmiş belli ki. Özellikle seyirciye doğrultulan tüfekler, havada uçuşan vücut parçaları ve bol bol gördüğümüz seyirciye doğru savrulan bir takım araç gerecin olduğu sahneler bunun örnekleri. Ama bunlar filme ayrı bir anlam katıyor mu? Hayır.

Bir de eklemeden geçmemek lazım. Uzun zamandır bir filmde gördüğüm en gereksiz çıplaklığa bu filmde rastladığımı belirtmeliyim. Her nedense korku filmlerinde çıplak kadın göstermek bir gelenektir, genellikle ilk ölen de o olur ama burada biraz abartılmış. Herhalde filmin hedef kitlelerinden olan teenage yaş kesimine, kadın anatomisi 3 boyutlu olarak, detayları ile anlatılmak istenmiş.

Oscarlar Sahiplerini Buldu

Ödül sezonunun en son ve en önemli ödülü kabul edilen Oscar’lar bu gece sahiplerini buldu. Ödül töreni Hugh Jackman’ın açılışından sonra Penélope Cruz’un yardımcı kadın oyuncu ödülünü alması ile başladı. En iyi senaryo ödülleri beklendiği gibi Milk ve Slumdog Millionaire’in olurken animasyon ödülü de Wall.E’ye gitti. The Curious Case of Benjamin Button, sanat yönetmeni ve hakedilmiş birer makyaj ve görsel efekt ödülü aldı. Kostüm ödülü ise The Duchess filminin oldu. Gece devam ederken Slumdog Millionaire ikinci ödülünü de görüntü yönetmenliği dalında aldı. Heath Ledger’ın ödülünü annesi, babası ve kız kardeşinin alması ise gecenin duygusal anlarından biriydi. Ayrıca Dark Knight ses kurgusu ödülünü de aldı. Gecenin ilerleyen dakikalarında Slumdog Millionaire ödüllerine ses miksajı, kurgu, müzik ve şarkı ödüllerini de kattı. Yabancı dilde en iyi film ödülü ise Japonya’ya giderek gecenin en büyük sürprizi oldu belki de. Gecenin sonlarına doğru Danny Boyle, Slumdog Millionaire ile en iyi yönetmen ödülünü alarak filmin ödül sayısını 7’ye çıkardı. En iyi kadın oyuncu ödülü beklendiği gibi Kate Winslet’e gitti. En iyi erkek oyuncu ödülünü ise ufak bir sürprizle Sean Penn aldı. Mickey Rourke daha güçlü bir aday gibi gözüküyordu ama diğer güçlü aday da Penn idi zaten. Gecenin en sonunda ise o ana kadar 7 ödül alan Slumdog Millionaire’in en iyi film ödülünü de alarak ödül sayısını 8’e çıkarması kimseyi şaşırtmadı.

Bu arada geçen hafta yaptığım tahminlerde 24 daldaki ödüllerden 17’sini tutturduğumu da bir not olarak ekleyeyim.

Ödül listesi şu şekilde:

En İyi Film: Slumdog Millionaire
En İyi Erkek Oyuncu: Sean Penn (Milk)
En İyi Kadın Oyuncu: Kate Winslet (The Reader)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Heath Ledger (The Dark Knight)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Penélope Cruz (Vicky Cristina Barcelona)
En İyi Yönetmen: Danny Boyle (Slumdog Millionaire)
En İyi Özgün Senaryo: Dustin Lance Black (Milk)
En İyi Uyarlama Senaryo: Simon Beaufoy (Slumdog Millionaire)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Anthony Dod Mantle (Slumdog Millionaire)
En İyi Kurgu: Chris Dickens (Slumdog Millionaire)
En İyi Sanat Yönetmeni: Donald Graham Burt, Victor J. Zolfo (The Curious Case of Benjamin Button)
En İyi Kostüm: Michael O’Connor (The Duchess)
En İyi Makyaj: Greg Cannom (The Curious Case of Benjamin Button)
En İyi Müzik: A.R. Rahman (Slumdog Millionaire)
En İyi Şarkı: “Jai Ho” Müzik: A.R. Rahman Söz: Gulzar (Slumdog Millionaire)
En İyi Ses Miksajı: Ian Tapp, Richard Pryke, Resul Pookutty (Slumdog Millionaire)
En İyi Ses Kurgusu: Richard King (The Dark Knight)
En İyi Görsel Efekt: Eric Barba, Steve Preeg, Burt Dalton, Craig Barron (The Curious Case of Benjamin Button)
En İyi Animasyon (Uzun): WALL·E
Yabancı Dilde En İyi Film: Okuribito / Departures – Japonya
En iyi Belgesel (Uzun): Man on Wire
En İyi Belgesel (Kısa): Smile Pinki
En İyi Animasyon (Kısa): La Maison en Petits Cubes
En İyi Kısa Film: Spielzeugland / Toyland
Jean Hersholt İnsancıllık Ödülü: Jerry Lewis

41. SİYAD Ödüllerini Sonbahar ve Üç Maymun Paylaştı

41. kez verilen SİYAD ödülleri bu gece yapılan törenle sahiplerini buldu. Yılın öne çkan filmlerinden Sonbahar en iyi film seçilirken, Üç Maymun da Nuri Bilge Ceylan’a en iyi yönetmen ödülünü getirdi. Her iki film de 4’er dalda ödül kazanarak eleştirmenler tarafından takdir gördüklerini bir kez daha gösterdiler. Ayrıca 2008’in Türkiye’de vizyona giren en iyi yabancı filmi olarak da Kan Dökülecek (There Will Be Blood) seçildi.

Ödüllerin listesi şu şekilde (hangi filmin kaç oy aldığına dair ayrıntılı listeye SİYAD’ın web sitesinden ulaşılabilir.):

En İyi Film: Sonbahar
En İyi Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan (Üç Maymun)
En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Hatice Aslan (Üç Maymun)
En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Onur Saylak (Sonbahar)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Tülin Özen (Vicdan)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: Ahmet Rıfat Şungar (Üç Maymun)
En İyi Senaryo: Özcan Alper (Sonbahar)
En İyi Görüntü Yönetimi: Feza Çaldıran (Sonbahar)
En İyi Müzik: Demir Demirkan (Devrim Arabaları)
En İyi Kurgu: Ayhan Ergürsel, Bora Gökşingöl, Nuri Bilge Ceylan (Üç Maymun)
En İyi Sanat Yönetimi: Natali Yeres (Rıza)
En İyi Belgesel: Devrimci Gençlik Köprüsü (Yönetmen: Bahriye Kabadayı)
En İyi Kısa Film: Unus Mundus (Yönetmen: Senem Tüzen)
En İyi Yabancı Film: Kan Dökülecek (There Will Be Blood)

En İyilerden Önce En Kötüler de Belirlendi

Bu gece verilecek olan Oscar’lardan önce yılın en kötülerine verilen Altın Ahududu Ödülleri’nin (Golden Razzies) sahipleri de açıklandı. 3 dalda ödül alan Paris Hilton ödül listesinin en dikkat çeken ismi oldu. Ayrıca neyse ki bizde gösterime girmemiş olan The Love Guru da en iyi filmle birlikte Mike Myers’a da en kötü erkek oyuncu ve en kötü senaryo ödüllerini(!) de getirdi. Tabii ki hiç kimse ödüllerini almaya gelmedi!

En Kötü Film: The Love Guru
En Kötü Erkek Oyuncu: Mike Myers (The Love Guru)
En Kötü Kadın Oyuncu: Paris Hilton (The Hottie And The Nottie)
En Kötü Yardımcı Erkek Oyuncu: Pierce Brosnan (Mamma Mia!)
En Kötü Yardımcı Kadın Oyuncu: Paris Hilton (Repo: The Genetic Opera)
En Kötü İkili: Paris Hilton ve Christine Lakin ya da Joel David Moore (Hottie & The Nottie)
En Kötü Devam Filmi, Yeniden Yapım ya da Çalıntı: Indiana Jones and The Kingdom of The Crystal Skull
En Kötü Yönetmen: Uwe Boll (1968: Tunnel Rats, In The Name Of The King ve Postal)
En Kötü Senaryo: Mike Myers ve Graham Gordy (The Love Guru)
En Kötü Kariyer: Uwe Boll

SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (22 Şubat 2009)

SİYAD’ın bu haftaki listesi yine durağan. Bu hafta gösterime giren filmlerden yeni bir giriş yok. Zaten bu hafta listeye girmesi beklenebilecek bir film de yoktu. Frost/Nixon‘ın ortalamasının biraz düşmesi dışında tek değişiklik Gomorra‘nın 3 aylık süresini doldurup listeden çıkması ve Vicky Cristina Barcelona‘nın tekrar listeye girmesi. Böylece Sonbahar, Beşir’le Vals ve Süt hala ilk 3’ü oluşturmaya devam ediyorlar. Ancak önümüzdeki hafta başta Slumdog Millionaire olmak üzere Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road) ve Gölgesizler gibi listeyi etkileyebilecek filmlerin gösterime girmesi ile epey değişmiş bir liste ile karşılaşabiliriz.

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

1

Sonbahar

3.62

2

2

Beşir’le Vals (Vals im Bashir)

3.38

3

3

Süt

3.15

4

4

Sınıf (Entre Les Murs)

3.1

5

5

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (The Curious Case of Benjamin Button)

3.09

6

6

Lorna’nın Sessizliği (Le Silence De Lorna)

3.06

7

9

Sahtekar (Changeling)

3

8

7

Frost/Nixon

2.95

9

10

Pandora’nın Kutusu

2.89

10

Barselona, Barselona (Vicky Cristina Barcelona)

2.79

24. Bağımsız Ruh Ödülleri (Independent Spirit Awards) Sahiplerini Buldu

Geleneksel olarak Oscar’lardan bir gece önce verilen Bağımsız Ruh Ödülleri’ne (Independent Spirit Awards) 3 galibiyet ile The Wrestler damgasını vurdu. En iyi film ödülünü alan yapım tabii ki Mickey Rourke’a bir en iyi erkek oyuncu ödülü daha kazandırdı. Bu sezon aldığı ödüllerin sayısını kendisi bile hatırlamıyor olabilir. Ödül sezonunu Oscar’ı da alarak kapatması sürpriz olmayacaktır. The Wrestler’ın üçüncü ödülü ise görüntü yönetmenliği dalında geldi. Oyunculuk dalında yine Oscar’a aday isimlerden Melissa Leo, Penélope Cruz ve James Franco ödülleri topladılar. Bu isimlerden Penélope Cruz’un Oscar’ı da alması beklenebilir. Ayrıca en iyi yönetmen ödülünü de The Visitor filmi ile Tom McCarthy aldı.

Tam liste şu şekilde:

En İyi Film: The Wrestler
En İyi Yönetmen: Tom McCarthy (The Visitor)
En İyi İlk Film: Synecdoche, New York
John Cassavetes Ödülü: In Search of a Midnight Kiss
En İyi Senaryo: Woody Allen (Vicky Cristina Barcelona)
En İyi İlk Senaryo: Dustin Lance Black (Milk)
En İyi Kadın Oyuncu: Melissa Leo (Frozen River)
En İyi Erkek Oyuncu:Mickey Rourke (The Wrestler)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Penélope Cruz (Vicky Cristina Barcelona)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: James Franco (Milk)
En İyi Yabancı Film: Entre Les Murs/The Class (Laurent Cantet)
En İyi Belgesel: Man on Wire (James Marsh)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Maryse Alberti (The Wrestler)
Robert Altman Ödülü: Synecdoche, New York ekibi (Charlie Kaufman (yönetmen), Jeanne McCarthy (kast yönetmeni), Hope Davis, Philip Seymour Hoffman, Jennifer Jason Leigh, Catherine Keener, Samantha Morton, Tom Noonan, Emily Watson, Dianne Wiest, Michelle Williams)
Piaget Yapımcı Ödülü: Heather Rae (Frozen River)
Acura Gelecek Vaad Eden Yetenek Ödülü (Someone to Watch Award): Lynn Shelton (My Effortless Brilliance)
Lacoste Kurgudan Daha Gerçek (Truer Than Fiction) Ödülü: Margaret Brown (The Order of Myths)

Oscar Tahminleri – 2009

Oscarların açıklanmasına bir kaç gün kala ben de kendi Oscar tahminlerimi buradan da paylaşmak istedim. Gölge E-dergi’nin Şubat 2009 sayısında bu tahminler nedenleri ile beraber yer almıştı. Daha detaylı bir analiz isteyenler o yazıya da göz gezdirebilirler. Ancak söz konusu yazıdaki tahminler 26 Ocak 2009’da yapılmıştı. Geçen zaman içinde bazı tahminlerim değişti. Bunlar da aşağıdaki listede (*) işareti ile belirtildi.

Tahminlerim şu şekilde:

En İyi Film: Slumdog Millionaire
En İyi Erkek Oyuncu: Sean Penn (Milk)
En İyi Kadın Oyuncu: Kate Winslet (The Reader)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:Heath Ledger (The Dark Knight)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Penélope Cruz (Vicky Cristina Barcelona)
En İyi Yönetmen: Danny Boyle (Slumdog Millionaire)
En İyi Özgün Senaryo: Dustin Lance Black (Milk) (*)
En İyi Uyarlama Senaryo: Simon Beaufoy (Slumdog Millionaire)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Anthony Dod Mantle (Slumdog Millionaire) (*)
En İyi Kurgu: Chris Dickens (Slumdog Millionaire)
En İyi Sanat Yönetmeni: Michael Carlin, Rebecca Alleway (The Duchess)
En İyi Kostüm: Catherine Martin (Australia)
En İyi Makyaj: Greg Cannom (The Curious Case of Benjamin Button)
En İyi Müzik: A.R. Rahman (Slumdog Millionaire)
En İyi Şarkı: “Jai Ho” Müzik: A.R. Rahman Söz: Gulzar (Slumdog Millionaire)
En İyi Ses Miksajı: Tom Myers, Michael Semanick, Ben Burtt (WALL·E)
En İyi Ses Kurgusu: Ben Burtt ve Matthew Wood (WALL·E)
En İyi Görsel Efekt: Eric Barba, Steve Preeg, Burt Dalton, Craig Barron (The Curious Case of Benjamin Button) (*)
En İyi Animasyon (Uzun): WALL·E
Yabancı Dilde En İyi Film: Vals Im Bashir / Waltz with Bashir – İsrail
En iyi Belgesel (Uzun): Man on Wire
En İyi Belgesel (Kısa): The Witness – From the Balcony of Room 306
En İyi Animasyon (Kısa): Presto
En İyi Kısa Film: Spielzeugland / Toyland

Bakalım 23 Şubat sabahı bu tahminlerden kaç tanesi tutmuş olacak.

59. Berlin Film Festivali Sona Erdi

Sinema dünyasının önde gelen festivallerinden sayılan Berlin Film Festivali’nin 59.su geçtiğimiz Pazar günü sona erdi. Bu yıl yarışma filmleri arasında hiç bir Türk filmi yoktu. Festivalin diğer bölümlerinde ise Reha Erdem’in Hayat Var’ı ve Atalay Daşdiken’in Mommo’su Türk sinemasını temsil ettiler.

Yarışma filmleri arasında Sally Potter, Stephen Frears, Francois Ozon, Bertrand Tavernier, Lukas Moodysson, Andrej Wajda ve Chen Kaige gibi isimlerin en yeni filmleri yer alıyordu. Ünlü oyuncu Tilda Swinton’ın başkanlığını yaptığı ve Isabel Coixet, Gaston Kaboré, Henning Mankell, Christoph Schlingensief, Wayne Wang ve Alice Waters’tan oluşan jürinin verdiği ödüller şu şekilde:

Altın Ayı: La teta asustada/The Milk Of Sorrow
Gümüş Ayı: Alle Anderen/Everyone Else ve Gigante
Gümüş Ayı (En İyi Yönetmen): Asghar Farhadi (Darbareye Elly/About Elly)
Gümüş Ayı (En İyi Kadın Oyuncu): Birgit Minichmayr (Alle Anderen/Everyone Else)
Gümüş Ayı (En İyi Erkek Oyuncu): Sotigui Kouyate (London River)
Gümüş Ayı (Üstün Sanatsal Katkı): Gábor Erdély ve Tamás Székely (Katalin Varga filminin ses tasarımcıları)
Gümüş Ayı (En İyi Senaryo): Oren Moverman ve Alessandro Camon (The Messenger)
Alfred Bauer Ödülü: Gigante ve Tatarak

Gazanfer Özcan (1931-2009)

Tiyatro, sinema ve televizyon dünyamızın ustalarından Gazanfer Özcan aramızdan ayrıldı. 27 Ocak 1931’de İstanbul’da doğan Özcan, 1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi. Özcan, Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nu kurduktan sonra çok sayıda sinema filminde de rol aldı. TRT döneminde ise Kuruntu Ailesi dizisi ile geniş kitlenin çok sevdiği bir oyuncu oldu. Televizyonda çeşitli projelerde yer aldığı dönemde sinemaya ara veren sanatçı, 2000 yılında Komiser Şekspir filmiyle yeniden sinemaya döndü. En son oynadığı sinema filmi Mahsun Kırmızıgül’ün yönetmenliğini üstlendiği Beyaz Melek filmi idi. Ayrıca 2004 yılından beri oynadığı Avrupa Yakası’ndaki Tahsin Bey rolü ile bir kuşağın daha takdirini kazanmıştı. Onu özleyeceğiz.

Görüntü Yönetmenleri, Sanat Yönetmenleri ve Kurgucular da Yılın En İyilerini Belirledi

Oscar’lara çok az bir süre kala meslek birlikleri de 2008’in en iyilerine ödül vermeye devam ediyorlar. Amerikalı kurgucular, görüntü yönetmenleri ve sanat yönetmenleri de ödüllerini açıkladı. Bu ödüllerdeki ortak ismin Slumdog Millionaire olması herhalde kimseyi şaşırtmayacaktır.

Art Directors Guild (Sanat Yönetmenleri Sendikası) Ödülleri:
Dönem Filminde En İyi Sanat Yönetimi: The Curious Case Of Benjamin Button (Donald Graham Burt)
Fantazi Filminde En İyi Sanat Yönetimi: The Dark Knight (Nathan Crowley)
Günümüzde Geçen Bir Filmde En İyi Sanat Yönetimi: Slumdog Millionaire (Mark Digby)
Sanat yönetmenlerinin televizyon dalındaki ödülleri ise Mad Men, Little Britain U.S.A., John Adams ve Weeds yapımlarına gitti.

American Cinema Editors (Amerikan Kurgucular Birliği) Ödülleri:
Drama Filminde En İyi Kurgu: Slumdog Millionaire (Chris Dickens)
Müzikal-Komedi Filminde En İyi Kurgu: Wall-E (Stephen Schaffer)
Belgesel Filmde En İyi Kurgu: Man on Wire (Jinx Godfrey)
Kurgucuların televizyon dalındaki tercihleri ise 30 Rock, Breaking Bad, True Blood, Recount ve 24: Redemption oldu.

American Society of Cinematographers (Amerikan Görüntü Yönetmenleri Birliği) ise uzun metrajlı film dalında yine Slumdog Millionaire ve onun görüntü yönetmeni Anthony Dod Mantle’ı yılın en iyisi olarak gösterirken, televizyon dalındaki ödülleri de CSI ve Eleventh Hour yapımlarına gitti. Ayrıca The Dark Knight’ın yönetmeni Christopher Nolan’a da bu filmin girişini ve çeşitli sahnelerini IMAX kameralar ile çekme tercihinden dolayı bir özel ödül verildi.


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 322.406 hits
Eylül 2026
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.