Archive for the 'Haberler' Category



Gezici Festival’de Dünya Sineması

Gezici Festival, bir kez daha dünyanın önemli festivallerinde gösterilen ve ilgi çeken filmlerden oluşan Dünya Sineması seçkisini izleyicilerine sunmaya hazırlanıyor. Berlin, Cannes ve Rotterdam gibi önemli uluslararası festivallerden ödüllerle dönen filmlerden oluşan bu bölümde Şili’den Güney Kore’ye, Avusturya’dan Sırbistan’a, dünyanın farklı ülkelerinden filmleri izleme fırsatı bulacaksınız. Bu bölümdeki filmlerden Domuzların Kralı, Kaplanın Yılı, Onur Yürüyüşü, Orada Burada, Perşembeden Pazara ve Temizlikçi’nin Türkiye’deki ilk gösterimleri Gezici Festival’de gerçekleşecek.

Aşkın değişik yüzleri

Aşkın değişik, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman eğlenceli halleri, iki ödüllü filmle Dünya Sineması bölümünde yer alıyor. Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’ye üç yıl içinde ikinci Altın Palmiye ödülünü getiren ve Avusturya’nın 2013 Yabancı Film Oscar adayı olan Aşk, yaşlı bir çiftin tanımları zorlayan aşklarını anlatıyor. Jean-Louis Trintignant ve Emmanuelle Riva‘nın mükemmel oyunculuklarıyla sizi sarmalayacak bu başyapıtı uzun süre üzerinizden atamayacaksınız.

Berlin’de yönetmen Srđan Dragojević’e üç ödül kazandıran Onur Yürüyüşü, Sırbistan’da eşcinsellerin hayatta kalma çabalarını, eşcinsel ve homofobik karakterleri bir araya getirerek anlatıyor. Balkan ülkelerinde rekor izleyici çeken bu Sırbistan yapımı, komediden aldığı güçle homofobi ve Balkanlar’daki yaygın ırkçılığı ince bir şekilde sorguluyor.

Şili sinemasından örnekler

Gezici Festival, Güney Amerika sinemasından ödüllü filmleri izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Son dönem Şili sinemasındanüç örnekte, Şili’nin kültürel ve toplumsal açıdan Türkiye’yle şaşırtıcı benzerlikler gösterdiğini göreceksiniz. Sebastián Lelio’nun Locarno’da Jüri Ödülü alan Kaplanın Yılı, Şubat 2010’da Güney Şili depreminde yıkılan bir hapishaneden kaçan bir mahkumun harap olan yaşamını sorgulamasını anlatıyor. Lelio, filmi için “Kurmaca Sinema, gerçekliğin hakkını verecek mekanizmaları bulduğunda güçlü bir araç olabilir,” diyor.

Yönetmeni Pablo Larraín’e Cannes’da C.I.C.A.E. ödülünü kazandıran, Şili’nin 2013 Yabancı Film Oscar adayı No, 1988 yılında, Pinochet’nin baskıcı rejimi sırasında geçiyor. Gael García Bernal’in canlandırdığı reklamcı, muhalifler için hazırladığı bir kampanyayla sıra dışı bir özgürlük hareketine imza atıyor. Rotterdam, Granada ve New Horizons Film Festivalleri’nden ödüllerle dönen Perşembeden Pazara, dört günlük bir araba yolculuğuna çıkan bir ailenin dönüşümünü anlatıyor. Yönetmen Dominga Sotomayor, ilk uzun metrajlı filminde bir evliliğin çatlaklarına çocukların gözünden bakıyor.

Fantastik dünyaya yolculuklar

İnsanlığa ve dünyaya karşı umudun kaybolması, Dünya Sineması bölümünde bir canlandırma ve bir fantastik sinema örneğiyle izleyiciyle buluşacak. Cannes’da gösterilen, Güney Kore yapımı canlandırma Domuzların Kralı’nda iki lise arkadaşı 15 yıl sonra bir araya gelirler ve eski anılarla karanlık bir yolculuğa çıkarlar. Yönetmen Sang-ho Yeun, ilk uzun metrajlı filminde ayrımcılığın ve korku krallığının her yerde, her zaman karşımıza çıkabileceğini hatırlatıyor.

Cannes, Los Angeles, Seattle, Sydney ve Sundance Film Festivalleri’nden ödüllerle dönen Düşler Diyarı’nı izlerken, altı yaşındaki kahramanı Hushpuppy’nin peşine takılarak; bir yandan tanıdık, bir yandan fantastik bir dünyayaya tanık olacaksınız. Yönetmen Benh Zeitlin, ilk uzun metrajlı filminde Katrina felaketinden tufan efsanelerine uzanan ilham kaynaklarıyla sona yaklaşan bir dünya yaratıyor.

Güney Amerika’nın hüzünlü erkekleri

Dünya Sineması bölümündeki iki filmde, Güney Amerika’nın iki uzak köşesindeki iki adamın hüzünlü hikayelerini izleyeceksiniz. Perulu yönetmen Adrián Saba’nın ilk uzun metrajlı filmi Temizlikçi, bir salgın sırasında, ölümlerin gerçekleştiği mekanlarda temizlik yapan yalnız bir adam olan Eusebio’nin yedi yaşında bir çocukla sıra dışı arkadaşlığını anlatıyor.

Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül’ü kazanan ABD-İspanya ortak yapımı Orada Burada, ABD’de göçmen işçi olarak çalışan Pedro’nun Meksika’ya dönüşü sonrası yaşadıklarını anlatıyor. Antonio Méndez Esparza’nın yönettiği bu aile dramı, hayaller, hayal kırıklıkları ve geride bıraktıklarımız üzerine unutamayacağınız bir film.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında, geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Criterion Şubat 2013 Filmleri

DVD ve Blu-Ray koleksiyonu yapanların favori firmalarından Criterion, 2012’ün Şubat ayında piyasaya süreceği filmleri açıkladı. Yine koleksiyonumuza bir an önce katmak istediğimiz filmlerle karşı karşıyayız:

– 70 yaşında gelenlerin ölümü beklemek üzere bir dağa götürüldükleri Japonya’nın bir köyünde geçen bir hikayeyi anlatan Narayama Türküsü (Narayama bushiko / The Ballad of Narayama). Aslında daha çok Imamura’nın 1983 yapımı filmi bilinir ama Criterion’un listesindeki Keisuke Kinoshita’nın 1958 yapımı aynı adlı filmi. Aslında keşke iki filmi aynı sette görebilseydik.

– Dardenne kardeşlerin geçtiğimiz yıl sinemalarımızda izlediğimiz filmi Bisikletli Çocuk (Le Gamin au Vélo / The Kid With a Bike). Bu arada bu filmin Criterion’dan çıkan üçümcü Dardenne kardeşler filmi olduğunu düşünürsek yakında bir box-set bekleyebiliriz.

– Bu ayın filmleri arasında benim favorim olan bir Elia Kazan – Marlon Brando klasiği, Rıhtımlar Üzerinde (On the Waterfront). Üstelik 2 disklik bir Blu-Ray seti (ya da 3 disklik bir DVD seti) olarak piyasaya sürülüyor.

– Edgar Morin ve Jean Rouch’un 1961 yapımı belgeseli Chronique D’un Eté (Chronicle of a Summer).

– Criterion’un favori yönetmenlerindenKenji Mizoguchi’nin Sanshô Dayû (Sansho the Bailiff) filminin Blu-Ray versiyonu (DVD versiyonu 2007 yılında çıkmıştı).

Criterion’un kapakları da hep çok güzel olur. İşte Şubat 2013 filmlerinin kapakları:

Gezici Festival Düzeni Sorguluyor

Gezici Festival, iki uzun metraj ve iki kısa belgeselden oluşan Üretim Hatası bölümünde kurumsal iş hayatını, üretim sistemlerini, polisi, otoriteyi, genelde de Batı uygarlığının 21. yüzyılda geldiği noktayı sorgulayacak. Gezici Kitaplık’a bu yıl eklenecek kitap olan Devrim yahut Vasat: Üretim, Deneyim ve Teknoloji ise teknolojinin toplumsal deneyime ve yaratıcı endüstrilere etkisine bakarak, farklı görüşleri bir araya getirecek.

Üretim Hatası’nda çalışmak ya da çalışmamak

Yönetmen Carmen Losmann, ilk uzun metrajlı belgeseli Öğün, Çalış, Güven’de Batı hizmet toplumunun Orwell’in hayal ettiği karanlık bir geleceğe nasıl ilerlediğini, olayın kalbine inerek gösteriyor. Lossman, Almanya’nın büyük şirketlerindeki değişim ve insan yönetimi stratejilerini doğrudan yöneticilerin çalışma alanlarında izliyor. “Yetenek yönetimi”, “kültürel dönüşüm”, “güven temelli” gibi ilk başta çalışanın iyiliğine yönelik gibi gözüken kavramlar, film ilerledikçe çalışanın birer veriye dönüştüğü karanlık bir dünyayı açığa çıkarıyor.

Lossman çok çalışanlı büyük Batı kuruluşlarının işlevsizliğini kamerasıyla yakalarken, Rus yönetmen Andrey Gryazev otoritenin, dolayısıyla da bildiğimiz anlamda egemen sistemin işlevsizliğini sorguluyor. Gryazev, Yarın isimli belgeselinde bir tür politik performans yapan ve ünleri dünyaya yayılan sanat grubu Voina’nın düzen karşıtı eylemlerini ve eylemlerinin arkasındaki hayatlarını anlatıyor. “Polis ve güvenlik sistemi köküne kadar çürümüştür. Tek yapılacak, sistemi tersyüz etmektir,” diyor Voina’nın üyelerinden biri. Sistemi tersyüz edemeseler de, eylemlerinden birinde bir polis arabasını tersyüz etmeyi başarıyorlar.

Festival izleyicileri, Üretim Hatası bölümünde gösterilecek uzun metrajlı belgesellerin öncesinde birer kısa film izleme fırsatını da yakalayacaklar. Öğün, Çalış, Güven öncesi gösterilecek Makine Adam, 21. yüzyılda insanların hâlâ ağır fiziksel işlerde kullanılıyor olmasını Bangladeş’teki işçilere bakarak anlatacak. Yarın filminden önce gösterilecek Havai Fişekler’de ise 31 Aralık gecesi havai fişek gösterilerinin arasında bir grup ekolojistin Avrupa’nın en büyük çelik fabrikalarından birini nasıl havaya uçurduğunu izleyeceksiniz.

Gezici Kitaplık’a yeni bir kitap ekleniyor

Gezici Kitaplık, bu yıl festival okuyucularıyla buluşturacağı kitabında teknolojinin toplumsal deneyime ve yaratıcı endüstrilere etkisini sorgulayarak, farklı görüşleri bir araya getirecek. Editörlüğünü Tül Akbal Süalp ve Burçe Çelik’in üstlendikleri, Ankara Sinema Derneği ve Bağlam Yayınları işbirliğiyle yayımlanacak Devrim yahut Vasat: Üretim, Deneyim ve Teknoloji, Aralık ayından itibaren satışa sunulacak. Gezici Kitaplık’ın son eseri; Yeni diye adlandırılan teknoloji ne kadar yenidir? Teknoloji ve toplumsal deneyim arasındaki ilişki nedir? Sinema, medya, edebiyat, müzik gibi yaratıcı endüstrilerde tekniğin ve teknolojinin rolü nedir? gibi sorulara farklı isimlerin katkılarıyla cevaplar arayacak.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek 18. Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Larry Jordan Toplu Gösterimi, Kısalar ve Çocuk Filmleri

Gezici Festival, her yıl olduğu gibi Türkiye’de izleme fırsatı bulamadığımız sinemacıları festival izleyicisiyle tanıştırmaya devam ediyor. Gerçeküstü kolaj canlandırma filmleriyle tanınan Amerikalı sinemacı Larry Jordan, özel bir toplu gösterimle festivalin parçası olacak. ABD Büyükelçiliği katkılarıyla gerçekleşecek Larry Jordan toplu gösterimi ve artık gelenekselleşen Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri bölümlerindeki filmler ücretsiz olarak Ankara Alman Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

Büyülenmenin Ötesi: Larry Jordan

Canlandırma ve deneysel sinemanın öncülerinden Amerikan sinemacı Larry Jordan’ın bir uzun metrajlı ve sekiz kısa filmi Büyülenmenin Ötesi: Larry Jordan Toplu Gösterimi’nde festival izleyicisiyle buluşacak. 1950’lerden bu yana Kaliforniya Körfez Bölgesi’nde yaşayan ve çalışan Jordan, belirgin bir anlatıdan uzak duran, gerçeküstü kolaj canlandırma filmleri ve kendine özgü film tekniğiyle tanınıyor. Eserlerinde kullandığı iki boyutlu 19. yüzyıl imgelerini, müzik mantığıyla ve bilinçdışı sezgiyle bir araya getiren avangart sinemacı Jordan, her izleyicide farklı duygular uyandıran bir sinemaya imza atıyor.

Jordan’ın festivalde gösterilecek, tamamlanması beş yıl süren uzun metrajlı filmi Sophie’nin Yeri’nde tanıdık bir mekânın, Ayasofya’nın görüntüleriyle iç içe geçen, tamamı elle boyanmış binlerce kare izleyiciyi daha önce yaşamadığı görsel bir yolculuğa çıkaracak. Jordan’ın kısa filmlerinde ise ustanın gerçeküstü dünyasına biraz daha girerek, kıyamet üzerine bilinen imgelerin kontrollü bir halüsinasyona dönüşmesini, yörüngesel kafasıyla Yerküre Hanım’ı, yalnızca aynalardaki yansımalarında var olan bir adamı ve siyah boşluktaki figürlerin opera dinletisini izleyeceksiniz.

Kısa İyidir ve küçük izleyicilere Hollanda’dan canlandırmalar

Kısa İyidir bölümünde dünyanın çeşitli ülkelerinden festivale başvuran 1000’den fazla film arasından seçilen filmler festival izleyicisiyle buluşacak. Bu bölümde  Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Güney Kore, İngiltere, Rusya, Slovak Cumhuriyeti ve Türkiye’den kısa filmler izleme fırsatı bulacaksınız. Ütopik bir Fransız köyünün sakinleri, bir tramvayın kadın kondüktörü, homoseksüel türdeşlerinin arasında bir heteroseksüel flamingo, Berlin Geridönüşümcüleri, Buenos Aires’te büyükanne olmayı bekleyen bir kadın, azimli bir Hintli karınca, ilişkilerini film fragmanlarında yaşayan Anna ve Fred, bu bölümde izleyeceğiniz sıra dışı karakterlerden bazıları olacak.

Gezici Festival, Çocuk Filmleri: Hollanda bölümünde küçük izleyicilere Hollandalı yönetmenler Frodo Kuipers ve Arjan Wilschut’un canlandırmalarından oluşan bir seçki sunacak. Kuipers, karakter odaklı iki boyutlu el çizimi canlandırmalarıyla, Wilschut ise canlandırma ve çocuk kitaplarına çizdiği sıra dışı, eğlenceli karakterleriyle tanınıyor. Çocuklara yönelik eğlenceli bir Canlandırma Atölyesi de, Gezici Festival’in programında yer alıyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Savaşın Kalıntıları

Gezici Festival, bu yılki iki bölümünde savaşla büyüyen çocuklara ve 20. yüzyıl tarihinin karanlık yüzü faşizmin günümüzdeki kalıntılarına bakıyor. Savaşla Büyümek bölümünde Afrikalı bir çocuk askerin ve Irak’ta savaş sonrası yetim kalan çocukların yürek parçalayan hikayelerini izleyeceksiniz. Yönetmeni Peter Ohlendorf’un katılımıyla gerçekleşecek Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında filminin özel gösteriminde ise Neonazi kültürünün günümüzdeki yansımalarına tanık olacaksınız.

Savaşla Büyümek

Montrealli sinemacı Kim Nguyen, ilk gösterimi Berlin’de gerçekleşen Savaş Cadısı’nda Afrika’daki çocuk askerlere, 14 yaşında bir kız çocuğunun gözlerinden bakıyor. Komona yeni doğan çocuğuna nasıl asker olduğunu anlatırken, izleyici de 12 yaşında köyünden kaçırılan bu kız çocuğunun yürek parçalayıcı ve dokunaklı hikayesine tanık oluyor. Profesyonel bir oyuncu olmamasına karşın Berlin ve Tribeca’da En İyi Kadın Oyuncu ödülü alan Rachel Mwanza’nın canlandırdığı Komona, albino bir askerle kamptan kaçarak huzuru yakalamaya çalışıyor, geçmişin hayaletleri ise kendisini yalnız bırakmıyor. Film boyunca Rachel’in dış sesi olan Diane Uwamahoro’nun yumuşak anlatımı ve Nguyen’in hassas sinemasıyla Savaş Cadısı,ağır bir konuyu şiirsel bir yolculuğa dönüştürüyor.

Iraklı iki kardeş Atia ve Mohamed Jabarah Al Daradji’nin yönettikleri belgesel Annemin Kollarında, yakın ve tanıdık bir coğrafyaya daha önce görmediğimiz bir bakış açısıyla, yine çocukların gözünden bakıyor. Film, Bağdat’ın en tehlikeli mahallesindeki bir yetimhanede çocukların sergiledikleri tiyatro oyunuyla aynı adı taşıyor. Jabarah Al Daradji Kardeşler’in kamerası bu yetimhanede yaşayan savaştan zarar görmüş 32 çocuğu ve yetimhaneyi kuran Huşam’ı takip ediyor. Huşam’ın hem kendinin, hem de çocukların umudunu ayakta tutma çabası, ev sahibinin yetimhaneyi boşaltmaları gerektiğini söylemesiyle çaresiz bir arayışa dönüşüyor.

Özel Gösterim: Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında

“Nasyonal sosyalizmden yeteri kadar bir şeyler öğrenmedik mi?” diye soruyor Alman belgeselci Peter Ohlendorf tüyler ürpertici filmi Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında’nın ilk sahnelerinde. Ohlendorf, yedi yıl boyunca Avrupa’nın çeşitli şehirlerindeki Neonazi konserlerinde gizli çekim yapan bir gazetecinin adımlarını yeniden izliyor ve konser mekanlarıyla çekim kayıtlarını bu belgeselde bir araya getiriyor.

Ölüm tehditlerinden dolayı Thomas Kuban adını kullanan gazeteci, çekim yaptığı 40 konser sonrasında 21. yüzyıl Avrupası’yla ilgili korkutucu bir gerçeği ortaya çıkarıyor. Ohlendorf ve Kuban, Almanya’dan İtalya ve Macaristan’a, gençler arasında hızla büyüyen Neonazi kültürünün, özellikle de gizli rock konserleriyle yayıldığını gösteriyor. Peter Ohlendorf Gezici Festival’in konuğu olarak, Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında’nın Ankara gösteriminde izleyicilerle buluşacak. Uzun süre yapımcı bulunamadığı için tamamlanamayan film, sekiz Türk ve bir Yunanlının öldürüldüğü ‘Dönerci Cinayetleri’ kısman  aydınlatılıp, üstüne bu cinayetleri işleyen Neonazilerden Alman polisinin haberdar olduğu anlaşılınca birden çok güncel bir konuma geldi.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek 18. Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival 18. Yolculuğuna Hazırlanıyor

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 18. yolculuğuna hazırlanıyor. 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl coşkulu bir şekilde festivale ev sahipliği yapan Sinop’a konuk olacak.

Gezici Festival, bir kez daha dünyanın önemli festivallerinde gösterilen ve ilgi çeken filmlerden oluşan bir Dünya Sineması seçkisini izleyicilerine sunmaya hazırlanıyor. Cannes, Berlin, Locarno, Rotterdam gibi önemli uluslararası festivallerde ödül alan filmler bu bölümde izleyicilerle buluşacak. Ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen Türkiye Sineması 2012 bölümünde yer alan filmlerin yönetmen ve oyuncuları festivalde yapılacak galalarda izleyicilerle bir araya gelecek.

Festivalin özel gösterimleri modern dünyanın değişmeyen krizlerine çarpıcı bir şekilde bakacak. Artık gelenekselleşen Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri bölümleriyle beraber, sürpriz toplu gösterimler ve küçük izleyiciler için bir çalışma atölyesi de Gezici Festival programının parçası olacak. Gösterimler Ankara’da Kızılay Büyülü Fener Sineması ve Alman Kültür Merkezi’nde, Sinop’ta ise şehrin tek sineması olan Deniz Sineması’nda gerçekleşecek.

Gezici Kitaplık, bu yıl festival okuyucularıyla buluşturacağı kitabında teknoloji ve sinema ilişkisini sorgulayarak, farklı görüşleri bir araya getirecek. Editörlüğünü Tül Akbal Süalp’in üstlendiği, Ankara Sinema Derneği ve Bağlam Yayınları işbirliğiyle yayımlanacak kitap, Aralık ayından itibaren satışa sunulacak.

İlk yılından beri Gezici Festival’i yalnız bırakmayan ve her yıl festivale birbirinden özgün ve eğlenceli afişler sunan Behiç Ak, bu yıl da hazırladığı afişle Gezici Festival’in parçası olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

ODTÜ Film Festivali 12 1/2 Başlıyor

ODTÜ Sinema Topluluğu tarafından düzenlenen ODTÜ Film Festivali bugün (29 Ekim 2012) başlıyor. Mimarlık Amfisi ve Fizik U-3 Amfisinde düzenlenecek olan gösterimler 2 Kasım’a kadar sürecek. Gösterim programında pek çok kısa film olduğu gibi Lal Gece filminin gösterimi ve yönetmeni Reis Çelik ile söyleşi, Yurt filminin gösterimi ve yönetmeni Muzaffer Özdemir ile söyleşi gibi etkinlikler de yer alıyor. Bunun dışında çeşitli atölyeler, sunumlar ve film analizleri de düzenlenmiş.

Tüm gösterimlerin ücretsiz olduğu festival ile ayrıntılı bilgilere ve son gelişmelere festivalin Facebook sayfasından ulaşılabilir.

49. Antalya Altın Portakal Film Festivali Başlıyor

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bugün yapılacak açılış töreni ile başlıyor. Açılış töreninde Türkan Şoray’a sanatta sosyal sorumluluk ödülü verilecek. Ayrıca yönetmen Duygu Sağıroğlu, yapımcı Necip Sarıcı ve oyuncular Güler Ökten, Salih Güney ve Meral Zeren’e de yaşam boyu onur ödülü verilecek.

Bu yılki ana teması “Mizah, Muhalefet ve Demokrasi” olarak belirlenen festival, 12 Ekim 2012 tarihine kadar devam edecek.

Festivalin en önemli bölümlerinden biri her yıl olduğu gibi Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması. Bu bölümde yarışmaya katılacak filmler şunlar:

  • Çağatay Tosun’un yönettiği “Derin Düşünce”
  • Ahmet Sönmez’in yönettiği “Elveda Katya”
  • Dilek Keser, Ulaş Güneş Kacargil’in yönettiği “Evdeki Yabancılar”
  • Hüseyin Tabak’ın yönettiği “Güzelliğin On Par’ Etmez”
  • Ersin Kana’nın yönettiği “Hile Yolu”
  • Ali Aydın’ın yönettiği “Küf”
  • Rezzan Tanyeli’nin yönettiği “Pazarları Hiç Sevmem”
  • Ali Adnan Özgür’ün yönettiği “Toprağın Çocukları”
  • Tunç Okan’ın yönettiği “Umut Üzümleri”
  • Erdem Tepegöz’ün yönettiği “Zerre”

Ayrıca ulusal kısa metraj ve belgesel film yarışmaları dışında uluslararası uzun metraj film yarışması da festivalin diğer yarışmalı bölümleri. Altın Portakal’ın diğer bölümlerinin ana başlıkları ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Öteki Ses
  • Savaşa Karşı
  • Kahkahanın Zaferi
  • Ustaların Gözünden
  • Özel Gösterimler
  • Yıldızlı Geceler
  • Anısına

Son bir kaç yılda olduğu gibi Sinema Manyakları olarak Altın Portakal’ı yerinde takip edeceğiz ve festival ile ilgili izlenimlerimizi de buradan paylaşıyor olacağız. Antalya’daki tüm sinemaseverlere şimdiden iyi seyirler.


Türkiye Kısaları Sitges Film Festivali’nde

Dünyanın en eski ve ünlü fantastik film festivali Sitges Fantastik Film Festivali (Festival Internacional de Cinema Fantàstic de Catalunya) Türkiye Kısa Film Seçkisi’ni ağırlamaya hazırlanıyor.

puruli kültür sanat tarafından hazırlanan, fantastik, bilimkurgu ve korku/gerilim türündeki kısa filmleri içeren seçkide beş film yer alıyor: Bir Anadolu efsanesinden uyarlanan canlandırma Alageyik Efsanesi (Alican Meydan, 2010), şeytanın insanoğlunu baştan çıkarışına dair fantastik öykü Elmanın Laneti (H. Doğan Ercan, 2010), en mahrem anıların bile kontrol edildiği post apokaliptik bir dünyayı tasvir eden Gelecekten Anılar (Hüseyin Mert Erverdi, 2010), eski bir hatıranın gün ışığına çıktığı tekinsiz bir sohbete kamerasını çeviren Microcassette Recorder (Dünay Kılıç, 2010) ve insanların sanal gerçeklikte sanal deneyimler yaşayabildikleri distopik bir gelecekte geçen Perspective (Mehmet Can Koçak, 2011). Seçki 5 Ekim 2012 Cuma günü gösterilecek.

“Dünyanın sonu”na doğru

4-14 Ekim 2012 tarihleri arasında İspanya’nın Sitges kasabasında 45. kez düzenlenecek olan festivalin bu seneki teması “Dünyanın Sonu”. Tema, Maya kehanetlerine göre 2012 yılı dünyanın sonuna işaret ettiği için seçilmiş.

Kıyametten kaçış yok. Ünlü olsanız bile…

Bu sene Kim Ki-Duk, David Cronenberg, Takeshi Kitano, Alain Resnais, Takashi Miike gibi yönetmenlerin son filmlerini seyirciyle buluşturacak olan Sitges Fantastik Film Festivali’nin onur konuğu Quentin Tarantino. Tarantino ile birlikte Neil Jordan, Elijah Wood ve Eli Roth gibi isimler de festivali ziyaret edecek.

Seçki ve festival hakkında daha fazla bilgi için:

http://sitgesfilmfestival.com/eng/brigadoon

3. Çağdaş İtalyan Filmleri Haftası Başladı

Ankara İtalyan Kültür Merkezi ve Çankaya Belediyesi’nin katkıları ile düzenlenen 3. Çağdaş İtalyan Filmleri Haftası, dün (1 Ekim 2012) yapılan açılış töreni ve Ferzan Özpetek’in Serseri Mayınlar filminin gösterimi ile başladı. 5 Ekim’e kadar sürecek olan etkinlikte yakın döneme ait 7 İtalyan filmi gösterilecek. Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapılacak olan gösterimlerin programı şu şekilde (filmlerin adlarının üzerine tıklayarak IMDB sayfalarına erişilebilir):

2 Ekim 2012 Salı
16:00 – Sakin Ol (Scialla!)
18:00 – Gianni ve Kadınlar (Gianni e le Donne)
19:45 – Esaretten Kaçış (A Cavallo Della Tigre)

3 Ekim 2012 Çarşamba
16:00 – İş Adamı (L’industriale)
18:00 – Ne İşim Var Benim Burada! (Ma Che Ci Faccio Qui!)
19:45 – Kriptonit (La Kryptonite Nella Borsa)

4 Ekim 2012 Perşembe
16:00 – Esaretten Kaçış (A Cavallo Della Tigre)
18:00 – İş Adamı (L’industriale)
19:45 – Sakin Ol (Scialla!)

5 Ekim 2012 Cuma
16:00 – Kriptonit (La Kryptonite Nella Borsa)
18:00 – Gianni ve Kadınlar (Gianni e le Donne)
19:45 – Ne İşim Var Benim Burada! (Ma Che Ci Faccio Qui!)

Bu arada her ne kadar sinema ile doğrudan ilgili olmasa da aynı tarihlerde Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Uçan Süpürge ekibinin düzenlediği bir sergi olduğunu da belirtelim. Kim Gitti / Geride Ne Kaldı? başlıklı sergide 40 kadın sanatçı göç olgusu ve bunun kadınlık deneyimlerine olumlu/olumsuz etkileri konusundaki çalışmalarını sergiliyorlar. İtalyan filmlerini izlemeye giden sinemaseverler bu sergiyi gezmeyi de ihmal etmesin.


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 320.709 hits
Mayıs 2026
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.