!f Ankara’da Hangi Filmleri Seçelim – 2015 / Bölüm 2

!f Ankara için ilk önerilerimi ön satış döneminde yapmış ve hafta sonu önerileri için pek yakında demiştim. Çok yakın olmadı ama sözümü tutarak bugün için önerilerimi yapayım ve kendi izleyeceklerimi de ekleyeyim. Bazı filmlerin biletleri bitmiş durumda ama yine de izlenebilecek filmler mevcut.

28 Şubat Cumartesi:

12:30 – Burroughs: The Movie / Burroughs
13:00 – Norviyia / Norveç

Hafta sonunun bu ilk seansında bir şekilde 80’ler ile ilgili iki film var. Bir tez çalışması olarak başlayan ama sonradan kapsamı genişleyen Burroughs, adı üzerinde bu önemli kişilik üzerine bir belgesel. Yazarın yakın çevresi ile yapılan söyleşilere yer veren film 80’lerde ortadan kaybolmuş ve geçen sene tekrar bulunmuş ve festivallerde gösterilmeye başlamış. Hakkında da gayet iyi yorumlar var. Özellikle yazarı sevenler mutlaka izlemeli.

Norveç ise 2014 yapımı bir film ama o da 80’lerde Yunanistan’da geçiyor. Üstelik ana kahramanımız dans etmeyi bırakırsa ölecek olan bir vampir. Fragmandan anlaşıldığı kadarıyla filmde 8o’lerin müziklerini, neon ışıklarını, daha da önemlisi atmosferini yansıtan bir film. Türü çok sevmeyenler, İran vampirinin arkasından Yunan vampirini fazla bulabilirler ama benim ilgimi çeken bir film oldu doğrusu. Burroughs da hakkında epey bilgimiz olan bir isim olunca bu kez vampir diyorum kendi adıma.

—————————-

15:00 – The Midnight Swim / Gece Yarısı Dalışı
15:30 – Anadolu Break

The Midnight Swim / Gece Yarısı Dalışı

Bu seansta yine iki farklı türde filmle karşı karşıyayız. Gece Yarısı Dalışı buluntu film formatını kullanarak yapılmış bir korku/gerilim filmi ama bu tanımı yapınca akla gelebilecek Paranormal Activity tarzı filmlerden çok farklı bir yerde durduğu anlaşılıyor. Daha çok psikolojik gerilim tanımı kullanılabilecek bir film. Gayet de iyi eleştiriler almış. Anadolu Break ise ilginç bir belgesel. Brezilyalı, Amerikalı ve Türk üç dansçının Anadolu’daki dansları keşfetmek üzere çıktığı bir yolculuğu anlatan film özellikle Anadolu’daki farklı kültürlere ilgi duyanların dikkatini çekebilir. Ancak film hakkında çok ön bilgimiz olmadığını eklemeliyiz. Benim seçimim Gece Yarısı Dalışı.

—————————-

17:00 – Luna
17:30 – Cavalo Dinheiro / At Parası

İşte iki film arasında seçim yapmakta en zorlandığım filmlerden biri. Luna, özellikle Sandman için yaptığı kapaklarla tanıdığımız Dave McKean’ın yönetmen olarak yeni filmi. Yönetmenin ilk filmi MirrorMask, görsel açıdan çok başarılı ama hikâye akışı açısından sorunlu bir filmdi. Luna için yönetmen açısından ileri bir adım olduğu söylense de benzer yorumlar yapılmış. Ama MirrorMask o görselliği ile en az bir kez izlenmeyi hak ediyordu. Luna’nın belli yerlerini sevmesek bile aynı cümleyi kurabileceğimizi düşünüyorum.

At Parası ise Pedro Costa’nın yeni filmi. Pedro Costa adı size çok fazla bir şey ifade etmiyor olabilir ama Portekiz sinemasında göçmenleri konu ederek çektiği sıradışı belgeseller ile ayrı bir yer edinmiş bir yönetmen. Filmleri uzun ve statik çekimleri ile izleyiciden belli bir sabır istiyor ama sabrın hakkını da veriyor. Costa’nın bir filmini sinemada izlemek gerçekten iyi olur ama bu tarz filmler size çekici gelmiyorsa Luna daha iyi bir seçim olacak.

Kendi adıma çok farklı tarzlarda iki film olsa da her ikisi de ilgimi çeken türlerde filmler. Uzun süre iki film arasından gidip geldikten sonra sinema perdesinin daha fazla artı katacağını düşünerek Luna’yı tercih ettiğimi söyleyebilirim.

Bu arada yine bu seans için At Parası’nın seçilmesi durumunda sonraki seansta God Help The Girl’e yetişmenin mümkün olmadığını not olarak düşelim.

—————————-

19:00 – God Help The Girl
19:30 – Appropriate Behavior / Makul Davranış

Bir önceki seansta seyirciyi zorlayacak iki film arasında seçin yaptıktan sonra bu kez daha eğlenceli iki film var karşımızda. God Help The Girl, Belle & Sebastian grubunun kurucularından Stuart Murdoch’un yazıp yönettiği bir müzikal (bu arada bu yıl !f programında, en azından Ankara için seçilen filmlerde müzikal nitelikli filmlerin epeyce fazla olduğunu söylemeli). Emily Browning’in canlandırdığı psikolojik problemleri olan bir kızın kurduğu bir müzik grubunu konu eden film için beklendiği üzere müziklerin çok başarılı olduğu ama senaryoda sıkıntılar olduğu yönünde yorumlar var genellikle.

Makul Davranış ise başarılı bir Amerikan bağımsızı izlenimi veriyor. Desiree Akhavan’ın yazıp yönettiği bu film Brooklyn’de yaşayan bir kadının hayatına göz atıyor. Bu kadının tıpkı yönetmen Desiree Akhavan gibi İran asıllı biseksüel bir kadın olması filmi ilgi çekici hale getiriyor. Belli ki otobiyografik ögeleri de yoğun bir film. Bu seans için benim seçimim gayet iyi eleştiriler alan bu film oldu ama müzikal sevenler ya da Belle & Sebastian hayranları diğer alternatifi seçebilirler.

—————————-

21:30 – The Last Five Years / Son Beş Yıl
22:00 – Ich seh, Ich seh / Goodnight Mommy

Ich seh, Ich seh / Goodnight Mommy

Öncelikle henüz öğrenmemiş olanlar varsa programda 22:00 senasında gözüken Sürpriz Film’in Goodnight Mommy olduğunu belirtelim. Ne de olsa İstanbul’da gösterildiği için artık sürpriz değil. Bu durumda bu seans için karşımızda bir müzikal ve bir korku filmi olduğunu görüyoruz. Esasen Goodnight Mommy daha iyi eleştiriler almış bir film ve izlenmeyi hak ediyor. Bunun yanında Son Beş Yıl orta karar bir müzikal olarak gözüküyor. Hangi film daha iyi diye soranlara Goodnight Mommy demeliyim ancak kişisel olarak müzikal de sevdiğim bir tür ve kötü olsa da bir müzikalin seyredilmesi gereken yer sinema salonu diye düşünüyorum. Başrolde Anna Kendrick gibi sevdiğim bir oyuncu olunca, bir önceki seansta da tercihimi müzikalden yana kullanmayınca bu kez müzikal diyerek Son Beş Yıl’ı tercih ediyorum.

Bu arada her iki filmin de Türkiye dağıtımcısının olduğunu, hatta gösterim tarihlerinin de belli olduğunu eklemeden geçmeyelim.

—————————-

00:00 – Tokyo Tribe / Tokyo Çetesi

!f Ankara’nın gece yarısı filmi Tokyo Çetesi. Geçtiğimiz yıllarda sıklıkla karşımıza çıktığı gibi yine bir Uzakdoğu filmi var karşımızda. Hatta yönetmen koltuğunda da yine daha önce !f’de gece yarısı sinema kuşaklarında filmlerini izlediğimiz Shion Sono var. Yönetmen bu kez bir manga uyarlaması ile karşımızda. Birbirleri ile savaşa Tokyo çeteleri hikayesi çok bildik gibi gözüküyor ama yönetmen işim içine hip-hop müziğine de katarak farklı bir film çıkarmış gibi gözüküyor. Karşısında başka film olmadığına göre ben çılgın Uzakdoğu filmleri seviyorum, hip-hop müziğinden de hoşlanıyorum, o saatte pek de uykum olmaz diyenlere. Ben günün altıncı filmi olarak biraz uyuklamayı göze alarak gideceğimi söylemeliyim.

Reklamlar

0 Responses to “!f Ankara’da Hangi Filmleri Seçelim – 2015 / Bölüm 2”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




Sinema Manyakları Gezici Festivali'i destekliyor

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 251,041 hits
Şubat 2015
P S Ç P C C P
« Oca   Mar »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: