Posts Tagged 'Gezici Festival'



Gezici Festival 2012 İzlenimleri – 1. Gün: Siirt’in Sırrı, Orada Burada, Şimdiki Zaman, Nashville

Siirt’in Sırrı:

Siirt'in Sırrı

Siirt’li 9 çocuklu bir aileden çıkan ve genç yaşında Avrupa Şampiyonu olan güreşçi bir kızı anlatan İnan Temelkuran ve Kristen Stevens’ın belgeseli Siirt’in Sırrı başarılı bir yapım. Konu iyi yakalanmış bir defa. Maddi durumu iyi olmayan ailelerin hem kendileri hem de çocukları için çıkışı çocuklarının spordaki başarılarında aramaları dünyanın pek çok yerinde ortak bir konu. Biraz daha bize özel bir konu olarak muhafazakar ailelerin güreş gibi bedene dayanan bir sporu yapmaları için kız çocuklarına izin vermeleri işin ayrı bir boyutu. Filmde bunlar iyi işlenmiş. Belki bölgenin politik altyapısının etkisi daha çok vurgulanabilirdi ama belli ki tercih edilmemiş.

Filmin en büyük şansı ise konunun temelini oluşturan güreşçi kızımız Evin Demirhan. Evin nasıl seçilmiş bilmiyorum (keşke İnan Temelkuran konuk olarak gelseydi de sorabilseydik) ama çok iyi bir seçim olmuş. Spordaki başarısı ayrı bir konu ama kamera karşısında çok rahat olması ve duygularını ifade etmekten kaçınmayışı filmin lehine olmuş. Filmin İngilizce adı olan Know My Name‘den yola çıkarak umalım ki gelecekte tüm Türkiye’nin hatta dünyanın tanıdığı bir isim olsun Evin.

Orada Burada:

Orada Burada

Orada Burada derdini gayet sessiz sakin ama etkili biçimde anlatan bir film. Film, ailesini uzun süre yalnız bırakmış olan Pedro’nun Amerika’da çalıştıktan sonra Meksika’ya dönüşünü anlatıyor. İki kızı ve eşi ile yaşayan amatör müzisyen Pedro dönüşünde bir grup kurmak istiyor ama türlü zorluklarla karşılaşıyor. Gitmek mi zor kalmak mı ikilemi arasında kalan karakterini iyi yansıtan film festivalin fazla adı duyulan filmlerinden değildi ama tavsiye edilir. Bu arada filmin sonunda karakterlerin isimleri ile oyuncuların isimlerinin aynı olduğunu gördük. Büyük ihtimalle film karakterlerin yaşadıklarından yola çıkarak kurulmuş bir yapım.

Şimdiki Zaman:

Şimdiki Zaman

Amerika’ya gitme hayaliyle para biriktiren ve bu süreçte boşaltılmakta olan bir apartmanda oturan ve bir kafede falcılık yapan bir genç bir kadının hikayesini anlatan Şimdiki Zaman konusundaki düşüncelerim karışık. Aslında hikayesini ve oyunculuklarını beğendim. Sadece ana karakterin değil, kendine öyle ya da böyle bir çıkış arayan diğer karakterlerin hikayeleri da başarılı. Ama filmi izlerken sürekli daha iyi olabilirmiş hissi vardı. Mesela kızın bazen fal bakarken kendi dertlerini anlatması çok belirgin verilmişti. Halbuki daha alttan alttan verilse daha iyi olurdu sanki. Bir de masada bayılma sahnesi örneğin, çok anlamlı gelmedi. Ayrıca hikayede bazı noktalar çok belirsiz kalmış. Bunun bilinçli olarak yapıldığı da belli aslında, yoksa eğer istense geçmişte neler olduğunu anlatmak çok zor olmazdı. Yine de hikayedeki boşlukları doldurmak için biraz daha detay verilse fena olmazdı.

Yine de bu yılın kadın yönetmen ve güçlü kadın karakterlerin öne çıktığı bir yıl olma özelliği devam ediyor. Yeşim Ustaoğlu, Pelin Esmer ve Belmin Söylemez arka arkaya iyi filmlerle geldiler. Zerre‘den de güçlü bir kadın karakter daha geliyor.

Nashville:

Nashville

Nashville için çok fazla bir şey demeye gerek yok, bir klasik zaten. Bir başkanlık kampanyası sırasında hem bu kampanya ile ilgili kişilerin hem de Nashville’de kimi çok ünlü, kimi şöhretin peşinde pek çok müzisyenin hikayelerini bir araya getiren bu film, Robert Altman’ı bir kez daha özlemle anmamıza vesile oldu. Bu filmi sinema perdesinde izleme fırsatını verdikleri için Gezici Festival ve Tuncel Kurtiz’e teşekkürler.

Filmde Altman’ın tüm özelliklerini görmek mümkün. Çok kalabalık bir oyuncu kadrosu, birbirine hafiften dokunan hikayeler, üzerinde özenle çalışılmış bir ses bandı gibi. Bu kadar çok hikaye içinde kaybolmadan çıkmak (filmin 25 ana karakteri olduğu söyleniyor) ancak Altman gibi bir ismin altından kalkabileceği bir iş. Bu arada yıllar önce seyrettiğim için unutmuşum, Keith Carradine’da ne cevherler varmış (filmi izlemeyenler için bakınız aşağıdaki video – ki filmin en iyi sahnelerinden biri aynı zamanda). Bu arada coutry müzik sevenlerin filmden alacağı keyfin katlanacağını söyleyelim.

Gezici Festival’de Bugün: 30 Kasım Cuma

Gezici Festival boyunca Sinema Manyakları’nda düzenli olarak festival tarafından bize iletilen basın bültenleri aracılığı ile o günün programını paylaşacağız. Festivalin Ankara ayağında izleyeceğim filmler hakkındaki görüşlerimi ise festival izlenimleri başlığı altında ayrıca paylaşacağım (yetiştirebilirsem bunu da her günün ardından yapmaya çalışacağım). Buyrun ilk günün programına:

Gezici Festival - 30 Kasım Cuma

kızılay büyülü fener sineması – salon 1

12.15 all that jazz bob fosse

Tuncel Kurtiz’in sunumuyla

abd, 1979, 35mm, 123’, ingilizce; türkçe altyazılı

ödüller En İyi Kurgu, En İyi Müzik, En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Kostüm Oscar • Altın Palmiye Cannes • En İyi Kurgu Amerika Sinema Kurgucuları • En İyi Görüntü, En İyi Kurgu BAFTA Ödülleri • Avrupa Dışından Gelen En İyi Film Bodil Ödülleri

Yönetmeninin yarı otobiyografik özelliklerini taşıyan ama anlattıklarıyla izleyicisinin hayatla hesaplaşmasına yardımcı olan çok az film vardır. All That Jazz bunu başarabilen üç beş filmden biridir. Fosse’un başyapıtı, şov dünyasının samimiyetsizliğine vurgu yaparken yaratıcının kaybolmuşluğunun, yanlızlığının nasıl da mümkün olabileceğini gözler önüne serer. –Burak Göral

14.30 siirt’in sırrı inan temelkuran, kristen stevens

türkiye, 2012, hdcam, 89’, türkçe; ingilizce altyazılı

ödüller Jüri Özel Ödülü, Jüri Özendirme Ödülü, En İyi Kurgu Adana • En İyi Belgesel Antalya

Güreşerek kazandığı parayla 13 kişilik ailesine destek olan genç Kürt kızı Evin Türkiye şampiyonudur. Kendi küçük kentinde bir kız olarak tek başına gidip ekmek alması mümkün değilken, dünya arenasında kendi yaratacağı geleceğe ulaşabilmesi için bir maçı kazanması yeterlidir.

16.30 orada burada antonio méndez esparza

ispanya, abd, meksika, 2012, hdcam, 110’, ispanyolca; türkçe ve ingilizce altyazılı

ödüller Nespresso Büyük Ödülü Cannes • Özgürlük Ruhu Ödülü Kudüs • En İyi Film, En İyi Yönetmen Mumbai • Altın Kurt Ödülü Montreal • Özel Mansiyon Afi Fest • En İyi Yönetmen Selanik

Meksika’daki köyüne geri dönen bir ‘illegal’ göçmen işçinin karşılaştığı sorunlara ve hem Bush hem de Obama yönetimlerinin göçmen karşıtlığının zalimliğine ilişkin abartısız fakat etkili bir çalışma.

18.45 zerre erdem tepegöz

Yönetmen Erdem Tepegöz ve yapımcı Kağan Daldal’ın katılımıyla

türkiye, 2012, hdcam, 80’, türkçe; ingilizce altyazılı

ödüller En İyi İlk Film, En İyi Yönetmen, En İyi Sanat Yönetmeni, Siyad En İyi Film Ödülü Antalya • En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Kurgu Malatya

Zerre sinemamızda uzun zamandır duymadığımız bir sesi yeniden duyurdu. İşçi sınıfından bireylerin hikâyeleri pek anlatılmıyor… Zerre başarılı görüntü ve sanat yönetimi, iyi oyunculuğu ve Dardenne Kardeşleri hatırlatan gerçekçiliğiyle sinemamızda eksikliğini hissettiğimiz yeni bir nefes. Erdem Tepegöz’ün yeni filmlerini merakla bekleyeceğiz. –Cüneyt Cebenoyan

21.15 küf ali aydın

türkiye, almanya, 2012, hdcam, 94’, türkçe; ingilizce altyazılı

ödüller Geleceğin Aslanı Venedik • E n İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü Antalya • Gümüş İskender Selanik

Küf son derece politik bir öykü anlatmasına rağmen, politik bir film olarak tanımlanabilecek bir film değil. Daha çok acı, suçluluk duygusu ve başkasının acısına duyarsızlık üzerine bir film diyebilirim. Ali Aydın sinemamız için müthiş bir kazanç. –Cüneyt Cebenoyan

kızılay büyülü fener sineması – salon 3

19.00 şimdiki zaman belmin söylemez

türkiye, 2012, dcp, 110’, türkçe; ingilizce altyazılı

ödüller En İyi Kadın Oyuncu İstanbul • Yılmaz Güney Ödülü, Film Yön Jürisi Özel Ödülü, Siyad En İyi Film Ödülü Adana

‘Bir kadın hikâyesi’ anlatan Belmin Söylemez, kaybolmuş bir ruhun kendini yeniden tanımlamaya çalışması diye yorumlayabileceğimiz yapısıyla bizi etkilemeyi başaran filmiyle hedefine ulaşırken, yarattığı atmosfere ilk andan finale kadar sadık kalıyor. Hikâyesini ‘fal’ yardımıyla dillendiren Söylemez, başkalarının fincanlarında kendi falına bakan genç bir kadının dünyasına sokuyor bizi. –Murat Özer

21.00 nashville robert altman

abd, 1975, dcp, 159’, ingilizce; türkçe altyazılı

ödüller En İyi Müzik Oscar • En İyi Film Müziği BAFTA • Avrupa Dışından Gelen En İyi Film Bodil Ödülleri En İyi Yönetmen Cartagena • En İyi Yabancı Film David di Donatello • En İyi Özgün Şarkı Altın Küre • En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Kansas City Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri • En İyi Senaryo Los Angeles Film Eleştirmenleri Derneği Ödülleri • En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Amerikan Ulusal Eleştirmenler Birliği • En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Amerikan Ulusal Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri • En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu New York Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri

Nashville Robert Altman’ın sinemadaki zaferi ve 1970’lerde yapılan en iyi filmlerden biri. Robert Altman’ın şaşırtıcı bir taşlama olan bu başyapıtı, Amerika’nın politik manzarası hakkında farklı şeyler söylüyor.. Bunu yaparken de büyüleyici bir teknik başarıya ulaşıyor ve pop kültürü içindeki, seks, para, şöhret ve güç peşinde koşan insanların çok başarılı karakter incelemelerini gerçekleştiriyor.

Gezici Festival 18. Yolculuğuna Başlıyor

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek 18. Gezici Festival, 11 günlük yolculuğuna 30 Kasım’da başlıyor. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak. Festivalde, 27 ülkeden 29 uzun ve 36 kısa olmak üzere toplam 65 film gösterilecek.

Türkiye Sineması’ndan yönetmenlerle buluşma

Ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen Türkiye Sineması 2012 bölümünde yer alan filmlerin yönetmenleri festivalde yapılacak galalarda izleyicilerle bir araya gelecek. Gezici Festival’in ilk konuğu 30 Kasım’da, Antalya’da En İyi İlk Film ve En İyi Yönetmen de dahil dört ödül kazanan Zerre filminin senarist ve yönetmeni Erdem Tepegöz ve yapımcısı Kağan Daldal olacak.

1 Aralık’ta, Berlin’de Kristal Ayı kazanan Lal Gece filminin gösterimi sonrası yönetmeni Reis Çelik; Altın Koza’dan En İyi Film ve Senaryo ödülleriyle dönen Babamın Sesi’nin gösterimindensonra da filmin senarist ve yönetmenlerinden Orhan Eskiköy izleyicilerle buluşacak.

Gezici Festival, 2 Aralık’ta, Venedik Film Festivali’nde Geleceğin Aslanı ödülünü alan Küf’ün yönetmeni Ali Aydın’ı, 3 Aralık’ta Adana, Abu Dabi ve Tokyo’dan ödüllerle dönen Araf’ın senarist ve yönetmeni Yeşim Ustaoğlu’nu konuk edecek. 4 Aralık’ta ise Anadolu’yu ve doğanın döngüsünü şiirsel bir dille anlatan Devir filminin gösterimi sonrası yönetmen Derviş Zaim izleyicilerle buluşacak.

Zeki Demirkubuz, son filmi Yeraltı’nın 5 ve 6 Aralık’taki gösterimlerinden sonra izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. Festivalin Ankara’daki son gününde ise, İstanbul ve Adana’da ödüller alan Şimdiki Zaman filminin yönetmeni ve senaristi Belmin Söylemez ile senaryo yazarı ve yapımcısı Haşmet Topaloğlu festival izleyicisiyle bir araya gelecek.

Özel konuklar: Tuncel Kurtiz ve Peter Ohlendorf

Gezici Festival bu yıl Tuncel Kurtiz’in ‘Bir Daha, Bir Daha’ İzlediği Filmler başlığı altında Avrupa ve Amerika sinemasından klasikleri, Türkiye Sineması’nın bu usta isminin gösterim öncesi sunumlarıyla izleyicilerle buluşturacak. Kurtiz, 30 Kasım Cuma günü Bob Fosse’un yönettiği müzikal All That Jazz ve Robert Altman imzalı Nashville, 1 Aralık’ta İsviçreli yönetmen Alain Tanner ve İngiliz yazar John Berger’i bir araya getiren 2000 Yılında 25 Yaşında Olacak Jonas ve Luchino Visconti’nin yönettiği Leopar, 2 Aralık’ta ise All That Jazz ve Elio Petri’nin Her Türlü Kuşkunun Ötesinde Bir Yurttaş Hakkında Soruşturma adlı filmlerini sunacak.

Alman belgeselci Peter Ohlendorf, yedi yıl boyunca Avrupa’nın çeşitli şehirlerindeki Neonazi konserlerinde gizli çekim yapan bir gazetecinin adımlarını yeniden izlediği ve konser mekanlarıyla çekim kayıtlarını bir araya getirdiği belgeseli Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında’nın 2 Aralık’taki gösterimi sonrası izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

Deneysel Canlandırmanın öncülerinden Amerikan sinemacı Larry Jordan’ın bir uzun metrajlı ve sekiz kısa filmi Büyülenmenin Ötesi: Larry Jordan Toplu Gösterimi’nde festival izleyicisiyle buluşacak. 3 Aralık’ta Alman Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek gösterimler, bu bölümün kuratörü Kitty Aal tarafından sunulacak.

Gezici Festival’de atölyeler ve savaş paneli

Gezici Festival, Ankaralı sinemaseverlere kendi belgesellerini, küçük izleyicilere ise ilk canlandırmalarını yaratma fırsatını sunacak. İsrail’den gelecek belgesel yönetmeni ve yapımcısı Yoram Schaffer ile Tel Aviv Üniversitesi, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden Udi Ben-Arie tarafından gerçekleştirilecek Yeni Medya Belgeseli Atölyesi’nde ‘yeni medya’ araçlarının belgesel sinemada kullanımı interaktif olarak ele alınacak. Atölye, 1-2 Aralık tarihlerinde Alman Kültür Merkezi’nde katılıma açık ve ücretsiz olacak. Stop Motion Canlandırma Atölyesi‘nde küçük sinemacılar ilk canlandırmalarını üretecekler.

Montrealli sinemacı Kim Nguyen’in filmi Savaş Cadısı ve Iraklı iki kardeş Atia ve Mohamed Jabarah Al Daradji’nin yönettikleri Annemin Kollarında’nın gösterileceği Savaşla Büyümek bölümü, bu önemli konuyu bir panelle de tartışmaya açacak. 2 Aralık’ta Alman Kültür Merkezi’nde düzenlenecek panel, Uluslararası Af Örgütü’nden Volkan Görendağ, Gündem Çocuk Derneği’nden Ezgi Koman, Uluslararası Çocuk Merkezi’nden Adem Arkadaş ve İstanbul’da yaşayan bağımsız gazeteci Frederike Geerdink’in katılımlarıyla gerçekleşecek.

Dünya sinemasından ödüllü filmler

Dünya Sineması seçkisinde önemli festivallerde gösterilen ödüllü filmler izleyiciyle buluşacak. Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödülü kazanan ABD-İspanya ortak yapımı, Antonio Méndez Esparza’nın yönettiği Orada Burada, Balkan ülkelerinde rekor izleyici çeken Sırbistan yapımı, Srđan Dragojević’in yönetmenliğini yaptığı Onur Yürüyüşü ve Cannes’da gösterilen Güney Kore animasyonu Domuzların Kralı bu bölümde gösterilecek filmler arasında bulunuyor.

Güney Amerika sinemasından son dönem örnekler de Gezici Festival’in Dünya Sineması bölümünde yer alıyor. Şilili yönetmen Dominga Sotomayor’ın Rotterdam, New Horizons, Transilvania ve Granada festivallerinden ödüllerle dönen filmi Perşembeden Pazara’da bir ailenin dönüşümünü; Sebastián Lelio’nun Locarno’da ödül alan Kaplanın Yılı’nda 2010 Şili depreminin etkilerini; Perulu yönetmen Adrián Saba’nın ilk uzun metrajlı filmi Temizlikçi’de ise yalnız bir adamla küçük bir çocuğun sıra dışı arkadaşlığını izleyeceksiniz.

Çocuk filmleri, kısalar ve Üretim Hatası

Gezici Festival, Çocuk Filmleri: Hollanda bölümünde küçük izleyicilere Hollandalı iki yönetmen Frodo Kuipers ve Arjan Wilschut’un canlandırmalarından oluşan bir seçki sunacak. Kısa İyidir bölümünde ise, dünyanın çeşitli ülkelerinden festivale başvuran 1000’den fazla film arasından seçilen filmler festival izleyicisiyle buluşacak.

Carmen Losmann’ın ilk uzun metrajlı belgeseli Öğün, Çalış, Güven, Rus yönetmen Andrey Gryazev’in belgeseli Yarın ve iki kısa belgeselden oluşan Üretim Hatası bölümü; kurumsal iş hayatını, üretim sistemlerini, polisi, otoriteyi, genelde de Batı uygarlığının 21. yüzyılda geldiği noktayı sorgulayacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Atölyeler ve Savaş Paneli

18. Gezici Festival, Ankaralı sinemaseverlere kendi belgesellerini, küçük izleyicilere ise ilk canlandırmalarını yaratma fırsatını sunuyor. Yeni Medya Belgeseli Atölyesi’nde ‘yeni medya’ araçlarının belgesel sinemada kullanımı interaktif olarak ele alınırken, Stop Motion Canlandırma Atölyesi‘nde küçük sinemacılar ilk canlandırmalarını üretecekler. Savaşla Büyümek bölümü ise, film gösterimleriyle beraber bir panelle de bu önemli konuyu tartışmaya açacak.

Yeni Medya Belgeseli Atölyesi

Gezici Festival, Yeni Medya (İnteraktif) Belgeseli Atölyesi ile katılımcıları farklı dijital ifade platformlarını ve interaktif film türlerini keşfetmeye davet ediyor. İki gün sürecek atölyede fikir geliştirilmesinden tasarıma bir yeni medya belgesel projesinin tüm aşamaları ele alınacak ve katılımcılar kendi projelerini geliştirme fırsatını yakalayacaklar.

İsrail’den gelecek belgesel yönetmeni ve yapımcısı Yoram Schaffer ile Tel Aviv Üniversitesi, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden Udi Ben-Arie tarafından 1-2 Aralık tarihlerinde, 10.00–13.00 arasında Alman Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek atölye katılıma açık ve ücretsiz olacak.

Panel: Savaşla Büyümek

Montrealli sinemacı Kim Nguyen’in Berlin ve Tribeca’dan En İyi Kadın Oyuncu ödülleriyle dönen Savaş Cadısı ve Iraklı iki kardeş Atia ve Mohamed Jabarah Al Daradji’nin yönettikleri, Asya Pasifik Sinema Ödülleri’nde En İyi Belgesel ödülünü alan Annemin Kollarında’nın gösterileceği Savaşla Büyümek bölümü, bu önemli konuyu bir panelle de tartışmaya açacak.

2 Aralık Pazar günü saat 16:00’da, Alman Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek panel, Uluslararası Af Örgütü’nden Volkan Görendağ, Gündem Çocuk Derneği’nden Ezgi Koman, Uluslararası Çocuk Merkezi’nden Adem Arkadaş ve İstanbul’da yaşayan bağımsız gazeteci Frederike Geerdink’in katılımlarıyla gerçekleşecek.

Küçüklere Canlandırma Atölyesi

Hollanda Büyükelçiliği’nin katkılarıyla, Hollandalı canlandırma sanatçıları bir kez daha Gezici Festival’de çocuklarla buluşacak. Jenny van den Broeke ve Mieke Driessen’ninAnkara’da düzenleyecekleri Stop Motion Canlandırma Atölyesi’nde küçük sinemacılar ilk filmlerini üretecekler.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz sene de festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Türkiye Sineması 2012

Gezici Festival, Türkiye Sineması 2012 bölümünde, usta yönetmenlerin beklenen filmlerinden yeni yönetmenlerin ödül alan filmlerine, ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen zengin bir seçki sunuyor. Türkiye’de kadın olma durumu, yakın tarihimizle hesaplaşma ve Anadolu’nun öteki yüzüne bakan filmlerin yönetmen ve senaristleri Gezici Festival’in Ankara galalarında izleyicilerle bir araya gelecek.

Gezici Festival’in ilk konuğu, 30 Kasım’da Zerre filminin senarist ve yönetmeni Erdem Tepegöz ve yapımcısı Kağan Daldal olacak. 1 Aralık’ta Lal Gece filminin gösterimi sonrası yönetmen Reis Çelik; Babamın Sesi’nin gösteriminden sonra da filmin senarist  ve yönetmenlerinden Orhan Eskiköy izleyicilerle buluşacak. 2 Aralık’ta yönetmen ve senarist Ali Aydın, Küf filminin gösterimine katılacak. Gezici Festival, 3 Aralık’ta Araf’ın senarist  ve yönetmeni Yeşim Ustaoğlu’nu, 4 Aralık’ta ise Devir filminin senarist  ve yönetmeni Derviş Zaim’i konuk edecek.

Geçtiğimiz yıl da Gezici Festival izleyicisiyle buluşan Zeki Demirkubuz, son filmi Yeraltı’nın 5 ve 6 Aralık Aralık’taki gösteriminden sonra izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. Festivalin Ankara’daki son gününde ise, Şimdiki Zaman filminin yönetmeni ve senaristi Belmin Söylemez ile filmin senarist ve yapımcısı Haşmet Topaloğlu festival izleyicisiyle bir araya gelecek.

Kadın yönetmenler ve Türkiye’de kadın olma

Gezici Festival, iki kadın yönetmenin bakışıyla aşkı, cinselliği ve kadın olmayı sorgularken; Türkiye’de kadın olma durumuna da en yeni örneklerle bakıyor. Antalya’da En İyi İlk Film ve Yönetmen de dahil dört ödül kazanan, Erdem Tepegöz’ün yönettiği Zerre, bir kadının küçük kızı ve annesiyle hayata tutunma çabasını anlatıyor. Cüneyt Cebenoyan’ın gerçekçiliğini Dardenne Kardeşler’in anlatımıyla karşılaştırdığı film, işçi sınıfına alışılmadık bir bakış sunuyor.

Adana’dan üç ödülle dönen, Belmin Söylemez’in yönettiği ve senaryosunu Haşmet Topaloğlu’yla birlikte yazdığı Şimdiki Zaman, bir kadının yaşamındaki tıkanıklığa ve şimdiki zamandan kurtulma çabasına bakıyor. Sanem Öge, kendisine Istanbul’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Mina rolünde kahve fincanlarında başkalarının falına bakarken, kendi geleceğini de arayan bir kadını canlandırıyor.

İnan Temelkuran’ın Kristen Stevens’la birlikte yönettiği belgesel Siirt’in Sırrı, milli güreşçi Evin Demirhan’ın öyküsünü anlatıyor. Altın Koza’da üç ödül ve Antalya’da En İyi Belgesel ödülünükazanan film, Evin’in bir yandan Türkiye’nin küçük bir şehrinde yaşayan, diğer yandan da dünya arenasında başarıya koşan genç bir kız olarak portresini çiziyor.

Yeşim Ustaoğlu, Adana, Moskova, Abu Dhabi ve Tokyo’dan ödüllerle dönen filmi Araf’ta geçmişle geleceğin arasına sıkışmış yaşamlar süren Zehra ve Olgun’un olgunlaşma hikayesini trajik bir aşkla harmanlayarak anlatıyor. Ustaoğlu, bir kez daha hüzünlü insan hikayelerinden yola çıkarak toplumsal dönüşüme ayna tutuyor.

Yakın tarihimizle hesaplaşma

Bu bölümde gösterilecek ödüllü iki film, Türkiye’nin yakın tarihinin karanlık yüzüne yürek parçalayan insan hikayeleriyle bakıyor. Venedik Film Festivali’nde Geleceğin Aslanı ödülünü alan Ali Aydın’ın yönettiği Küf, 18 yıldır oğlundan haber alamayan bir babanın hüzünlü öyküsünü anlatıyor. Yalnız bir demiryolu çalışanı olan Basri’yi sade ve iz bırakan oyunculuğuyla Ercan Kesal canlandırıyor.

Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan’ın Altın Koza’dan En İyi Film ve Senaryo ödülleriyle dönen filmleri Babamın Sesi de bu bölümde gösterilecek. Eskiköy ve Doğan, Maraş Katliamı’nın etkisi ve Türkiye’nin asimilasyon politikalarına Kürt-Alevi bir ailenin hikayesi üzerinden bakıyor.

Anadolu’nun öteki yüzü

Türkiye Sineması 2012, Anadolu’nun koyun çobanlarını, Güneydoğu Anadolu’nun taşlaşmış feodal düzenini ve puslu bir Ankara’yı üç usta yönetmenin kendi özgün bakışlarıyla anlatıyor. Reis Çelik, Berlin’de Kristal Ayı kazanan son filmi Lal Gece’de Anadolu’nun kadını yok sayan ataerkil ve feodal yapısına alışık olmadığımız bir pencereden bakıyor. Çelik, 14 yaşında bir kızla yaşlı bir adamı zifaf odasına koyuyor ve kamerasını film boyunca giderek gerilen bu odadan ayırmıyor.

Zeki Demirkubuz, St. Petersburg’da İzleyici Ödülü, Osians’ Cinefan’da En İyi Asya Filmi Ödülü ve Istanbul’da beş ödül alan filmi Yeraltı’nda Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” adlı eserini çarpıcı bir uyarlamayla günümüz Ankara’sına aktarıyor. Engin Günaydın, takıntılı, içine kapanık devlet memuru Muharrem’in çöküşünü izleyiciyi sarsan bir gerçekçilikle veriyor. Derviş Zaim, son filmi Devir’de kamerasını Anadolu’ya ve doğanın döngüsüne çeviriyor. Burdur’un Hasanpaşa ilçesinde yaklaşık 750 yıllık bir geçmişi olan koyun yıkama şenliği etrafında gelişen film, üç koyun çobanı üzerinden yöre insanlarını ve yöre hayatını gözler önüne seriyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Tuncel Kurtiz’in ‘Bir Daha, Bir Daha’ İzlediği Filmler

Gezici Festival bu yıl Tuncel Kurtiz’in ‘Bir Daha, Bir Daha’ İzlediği Filmler başlığı altında Türkiye sinemasının bu usta isminde iz bırakan, Amerikan ve Avrupa klasiklerinden oluşan beş filme yer veriyor. “Beyazperdenin inanılmaz hazinesi saymakla tükenir mi?” diye soran Tuncel Kurtiz, Gezici Festival için “bir daha, bir daha” izlediği filmlerden beş tanesini seçti.

Tuncel Kurtiz, seçkisine ışık tutan sinema manifestosunu, Brezilyalı sinemacı Globar Rocha’nın şu sözleriyle açıklıyor: “Biz hem Amerikan ticari estetiğine, hem Avrupa burjuva estetiğine, hem de Sovyet idealist estetiğine karşıyız. Kendi estetiğimizi arıyoruz, Üçüncü Dünya’nın estetiğini.”

Avrupa Sineması’ndan üç örnek

Bu bölümde yer alacak Avrupa Sineması’ndan üç örnek, üç farklı yönetmenin daha özgür, daha eşit bir dünya hayallerinin yıkılmasını çarpıcı, ince ve birbirinden çok farklı hikayelerle anlatıyor. Luchino Visconti’nin yönettiği Leopar, 1860’larda İtalyan aristokrasisinin çöküşü ve burjuvazinin yükselişine bir prens ve bir köylünün değişen hayatlarıyla bakıyor. 1963 yılında Cannes’da Altın Palmiye kazanan film, Burt Lancaster, Alain Delon ve Claudia Cardinale’den oluşan uluslararası bir oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Gezici Festival izleyicileri Leopar’ı restore edilmiş yeni dijital kopyasından izleyecekler.

Elio Petri’nin Her Türlü Kuşkunun Ötesinde Bir Yurttaş Hakkında Soruşturma filminde ise bir polisin işlediği cinayetle devletin otoritesi sorgulanıyor. Petri, Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü ve En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan filmiyle toplumsal şizofreniyi keskin bir şekilde gözlemliyor. Gezici Festival’de filmin restore edilmiş dijital kopyası gösterilecek.  İsviçreli yönetmen Alain Tanner ve İngiliz yazar John Berger’i bir araya getiren 2000 Yılında 25 Yaşında Olacak Jonas ise, 1960’larda daha güzel bir dünya kurma umutları yıkılmasına karşın yaşamlarına devam eden bir grup eski devrimcinin eğlenceli öykülerini anlatıyor.

Amerikan sinemasından müzikal yansımalar

ABD Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gösterilecek iki Amerikan klasiği, sinema tarihine geçen müzikleriyle de ön plana çıkıyor. Bob Fosse’un yönettiği New York’lu tanınmış bir koreografın yaşamından kesitler içeren All That Jazz, otobiyografik bir film. Fosse’a 1980 yılında Altın Palmiye kazandıran ve dört dalda Oscar alan All That Jazz, Roy Scheider ve Jessica Lange’in oyunculuklarıyla da iz bırakıyor.

Robert Altman, Nashville’de 24 karakterin öykülerini kendi özgün tarzıyla anlatırken, Nashville şehrinin zengin country ve gospel müziklerinin de yardımıyla ABD’nin 1970’lerdeki politik dönüşümü üzerine çarpıcı bir eleştiri sunuyor. 1976 yılında En İyi Film ve Yönetmen dahil beş dalda Oscar’a aday olan ve En İyi Şarkı Oscar’ını kazanan film, Keith Carradine, Lily Tomlin ve Geraldine Chaplin gibi önemli oyuncuları bir araya getiriyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz sene de festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Dünya Sineması

Gezici Festival, bir kez daha dünyanın önemli festivallerinde gösterilen ve ilgi çeken filmlerden oluşan Dünya Sineması seçkisini izleyicilerine sunmaya hazırlanıyor. Berlin, Cannes ve Rotterdam gibi önemli uluslararası festivallerden ödüllerle dönen filmlerden oluşan bu bölümde Şili’den Güney Kore’ye, Avusturya’dan Sırbistan’a, dünyanın farklı ülkelerinden filmleri izleme fırsatı bulacaksınız. Bu bölümdeki filmlerden Domuzların Kralı, Kaplanın Yılı, Onur Yürüyüşü, Orada Burada, Perşembeden Pazara ve Temizlikçi’nin Türkiye’deki ilk gösterimleri Gezici Festival’de gerçekleşecek.

Aşkın değişik yüzleri

Aşkın değişik, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman eğlenceli halleri, iki ödüllü filmle Dünya Sineması bölümünde yer alıyor. Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’ye üç yıl içinde ikinci Altın Palmiye ödülünü getiren ve Avusturya’nın 2013 Yabancı Film Oscar adayı olan Aşk, yaşlı bir çiftin tanımları zorlayan aşklarını anlatıyor. Jean-Louis Trintignant ve Emmanuelle Riva‘nın mükemmel oyunculuklarıyla sizi sarmalayacak bu başyapıtı uzun süre üzerinizden atamayacaksınız.

Berlin’de yönetmen Srđan Dragojević’e üç ödül kazandıran Onur Yürüyüşü, Sırbistan’da eşcinsellerin hayatta kalma çabalarını, eşcinsel ve homofobik karakterleri bir araya getirerek anlatıyor. Balkan ülkelerinde rekor izleyici çeken bu Sırbistan yapımı, komediden aldığı güçle homofobi ve Balkanlar’daki yaygın ırkçılığı ince bir şekilde sorguluyor.

Şili sinemasından örnekler

Gezici Festival, Güney Amerika sinemasından ödüllü filmleri izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Son dönem Şili sinemasındanüç örnekte, Şili’nin kültürel ve toplumsal açıdan Türkiye’yle şaşırtıcı benzerlikler gösterdiğini göreceksiniz. Sebastián Lelio’nun Locarno’da Jüri Ödülü alan Kaplanın Yılı, Şubat 2010’da Güney Şili depreminde yıkılan bir hapishaneden kaçan bir mahkumun harap olan yaşamını sorgulamasını anlatıyor. Lelio, filmi için “Kurmaca Sinema, gerçekliğin hakkını verecek mekanizmaları bulduğunda güçlü bir araç olabilir,” diyor.

Yönetmeni Pablo Larraín’e Cannes’da C.I.C.A.E. ödülünü kazandıran, Şili’nin 2013 Yabancı Film Oscar adayı No, 1988 yılında, Pinochet’nin baskıcı rejimi sırasında geçiyor. Gael García Bernal’in canlandırdığı reklamcı, muhalifler için hazırladığı bir kampanyayla sıra dışı bir özgürlük hareketine imza atıyor. Rotterdam, Granada ve New Horizons Film Festivalleri’nden ödüllerle dönen Perşembeden Pazara, dört günlük bir araba yolculuğuna çıkan bir ailenin dönüşümünü anlatıyor. Yönetmen Dominga Sotomayor, ilk uzun metrajlı filminde bir evliliğin çatlaklarına çocukların gözünden bakıyor.

Fantastik dünyaya yolculuklar

İnsanlığa ve dünyaya karşı umudun kaybolması, Dünya Sineması bölümünde bir canlandırma ve bir fantastik sinema örneğiyle izleyiciyle buluşacak. Cannes’da gösterilen, Güney Kore yapımı canlandırma Domuzların Kralı’nda iki lise arkadaşı 15 yıl sonra bir araya gelirler ve eski anılarla karanlık bir yolculuğa çıkarlar. Yönetmen Sang-ho Yeun, ilk uzun metrajlı filminde ayrımcılığın ve korku krallığının her yerde, her zaman karşımıza çıkabileceğini hatırlatıyor.

Cannes, Los Angeles, Seattle, Sydney ve Sundance Film Festivalleri’nden ödüllerle dönen Düşler Diyarı’nı izlerken, altı yaşındaki kahramanı Hushpuppy’nin peşine takılarak; bir yandan tanıdık, bir yandan fantastik bir dünyayaya tanık olacaksınız. Yönetmen Benh Zeitlin, ilk uzun metrajlı filminde Katrina felaketinden tufan efsanelerine uzanan ilham kaynaklarıyla sona yaklaşan bir dünya yaratıyor.

Güney Amerika’nın hüzünlü erkekleri

Dünya Sineması bölümündeki iki filmde, Güney Amerika’nın iki uzak köşesindeki iki adamın hüzünlü hikayelerini izleyeceksiniz. Perulu yönetmen Adrián Saba’nın ilk uzun metrajlı filmi Temizlikçi, bir salgın sırasında, ölümlerin gerçekleştiği mekanlarda temizlik yapan yalnız bir adam olan Eusebio’nin yedi yaşında bir çocukla sıra dışı arkadaşlığını anlatıyor.

Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül’ü kazanan ABD-İspanya ortak yapımı Orada Burada, ABD’de göçmen işçi olarak çalışan Pedro’nun Meksika’ya dönüşü sonrası yaşadıklarını anlatıyor. Antonio Méndez Esparza’nın yönettiği bu aile dramı, hayaller, hayal kırıklıkları ve geride bıraktıklarımız üzerine unutamayacağınız bir film.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında, geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival Düzeni Sorguluyor

Gezici Festival, iki uzun metraj ve iki kısa belgeselden oluşan Üretim Hatası bölümünde kurumsal iş hayatını, üretim sistemlerini, polisi, otoriteyi, genelde de Batı uygarlığının 21. yüzyılda geldiği noktayı sorgulayacak. Gezici Kitaplık’a bu yıl eklenecek kitap olan Devrim yahut Vasat: Üretim, Deneyim ve Teknoloji ise teknolojinin toplumsal deneyime ve yaratıcı endüstrilere etkisine bakarak, farklı görüşleri bir araya getirecek.

Üretim Hatası’nda çalışmak ya da çalışmamak

Yönetmen Carmen Losmann, ilk uzun metrajlı belgeseli Öğün, Çalış, Güven’de Batı hizmet toplumunun Orwell’in hayal ettiği karanlık bir geleceğe nasıl ilerlediğini, olayın kalbine inerek gösteriyor. Lossman, Almanya’nın büyük şirketlerindeki değişim ve insan yönetimi stratejilerini doğrudan yöneticilerin çalışma alanlarında izliyor. “Yetenek yönetimi”, “kültürel dönüşüm”, “güven temelli” gibi ilk başta çalışanın iyiliğine yönelik gibi gözüken kavramlar, film ilerledikçe çalışanın birer veriye dönüştüğü karanlık bir dünyayı açığa çıkarıyor.

Lossman çok çalışanlı büyük Batı kuruluşlarının işlevsizliğini kamerasıyla yakalarken, Rus yönetmen Andrey Gryazev otoritenin, dolayısıyla da bildiğimiz anlamda egemen sistemin işlevsizliğini sorguluyor. Gryazev, Yarın isimli belgeselinde bir tür politik performans yapan ve ünleri dünyaya yayılan sanat grubu Voina’nın düzen karşıtı eylemlerini ve eylemlerinin arkasındaki hayatlarını anlatıyor. “Polis ve güvenlik sistemi köküne kadar çürümüştür. Tek yapılacak, sistemi tersyüz etmektir,” diyor Voina’nın üyelerinden biri. Sistemi tersyüz edemeseler de, eylemlerinden birinde bir polis arabasını tersyüz etmeyi başarıyorlar.

Festival izleyicileri, Üretim Hatası bölümünde gösterilecek uzun metrajlı belgesellerin öncesinde birer kısa film izleme fırsatını da yakalayacaklar. Öğün, Çalış, Güven öncesi gösterilecek Makine Adam, 21. yüzyılda insanların hâlâ ağır fiziksel işlerde kullanılıyor olmasını Bangladeş’teki işçilere bakarak anlatacak. Yarın filminden önce gösterilecek Havai Fişekler’de ise 31 Aralık gecesi havai fişek gösterilerinin arasında bir grup ekolojistin Avrupa’nın en büyük çelik fabrikalarından birini nasıl havaya uçurduğunu izleyeceksiniz.

Gezici Kitaplık’a yeni bir kitap ekleniyor

Gezici Kitaplık, bu yıl festival okuyucularıyla buluşturacağı kitabında teknolojinin toplumsal deneyime ve yaratıcı endüstrilere etkisini sorgulayarak, farklı görüşleri bir araya getirecek. Editörlüğünü Tül Akbal Süalp ve Burçe Çelik’in üstlendikleri, Ankara Sinema Derneği ve Bağlam Yayınları işbirliğiyle yayımlanacak Devrim yahut Vasat: Üretim, Deneyim ve Teknoloji, Aralık ayından itibaren satışa sunulacak. Gezici Kitaplık’ın son eseri; Yeni diye adlandırılan teknoloji ne kadar yenidir? Teknoloji ve toplumsal deneyim arasındaki ilişki nedir? Sinema, medya, edebiyat, müzik gibi yaratıcı endüstrilerde tekniğin ve teknolojinin rolü nedir? gibi sorulara farklı isimlerin katkılarıyla cevaplar arayacak.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek 18. Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Larry Jordan Toplu Gösterimi, Kısalar ve Çocuk Filmleri

Gezici Festival, her yıl olduğu gibi Türkiye’de izleme fırsatı bulamadığımız sinemacıları festival izleyicisiyle tanıştırmaya devam ediyor. Gerçeküstü kolaj canlandırma filmleriyle tanınan Amerikalı sinemacı Larry Jordan, özel bir toplu gösterimle festivalin parçası olacak. ABD Büyükelçiliği katkılarıyla gerçekleşecek Larry Jordan toplu gösterimi ve artık gelenekselleşen Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri bölümlerindeki filmler ücretsiz olarak Ankara Alman Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

Büyülenmenin Ötesi: Larry Jordan

Canlandırma ve deneysel sinemanın öncülerinden Amerikan sinemacı Larry Jordan’ın bir uzun metrajlı ve sekiz kısa filmi Büyülenmenin Ötesi: Larry Jordan Toplu Gösterimi’nde festival izleyicisiyle buluşacak. 1950’lerden bu yana Kaliforniya Körfez Bölgesi’nde yaşayan ve çalışan Jordan, belirgin bir anlatıdan uzak duran, gerçeküstü kolaj canlandırma filmleri ve kendine özgü film tekniğiyle tanınıyor. Eserlerinde kullandığı iki boyutlu 19. yüzyıl imgelerini, müzik mantığıyla ve bilinçdışı sezgiyle bir araya getiren avangart sinemacı Jordan, her izleyicide farklı duygular uyandıran bir sinemaya imza atıyor.

Jordan’ın festivalde gösterilecek, tamamlanması beş yıl süren uzun metrajlı filmi Sophie’nin Yeri’nde tanıdık bir mekânın, Ayasofya’nın görüntüleriyle iç içe geçen, tamamı elle boyanmış binlerce kare izleyiciyi daha önce yaşamadığı görsel bir yolculuğa çıkaracak. Jordan’ın kısa filmlerinde ise ustanın gerçeküstü dünyasına biraz daha girerek, kıyamet üzerine bilinen imgelerin kontrollü bir halüsinasyona dönüşmesini, yörüngesel kafasıyla Yerküre Hanım’ı, yalnızca aynalardaki yansımalarında var olan bir adamı ve siyah boşluktaki figürlerin opera dinletisini izleyeceksiniz.

Kısa İyidir ve küçük izleyicilere Hollanda’dan canlandırmalar

Kısa İyidir bölümünde dünyanın çeşitli ülkelerinden festivale başvuran 1000’den fazla film arasından seçilen filmler festival izleyicisiyle buluşacak. Bu bölümde  Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Güney Kore, İngiltere, Rusya, Slovak Cumhuriyeti ve Türkiye’den kısa filmler izleme fırsatı bulacaksınız. Ütopik bir Fransız köyünün sakinleri, bir tramvayın kadın kondüktörü, homoseksüel türdeşlerinin arasında bir heteroseksüel flamingo, Berlin Geridönüşümcüleri, Buenos Aires’te büyükanne olmayı bekleyen bir kadın, azimli bir Hintli karınca, ilişkilerini film fragmanlarında yaşayan Anna ve Fred, bu bölümde izleyeceğiniz sıra dışı karakterlerden bazıları olacak.

Gezici Festival, Çocuk Filmleri: Hollanda bölümünde küçük izleyicilere Hollandalı yönetmenler Frodo Kuipers ve Arjan Wilschut’un canlandırmalarından oluşan bir seçki sunacak. Kuipers, karakter odaklı iki boyutlu el çizimi canlandırmalarıyla, Wilschut ise canlandırma ve çocuk kitaplarına çizdiği sıra dışı, eğlenceli karakterleriyle tanınıyor. Çocuklara yönelik eğlenceli bir Canlandırma Atölyesi de, Gezici Festival’in programında yer alıyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Savaşın Kalıntıları

Gezici Festival, bu yılki iki bölümünde savaşla büyüyen çocuklara ve 20. yüzyıl tarihinin karanlık yüzü faşizmin günümüzdeki kalıntılarına bakıyor. Savaşla Büyümek bölümünde Afrikalı bir çocuk askerin ve Irak’ta savaş sonrası yetim kalan çocukların yürek parçalayan hikayelerini izleyeceksiniz. Yönetmeni Peter Ohlendorf’un katılımıyla gerçekleşecek Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında filminin özel gösteriminde ise Neonazi kültürünün günümüzdeki yansımalarına tanık olacaksınız.

Savaşla Büyümek

Montrealli sinemacı Kim Nguyen, ilk gösterimi Berlin’de gerçekleşen Savaş Cadısı’nda Afrika’daki çocuk askerlere, 14 yaşında bir kız çocuğunun gözlerinden bakıyor. Komona yeni doğan çocuğuna nasıl asker olduğunu anlatırken, izleyici de 12 yaşında köyünden kaçırılan bu kız çocuğunun yürek parçalayıcı ve dokunaklı hikayesine tanık oluyor. Profesyonel bir oyuncu olmamasına karşın Berlin ve Tribeca’da En İyi Kadın Oyuncu ödülü alan Rachel Mwanza’nın canlandırdığı Komona, albino bir askerle kamptan kaçarak huzuru yakalamaya çalışıyor, geçmişin hayaletleri ise kendisini yalnız bırakmıyor. Film boyunca Rachel’in dış sesi olan Diane Uwamahoro’nun yumuşak anlatımı ve Nguyen’in hassas sinemasıyla Savaş Cadısı,ağır bir konuyu şiirsel bir yolculuğa dönüştürüyor.

Iraklı iki kardeş Atia ve Mohamed Jabarah Al Daradji’nin yönettikleri belgesel Annemin Kollarında, yakın ve tanıdık bir coğrafyaya daha önce görmediğimiz bir bakış açısıyla, yine çocukların gözünden bakıyor. Film, Bağdat’ın en tehlikeli mahallesindeki bir yetimhanede çocukların sergiledikleri tiyatro oyunuyla aynı adı taşıyor. Jabarah Al Daradji Kardeşler’in kamerası bu yetimhanede yaşayan savaştan zarar görmüş 32 çocuğu ve yetimhaneyi kuran Huşam’ı takip ediyor. Huşam’ın hem kendinin, hem de çocukların umudunu ayakta tutma çabası, ev sahibinin yetimhaneyi boşaltmaları gerektiğini söylemesiyle çaresiz bir arayışa dönüşüyor.

Özel Gösterim: Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında

“Nasyonal sosyalizmden yeteri kadar bir şeyler öğrenmedik mi?” diye soruyor Alman belgeselci Peter Ohlendorf tüyler ürpertici filmi Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında’nın ilk sahnelerinde. Ohlendorf, yedi yıl boyunca Avrupa’nın çeşitli şehirlerindeki Neonazi konserlerinde gizli çekim yapan bir gazetecinin adımlarını yeniden izliyor ve konser mekanlarıyla çekim kayıtlarını bu belgeselde bir araya getiriyor.

Ölüm tehditlerinden dolayı Thomas Kuban adını kullanan gazeteci, çekim yaptığı 40 konser sonrasında 21. yüzyıl Avrupası’yla ilgili korkutucu bir gerçeği ortaya çıkarıyor. Ohlendorf ve Kuban, Almanya’dan İtalya ve Macaristan’a, gençler arasında hızla büyüyen Neonazi kültürünün, özellikle de gizli rock konserleriyle yayıldığını gösteriyor. Peter Ohlendorf Gezici Festival’in konuğu olarak, Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında’nın Ankara gösteriminde izleyicilerle buluşacak. Uzun süre yapımcı bulunamadığı için tamamlanamayan film, sekiz Türk ve bir Yunanlının öldürüldüğü ‘Dönerci Cinayetleri’ kısman  aydınlatılıp, üstüne bu cinayetleri işleyen Neonazilerden Alman polisinin haberdar olduğu anlaşılınca birden çok güncel bir konuma geldi.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek 18. Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 319.327 hits
Şubat 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.