Archive for the 'Ödüller/Festivaller' Category



!f Ankara İzlenimleri – Hit Filmler: Sürgün, Bir Zamanlar, Pofuduk Koltuk, Siz Yaşayanlar

Her ne kadar bu yılki !f İstanbul ve !f Ankara festivalleri bitmiş olsa da festivalde izlediğim filmler hakkındaki kısa yorumlarımı yavaş yavaş buraya eklemek istiyorum. Bir kısmının gösterime girebileceği söyleniyor zaten, diğerleri de DVD gibi formatlarda da piyasaya çıkabilir büyük ihtimalle.

Festivalin filmleri ayırdığı çeşitli bölümler var. Ben de bu bölümlere sadık kalacak şekilde izlediğim filmlerden bahsetmek istedim. Önce Hit Filmler bölümü:

Sürgün (Fong juk/Exiled): Johnny To’nun bu stilize aksiyon filmi, kanundışı işlere bulaşmış 5 eski arkadaşın aralarından birinin yıllar sonra geri gelmesi üzerine önce o geri gelenin öldürülmesinin istenmesi, sonra mecburen tekrar birlikte bir takım işler yapmaları üzerinden gelişen bir öykü. Filmi izlemeden önce okuduğum yorumlarda Spagetti Western tatları ile Uzakdoğu aksiyonunu harmanlayan başarılı bir film olduğunun söylendiğini görmüştüm. Her iki türü de seven biri olarak filmi büyük beklentilerle izledim ve ilk yarım saatinden büyük keyif aldım. Geri dönen arkadaşın beklenişindeki gerilim ve ilk çatışma sahnesi çok başarılı idi. Ancak film ilerledikçe konunun ve çekimlerin bildik uzakdoğu filmlerinin çok dışına çıkamayışı filmi sıkıcı hale getirdi ve filmi daha sıradan bir kulvara soktu. Yine de türün meraklılarının keyif alabileceği bir film.

Bir Zamanlar (Once): Geçtiğimiz günlerde bu yılın en iyi şarkı Oscar’ını da alan Once, festivalde seyrettiğim filmler arasında en iyisi değildi belki ama en keyifli izlediğim film oldu kesinlikle. İrlanda’da bir sokak şarkıcısı ile bir göçmenin topu topu bir haftalık aşk hikayesini anlatan film, bir anlamda bir müzikal. Ama öyle klasik anlamda oyuncuların gerçeklikten bir anda kopup gittikleri, sokaklarda dans edip şarkı söyledikleri bir müzikal değil. Zaten bu aşk süresinde ortaya çıkan şarkıların bir stüdyoda kaydedilmesi de filmin önemli bir parçası. Onun dışında da en fazla karakterler sokakta yürürken walkmen’den dinledikleri şarkılara eşlik ediyorlar. Tam bir bağımsız sinema örneği olan film sıcak, samimi, eğlenceli, duygusal gibi sıfatları hakediyor. Gösterime de girebileceği söylenen film en azından DVD formatında yayınlanacaktır diye düşünüyorum. Kesinlikle kaçırmamak lazım.

Pofuduk Koltuk (The Puffy Chair): Bağımsız sinema tanımını en iyi yansıtan filmlerden biri. Adeta iki kardeş ellerine bir kamera almış, senaryoyu da kendileri yazmış, biri başrolde bile oynamış. Onun dışında oynayanlar da arkadaşları ve anne babaları zaten. Hikaye de çok basit aslında. İlişkilerinde sorunlar yaşayan bir çift, yanlarına birinin kardeşini de alıp kardeşlerin babalarına bir doğumgünü hediyesi almak için yollara düşüyorlar. Çok önemli olmayan bir romantik komedi ve yol filmi denebilir film için, ama hem bildik klişelerden uzak kalması hem de renkli karakterleri filmi çekici kılıyor. Ayrıca muhtemelen amatör hissini vermek için yapılan çektiği kişiye odaklanamayan kamera, savruk bir çekim tekniği de filme ayrı bir hava da katıyor.

Siz, Yaşayanlar (Du Levande/You, The Living): Roy Andersson’un bu yeni filmi, konusunu burada anlatarak tanımlanabilecek bir film değil. Daha doğrusu anlatılabilecek net bir konusu yok. Soğuk ve donuk bir şehirde yaşayan bir grup insanın yaşamından kesitler görüyoruz filmde. Neredeyse haraketsiz bir kamera objektifinden gördüğümüz sahnelerde bazen bir kadın kimsenin onu anlamadığından şikayet ediyor, bazen bir öğretmen öğrencileri karşısında ağlayarak kocasının ona önceki gece ettiği hakaretten bahsediyor, kocası da aynı konudan müşterileri önünde dert yanıyor, bazen bir müzisyeninin enstürümanını çalmasına tanıklık ederken bazen sadece yaşlı bir adamın perdeyi soldan sağa yavaş yavaş geçmesini izliyoruz. Ama tüm bu sahneler bir yerlerinde absürd bir yan taşıyor, kimi zaman bir gülmeseye yol açarken kimi zaman kahkaha attırıyor, bazen de hüzünlendiriyor. Herkesin seveceği bir film olmadığı açık, hatta sevenlerin neden sevdiğini bile tarif etmesi çok kolay olmayabilir ama ilginç bir sinema deneyimi olduğunu söylemek gerek. Kişisel olarak festivalde izlediğim etkileyici filmlerden biri idi.

80. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu

Türkiye saati ile bu sabaha karşı 80. Oscar ödülleri de sahiplerini buldu ve bir ödül sezonu daha sona erdi. Ödül törenini izlemek için yine sabahladım ama sanki her yıl Oscar ödüllerini izlemek daha bir sıkıcı oluyor. Verilen ödüller açısından zaten Oscar’ları hiç bir zaman fazla önemsememek gerekli. Ama birilerini gönülden destekleyip onlarla sevinir, onlarla üzülürdüm eskiden (Juliette Binoche’nin kazandığı Oscar’da havalara sıçradığımı hatırlarım). Şimdi ya Oscar öncesi ödüller, kazanacak olan adayı iyice öne çıkarıyor ya da bende o eski heyecan kalmadı. Ödül töreninin kendisi için de aynı şey geçerli. Sanki törende eski görkem yok artık ya da bende bir problem var. Ama hala bir ritüel olarak sabahlamayı seviyorum.

 Mutlu sona, beklendiği gibi en iyi film, yönetmen, uyarlama senaryo ve yardımcı erkek oyuncu Oscar’larını alan No Country for Old Men ulaştı. Her iki erkek oyuncu ödülü de beklenen isimlere gitti. Kadın oyuncularda ise ufak bir sürpriz yaşandı. Marion Cotillard, evet çok iyi oynamıştı ama Fransız bir oyuncu olarak alacağına pek ihtimal vermiyordum, Tilda Swinton ise 5 aday arasında kazanacağına en az ihtimal verdiğim isimdi. Her ne kadar ben tahminlerimde pek başarılı olamasam da (tahmin yaptığım 21 dalın 11’ini bilmişim) diğer ödüllerin de az çok tahmin edilen isimlere gittiğini söylemek mümkün.

Oyuncu Oscarları

 Törene gelince, Jon Stewart’ın sunuculuğu gayet iyiydi. Ne çok uzattı ne kısa kesti. Yerinde ve güzel espiriler yaptı genellikle. Ödüllerin sunuşlarındaki metinler ise sanki önceki yıllardan kopya gibiydi. Her zamanki gibi bu sene de animasyon bir karakter sunum yaptı. İlk başlarda belki orijinal bir fikirdi ama artık çok sıkıcı bir uygulama oldu o da. Sanırım bir tek Halle Berry ve Judi Dench’in yaptığı sunum(!) akıllarda kalıcı ve orijinaldi.
Kısa belgesel sunumunu Irak’taki Amerikan askerlerine yaptırmak ise kurnazca bir fikirdi. Madem belgesellerin bir kısmı Irak’taki Amerikan müdahalesine karşı, biz de dengeyi böyle bulalım dediler herhalde.
Yılın şarkı adaylarının sunumu ise pek bir sönüktü, hele Enchanted filmini izlerken pek beğendiğim “Happy Working Song” şarkısı için hiç bir koreografi yapılmamış olması tam bir düşkırıklığı idi. Amy Adams’ı sahnenin ortasına koyup bir başına bıraktılar adeta.

Ödül töreninin en güzel anı ise en iyi şarkı ödülünü alan Glen Hansard, Markéta Irglová ikilisinden Irglová’nın teşekkür konuşması yapma çabasının müzikle kesilmesinin ardından reklam arasından sonra tekrar sahneye davet edilerek konuşma yaptırılması idi. Senelerdir izlediğim Oscar törenlerinin hiçbirinde böyle bir olay hatırlamıyorum.

Cate Blanchett

Bir de malum kim şık küm rüküş olayları var. Pek anladığım bir konu değil ama adettendir değinmeden geçmeyelim. En güzel giyinenler Marion Cotillard, hamileliklerinin güzelliğini sergileyen Cate Blanchett ve Nicole Kidman, Hilary Swank, Amy Adams ve Amy Ryan idi. Diablo Cody ise herhalde gecenin en dikkat çekici elbiselerinden birini giymişti.

Amy Ryan

Kazananların tam listesi ise şu şekilde:

En İyi Film: No Country for Old Men
En İyi Kadın Oyuncu: Marion Cotillard (La Vie en Rose)
En İyi Erkek Oyuncu: Daniel Day-Lewis (There Will Be Blood)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Tilda Swinton (Michael Clayton)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Javier Bardem (No Country for Old Men)
En İyi Yönetmen: Joel Coen & Ethan Coen (No Country for Old Men)
En İyi Orijinal Senaryo: Juno (Diablo Cody)
En İyi Uyarlama Senaryo: No Country for Old Men (Joel Coen & Ethan Coen)
En İyi Animasyon (Uzun Metraj): Ratatouille (Brad Bird)
Yabancı Dilde En İyi Film: The Counterfeiters (Avusturya)
En İyi Belgesel (Uzun): Taxi to the Dark Side
En İyi Belgesel (Kısa): Freeheld
En İyi Görüntü Yönetmeni: There Will Be Blood (Robert Elswit)
En İyi Sanat Yönetimi: Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
En İyi Kostüm: Elizabeth: The Golden Age
En İyi Kurgu: The Bourne Ultimatum (Christopher Rouse)
En İyi Ses Miksajı: The Bourne Ultimatum
En İyi Ses Kurgusu: The Bourne Ultimatum
En İyi Makyaj: La Vie en Rose
En İyi Müzik: Atonement (Dario Marianelli)
En İyi Şarkı: Falling Slowly (Once filminden söz/müzik Glen Hansard, Markéta Irglová)
En İyi Görsel Efekt: The Golden Compass
En İyi Kısa Film (Animasyon): Peter & the Wolf
En İyi Kısa Film (Kurmaca): Le Mozart des Pickpockets

Oscar Tahminleri

Ödüllere saatler kala buradan Oscar tahminlerimi de ileteyim. Sadece kısa filmleri buralarda hiç bir şekilde izleme fırsatımız olmadığı ve çok fazla yorumlar da okuyamadığımız için onlar hakkında tahmin yapmıyorum.

Ayrıca adaylıklar ile ilgili daha detaylı yorumlar için Gölge e-Dergi’nin 5. sayısında yer alan yazım okunabilir.

En İyi Film: No Country for Old Men
En İyi Kadın Oyuncu: Julie Christie (Away from Her)
En İyi Erkek Oyuncu: Daniel Day-Lewis (There Will Be Blood)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Ryan (Gone Baby Gone)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Javier Bardem (No Country for Old Men)
En İyi Yönetmen: Joel Coen & Ethan Coen (No Country for Old Men)
En İyi Orijinal Senaryo: Juno (Diablo Cody)
En İyi Uyarlama Senaryo: Atonement (Christopher Hampton)
En İyi Animasyon (Uzun Metraj): Ratatouille (Brad Bird)
Yabancı Dilde En İyi Film: The Counterfeiters (Avusturya)
En İyi Belgesel: No End in Sight
En İyi Görüntü Yönetmeni: The Diving Bell and the Butterfly (Janusz Kaminski)
En İyi Sanat Yönetimi: Atonement
En İyi Kostüm: Atonement
En İyi Kurgu: The Bourne Ultimatum (Christopher Rouse)
En İyi Ses Miksajı: The Bourne Ultimatum
En İyi Ses Kurgusu: Transformers
En İyi Makyaj: La Vie en Rose
En İyi Müzik: Atonement (Dario Marianelli)
En İyi Şarkı: That’s How You Know (Enchanted filminden müzik Alan Menken, söz Stephen Schwartz)
En İyi Görsel Efekt: Transformers

Bağımsız Ruh Ödülleri (Independent Spirit Awards) de Açıklandı

JunoOscar’lardan önce verilen son ödüller olan Bağımsız Ruh Ödülleri (Independent Spirit Awards) de sahiplerini buldu. Her ne kadar Oscar’lar ile farklı bir film yelpazesi olsa da bazı filmler Oscar’lar ile ortak. Hatta belki kazananların bazılarını yarın Oscar alırken de göreceğiz. Özellikle en iyi film dahil 3 önemli ödül alan Juno’nun senaryosunu yazan Diablo Cody yarın muhtemelen Oscar podyumuna da çıkacak. Ödül kazanan filmlerden sadece Diving Bell and the Butterfly Türkiye’de gösterime girdiği için herhangi bir yorum yapmak mümkün değil. Yine de diğer filmleri görmeden bile Diving Bell and the Butterfly’ın kazandığı yönetmen ve görüntü yönetmeni ödüllerini hakettiğini söyleyebiliriz.

Kazananların tam listesi şöyle:

En İyi Film: Juno
En İyi Kadın Oyuncu: Ellen Page (Juno)
En İyi Erkek Oyuncu: Philip Seymour Hoffman (The Savages)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Cate Blanchett (I’m Not There)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Chiwetel Ejiofor (Talk to Me)
En İyi Yönetmen: Julian Schnabel (Diving Bell and the Butterfly)
En İyi Senaryo: Tamara Jenkins (The Savages)
En İyi İlk Senaryo: Diablo Cody (Juno)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Janusz Kaminski (Diving Bell and the Butterfly)
En İyi İlk Film: The Lookout
En İyi Yabancı Film: Once
En İyi Belgesel: Crazy Love
John Cassavetes Ödülü: August Evening
Robert Altman Ödülü: I’m Not There
IFC Kurgudan Daha Gerçek (Truer Than Fiction) Ödülü: The Unforeseen
Gelecek Vaad Eden Yetenek Ödülü (Someone to Watch Award): Ramin Bahrani (Chop Shop filminin yönetimi ile)
Yapımcı Ödülü: Neil Kopp (Paranoid Park ve Old Joy)

28. Altın Ahududu Ödülleri Sahiplerini Buldu

Geleneksel olarak Oscar’lardan bir gün önce yılın en kötülerine verilen Altın Ahududu Ödülleri sahiplerini buldu. Lindsay Lohan’ın başrolünde oynadığı I Know Who Killed Me filmi, ödüllerin çoğunu kazandı (buna kazanmak denirse tabii ki). Kalanları da, ki genelde oyunculuk ödülleri oluyor, Norbit toparlamış.

I Know Who Killed Me tartışmasız kötü filmdi kabul de o kadar da değil. En azından yönetmen renk kullanımı ile bir şeyler yapmaya çalışmıştı. Sanırım Lindsay Lohan’ın son zamanlarda toparladığı kötü şöhret nedeniyle aldı bu ödülleri. Liste şöyle:

En Kötü Film: I Know Who Killed Me
En Kötü Erkek Oyuncu: Eddie Murphy (Norbit’deki Norbit rolüyle)
En Kötü Kadın Oyuncu: Lindsay Lohan (I Know Who Killed Me’deki Aubrey ve Dakota rolleri ile)
En Kötü Yardımcı Kadın Oyuncu: Eddie Murphy (Norbit’deki Rasputia rolüyle)
En Kötü Yardımcı Erkek Oyuncu: Eddie Murphy (Norbit’deki Mr. Wong rolüyle)
En Kötü İkili: Lindsay Lohan ve Lindsay Lohan (I Know Who Killed Me’deki Aubrey ve Dakota rolleri ile)
En Kötü Yeniden Çevrim ya da Çalıntı(Rip-Off için “çalıntı” dedim): I Know Who Killed Me
En Kötü Devam Filmi: Daddy Day Camp
En Kötü Yönetmen: Chris Siverston (I Know Who Killed Me)
En Kötü Senaryo: Jeffrey Hammond (I Know Who Killed Me)
Bir Korku Filmi İçin En Kötü Özür (Bu da “Worst Excuse for a Horror Movie”nin çevirisi): I Know Who Killed Me

!f İstanbul Devam Ediyor, Ankara Gösterimleri Sırada

!f İstanbul14 Şubat’ta başlayan !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 24 Şubat’a kadar tüm hızıyla devam ediyor. Hit Filmler, Keş!f, Meksika Dalgası, Fantastik Filmler, Sesli Yaşam, Yaşama Sanatı, !f Çocuk, Gezegen/İnsan, Başka Aşk, Gökkuşağı, Nöbetçi Sinema ve !f Kısalar bölümlerinden oluşan festivalde birbirinden güzel filmler sinemaseverlerin keşfetmesini bekliyor. Pek çok seansta da salonların dolduğu ya da dolmaya yaklaştığı söyleniyor.

 İstanbul’da 7. yılını kutlayan festival, Ankara’da da 3. yılına giriyor. 28 Şubat-2 Mart arasında toplam 4 gün Afm Cepa sinemasında ve Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşecek gösterimler için biletler 22-24 Şubat’tan itibaren www.mybilet.com‘dan, 25 Şubat’tan itibaren de Ankara’daki AFM sinemalarından satılmaya başlayacak.

Festivalin hem İstanbul, hem Ankara programı ve filmlerle ilgili detaylı bilgi için http://www.ifistanbul.com/ adresine girilebilir.

Oscar’lar Yaklaşıyor, BAFTA’lar da Sahiplerini Buldu

80. Oscar ödüllerinin verilmesine sayılı günler kalmışken Oscar’lar açısından son değerlendirmelerin yapılabileceği, İngilizlerin Oscar’ları sayılan BAFTA ödülleri de geçtiğimiz hafta sahiplerini buldu. En iyi film ödülünü Atonement almış olsa da, bu filmin bir İngiliz filmi olduğunu ve desteklerini fena halde aldığını söylemek gerek. Bu yüzden en iyi filmi alması şaşırtıcı değil. Ancak en iyi yönetmen ödülünü İngilizler bile Coen kardeşlere verdilerse Oscar’da başkasının hiç şansı yok. Aynı şey erkek oyuncu kategorisinde James McAvoy’u geçen Daniel Day-Lewis için de geçerli. Ayrıca zaten Javier Bardem yardımcı erkek Oscar’ını kaptırırsa bu yılki Oscar’ların en büyük sürprizi olacak. Kadın oyuncu kategorileri ise hala o kadar net değil.

BAFTA’ları kazananların tam listesi şu şekilde:

En İyi Film: ATONEMENT – Tim Bevan/Eric Fellner/Paul Webster
En İyi İngiliz Fİlmi: THIS IS ENGLAND – Mark Herbert/Shane Meadows
En İyi İlk Film (Yönetmen, Yazar ya da Yapımcıya verilir): MATT GREENHALGH (Yazar) – Control
En İyi Yönetmen: NO COUNTRY FOR OLD MEN – Joel Coen/Ethan Coen
En İyi Orijinal Senaryo: JUNO – Diablo Cody
En İyi Uyarlama Senaryo: THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY – Ronald Harwood
İngilizce Dışında Bir Dilde Çekilmiş En İyi Film: THE LIVES OF OTHERS – Quirin Berg/Max Wiedemann/Florian Henckel von Donnersmarck
En İyi Animasyon: RATATOUILLE – Brad Bird
En İyi Erkek Oyuncu: DANIEL DAY-LEWIS – There Will Be Blood
En İyi Kadın Oyuncu: MARION COTILLARD – La Vie en Rose
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: JAVIER BARDEM – No Country for Old Men
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: TILDA SWINTON – Michael Clayton
En İyi Müzik: LA VIE EN ROSE – Christopher Gunning
En İyi Görüntü Yönetmeni: NO COUNTRY FOR OLD MEN – Roger Deakins
En İyi Kurgu: THE BOURNE ULTIMATUM – Christopher Rouse
En İyi Sanat Yönetmeni: ATONEMENT – Sarah Greenwood/Katie Spencer
En İyi Kostüm: LA VIE EN ROSE – Marit Allen
En İyi Ses: THE BOURNE ULTIMATUM – Kirk Francis/Scott Millan/David Parker/Karen Baker Landers/Per Hallberg
En İyi Görsel Efekt: THE GOLDEN COMPASS – Michael Fink/Bill Westenhofer/Ben Morris/Trevor Wood
En İyi Makyaj/Saç: LA VIE EN ROSE – Jan Archibald/Didier Lavergne
En İyi Kısa Metraj Animasyon: THE PEARCE SISTERS – Jo Allen/Luis Cook
En İyi Kısa Film: DOG ALTOGETHER – Diarmid Scrimshaw/Paddy Considine
Çıkış Yapan Oyuncu Özel Ödülü: SHIA LABEOUF

Sinetek Avrupa Şubat-2008 Filmleri

Sinetek Avrupa filmleri bu ay da Ankara Ankapol sinemasında devam ediyor. Ancak bu kez sadece Perşembe’leri değil Salı günleri de gösterim var. Böylece sinemaseverler izlemek istedikleri filmler için bir fırsat daha yakalamış olacaklar. Hem bu defa bir de gece sineması var, burada da filmleri toplu olarak izlemek mümkün olacak. Gece sineması dışındaki gösterimler yine 19:30’da. Ayın programı aşağıdaki gibi. Filmlerle detaylı bilgi her zamanki gibi http://www.askfest.org/ adresinde.

7 Şubat 2008:
BATI RÜZGARI (PONIENTE)

İspanya, 2002, 96′
Yönetmen: Chus Gutiérrez

14 Şubat 2008-19 Şubat 2008:
AŞK VS. (LOVE ETC.)

Fransa, 1996, 105′
Yönetmen: Marion Vernoux

21 Şubat 2008-26 Şubat 2008:
SWING

Fransa, 2002, 90′
Yönetmen: Tony Gatlif

28 Şubat 2008:
ZOR ZAMANLAR (MALAS TEMPORADAS / HARD TIMES)

İspanya, 2005, 117′
Yönetmen: Manuel Martin Cuenca

Ayrıca 23 Şubat Cumartesi gecesi düzenlenen gece sinemasında saat 24:00’den itibaren arka arkaya Aşk Vs., Zor Zamanlar ve Swing filmleri izlenebilecek.

Directors Guild ve Screen Actors Guild Ödülleri

Coen kardeşlerHafta sonunda Oscar yolundaki en büyük göstergelerden sayılan Directors Guild (Yönetmenler Birliği) ve Screen Actors Guild (Oyuncular Birliği) 2007’nin en iyilerine verdikleri ödülleri açıkladılar. Özellikle Coen kardeşler, Javier Bardem ve Daniel Day-Lewis’in Oscar gecesinde de ödüle erişme ihtimali iyice güçlemiş oldu.

Yönetmenler Birliği’nin sinema dalındaki ödülleri No Country for Old Men ile Joel ve Ethan Coen’e gitti. 1949’dan sadece 6 istisna dışında Yönetmenler Birliği’nin ödülünü kazanan her yönetmenin Oscar’ı da aldığı düşünülürse Coen kardeşlerin şansı daha iyi anlaşılabilir.

Oyuncular Birliği’nin ödülleri ise şu şekilde:

Film Kategorisinde:

Javier BardemErkek Oyuncu: DANIEL DAY-LEWIS (There Will Be Blood)
Kadın Oyuncu: JULIE CHRISTIE (Away From Her)
Yardımcı Erkek Oyuncu: JAVIER BARDEM (No Country For Old Men)
Yardımcı Kadın Oyuncu: RUBY DEE (American Gangster)
En İyi Oyuncu Topluluğu (filmdeki tüm oyunculara beraberce veriliyor): NO COUNTRY FOR OLD MEN

Televizyon Kategorisinde:
Erkek Oyuncu (Tv Filmi/Mini Dizi): KEVIN KLINE (As You Like It)
Kadın Oyuncu (Tv Filmi/Mini Dizi): QUEEN LATIFAH (Life Support)
Erkek Oyuncu (Drama Dizisi): JAMES GANDOLFINI (The Sopranos)
Kadın Oyuncu (Drama Dizisi): EDIE FALCO (The Sopranos)
Erkek Oyuncu (Komedi Dizisi): ALEC BALDWIN (30 Rock)
Kadın Oyuncu (Komedi Dizisi): TINA FEY (30 Rock)
En İyi Oyuncu Topluluğu (Drama Dizisi): THE SOPRANOS
En İyi Oyuncu Topluluğu (Komedi Dizisi): THE OFFICE

Ayrıca sinema ve televizyon dalında dublör gruplarına da ödül verilmiş. Bu dalda da ödüller THE BOURNE ULTIMATUM ve 24’e gitmiş.

65. Altın Küre Ödülleri Sahiplerini Buldu

Golden GlobesBu yıl yazarlar sendikasının grevi nedeniyle geçmiş yıllardaki törenlerden farklı olarak sade bir basın toplantısı ile açıklanan Altın Küre ödülleri dün gece sahiplerini buldu. Açıklanış şekli ne olursa olsun Altın Küre Ödülleri halen Oscar yolunda önemli bir gösterge olarak kabul görüyor. Ödüllerin sonucunda herhangi bir filmin öne çıktığını söylemek mümkün değil. 4 film 2’şer ödül alarak ödülleri paylaştılar. Belki şimdiye kadar pek çok eleştirmen birliğinin ödülünü alan Coen’lerin No Country for Old Men’i, en iyi film ödülünü alsaydı artık Oscar’ı alacağına da kesin gözüyle bakılabilirdi. Drama dalında en iyi film ödülünü alan Atonement (Kefaret) böylece tekrar ümitlenmiş oldu.

Televizyon dalında da belirgin bir şekilde öne çıkan bir yapım olduğu söylenemese de  aldığı 3 ödülle Longford isimli Tv filminin ve 2 ödülle e2’de izleme fırsatını bulduğumuz Mad Men’in adını anmak gerek.

Ödül listesi şöyle:

Film Dalında:

En İyi Film – Drama: ATONEMENT
En İyi Kadın Oyuncu  – Drama: JULIE CHRISTIE (Away From Her)
En İyi Erkek Oyuncu– Drama: DANIEL DAY-LEWIS (There Will Be Blood)
En İyi Film – Komedi/Müzikal: SWEENEY TODD: THE DEMON BARBER OF FLEET STREET
En İyi Kadın Oyuncu – Komedi/Müzikal: MARION COTILLARD (La Vie En Rose)
En İyi Erkek Oyuncu – Komedi/Müzikal: JOHNNY DEPP (Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street)
En İyi Animasyon: RATATOUILLE
Yabancı Dilde En İyi Film: THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: CATE BLANCHETT (I’m Not There)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: JAVIER BARDEM (No Country for Old Men)
En İyi Yönetmen: JULIAN SCHNABEL (The Diving Bell and the Butterfly)
En İyi Senaryo: ETHAN COEN & JOEL COEN (No Country for Old Men)
En İyi Müzik: DARIO MARIANELLI (Atonement)
En İyi Şarkı: “GUARANTEED” — INTO THE WILD (Söz ve Müzik: Eddie Vedder)

Televizyon Dalında:

En İyi Dizi – Drama: MAD MEN
En İyi Kadın Oyuncu – Drama Dizisi: GLENN CLOSE (Damages)
En İyi Kadın Oyuncu – Drama Dizisi: JON HAMM (Mad Men)
En İyi Dizi – Komedi/Müzikal: EXTRAS
En İyi Kadın Oyuncu – Komedi/Müzikal Dizisi: TINA FEY (30 Rock)
En İyi Kadın Oyuncu – Komedi/Müzikal Dizisi: DAVID DUCHOVNY (Californication)
En İyi Mini Dizi/Tv Filmi: LONGFORD
En İyi Kadın Oyuncu – Mini Dizi/Tv Filmi: QUEEN LATIFAH (Life Support)
En İyi Erkek Oyuncu – Mini Dizi/Tv Filmi: JIM BROADBENT (Longford)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Dizi/Mini Dizi/Tv Filmi: SAMANTHA MORTON (Longford)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Dizi/Mini Dizi/Tv Filmi: JEREMY PIVEN (Entourage)


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 320.110 hits
Mart 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.