Archive for the 'Ödüller/Festivaller' Category



12. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali Başladı

Bu yıl 12.si düzenlenen Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali dün gerçekleştirilen açılış töreni ile başladı. 14 Mayıs’a kadar Ankara’lı sinemaseverleri kadın yönetmenlerin filmleriyle buluşturacak olan festival gösterimleri Kızılırmak Sineması’nda ve Alman Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Bu yılki festivalin bölümleri şu şekilde sıralanıyor:
– Sinemamız
– 80’ler
– Her Biri Ayrı Renk
– Altın Kızlar
– Bana Özel
– Retrospektif: Yeşim Ustaoğlu
– Feminist Sinema Tarihinden: Ulrike Ottinger
– Kim Bu Kız?: Antonia San Juan
– Mısır Sinemasının Divası: Magda
– En İyisi…
– Türkiye’den Belgeseller
– Dünyadan Belgeseller
– Kısaca Türkiye
– Kısaca Dünya
– Büyümek Zordur
– Harikalar Diyarı

Festivalde gösterilecek filmler, düzenlenecek etkilikler ve izlence programı hakkında detaylı bilgi festivalin web sitesinden alınabilir.

SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (3 Mayıs 2009)

SİYAD’ın bu haftaki listesinde ilginç bir durum var. Listedeki hemen her filmin ortalaması düşmüş. Özellikle geçtiğimiz haftanın birincisi Açlık‘ın (Hunger) ortalaması epeyce azalmış. Hayat Var‘ın da ortalaması azalmasına karşın düşüş o kadar fazla olmayınca birinci sıraya çıkmış. Doğrusu bence de hakedilmiş bir birincilik ama bu şekilde olması ilginç. Ayrıca haftanın yeni filmlerinden Rumba listeye 8. sıradan girerken, Sahtekar (Changeling) ve Frost/Nixon da 3 aylık sürelerini doldurup listeden çıkmışlar. Onlar çıkınca sürekli listeye girip çıkan Teldeki Adam (Man On Wire) da yeniden listeye girmiş.

Önümüzdeki hafta gösterime girecek filmlerden Nokta ve Milk‘in listeye girmesi beklenebilir.

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

2

Hayat Var

3.45

2

1

Açlık (Hunger)

3.44

3

3

Beşir’le Vals (Vals im Bashir)

3.29

4

4

Kehanet (Knowing)

3.29

5

5

Okuyucu (The Reader)

3.12

6

6

Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road)

3.11

7

7

Şampiyon (The Wrestler)

3.05

8

Rumba

3

9

8

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (The Curious Case of Benjamin Button)

2.93

10

Teldeki Adam (Man on Wire)

2.83

SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (26 Nisan 2009)

SİYAD’ın bu haftaki listesinde yine hiç bir değişiklik yok. Geçen hafta olduğu gibi sadece ortalamalarda ufak tefek değişiklikler gözleniyor.  Açlık (Hunger) ve Hayat Var ilk iki sıradaki yerlerini koruyorlar, üstelik her ikisinin de ortalaması artmış durumda.

Önümüzdeki hafta gösterime girecek filmler arasında da listeyi değiştirebilecek bir film gözükmüyor. Muhtemelen ortaya benzer bir tablo çıkacak.

 

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

1

Açlık (Hunger)

3.64

2

2

Hayat Var

3.52

3

3

Beşir’le Vals (Vals im Bashir)

3.35

4

4

Kehanet (Knowing)

3.29

5

5

Okuyucu (The Reader)

3.19

6

6

Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road)

3.12

7

7

Şampiyon (The Wrestler)

3.05

8

8

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (The Curious Case of Benjamin Button)

2.96

9

9

Sahtekar (Changeling)

2.95

10

10

Frost/Nixon

2.91

28. İstanbul Film Festivali Ödülleri Açıklandı

Geçtiğimiz Pazar günü sona eren 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ödülleri sahiplerini buldu. Farklı kategorilerdeki ödüllerin dağılımı şu şekilde:

Altın Lale Uluslararası Yarışma:
En İyi Film: Tony Manero
Jüri Özel Ödülü: A Film With Me In It (Bu Filmde Ben Varım)
Altın Lale Ulusal Yarışma:
En İyi Film: Köprüdekiler
En İyi Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun  (Uzak İhtimal)
En İyi Kadın Oyuncu: Derya Alabora (Pandora’nın Kutusu)
En İyi Erkek Oyuncu: Nadir Sarıbacak (Uzak İhtimal)
En İyi Senaryo: Tarık Tufan, Görkem Yeltan ve Bektaş Topaloğlu
En İyi Görüntü Yönetmeni: Özgür Eken (Süt)
En İyi Müzik: Nail Yurtsever (Ali’nin Sekiz Günü)
Jüri Özel Ödülü: 11’e 10 Kala
Avrupa Konseyi Sinema Ödülü “Face”:
Face Ödülü: Birdwatchers / Kırmızı Adamların Toprağı
Jüri Özel Ödülü: Fıraaq
Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (Fipresci) Ödülü:
Uluslararası Yarışma Fipresci Ödülü: Süt
Ulusal Yarışma  Fipresci Ödülü:Hayat Var
Radikal Halk Ödülü:
Uluslararası Yarışma: Süt
Ulusal Yarışma: Başka Semtin Çocukları
Köprüde Buluşmalar – Uzun Metrajlı Film Projesi Geliştirme Atölyesi Ödülü:
Sesime Gel! (Hüseyin Karabey)

SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (19 Nisan 2009)

SİYAD’ın bu haftaki listesinde sıralama olarak hiç bir değişiklik olmamış. Sadece ortalamalarda ufak tefek değişiklikler gözleniyor. Örneğin geçen hafta daha fazla SİYAD üyesi seyrettiği takdirde ortalamasının düşeceğini öngördüğüm Kehanet (Knowing) filminin ortalaması beklediğimin tam aksine daha da artmış. Neredeyse Beşir’le Vals‘in (Vals im Bashir) üzerine çıkacak. İlginç doğrusu ama izleyenlerin sayısının hala düşük olduğunu da belirtmeli. Açlık (Hunger) ve Hayat Var‘ın ilk iki sıradaki yerleri de gayet sağlam bir şekilde devam etmekte.

Önümüzdeki hafta da listede önemli bir değişiklik olması beklenmiyor. Bir ihtimal Dilber’in Sekiz Günü listeye girebilir.

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

1

Açlık (Hunger)

3.62

2

2

Hayat Var

3.5

3

3

Beşir’le Vals (Vals im Bashir)

3.35

4

4

Kehanet (Knowing)

3.33

5

5

Okuyucu (The Reader)

3.13

6

6

Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road)

3.12

7

7

Şampiyon (The Wrestler)

3.05

8

8

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (The Curious Case of Benjamin Button)

2.96

9

9

Sahtekar (Changeling)

2.95

10

10

Frost/Nixon

2.91

SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (12 Nisan 2009)

SİYAD’ın bu haftaki listesine 2 yeni giriş var. Okuyucu‘nun (The Reader) listeye girmesi beklenen bir durumdu ama Kehanet‘in (Knowing) girişi sürpriz oldu gerçekten. Üstelik 4. sıradan giriş yapıyor. Ama filmi izleyen sinema yazarı sayısı az, haftaya daha çok isim izlerse oyu düşebilir. Okuyucu ise 5. sıradan girmiş. Bu iki filmin girişi ile geçtiğimiz hafta son 2 sırada olan Pandora’nın Kutusu ve Teldeki Adam (Man On Wire) tekrar listeyi terketmiş.

Bu arada SİYAD’ın açıkladığı sıralamada listeye giren iki filmin sırası ters ama ben ortalamalara baktığımda Kehanet‘in ortalamasını daha yukarda görüyorum. Bazen oluyor bu. Galiba SİYAD 10’luk listeyi açıkladığı sırada henüz bazı yazarların oyları gelmemiş olyor. Buradaki liste 12 Nisan Pazar akşamı itibari ile verilen oyları yansıtıyor.

Son olarak önümüzdeki haftaya dair bir tahmin yaparsak düşük bir ihtimalle de olsa Devlet Oyunları (State of Play) filminin listeye girmesi beklenebilir.

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

1

Açlık (Hunger)

3.62

2

2

Hayat Var

3.47

3

3

Beşir’le Vals (Vals im Bashir)

3.35

4

Kehanet (Knowing)

3.2

5

Okuyucu (The Reader)

3.15

6

4

Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road)

3.12

7

5

Şampiyon (The Wrestler)

3.05

8

6

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (The Curious Case of Benjamin Button)

2.96

9

7

Sahtekar (Changeling)

2.95

10

8

Frost/Nixon

2.91

SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (3 Nisan 2009)

Bu hafta gösterime giren filmlerin kalitesinde, belki de İstanbul Film Festivali’nin başlaması nedeniyle belirgin bir düşüş olunca SİYAD’ın listesinde pek bir değişiklik olmamış (yeni filmlerden en yüksek ortalamaya sahip olanı Marley ve Ben (Marley & Me). Onun ortalaması da 2.1). Sadece Süt filmi üç aylık süresini doldurunca listeden çıkmış, Teldeki Adam (Man On Wire) ise yeniden 10. sıradan giriş yapmış. Açlık (Hunger) ve Hayat Var ilk 2’deki yerlerini koruyorlar ve büyük ihtimalle uzunca bir süre de burada kalacaklar. Ayrıca her iki film de ortalamasını yükseltmiş bu hafta.

Önümüzdeki hafta gösterime girecek filmlerden Kate Winslet’e Oscar kazandıran Okuyucu (The Reader) ve Canavarlar Yaratıklara Karşı (Monsters vs. Aliens) filmlerinin çok yukardan olmasa da listeye girmesi beklenebilir.

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

1

Açlık (Hunger)

3.62

2

2

Hayat Var

3.47

3

3

Beşir’le Vals (Vals im Bashir)

3.35

4

5

Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road)

3.12

5

6

Şampiyon (The Wrestler)

3.05

6

7

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi (The Curious Case of Benjamin Button)

2.96

7

8

Sahtekar (Changeling)

2.95

8

9

Frost/Nixon

2.91

9

10

Pandora’nın Kutusu

2.89

10

Teldeki Adam (Man on Wire)

2.83

İstanbul Film Festivali Başlıyor

İstanbul Film Festivali 28. kez İstanbul’lu sinemaseverlere sinema dolu bir 16 gün yaşatmaya hazırlanıyor. 4-19 Nisan 2009 tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival dünkü açılış töreni ile resmen başlamış oldu. Festivalde 200 civarında film gösterilecek. Kişisel olarak bu yıl da İstanbul’a gitme fırsatı yakalayamadığım için festivali yine uzaktan izlemekle yetineceğim. Yine de festivalde öne çıkan bir kaç filme bir göz atalım:

– Olivier Assayas’ın Juliette Binoche’yi başrole koyduğu yeni filmi Yaz Saati (L’Heure D’été / Summer Hours)
– Hintli kadın yönetmen Deepa Mehta’nın yeni filmi Yeryüzü Cenneti (Heaven on Earth)
– İnsan hakları üzerine 8 önemli ismin (Jane Campion, Gael Garcia Bernal, Jan Kounen, Mira Nair, Gaspar Noé, Abderrahmane Sissako, Gus Van Sant, Wim Wenders) 8 kısa filminden oluşan 8.
– Reha Erdem’in muhteşem filmi Hayat Var (vizyonda görülmediye burada mutlaka görülmeli)
– Kutluğ Ataman’ın 1957’de Erzincan’da aya gitme çabasındaki köylüleri anlatan belgeseli Aya Seyahat
– ÖSS üzerine sağlam bir belgesel olan 3 Saat
– Lukas Moodysson’un şimdiye kadarki en büyük bütçeli ve en tanınmış oyuncularla çalıştığı filmi Mamut (Mammoth)
– François Ozon’un Ricky‘si
– Sean Penn’e bir de Oscar getiren Gus Van Sant filmi Süt (Milk)
– İsveç’ten gelen çarpıcı vampir filmi Gir Kanıma (Låt Den Rätte Komma In / Let the Right One In)
– Ramin Bahrani’nin son zamanlarda adı sıkça duyulan filmi Hoşçakal Solo (Goodbye Solo)
– Kiyoshi Kurosawa’nın modern bir Japon ailesine çarpıcı bakışı Tokyo Sonatı (Tokyo Sonata)
– Sürpriz şekilde yabancı dilde en iyi film Oscar’ı kazanan Gidişler (Okuribito / Departures)
– Anılarına bölümünde belki defalarca izlediğimiz ama beyazperdede de mutlaka izlenmesi gereken Viva Zapata!, Kızgın Damdaki Kedi (Cat on a Hot Tin Roof) ve Atları da Vururlar (They Shoot Horses, Don’t They?)

Festival programından ilk anda yönetmeni, ödülleri ya da başaka festivallerde izlemiş olduğumuz için öne çıkan filmler bunlar ama festivalin asıl keyfi hakkında çok fazla bir şey bilmeden gidilip keşfedilen filmler olacak büyük ihtimalle. Festivale katılacak herkese iyi seyirler.

Ankara Film Festivali 2009 İzlenimleri: 4.Gün (Mao Zedung, İki Kıta İki Ülke: Meksika İran, Kısa Sınır Tanımaz 2, Babalar ve Çocukları Üzerine)

Mao Zedung (Mao Ce Dun / Mao Tse Tung):

1970’lerde komünist bir ülkede oğlunuzun adını Mao Zedung koyarsanız ne ile karşılaşırsınız? O yıllarda Arnavutluk’ta bir çingenenin binbir çaba ile oğluna bu ismi vermesi sonucunda komünist partiden işine gelen her türlü yardımı koparması ile gelişen film gayet eğlenceli, bir o kadar da politik bir yapım. Biraz fazlaca komünizme yüklendiği düşünülebilir ama çoğunlukla haklı eleştiriler getiriyor. Festivalin iyi filmlerinden biriydi.

Filmle ilgisi olmayan can sıkıcı bir nokta, gösterim sırasında altyazıyı veren bilgisayarda bir sorun olması sonucunda gösterimin kesilmesi ve sorun çözüldükten sonra yaklaşık 20 dakika öncesine geri dönerek zaten izlediğimiz yerleri tekrar izlememiz oldu. Film sonrası için farklı planları olanların canını sıkacak bir durumdu.

İki Kıta İki Ülke: Meksika İran:

İki Kıta İki Ülke başlıklı bu bölümde Meksika’dan ve İran’dan gelen 13 farklı kısa film yer alıyordu. Doğrusu festivalin 3. günü gösterilen seçkide olduğu gibi bu seçkideki filmlerden de çok memnun kalmadım. Seçkinin öne çıkan filmleri arasında İran’dan gelen ve gerçeklik, fotoğraf, sinema ve sanat kavramlarına farklı bir açıdan bakan Benim Ağacım (Derakhte Man / My Tree), Meksika’dan gelen deneysel sinemanın iyi bir örneği olarak Jagger’ın Bir Teması Üzerine Çeşitlemeler (Variations On A Theme by Jagger) ve bir kadının eski anılardan kurtulma çabasını sadece 4 dakikada ve son derece basit bir fikirle özetleyen Aşk Hatırası (Souvenir d’un Amour / Remembrance of Love) sayılabilir.

Kısa Sınır Tanımaz 2:

Festivalin ilk 4 günündeki en iyi kısa film seçkisini bu bölümde izledim. Bu seçkideki 6 filmin her biri gerçekten başarılıydı. Bir kaç filmi öne çıkarmak gerekirse, yıllar önce kendisini terkeden babasını yıllar sonra bir metroda evsiz bir adam olarak gören bir kadının anlatıldığı Şahitlik (Tanúvallomás / Testimony), Irak Savaşı sırasında Kürt bir ailenin yıkıntılar arasında yaşamış olabileceği dakikaları görselleştiren ve oyuncu kadrosunda Nazmi Kırık’ın da yer aldığı Gülümsee… (Cheeese…) ve üç kişilik bir ilişkinin tümüyle telefon mesajları üzerinden yürümesi çerçevesinde oluşan Çöp (Krupni Otpad / Waste) filmleri sayılabilir.

Babalar ve Çocukları Üzerine (O Rodicích a Detech / Of Parents and Children):

Festivalde bu yıl Çek Cumhuriyeti’nden gelen filmlerin sayısı epey fazlaydı. Elbette bunda toplu gösterimi düzenlenen yönetmenin bir Çek yönetmen olmasının da etkisi vardı. Bu film de bir Çek filmi olması itibariyle Jan Hrebejk’in bir filmi olarak algılandı bir kısım festival izleyicisi tarafından. Doğrusu tarzlarında bir ortaklık da yok değildi ancak Hrebejk’in filmleri bir gömlek daha yukarıdaydı. Doğrusu 70’li yaşlarda bir baba ile 40’lı yaşlardaki bir oğlun düzenli yürüyüşleri esnasında yaptıkları konuşmalar çerçevesinde ve flashback’lerle gelişen film kendi içinde başarılı olsa da belki de festival kataloğundaki iddialı özetinden dolayı daha büyük bir beklenti yaratıyor ve bu beklentiyi karşılayamıyordu.

Ankara Film Festivali 2009 İzlenimleri: 3.Gün (Başka Bir Gezegen, Bir Aşağı Bir Yukarı, Ahmaklar ve Melekler, Kısa Sınır Tanımaz 1, Mutlu Çingeneler de Tanıdım)

Başka Bir Gezegen (Másik bolygó / Another Planet):

Festivalin uluslararası belgesel gösterimi bölümünde yer alan Başka Bir Gezegen filmi dünyanın çeşitli yerlerinde çekilen ve genellikle çocukların başına gelen trajik olayları konu eden bir filmdi. Film boyunca çocuk fahişelere, çocuk askerlere ve çocuk işçilere tanıklık ediyoruz. Doğrusu bilmediğimiz şeyler söylemiyor film ama ne yazık ki tüm bu konular geçerliliğini yitirmeyen ve yakın gelecekte de aynı şekilde devam edeceği düşünülebilecek konular olduğu için önemli bir belgeseldi.

Not: Bu filmle aynı seansta gösterilmesi gereken Dönme Dolap isimli belgesel teknik sorunlardan ötürü gösterilemedi.

Bir Aşağı, Bir Yukarı (Horem pádem / Up and Down):

Bu yıl festival, toplu gösteri bölümünü Çek yönetmen Jan Hrebejk’e ayırmıştı. Daha önce de kimi festivallerde filmlerini gördüğümüz yönetmenin programdaki ilk filmi 2004 yapımı Bir Aşağı, Bir Yukarı idi. Film Hrebejk’in daha önce izlediğimiz filmlerinden bildiğimiz ve festival devam ettikçe de iyice alışacağımız tarzda bir film. Kalabalık bir oyuncu kadrosu, birbirleri ile çeşitli noktalarda hikayeleri kesişen çeşitli karakterler, çoğunlukla mizahi ama dramatik yanları da gözden kaçırmayan bir anlatım ve zaman zaman Çek kültüründen ve tarihinden de beslenen bir senaryo. Hrebejk’in en iyilerinden olmasa da keyifle izlenen bir film olarak akıllarda kaldı.

Ahmaklar ve Melekler (Idiots and Angels):

Amerikalı deneyimli animasyon yönetmeni Bill Plympton’un yeni filmi Ahmaklar ve Melekler de festival programında dikkat çeken filmlerden biriydi. Plympton kendine has animasyon stili ile önce filmin başında çevresine kötülük yapmaktan zevk alan, kadınlara kötü davranan, her türlü kötü özelliği kendi üzerinden toplayan bir adam portresi çiziyor. Sonra günün birinde bu adamın sırtında kanatlar oluşmaya başladığına ve bu kanatların kendi başlarına hareket ederek ona zorla çeşitli iyilikler yaptırmaya çalıştıklarına şahit oluyoruz. Özellikle sonlarına doğru fazlasıyla dini sembollere başvurmasına ve 78 dakikalık süresine rağmen zaman zaman uzatılmış hissi vermesine rağmen özellikle adamın kendi içindeki iyi ve kötünün çatışmasını ve bu durumundan faydalanmak isteyen çevresindeki insanların durumlarını başarılı bir şekilde vermesi ile etkileyici bir animasyondu.

Ayrıca aynı seansta, Bill Plympton’un itfaiyeci olmak isteyen bir köpeğin son derece eğlenceli ve sonunda da hafiften yürek burkan hikayesini anlattığı Şaşkın Köpek (Hot Dog) isimli başarılı bir kısa animasyon daha gösterildi.

Kısa Sınır Tanımaz 1:

Ankara Film Festivali’nin diğer festivallerden en önemli farklarından biri kendi başına bir kısa film festivali olmasa da neredeyse bir kısa film festivali kadar kısa film göstermesidir herhalde. Ancak sayı çok artınca seçilen tüm filmlerin her zaman aynı kaliteyi tutturamadığını itiraf etmek gerek. 8 filmin yer aldığı bu seçkideki filmler en azından benim zevklerim için fazla deneysel ve simgesel filmlerden oluşuyordu. Terörist (The Terrorist) isimli filmin önyargı üzerine başarılı bir film olduğu söylenebilir ama benzerlerini çok izledik. Ayrıca babası ile bir karavanda yaşayan ve çevredeki atlarla ilgilenen bir genç kızı anlatan K filmi de seçkinin dikkat çeken filmlerindendi.

Mutlu Çingeneler de Tanıdım (Skupljaci Perja / I Even Met Happy Gypsies):

1967 yılından gelen bu film festivalin çingeneleri konu alan filmler bölümünde gösterildi. Her ne kadar gösterime girdiğinde yabancı dilde en iyi film olarak Oscar ve Altın Küre adaylıkları ve Cannes Film Festivali’nde önemli ödülleri olsa da aradan geçen yıllar filme çok yaramamış. Hem anlatım tarzı hem de anlattıkları açısından eskimiş bir film havası vardı. Ama çingenelerin hayatına otantik yaklaşımı yine de başarılıydı. Ayrıca filmi fiziksel olarak da çok yıpranmış bir kopyadan izlediğimizi belirtmeliyim. Çoğunlukla çiziklerle dolu bir görüntü varken kimi yerlerde ufak tefek eksik parçalar da olduğu hissediliyordu. Bu da filmden zevk alınmasını olumsuz yönde etkilemiş bir faktör olabilir.


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 320.092 hits
Mart 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.