Uçan Süpürge 2014 İzlenimleri – 1 Gün: Ağustos Şakası, Histeri

Ağustos Şakası (Mieletön Elokuu / August Fools):

Ağustos Şakası (Mieletön Elokuu / August Fools)

2013 Finlandiya yapımı Ağustos Şakası, soğuk savaşın en gerilimli dönemlerinden birinde, 1962’de Helsinki’de yapılan gerçek bir festival sırasında, sıradan insanların yaşadıklarını komedi çerçevesinde anlatan bir film. Festival, dönemin doğu bloku ülkelerinin kendilerini batı gençliğine tanıtmak, fikirlerini benimsetmek amacıyla düzenledikleri bir festival. Finlandiya tarafsız sayılabilecek bir ülke olarak seçilmiş. Ama bu festival, dünyanın ikiye bölündüğü bir dönemde iki taraftan insanların yüz yüze geleceği ender olaylardan biri olunca dünyanın her yerinden casuslara buraya üşüşmüş. Bu arada Sovyetler Birliği’nden festivale gelecek sanatçılara da batının tuzaklarına kapılmamaları için sıkı sıkı uyarılar yapılmış.

Filmimiz, 2. Dünya Savaşı sonrası zorunlu olarak ayrılmış ve yıllar yılı birbirini görememiş (hatta kadın, adamı ölmüş sanıyor zaten) Çek bir müzisyen ve Finli bir şapka dükkânı sahibinin birbirlerini bulması sonucu alevlenen aşkları çevresinde gelişiyor. Hikâyenin bir de her ikisinin de yanında yer alan karşı tarafla hiç karşı karşıya gelmemiş gençler arasında geçen aşk tarafı da var. Dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir ortamda sıradan insanların hikâyelerini anlatmak güzel bir seçim. Doğrusu her iki aşk hikâyesi de gayet güzel işlenmiş. Oyuncular da rollerine iyi oturmuş. Özellikle çoğunlukla Aki Kaurismäki filmlerinde gördüğümüz Kati Outinen her zamanki farklı havasıyla filme ayrı bir tat katıyor. Filmin hoş noktalarından biri de dönemin ünlü bazı isimlerini ufaktan hikayeye dâhil etmesi. Yuri Gagarin bu konuda beklenen isimlerden biri olabilir ama Lee Harvey Oswald’ı da görmek ilginç (bu arada film sonrası yönetmen söyleşisinde Oswald’ın gerçekten festival sırasında orada olduğu söylendi).

Filmin küçük, sıcak hikâyesi güzel, dönemin doğu blokundaki totaliter rejimi eleştirmek için mizahı kullanması da doğru bir seçim aslında. Ancak o mizahın zaman zaman biraz fazlaca karikatür düzeyinde olduğunu düşünüyorum. Evet izlerken gayet eğleniyorsunuz, hatta kahkahalar atıyorsunuz ama biraz daha ince bir mizahı tercih ederdim sanırım. Hoş yine yönetmenin söylediğine göre eğitim sistemlerinde batılı gençlerin sürekli sarhoş gezdiği ya da kola ile zehirlendikleri söylenen bir kuşağın bir dans ile beyinlerinin yıkanacağına inanmaları belki de çok karikatürize değildir.

Histeri (Døden er et Kjærtegn / Death is a Caress):

Histeri (Døden er et Kjærtegn / Death is a Caress)

Uçan Süpürge’nin en güzel taraflarından biri, sinema tarihinden gelen hiç adını duymadığımız ilginç kadın yönetmenleri bizimle tanıştırması. Bu yıl sırada 1949-1959 yılları arasında 10 film yönetmiş olan Norveçli yönetmen Edith Carlmar var. Carlmar’ın ilk filmi olan Histeri, aynı zamanda Norveç’in de ilk kara filmi olarak kabul ediliyor.

Filmde genç ve güzel nişanlısı ile evlilik planları yapan yakışıklı araba tamircisi Erik’in evli bir kadın olan Sonja ile tanıştıktan sonra değişen hayatı anlatılıyor. Filmi kara film olarak kabul edersek Sonja’ya da femme fatale dememiz gerek. Ancak çoğunlukla Amerikan noir filmlerinde gördüğümüz femme fatale tiplemesine çok da uymuyor. Bir kere ilk bakışta erkeği etkileyecek çarpıcı bir güzelliği yok. Üstelik kendisi zengin ve parasını erkek için harcıyor. Ama neredeyse erkeğe posta koyan tavırlarıyla Bjørg Riiser-Larsen karaktere o havayı katmayı başarmış. Larsen ne yazık ki çok az filmde oyunculuk yapmış.

Filmde her ne kadar özellikle kimi uzun diyalogsuz sekanslarda kendini gösteren başarılı hatta sıradışı görüntü seçimleri olsa da belki de yapıldığı yıl itibariyle genel bir fotoroman havasından da kendini kurtaramamış, belli sınırları da zorlamak isteyip zorlayamamış sanki. Belki de yönetmenin ileriki yıllarda çektiği filmlerden biri olsaydı daha başarılı bir yapım olabilirdi.

Bu arada film sınırları zorlayamamış falan dedim ama o yıllarda bazı sinemaların filmi göstermeyi reddettiğini, yönetmenin de bu filmden dolayı ölüm tehditleri aldığını da eklemek gerek. Aslında o yıllar için sınırları zorlamış demek ki. Festival boyunca Carlmar’ın diğer filmlerini de izleyip hakkında daha kesin bir yargıya varacağız herhalde.

Reklamlar

0 Responses to “Uçan Süpürge 2014 İzlenimleri – 1 Gün: Ağustos Şakası, Histeri”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




Sinema Manyakları Gezici Festivali'i destekliyor

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 249,980 hits
Mayıs 2014
P S Ç P C C P
« Nis   Haz »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: