Yippie-Ki-Yay Motherfuc…

Die Hard 4.0 poster80’lerden 90’lara sarkmış en iyi aksiyon filmi serilerinden Die Hard (Zor Ölüm) serisinin dördüncü filmi 12 yıllık bir aradan sonra eski dost John McClane’i tekrar karşımıza getiriyor. Aradan geçen yıllar McClane açısından bir şey değiştirmemiş. Adamımız yine her zamanki gibi kendini yanlış zamanda yanlış yerde buluyor ve büyük bir terör saldırısına karşı gönülsüz kahraman olarak mücadele veriyor. Serinin yeni yönetmeni Len Wiseman, zor bir işi gerçekleştiriyor ve üç filmlik gayet iyi bir aksiyon filmi serisine diğerlerinden hiç de aşağı kalmayan bir dördüncü halkayı ekleyebiliyor. Bu filmde de artık Bruce Willis ile özdeşleşmiş McClane, yine gayet tehlikeli aksiyonlara giriyor, bu aksiyonlar içinden yara bere içinde çıksa da işin ucunu bırakmıyor. McClane, kimi zaman “bu kadar da olmaz” denecek durumlardan kurtulsa da yine de bu durumlardan çıkış şekli olaya belli bir gerçeklik katıyor. Bu kez iş biraz daha kişisel, olaya kızı da dahil oluyor denebilir ama ilk filmde de işin içinde karısı vardı zaten.

Yıl 2007 olunca hikaye daha teknolojik bir boyut kazanmış. Ama neyse ki McClane bilgisayar başına oturup olaya girişmiyor, onun işi hep fiziksel, teknolojik olayları yanındaki çömez hallediyor. Bu arada en baba hacker olarak Kevin Smith’i görmek de ayrı bir keyifti. Ayrıca McClane’nin kızı olarak, yakın zamanda Tarantino’nun DeathProof’unda gördüğümüz Mary Elizabeth Winstead da gayet iyiydi. Bir ara Britney Spears ve Jessica Simpson gibi isimler bu rol için bahis konusu olmuştu. Allah korumuş.

Bu tip filmleri biraz da kötü adamların karizması sürükler. Film ile ilgili az sayıdaki itiraz noktalarımdan biri, bu filmin kötü adamı Timothy Olyphant. Daha önce Alan Rickman ve Jeremy Irons gibi isimlerin doldurduğu kötü adam kontenjanında Olyphant’ın onlar kadar başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak yine de izlenebilir bir kötü adam. En azından 9/11 etkisi ile kolaya kaçılıp Ortadoğulu bir kötü adam tiplemesi çizilmemiş.

Bir diğer itirazım da özellikle Amerika’da filmin daha fazla seyirciye ulaşabilmesi için ratinginin R’dan PG-13’e düşürülmesi (Bir filmin PG-13 ratingi alabilmesi için küfür içermemesi ve şiddet sahnelerinin mümkün olduğunca kamera dışında gerçekleşmesi gerekiyor. Bu nedenle bu filmde pek çok ölüm olsa da hiçbirini direk olarak görmüyoruz ve küfür duymuyoruz). Öyle çok şiddet meraklısı değilim ama serinin diğer filmleri R ratingi almış ve şiddet ve küfür açısından bir sınır tanımazken, devamlılık açısından düşünüldüğünde bu filmin tonunun düşürülmüş olması hoş değil. McClane’in ağzından ağız tadıyla bir “Yippie-Ki-Yay Motherfucker” lafını duyamadık canım. Yarısında silah patlaması ile kesildi.

Daha önce Underworld serisi ile tanıdığımız Len Wiseman gayet stilize ve bol bilgisayar efektli iki filmden sonra eski usül, dublör maharetine dayalı bir aksiyonu da gayet düzgün çekebileceğini gösteriyor. Bu performansını devam ettirdiği takdirde önde gelen aksiyon yönetmenlerinden biri olacak gibi gözüküyor.

Reklamlar

1 Response to “Yippie-Ki-Yay Motherfuc…”


  1. 1 thelosthighway 26 Eylül, 2007, 1:11

    ben pek beğenmedim serinin bu 4. filmini… biraz zorlama planlarla dolu.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




Sinema Manyakları, Gezici Festival'i destekliyor.

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 252,346 hits
Temmuz 2007
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: