Archive for the 'Basın Bültenleri' Category



Gezici Festival’de Atölyeler ve Savaş Paneli

18. Gezici Festival, Ankaralı sinemaseverlere kendi belgesellerini, küçük izleyicilere ise ilk canlandırmalarını yaratma fırsatını sunuyor. Yeni Medya Belgeseli Atölyesi’nde ‘yeni medya’ araçlarının belgesel sinemada kullanımı interaktif olarak ele alınırken, Stop Motion Canlandırma Atölyesi‘nde küçük sinemacılar ilk canlandırmalarını üretecekler. Savaşla Büyümek bölümü ise, film gösterimleriyle beraber bir panelle de bu önemli konuyu tartışmaya açacak.

Yeni Medya Belgeseli Atölyesi

Gezici Festival, Yeni Medya (İnteraktif) Belgeseli Atölyesi ile katılımcıları farklı dijital ifade platformlarını ve interaktif film türlerini keşfetmeye davet ediyor. İki gün sürecek atölyede fikir geliştirilmesinden tasarıma bir yeni medya belgesel projesinin tüm aşamaları ele alınacak ve katılımcılar kendi projelerini geliştirme fırsatını yakalayacaklar.

İsrail’den gelecek belgesel yönetmeni ve yapımcısı Yoram Schaffer ile Tel Aviv Üniversitesi, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden Udi Ben-Arie tarafından 1-2 Aralık tarihlerinde, 10.00–13.00 arasında Alman Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek atölye katılıma açık ve ücretsiz olacak.

Panel: Savaşla Büyümek

Montrealli sinemacı Kim Nguyen’in Berlin ve Tribeca’dan En İyi Kadın Oyuncu ödülleriyle dönen Savaş Cadısı ve Iraklı iki kardeş Atia ve Mohamed Jabarah Al Daradji’nin yönettikleri, Asya Pasifik Sinema Ödülleri’nde En İyi Belgesel ödülünü alan Annemin Kollarında’nın gösterileceği Savaşla Büyümek bölümü, bu önemli konuyu bir panelle de tartışmaya açacak.

2 Aralık Pazar günü saat 16:00’da, Alman Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek panel, Uluslararası Af Örgütü’nden Volkan Görendağ, Gündem Çocuk Derneği’nden Ezgi Koman, Uluslararası Çocuk Merkezi’nden Adem Arkadaş ve İstanbul’da yaşayan bağımsız gazeteci Frederike Geerdink’in katılımlarıyla gerçekleşecek.

Küçüklere Canlandırma Atölyesi

Hollanda Büyükelçiliği’nin katkılarıyla, Hollandalı canlandırma sanatçıları bir kez daha Gezici Festival’de çocuklarla buluşacak. Jenny van den Broeke ve Mieke Driessen’ninAnkara’da düzenleyecekleri Stop Motion Canlandırma Atölyesi’nde küçük sinemacılar ilk filmlerini üretecekler.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz sene de festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Türkiye Sineması 2012

Gezici Festival, Türkiye Sineması 2012 bölümünde, usta yönetmenlerin beklenen filmlerinden yeni yönetmenlerin ödül alan filmlerine, ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen zengin bir seçki sunuyor. Türkiye’de kadın olma durumu, yakın tarihimizle hesaplaşma ve Anadolu’nun öteki yüzüne bakan filmlerin yönetmen ve senaristleri Gezici Festival’in Ankara galalarında izleyicilerle bir araya gelecek.

Gezici Festival’in ilk konuğu, 30 Kasım’da Zerre filminin senarist ve yönetmeni Erdem Tepegöz ve yapımcısı Kağan Daldal olacak. 1 Aralık’ta Lal Gece filminin gösterimi sonrası yönetmen Reis Çelik; Babamın Sesi’nin gösteriminden sonra da filmin senarist  ve yönetmenlerinden Orhan Eskiköy izleyicilerle buluşacak. 2 Aralık’ta yönetmen ve senarist Ali Aydın, Küf filminin gösterimine katılacak. Gezici Festival, 3 Aralık’ta Araf’ın senarist  ve yönetmeni Yeşim Ustaoğlu’nu, 4 Aralık’ta ise Devir filminin senarist  ve yönetmeni Derviş Zaim’i konuk edecek.

Geçtiğimiz yıl da Gezici Festival izleyicisiyle buluşan Zeki Demirkubuz, son filmi Yeraltı’nın 5 ve 6 Aralık Aralık’taki gösteriminden sonra izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. Festivalin Ankara’daki son gününde ise, Şimdiki Zaman filminin yönetmeni ve senaristi Belmin Söylemez ile filmin senarist ve yapımcısı Haşmet Topaloğlu festival izleyicisiyle bir araya gelecek.

Kadın yönetmenler ve Türkiye’de kadın olma

Gezici Festival, iki kadın yönetmenin bakışıyla aşkı, cinselliği ve kadın olmayı sorgularken; Türkiye’de kadın olma durumuna da en yeni örneklerle bakıyor. Antalya’da En İyi İlk Film ve Yönetmen de dahil dört ödül kazanan, Erdem Tepegöz’ün yönettiği Zerre, bir kadının küçük kızı ve annesiyle hayata tutunma çabasını anlatıyor. Cüneyt Cebenoyan’ın gerçekçiliğini Dardenne Kardeşler’in anlatımıyla karşılaştırdığı film, işçi sınıfına alışılmadık bir bakış sunuyor.

Adana’dan üç ödülle dönen, Belmin Söylemez’in yönettiği ve senaryosunu Haşmet Topaloğlu’yla birlikte yazdığı Şimdiki Zaman, bir kadının yaşamındaki tıkanıklığa ve şimdiki zamandan kurtulma çabasına bakıyor. Sanem Öge, kendisine Istanbul’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Mina rolünde kahve fincanlarında başkalarının falına bakarken, kendi geleceğini de arayan bir kadını canlandırıyor.

İnan Temelkuran’ın Kristen Stevens’la birlikte yönettiği belgesel Siirt’in Sırrı, milli güreşçi Evin Demirhan’ın öyküsünü anlatıyor. Altın Koza’da üç ödül ve Antalya’da En İyi Belgesel ödülünükazanan film, Evin’in bir yandan Türkiye’nin küçük bir şehrinde yaşayan, diğer yandan da dünya arenasında başarıya koşan genç bir kız olarak portresini çiziyor.

Yeşim Ustaoğlu, Adana, Moskova, Abu Dhabi ve Tokyo’dan ödüllerle dönen filmi Araf’ta geçmişle geleceğin arasına sıkışmış yaşamlar süren Zehra ve Olgun’un olgunlaşma hikayesini trajik bir aşkla harmanlayarak anlatıyor. Ustaoğlu, bir kez daha hüzünlü insan hikayelerinden yola çıkarak toplumsal dönüşüme ayna tutuyor.

Yakın tarihimizle hesaplaşma

Bu bölümde gösterilecek ödüllü iki film, Türkiye’nin yakın tarihinin karanlık yüzüne yürek parçalayan insan hikayeleriyle bakıyor. Venedik Film Festivali’nde Geleceğin Aslanı ödülünü alan Ali Aydın’ın yönettiği Küf, 18 yıldır oğlundan haber alamayan bir babanın hüzünlü öyküsünü anlatıyor. Yalnız bir demiryolu çalışanı olan Basri’yi sade ve iz bırakan oyunculuğuyla Ercan Kesal canlandırıyor.

Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan’ın Altın Koza’dan En İyi Film ve Senaryo ödülleriyle dönen filmleri Babamın Sesi de bu bölümde gösterilecek. Eskiköy ve Doğan, Maraş Katliamı’nın etkisi ve Türkiye’nin asimilasyon politikalarına Kürt-Alevi bir ailenin hikayesi üzerinden bakıyor.

Anadolu’nun öteki yüzü

Türkiye Sineması 2012, Anadolu’nun koyun çobanlarını, Güneydoğu Anadolu’nun taşlaşmış feodal düzenini ve puslu bir Ankara’yı üç usta yönetmenin kendi özgün bakışlarıyla anlatıyor. Reis Çelik, Berlin’de Kristal Ayı kazanan son filmi Lal Gece’de Anadolu’nun kadını yok sayan ataerkil ve feodal yapısına alışık olmadığımız bir pencereden bakıyor. Çelik, 14 yaşında bir kızla yaşlı bir adamı zifaf odasına koyuyor ve kamerasını film boyunca giderek gerilen bu odadan ayırmıyor.

Zeki Demirkubuz, St. Petersburg’da İzleyici Ödülü, Osians’ Cinefan’da En İyi Asya Filmi Ödülü ve Istanbul’da beş ödül alan filmi Yeraltı’nda Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” adlı eserini çarpıcı bir uyarlamayla günümüz Ankara’sına aktarıyor. Engin Günaydın, takıntılı, içine kapanık devlet memuru Muharrem’in çöküşünü izleyiciyi sarsan bir gerçekçilikle veriyor. Derviş Zaim, son filmi Devir’de kamerasını Anadolu’ya ve doğanın döngüsüne çeviriyor. Burdur’un Hasanpaşa ilçesinde yaklaşık 750 yıllık bir geçmişi olan koyun yıkama şenliği etrafında gelişen film, üç koyun çobanı üzerinden yöre insanlarını ve yöre hayatını gözler önüne seriyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Tuncel Kurtiz’in ‘Bir Daha, Bir Daha’ İzlediği Filmler

Gezici Festival bu yıl Tuncel Kurtiz’in ‘Bir Daha, Bir Daha’ İzlediği Filmler başlığı altında Türkiye sinemasının bu usta isminde iz bırakan, Amerikan ve Avrupa klasiklerinden oluşan beş filme yer veriyor. “Beyazperdenin inanılmaz hazinesi saymakla tükenir mi?” diye soran Tuncel Kurtiz, Gezici Festival için “bir daha, bir daha” izlediği filmlerden beş tanesini seçti.

Tuncel Kurtiz, seçkisine ışık tutan sinema manifestosunu, Brezilyalı sinemacı Globar Rocha’nın şu sözleriyle açıklıyor: “Biz hem Amerikan ticari estetiğine, hem Avrupa burjuva estetiğine, hem de Sovyet idealist estetiğine karşıyız. Kendi estetiğimizi arıyoruz, Üçüncü Dünya’nın estetiğini.”

Avrupa Sineması’ndan üç örnek

Bu bölümde yer alacak Avrupa Sineması’ndan üç örnek, üç farklı yönetmenin daha özgür, daha eşit bir dünya hayallerinin yıkılmasını çarpıcı, ince ve birbirinden çok farklı hikayelerle anlatıyor. Luchino Visconti’nin yönettiği Leopar, 1860’larda İtalyan aristokrasisinin çöküşü ve burjuvazinin yükselişine bir prens ve bir köylünün değişen hayatlarıyla bakıyor. 1963 yılında Cannes’da Altın Palmiye kazanan film, Burt Lancaster, Alain Delon ve Claudia Cardinale’den oluşan uluslararası bir oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Gezici Festival izleyicileri Leopar’ı restore edilmiş yeni dijital kopyasından izleyecekler.

Elio Petri’nin Her Türlü Kuşkunun Ötesinde Bir Yurttaş Hakkında Soruşturma filminde ise bir polisin işlediği cinayetle devletin otoritesi sorgulanıyor. Petri, Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü ve En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan filmiyle toplumsal şizofreniyi keskin bir şekilde gözlemliyor. Gezici Festival’de filmin restore edilmiş dijital kopyası gösterilecek.  İsviçreli yönetmen Alain Tanner ve İngiliz yazar John Berger’i bir araya getiren 2000 Yılında 25 Yaşında Olacak Jonas ise, 1960’larda daha güzel bir dünya kurma umutları yıkılmasına karşın yaşamlarına devam eden bir grup eski devrimcinin eğlenceli öykülerini anlatıyor.

Amerikan sinemasından müzikal yansımalar

ABD Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gösterilecek iki Amerikan klasiği, sinema tarihine geçen müzikleriyle de ön plana çıkıyor. Bob Fosse’un yönettiği New York’lu tanınmış bir koreografın yaşamından kesitler içeren All That Jazz, otobiyografik bir film. Fosse’a 1980 yılında Altın Palmiye kazandıran ve dört dalda Oscar alan All That Jazz, Roy Scheider ve Jessica Lange’in oyunculuklarıyla da iz bırakıyor.

Robert Altman, Nashville’de 24 karakterin öykülerini kendi özgün tarzıyla anlatırken, Nashville şehrinin zengin country ve gospel müziklerinin de yardımıyla ABD’nin 1970’lerdeki politik dönüşümü üzerine çarpıcı bir eleştiri sunuyor. 1976 yılında En İyi Film ve Yönetmen dahil beş dalda Oscar’a aday olan ve En İyi Şarkı Oscar’ını kazanan film, Keith Carradine, Lily Tomlin ve Geraldine Chaplin gibi önemli oyuncuları bir araya getiriyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz sene de festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Dünya Sineması

Gezici Festival, bir kez daha dünyanın önemli festivallerinde gösterilen ve ilgi çeken filmlerden oluşan Dünya Sineması seçkisini izleyicilerine sunmaya hazırlanıyor. Berlin, Cannes ve Rotterdam gibi önemli uluslararası festivallerden ödüllerle dönen filmlerden oluşan bu bölümde Şili’den Güney Kore’ye, Avusturya’dan Sırbistan’a, dünyanın farklı ülkelerinden filmleri izleme fırsatı bulacaksınız. Bu bölümdeki filmlerden Domuzların Kralı, Kaplanın Yılı, Onur Yürüyüşü, Orada Burada, Perşembeden Pazara ve Temizlikçi’nin Türkiye’deki ilk gösterimleri Gezici Festival’de gerçekleşecek.

Aşkın değişik yüzleri

Aşkın değişik, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman eğlenceli halleri, iki ödüllü filmle Dünya Sineması bölümünde yer alıyor. Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’ye üç yıl içinde ikinci Altın Palmiye ödülünü getiren ve Avusturya’nın 2013 Yabancı Film Oscar adayı olan Aşk, yaşlı bir çiftin tanımları zorlayan aşklarını anlatıyor. Jean-Louis Trintignant ve Emmanuelle Riva‘nın mükemmel oyunculuklarıyla sizi sarmalayacak bu başyapıtı uzun süre üzerinizden atamayacaksınız.

Berlin’de yönetmen Srđan Dragojević’e üç ödül kazandıran Onur Yürüyüşü, Sırbistan’da eşcinsellerin hayatta kalma çabalarını, eşcinsel ve homofobik karakterleri bir araya getirerek anlatıyor. Balkan ülkelerinde rekor izleyici çeken bu Sırbistan yapımı, komediden aldığı güçle homofobi ve Balkanlar’daki yaygın ırkçılığı ince bir şekilde sorguluyor.

Şili sinemasından örnekler

Gezici Festival, Güney Amerika sinemasından ödüllü filmleri izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Son dönem Şili sinemasındanüç örnekte, Şili’nin kültürel ve toplumsal açıdan Türkiye’yle şaşırtıcı benzerlikler gösterdiğini göreceksiniz. Sebastián Lelio’nun Locarno’da Jüri Ödülü alan Kaplanın Yılı, Şubat 2010’da Güney Şili depreminde yıkılan bir hapishaneden kaçan bir mahkumun harap olan yaşamını sorgulamasını anlatıyor. Lelio, filmi için “Kurmaca Sinema, gerçekliğin hakkını verecek mekanizmaları bulduğunda güçlü bir araç olabilir,” diyor.

Yönetmeni Pablo Larraín’e Cannes’da C.I.C.A.E. ödülünü kazandıran, Şili’nin 2013 Yabancı Film Oscar adayı No, 1988 yılında, Pinochet’nin baskıcı rejimi sırasında geçiyor. Gael García Bernal’in canlandırdığı reklamcı, muhalifler için hazırladığı bir kampanyayla sıra dışı bir özgürlük hareketine imza atıyor. Rotterdam, Granada ve New Horizons Film Festivalleri’nden ödüllerle dönen Perşembeden Pazara, dört günlük bir araba yolculuğuna çıkan bir ailenin dönüşümünü anlatıyor. Yönetmen Dominga Sotomayor, ilk uzun metrajlı filminde bir evliliğin çatlaklarına çocukların gözünden bakıyor.

Fantastik dünyaya yolculuklar

İnsanlığa ve dünyaya karşı umudun kaybolması, Dünya Sineması bölümünde bir canlandırma ve bir fantastik sinema örneğiyle izleyiciyle buluşacak. Cannes’da gösterilen, Güney Kore yapımı canlandırma Domuzların Kralı’nda iki lise arkadaşı 15 yıl sonra bir araya gelirler ve eski anılarla karanlık bir yolculuğa çıkarlar. Yönetmen Sang-ho Yeun, ilk uzun metrajlı filminde ayrımcılığın ve korku krallığının her yerde, her zaman karşımıza çıkabileceğini hatırlatıyor.

Cannes, Los Angeles, Seattle, Sydney ve Sundance Film Festivalleri’nden ödüllerle dönen Düşler Diyarı’nı izlerken, altı yaşındaki kahramanı Hushpuppy’nin peşine takılarak; bir yandan tanıdık, bir yandan fantastik bir dünyayaya tanık olacaksınız. Yönetmen Benh Zeitlin, ilk uzun metrajlı filminde Katrina felaketinden tufan efsanelerine uzanan ilham kaynaklarıyla sona yaklaşan bir dünya yaratıyor.

Güney Amerika’nın hüzünlü erkekleri

Dünya Sineması bölümündeki iki filmde, Güney Amerika’nın iki uzak köşesindeki iki adamın hüzünlü hikayelerini izleyeceksiniz. Perulu yönetmen Adrián Saba’nın ilk uzun metrajlı filmi Temizlikçi, bir salgın sırasında, ölümlerin gerçekleştiği mekanlarda temizlik yapan yalnız bir adam olan Eusebio’nin yedi yaşında bir çocukla sıra dışı arkadaşlığını anlatıyor.

Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül’ü kazanan ABD-İspanya ortak yapımı Orada Burada, ABD’de göçmen işçi olarak çalışan Pedro’nun Meksika’ya dönüşü sonrası yaşadıklarını anlatıyor. Antonio Méndez Esparza’nın yönettiği bu aile dramı, hayaller, hayal kırıklıkları ve geride bıraktıklarımız üzerine unutamayacağınız bir film.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında, geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival Düzeni Sorguluyor

Gezici Festival, iki uzun metraj ve iki kısa belgeselden oluşan Üretim Hatası bölümünde kurumsal iş hayatını, üretim sistemlerini, polisi, otoriteyi, genelde de Batı uygarlığının 21. yüzyılda geldiği noktayı sorgulayacak. Gezici Kitaplık’a bu yıl eklenecek kitap olan Devrim yahut Vasat: Üretim, Deneyim ve Teknoloji ise teknolojinin toplumsal deneyime ve yaratıcı endüstrilere etkisine bakarak, farklı görüşleri bir araya getirecek.

Üretim Hatası’nda çalışmak ya da çalışmamak

Yönetmen Carmen Losmann, ilk uzun metrajlı belgeseli Öğün, Çalış, Güven’de Batı hizmet toplumunun Orwell’in hayal ettiği karanlık bir geleceğe nasıl ilerlediğini, olayın kalbine inerek gösteriyor. Lossman, Almanya’nın büyük şirketlerindeki değişim ve insan yönetimi stratejilerini doğrudan yöneticilerin çalışma alanlarında izliyor. “Yetenek yönetimi”, “kültürel dönüşüm”, “güven temelli” gibi ilk başta çalışanın iyiliğine yönelik gibi gözüken kavramlar, film ilerledikçe çalışanın birer veriye dönüştüğü karanlık bir dünyayı açığa çıkarıyor.

Lossman çok çalışanlı büyük Batı kuruluşlarının işlevsizliğini kamerasıyla yakalarken, Rus yönetmen Andrey Gryazev otoritenin, dolayısıyla da bildiğimiz anlamda egemen sistemin işlevsizliğini sorguluyor. Gryazev, Yarın isimli belgeselinde bir tür politik performans yapan ve ünleri dünyaya yayılan sanat grubu Voina’nın düzen karşıtı eylemlerini ve eylemlerinin arkasındaki hayatlarını anlatıyor. “Polis ve güvenlik sistemi köküne kadar çürümüştür. Tek yapılacak, sistemi tersyüz etmektir,” diyor Voina’nın üyelerinden biri. Sistemi tersyüz edemeseler de, eylemlerinden birinde bir polis arabasını tersyüz etmeyi başarıyorlar.

Festival izleyicileri, Üretim Hatası bölümünde gösterilecek uzun metrajlı belgesellerin öncesinde birer kısa film izleme fırsatını da yakalayacaklar. Öğün, Çalış, Güven öncesi gösterilecek Makine Adam, 21. yüzyılda insanların hâlâ ağır fiziksel işlerde kullanılıyor olmasını Bangladeş’teki işçilere bakarak anlatacak. Yarın filminden önce gösterilecek Havai Fişekler’de ise 31 Aralık gecesi havai fişek gösterilerinin arasında bir grup ekolojistin Avrupa’nın en büyük çelik fabrikalarından birini nasıl havaya uçurduğunu izleyeceksiniz.

Gezici Kitaplık’a yeni bir kitap ekleniyor

Gezici Kitaplık, bu yıl festival okuyucularıyla buluşturacağı kitabında teknolojinin toplumsal deneyime ve yaratıcı endüstrilere etkisini sorgulayarak, farklı görüşleri bir araya getirecek. Editörlüğünü Tül Akbal Süalp ve Burçe Çelik’in üstlendikleri, Ankara Sinema Derneği ve Bağlam Yayınları işbirliğiyle yayımlanacak Devrim yahut Vasat: Üretim, Deneyim ve Teknoloji, Aralık ayından itibaren satışa sunulacak. Gezici Kitaplık’ın son eseri; Yeni diye adlandırılan teknoloji ne kadar yenidir? Teknoloji ve toplumsal deneyim arasındaki ilişki nedir? Sinema, medya, edebiyat, müzik gibi yaratıcı endüstrilerde tekniğin ve teknolojinin rolü nedir? gibi sorulara farklı isimlerin katkılarıyla cevaplar arayacak.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek 18. Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Larry Jordan Toplu Gösterimi, Kısalar ve Çocuk Filmleri

Gezici Festival, her yıl olduğu gibi Türkiye’de izleme fırsatı bulamadığımız sinemacıları festival izleyicisiyle tanıştırmaya devam ediyor. Gerçeküstü kolaj canlandırma filmleriyle tanınan Amerikalı sinemacı Larry Jordan, özel bir toplu gösterimle festivalin parçası olacak. ABD Büyükelçiliği katkılarıyla gerçekleşecek Larry Jordan toplu gösterimi ve artık gelenekselleşen Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri bölümlerindeki filmler ücretsiz olarak Ankara Alman Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

Büyülenmenin Ötesi: Larry Jordan

Canlandırma ve deneysel sinemanın öncülerinden Amerikan sinemacı Larry Jordan’ın bir uzun metrajlı ve sekiz kısa filmi Büyülenmenin Ötesi: Larry Jordan Toplu Gösterimi’nde festival izleyicisiyle buluşacak. 1950’lerden bu yana Kaliforniya Körfez Bölgesi’nde yaşayan ve çalışan Jordan, belirgin bir anlatıdan uzak duran, gerçeküstü kolaj canlandırma filmleri ve kendine özgü film tekniğiyle tanınıyor. Eserlerinde kullandığı iki boyutlu 19. yüzyıl imgelerini, müzik mantığıyla ve bilinçdışı sezgiyle bir araya getiren avangart sinemacı Jordan, her izleyicide farklı duygular uyandıran bir sinemaya imza atıyor.

Jordan’ın festivalde gösterilecek, tamamlanması beş yıl süren uzun metrajlı filmi Sophie’nin Yeri’nde tanıdık bir mekânın, Ayasofya’nın görüntüleriyle iç içe geçen, tamamı elle boyanmış binlerce kare izleyiciyi daha önce yaşamadığı görsel bir yolculuğa çıkaracak. Jordan’ın kısa filmlerinde ise ustanın gerçeküstü dünyasına biraz daha girerek, kıyamet üzerine bilinen imgelerin kontrollü bir halüsinasyona dönüşmesini, yörüngesel kafasıyla Yerküre Hanım’ı, yalnızca aynalardaki yansımalarında var olan bir adamı ve siyah boşluktaki figürlerin opera dinletisini izleyeceksiniz.

Kısa İyidir ve küçük izleyicilere Hollanda’dan canlandırmalar

Kısa İyidir bölümünde dünyanın çeşitli ülkelerinden festivale başvuran 1000’den fazla film arasından seçilen filmler festival izleyicisiyle buluşacak. Bu bölümde  Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Güney Kore, İngiltere, Rusya, Slovak Cumhuriyeti ve Türkiye’den kısa filmler izleme fırsatı bulacaksınız. Ütopik bir Fransız köyünün sakinleri, bir tramvayın kadın kondüktörü, homoseksüel türdeşlerinin arasında bir heteroseksüel flamingo, Berlin Geridönüşümcüleri, Buenos Aires’te büyükanne olmayı bekleyen bir kadın, azimli bir Hintli karınca, ilişkilerini film fragmanlarında yaşayan Anna ve Fred, bu bölümde izleyeceğiniz sıra dışı karakterlerden bazıları olacak.

Gezici Festival, Çocuk Filmleri: Hollanda bölümünde küçük izleyicilere Hollandalı yönetmenler Frodo Kuipers ve Arjan Wilschut’un canlandırmalarından oluşan bir seçki sunacak. Kuipers, karakter odaklı iki boyutlu el çizimi canlandırmalarıyla, Wilschut ise canlandırma ve çocuk kitaplarına çizdiği sıra dışı, eğlenceli karakterleriyle tanınıyor. Çocuklara yönelik eğlenceli bir Canlandırma Atölyesi de, Gezici Festival’in programında yer alıyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival’de Savaşın Kalıntıları

Gezici Festival, bu yılki iki bölümünde savaşla büyüyen çocuklara ve 20. yüzyıl tarihinin karanlık yüzü faşizmin günümüzdeki kalıntılarına bakıyor. Savaşla Büyümek bölümünde Afrikalı bir çocuk askerin ve Irak’ta savaş sonrası yetim kalan çocukların yürek parçalayan hikayelerini izleyeceksiniz. Yönetmeni Peter Ohlendorf’un katılımıyla gerçekleşecek Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında filminin özel gösteriminde ise Neonazi kültürünün günümüzdeki yansımalarına tanık olacaksınız.

Savaşla Büyümek

Montrealli sinemacı Kim Nguyen, ilk gösterimi Berlin’de gerçekleşen Savaş Cadısı’nda Afrika’daki çocuk askerlere, 14 yaşında bir kız çocuğunun gözlerinden bakıyor. Komona yeni doğan çocuğuna nasıl asker olduğunu anlatırken, izleyici de 12 yaşında köyünden kaçırılan bu kız çocuğunun yürek parçalayıcı ve dokunaklı hikayesine tanık oluyor. Profesyonel bir oyuncu olmamasına karşın Berlin ve Tribeca’da En İyi Kadın Oyuncu ödülü alan Rachel Mwanza’nın canlandırdığı Komona, albino bir askerle kamptan kaçarak huzuru yakalamaya çalışıyor, geçmişin hayaletleri ise kendisini yalnız bırakmıyor. Film boyunca Rachel’in dış sesi olan Diane Uwamahoro’nun yumuşak anlatımı ve Nguyen’in hassas sinemasıyla Savaş Cadısı,ağır bir konuyu şiirsel bir yolculuğa dönüştürüyor.

Iraklı iki kardeş Atia ve Mohamed Jabarah Al Daradji’nin yönettikleri belgesel Annemin Kollarında, yakın ve tanıdık bir coğrafyaya daha önce görmediğimiz bir bakış açısıyla, yine çocukların gözünden bakıyor. Film, Bağdat’ın en tehlikeli mahallesindeki bir yetimhanede çocukların sergiledikleri tiyatro oyunuyla aynı adı taşıyor. Jabarah Al Daradji Kardeşler’in kamerası bu yetimhanede yaşayan savaştan zarar görmüş 32 çocuğu ve yetimhaneyi kuran Huşam’ı takip ediyor. Huşam’ın hem kendinin, hem de çocukların umudunu ayakta tutma çabası, ev sahibinin yetimhaneyi boşaltmaları gerektiğini söylemesiyle çaresiz bir arayışa dönüşüyor.

Özel Gösterim: Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında

“Nasyonal sosyalizmden yeteri kadar bir şeyler öğrenmedik mi?” diye soruyor Alman belgeselci Peter Ohlendorf tüyler ürpertici filmi Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında’nın ilk sahnelerinde. Ohlendorf, yedi yıl boyunca Avrupa’nın çeşitli şehirlerindeki Neonazi konserlerinde gizli çekim yapan bir gazetecinin adımlarını yeniden izliyor ve konser mekanlarıyla çekim kayıtlarını bu belgeselde bir araya getiriyor.

Ölüm tehditlerinden dolayı Thomas Kuban adını kullanan gazeteci, çekim yaptığı 40 konser sonrasında 21. yüzyıl Avrupası’yla ilgili korkutucu bir gerçeği ortaya çıkarıyor. Ohlendorf ve Kuban, Almanya’dan İtalya ve Macaristan’a, gençler arasında hızla büyüyen Neonazi kültürünün, özellikle de gizli rock konserleriyle yayıldığını gösteriyor. Peter Ohlendorf Gezici Festival’in konuğu olarak, Kan Akmalı – Gizlice Nazilerin Arasında’nın Ankara gösteriminde izleyicilerle buluşacak. Uzun süre yapımcı bulunamadığı için tamamlanamayan film, sekiz Türk ve bir Yunanlının öldürüldüğü ‘Dönerci Cinayetleri’ kısman  aydınlatılıp, üstüne bu cinayetleri işleyen Neonazilerden Alman polisinin haberdar olduğu anlaşılınca birden çok güncel bir konuma geldi.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek 18. Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.

Gezici Festival 18. Yolculuğuna Hazırlanıyor

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 18. yolculuğuna hazırlanıyor. 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl coşkulu bir şekilde festivale ev sahipliği yapan Sinop’a konuk olacak.

Gezici Festival, bir kez daha dünyanın önemli festivallerinde gösterilen ve ilgi çeken filmlerden oluşan bir Dünya Sineması seçkisini izleyicilerine sunmaya hazırlanıyor. Cannes, Berlin, Locarno, Rotterdam gibi önemli uluslararası festivallerde ödül alan filmler bu bölümde izleyicilerle buluşacak. Ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen Türkiye Sineması 2012 bölümünde yer alan filmlerin yönetmen ve oyuncuları festivalde yapılacak galalarda izleyicilerle bir araya gelecek.

Festivalin özel gösterimleri modern dünyanın değişmeyen krizlerine çarpıcı bir şekilde bakacak. Artık gelenekselleşen Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri bölümleriyle beraber, sürpriz toplu gösterimler ve küçük izleyiciler için bir çalışma atölyesi de Gezici Festival programının parçası olacak. Gösterimler Ankara’da Kızılay Büyülü Fener Sineması ve Alman Kültür Merkezi’nde, Sinop’ta ise şehrin tek sineması olan Deniz Sineması’nda gerçekleşecek.

Gezici Kitaplık, bu yıl festival okuyucularıyla buluşturacağı kitabında teknoloji ve sinema ilişkisini sorgulayarak, farklı görüşleri bir araya getirecek. Editörlüğünü Tül Akbal Süalp’in üstlendiği, Ankara Sinema Derneği ve Bağlam Yayınları işbirliğiyle yayımlanacak kitap, Aralık ayından itibaren satışa sunulacak.

İlk yılından beri Gezici Festival’i yalnız bırakmayan ve her yıl festivale birbirinden özgün ve eğlenceli afişler sunan Behiç Ak, bu yıl da hazırladığı afişle Gezici Festival’in parçası olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilir, fotoğrafları Flickr hesabından indirebilir, fragmanları Vimeo hesabından izleyebilirsiniz.


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 319.331 hits
Şubat 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.