Archive for the 'Haberler' Category



SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (29 Mayıs 2011)

SİYAD’ın 29 Mayıs listesinde yeni gösterime giren filmlerden Şeytanı Gördüm‘ün (I Saw the Devil) 2. sıradan listeye dahil olduğunu görüyoruz. Natalie Portman’a Oscar getiren Siyah Kuğu (Black Swan) filmi listedeki üç aylık süresini doldurmaya kısa bir süre kala halen birinci sıradaki yerini koruyor. Üçüncü sırada ise western kalıplarını animasyon içinde çok başarılı bir şekilde kullanan Rango yer alıyor. Önümüzdeki haftanın filmlerinin listeyi ne kadar değiştireceğini bir kaç gün sonra göreceğiz.

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

1

Siyah Kuğu (Black Swan)

3.47

2

Şeytanı Gördüm (I Saw the Devil)

3.33

3

2

Rango

3.22

4

3

Pina

3.15

5

5

Gerçeğin Parçaları (Winter’s Bone)

3

6

6

Rio

2.9

7

7

Mutluluğun Peşinde (Rabbit Hole)

2.73

8

10

Daha İyi Bir Dünyada (Haevnen / In a Better World)

2.64

9

Aşkın Büyüsü (Water for Elephants)

2.6

10

İçimdeki Yangın (Incendies)

2.6

SİYAD’a Göre 2010′un En İyi Yabancı Filmi Beyaz Bant

SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) bu yılın Şubat ayında bir önceki yılın yerli filmlerine verdiği ödülleri açıklarken üyelerinin oyları ile belirlenen 2010 yılının en iyi yabancı filmleri listesini de açıklamıştı. Aslında epey geç kalmış bir haber olacak ama üst üste gelen festivaller ve yoğun vizyon takvimi arasında bu listeyi bir haber olarak buradan paylaşmayı atlamışım. Her ne kadar aradan geçen zaman içinde meraklısı listeye ulaşmış olsa da önceki yılların listelerini buradan takip eden bir takipçimizin sorması üzerine geç de listeyi buraya da koymanın bir zararı olmaz dedim. Ne de olsa iyi bir filmi ne zaman izlediğinizin bir önemi yok. Hemen hepsi tekrar tekrar izlenmeyi hakeden filmlerin listesi şu şekilde:

1. Beyaz Bant (Das Weisse Band)
2. Parlak Yıldız (Bright Star)
3. Başlangıç (Inception)
4. Gir Kanıma (Låt Den Rätte Komma In)
5. Tek Başına Bir Adam (A Single Man)
6. Deccal (Antichrist)
7. Ciddi Bir Adam (A Serious Man)
8. Sosyal Ağ (The Social Network)
9. Toprak Altında (Buried)
10. Sihirbaz (L’illusionniste)
11. Ölümcül Takip (Chugyeogja)
12. Ay (Moon)
13. Annemi Öldürdüm (J’aı Tué Ma Mere)
14. Gözlerindeki Sır (El Secreto De Sus Ojos)
15. Zindan Adası (Shutter Island)
16. Hayata Çalım At (Looking For Eric)
17. Aslı Gibidir (Copie Conforme)
18. Aklı Havada (Up In The Air)
19. Kırık Kucaklaşmalar (Los Abrazos Rotos)
20. Köprüdekiler (On The Bridge)

Ayrıca kişisel olarak benim 2010’un en iyi filmleri listem de şu şekilde (yerli/yabancı ayırımı yapmadan):

1. Tek Başına Bir Adam (A Single Man)
2. Deccal (Antichrist)
3. Başlangıç (Inception)
4. Gir Kanıma (Lat Den Ratte Komma In – Let The Right One In)
5. Aklı Havada (Up in The Air)
6. Beyaz Bant (Das Weisse Band – The White Ribbon)
7. Kosmos
8. Toprak Altında (Buried)
9. Kan Arzusu (Bakjwi – Thirst)
10. Sihirbaz (The Illusionist – L’illusionniste)

64. Cannes Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu, Altın Palmiye The Tree of Life’ın, Bir Zamanlar Anadolu Jüri Özel Ödülü’nü Aldı

11-22 Mayıs 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen 64. Cannes Film Festivali bu gece gerçekleşen kapanış töreni ile sona erdi. Terrence Malick’in Hayat Ağacı (The Tree of Life) filmi Altın Palmiye’nin sahibi olurken ikincilik ödülü sayılabilecek olan Büyük Ödül’ü Nuri Bilge Ceylan ve Dardenne Kardeşler, Bir Zamanlar Anadolu’da ve Le Gamin Au Vélo (The Kid with a Bike) filmleri ile paylaştılar. En iyi oyuncu ödüllerini ise The Artist ile Jean Dujardin ve Melancholia ile Kirsten Dunst aldılar.

Ödüllerin tam listesi şu şekilde:

Altın Palmiye (Palme D’or): The Tree of Life (y: Terrence Malick)
Büyük Ödül (Grand Prix): Bir Zamanlar Anadolu’da / Once Upon a Time in Anatolia (y: Nuri Bilge Ceylan), Le Gamin Au Vélo / The Kid with a Bike (y: Dardenne Kardeşler)
En İyi Yönetmen (Prix De La Mise En Scene): Nicolas Winding Refn (Drive)
En İyi Senaryo (Prix Du Scenario): Joseph Cedar (Hearat Shulayim / Footnote)
Altın Kamera – En İyi İlk Film (Camera D’or): Las Acacias (y: Pablo Giorgelli)
Jüri Ödülü (Prix Du Jury): Polisse (y: Maïwenn)
En İyi Aktör (Prix D’interpretation Masculine): Jean Dujardin (The Artist)
En İyi Aktris (Prix D’interpretation Feminine): Kirsten Dunst (Melancholia)
En İyi Kısa Film (Palme D’or): Cross (y: Maryna Vroda)
Kısa Film Mansiyon (Special Mention): Badpakje 46 / Swimsuit 46 (y: Wannes Destoop)

14. Uçan Süpürge’nin En İyisi Zefir

14. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali geçtiğimiz gece yapılan kapanış töreni ile sona erdi. Festivalin Her Biri Ayrı Renk bölümünde gösterilen 13 film arasında, Hindistan’dan Latika Padgaonkar, İsveç’ten Alexandra Enberg ve Türkiye’den Gözde Onaran’dan oluşan Fipresci jürisinin yaptığı değerlendirmede en iyi film olarak Belma Baş’ın başarılı filmi Zefir seçildi. Ödülün gerekçesi jüri tarafından şu şekilde açıklandı: “Güçlü fakat ihtiyatlı senaryosu, olağanüstü kamera kullanımı, doğayı öykü akışına incelikli bir biçimde dahil etmesi ve hassas ve dik başlı genç bir kızın zihninden geçenleri aktarmak için sessizliği kullanma konusundaki ustalığı nedeniyle Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği FIPRESCI’nin ödülünü yönetmenliğini Belma Baş’ın yaptığı Zefir’e vermeye karar verdik.” Uçan Süpürge Film Festivali’nde Fipresci ödülü verilmeye başladığından beri bu ödül ilk kez bir Türk filmine gidiyor.

Ayrıca festivalin üç yıldır vermekte olduğu ve geçtiğimiz sezon gösterime giren Türk filmlerinde öne çıkan genç bir kadın oyuncuya verilen Genç Cadı ödülü ise Çoğunluk filmindeki doğal oyunu ile Esme Madra’ya verildi. Festival yönetimi bu ödülün Madra’ya veriliş gerekçesini şu şekilde açıkladı:  “Festival; kariyerinin henüz başında olmasına rağmen, hem hayata hem de oyunculuğa ilişkin olgun duruşu, Çoğunluk filmindeki doğal ve abartısız oyunuyla rolüne kattığı derinlik, filmde sıklıkla sorgulanan öğrenilmiş erkekliğin ve onun sınır tanımaz iktidarının taşıyıcısı olmayı reddeden karakteri nedeniyle Esme Madra’yı Genç Cadı Ödülü’ne değer buldu.”

Son olarak festivalde izlediğim filmlerin yorumlarını önümüzdeki günlerde sinema Manyakları’nda bulacağınızı tekrarlayalım.

14. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali Başladı

14 yıldır bizlere kadın filmlerinin en önemli örneklerini sunan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 5 Mayıs’taki açılış töreni ile başladı. 12 Mayıs’a kadar sürecek olan festivalin bu yılki teması, “İktidar? Ne? Nasıl? Kim?”. Gösterimler Ankara Kızılırmak Sineması ve Goethe Enstitüsü’nde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu yıl üniversitelerde de önemli etkinlikler var. ODTÜ, Ankara ve Hacettepe Üniversiteleri de bu etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Zeki Demirkubuz, Derya Alabora, Can Dündar, Meral Okay, Behzat Ç ekibi, Ece Temelkuran, Belma Baş, İlksen Başarır, Nergis Öztürk ve Mert Fırat gibi isimlerin katılacağı gösterim ve söyleşilerin yanında festivalin yabancı konukları da olacak. İran sinemasının muhalif sesi Tahmineh Milani, Küba sinemasının genç yeteneği Prakriti Maduro, ilk kez menopozu filme çeken yönetmen Paula Palacios, Belçika’dan özgün bir ses, Vanja D’alcanatara ve Afrika kıtasında kadın sünnetine karşı halkın ayaklanmasını anlatan Efua Dorkenoo festival sırasında Ankara’da olacaklar.

Festivalin öne çıkan filmlerini sıralamaya çalışalım:

– Doris Dörrie’nin yeni filmi Kadın Berberi (Die Friseuse / The Hairdresser)
– Margarethe von Trotta’nın ortaçağda yenilikçi bir rahibenin hayatına bakış attığı Kehanet (Vision)
– Márta Mészáros’un Macaristan’ın yakın tarihini mercek altına aldığı Son ‘Anna Raporu’ (Utolsó Jelentés Annáról / The Last Report on Anna)
– Icíar Bollaín’in 13 dalda Goya ödüllerine aday olan filmi Yağmuru Bile (También La Lluvia / Even the Rain)
– Önceki festivallerden tanıyıp çok sevdiğimiz Dorota Kedzierzawska’nın yeni filmi Yarın Daha Güzel Olacak (Jutro Bedzie Lepiej / Tomorrow Will Be Better)
– Belma Baş’ın ilk uzun metrajlı filmi Zefir
– Ensest konusuna duyarlı bir şekilde eğilen Atlıkarınca

Bu yıl yine festivali takip edip izlenimlerimi yazacağım. Festival hakkında daha detaylı bilgiye http://festival.ucansupurge.org adresinden ulaşılabilir.

6. İşçi Filmleri Festivali Başlıyor

6. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 1 Mayıs 2011 tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de başlayacak. Festivalin bu yılki teması Doğal Direniş. Programda öne çıkan filmlere göz atacak olursak:

– 90’lı yıllarda Özgür Gündem gazetesinin Diyarbakır bürosunda yaşanan olayları konu eden Press
– Metin Erksan’ın unutulmaz başyapıtı Susuz Yaz
– Geçtiğimiz senenin en önemli filmlerinden Çoğunluk
– HES’lere karşı yapılan direnişi konu eden Bir Avuç Cesur İnsan
– Kazım Öz’ün başarılı belgeseli Son Mevsim: Şavaklar
– Özcan Alper’in belgesele geri döndüğü ve 80 öncesi TMMOB’nin başkanlığını yürüten Teoman Öztürk‘ü anlattığı aynı adlı filmi
– Vittorio De Sica’nın yeni gerçekçiliğin en önemli filmlerinden Bisiklet Hırsızları (Ladri di Biciclette)
– Bahman Ghobadi’nin 2009 tarihli filmi Kimsenin İran Kedilerin Haberi Yok
– Claude Berri’nin epik filmi Germinal
– 1988 Halepçe katliamından kurtulan kişilerle yapılan görüşmelerden oluşan Halepçe Sonsuz Umut (aynı zamanda festivalin Ankara ayağının açılış filmi)

Özellikle klasikler daha önce izlenmediyse kaçırılmamalı. Her üç ilde de gösterimlerin tümü ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve festival 8 Mayıs tarihinde sona erecek. Ancak her ne kadar başlangıcı 1 Mayıs olsa da  İşçi Filmleri Festivali geçtiğimiz yıllardan da bildiğimiz gibi yıla yayılan bir festival. Diğer illerde de gösterimler düzenlenmeye devam edecek.

Festivalin Ankara ayağını zaman ayırabildiğim ölçüde izleyip izlenimlerimi yazmaya çalışacağım. Festival programı, filmler ile ilgili detaylı bilgi ve gösterim yerleri bilgisine http://festival.sendika.org/ adresinden ulaşılabilir.

22. Ankara Film Festivali’nin En İyisi Gölgeler ve Suretler

22. Uluslararası Film Festivali geçtiğimiz Pazar akşamı yapılan kapanış töreni ile sona erdi. Aynı zamanda yarışmalı bölümlerin bu yılki galipleri de bu  törende açıklandı. Ankara’nın bu yılki galibi Derviş Zaim’in yeni filmi Gölgeler ve Suretler oldu. En iyi film, yönetmen, kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu, kurgu ve sanat yönetmeni ödülleri ile birlikte aynı zamanda SİYAD ödülünü de alan film diğer yapımların yanında belirgin şekilde öne çıktı. Bunun dışında Karbeyaz filminin de Mahmut Tali Öngören özel ödülü ile birlikte umut veren yeni senaryo ve en iyi yardımcı kadın oyuncu ödüllerini aldığını görüyoruz. Ayrıca Press de en iyi senaryo, umut veren yönetmen ve umut veren erkek oyuncu ödülleri olmak üzere 3 ödül alan başka bir film oldu.

Ödül listesi şu şekilde:

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması:
En İyi Film Ödülü: Gölgeler Suretler
En İyi Yönetmen Ödülü: Derviş Zaim (Gölgeler ve Suretler)
Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü: Karbeyaz
En İyi Erkek Oyuncu: Güven Kıraç (Kavşak)
En İyi Kadın Oyuncu: Popi Avraam (Gölgeler ve Suretler)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü: Settar Tanrıöğen (Gölgeler ve Suretler /Çoğunluk)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü: Sinem İslamoğlu (Karbeyaz)
Onat Kutlar En İyi Senaryo Ödülü: Sedat Yılmaz (Press)
Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı Ödülü: Selim Güneş (Karbeyaz)
Umut Veren Yeni Yönetmen Ödülü: Sedat Yılmaz (Press)
En İyi Kurgu Ödülü: Aylin Zoi Tinel (Gölgeler ve Suretler)
En İyi Özgün Müzik Ödülü: Mehmet Cem Ünal, Safa Hendem (Ses)
En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü: Elif Taşçıoğlu (Gölgeler ve Suretler)
En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: Türksoy Gölebeyi (Ses)
Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu Ödülü: Aram Dildar (Press), Bartu Küçükçağlayan (Çoğunluk)
Seçici Kurul Oyunculuk Özel Ödülü: Didem Soylu, Buse Kılıçkaya, Seyham Arman, Ayta Sözeri (Teslimiyet)
SİYAD En İyi Film Ödülü: Gölgeler ve Suretler

Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması:
En İyi Kısa Kurmaca Film: Bisiklet (Serhat Karaaslan)
En İyi Kısa Deneysel Film: Aşk Tananore (Ebru Güney)
En İyi Kısa Canlandırma Film: İstanbul (İdil Ar)
Kısa Film Yarışması Seçici Kurul Özel Ödülü: 38 Derece (Ömer Sinir)

Ulusal Belgesel Film Yarışması:
En İyi Belgesel Profesyonel Film Ödülü: Göç (Mehmet Özgür Candan)
En İyi Belgesel Öğrenci Filmi Ödülü: Mada (Musa Ak)
Belgesel Film Yarışması Seçici Kurul Özel Ödülü: Taşlanan Vicdanlar  (Cenk Örtülü, Zeynel Koç)

Elizabeth Taylor (1932 – 2011)

Hollywood’un en büyük starlarından ve sinema dünyasının en güzel kadınlarından biri artık aramızda değil. Çoğunlukla özel hayatı ile gündeme gelen Taylor aynı zamanda iyi bir oyuncuydu. 1932 doğumlu Taylor henüz 9 yaşında oyunculuk yapmaya başlamış ve 1944 yılında National Velvet filmi ile bir yıldız olmuştu bile. O yıllarda da yaşına göre büyük bir görüntü çizen Taylor medyanın gözü önünde büyüdü (bugün olsa işi daha da zor olurdu muhtemelen). 1951 yılındaki A Place In the Sun ile daha ciddi rollere geçiş yaptığını söyleyebileceğimiz Taylor özellikle 70’lere kadar nice önemli filmde oynadı. İlk akla gelen filmleri olarak Devlerin Aşkı (Giant), Kızgın Damdaki Kedi (Cat on A Hot Tin Roof), Geçen Yaz Birenbire (Suddenly, Last Summer), BUtterfield 8, Cleopatra ve Kim Korkar Hain Kurttan (Who’s Afraid of Virginia Woolf?) saylabilir. 70’leri görece daha sakin geçiren Taylor, 80’lerde sinemayı neredeyse tamamen bırakıp televizyon dizilerinde görülmeye başladı. 1994 yılında Steven Spielberg çektiği Taş Devri (The Flintstones) uyarlamasında yer alması için onu ikna ederek bir kuşağın artık bir efsane olan bu kadını sinema perdesinde son kez görebilmesini sağladı.

Elizabeth Taylor özel yaşamı ile de çok fazla anıldı demiştik. Kaçınılmaz olarak burada da bir miktar bahsetmemiz gerek. Taylor toplamda sekiz defa evlenmişti. Bunlardan ikisi fırtınalı bir ilişki yaşadığı Richard Burton ileydi. Bu evliliklerden toplam 4 çocuğu ve 10 torunu vardı. Michael Jackson ile de çok iyi bir dostluğu vardı. Belki de kendisi gibi medyanın gözlerinin önünde büyüyen bu starı kendisine yakın hissetmişti. Özellikle yakın arkadaşı Rock Hudson’ın ölümünden sonra AIDS ile ilgili de yoğun çalışmalarda bulunmuştu.

3 Oscar, 4 Altın Küre ve nice başka ödül sahibi olan Taylor o menekşe gözleri ile sinema dünyasının ölümsüz isimlerinden biri olmayı yıllar önce başarmıştı zaten. Bir daha onun çapında bir yıldız gelir mi şüpheli. Seni seviyoruz Liz…

22. Ankara Film Festivali Başladı

22. Ankara Uluslararası Film Festivali, 17 Mart 2011 tarihinde yapılan açılış töreni ile başladı. Ankara’nın bu en eski ve en uzun soluklu festivali bu yıl 27 Mart’a kadar sürecek. Festival gösterimleri Kızılay Büyülü Fener Sineması, bu festival için yeniden açılan Batı Sineması, Goethe Enstitüsü (Alman Kültür Merkezi) ve Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezsi’nde yapılacak.

Henüz 2 gününü geride bıraktığımız festivalin öne çıkan filmlerini şöyle sıralayabiliriz:

– Polonya’nın ünlü yönetmenlerinden Jerzy Skolimowski toplu gösterisi çerçevesinde ustanın 7 filmi
– Bong Joon-Ho’nun yeni filmi Ana (Madeo / Mother)
– Meksika devrimini anlatan kısa filmlerden oluşan Devrim (Revolicion / Revolution)
– Annemi Öldürdüm filmi ile tanıdığımız Xavier Dolan’ın yeni filmi Hayali Aşklar (Les Amours Imaginaires / Heartbeats)
– Avustralya’dan gelen Hayvanlar Krallığı (Animal Kingdom)
– Çakal Carlos’un hayatını anlatan Carlos
– Çek animasyon ustası Jan Svakmajer’in yeni filmi Hayatta Kalmak (Prezit Svuj Zivot (Teorie a Praxe) / Syurviving Life (Theory and Practice))
– Takeshi Kitano’nun yeni filmi Öfke (Autoreiji / Outrage)
– Tony Gatlif’in 2. DÜnya Savaşı’na çingeneler açısından bakan filmi Özgürlük (Korkoro / Freedom)
– Ken Loach’ın Irak meselesini gündemine aldığı Tehlikeli Yol (Route Irish)
– İtalyan sinemasından ülkenin tarihine farklı dönemlerden bakan Il Divo, Timsah (Il Caimano / The Caiman) ve Yenmek (Vincere / Victory)
– Anısına bölümünde yakın zamanda kaybettiğimiz Alain Corneau, Claude Chabrol ve Satoshi Kon’dan birer film
– 345 dakikalık süresi ile dikkat çeken Paris Komünü (La Commune (Paris, 1871))
– Cafer Panahi ve Mohammad Rasoulof’a Özgürlük bölümü kapsamında bu iki yönetmenden birer film
– Geceyarısı Sineması bölümünde Kim Ji-Woon’un çarpıcı filmi Şeytanı Gördüm (Akmareul Boattda / I Saw the Devil)

Bu filmler dışında festivalde pek çok uzun metrajlı filmin yanında bolca kısa film ve belgesel de yer alıyor. Festivaldeki filmlerle ve programla ilgili daha detaylı bilgiye http://www.filmfestankara.org.tr/ adresinden ulaşılabilir. Festivalde izlediğim filmlerle ilgili yorumlarım ise her zamanki gibi Sinema Manyakları’nda ve Gölge e-Dergi‘de yer alacak.

SİYAD: Son Üç Ayın Top 10 Listesi (27 Şubat 2011)

Geçtiğimiz haftasonu Natalie Portman’a hem Bağımsız Ruh Ödülleri’nde hem de Oscar’larda birer en iyi kadın oyuncu ödülü getiren (ve bence on Oscar adayının en iyisi olan) Siyah Kuğu (Black Swan) SİYAD’ın son üç ayın en iyileri listesinde de önemli bir farkla birinci sıraya oturdu. Ayrıca Coen biraderlerin yeni filmi İz Peşinde (True Grit) her ne kadar Oscar’lardan eli boş dönse de SİYAD listesine sekizinci sıradan giriş yaptı. Çapkın (Spread) filminin ise üç aylık süresini doldurarak listeyi terk ettiğini görüyoruz.

Önümüzdeki hafta gösterime girecek olan Gerçeğin Parçaları (Winter’s Bone) filmi de Bağımsız Ruh Ödülleri’nde öne çıkan filmlerden biriydi. Önümüzdeki haftanın listesinde bu filmi de görebiliriz.

Sıra

Geçen Haftaki Sıra

Film Adı

Ortalama Notu
(4 üzerinden)

1

Siyah Kuğu (Black Swan)

3.47

2

1

5 No’lu Cezaevi 1980-1984

3.25

3

2

Benim Adım Aşk (I Am Love)

3.13

4

3

Dövüşçü (The Fighter)

3.13

5

4

Zoraki Kral (The King’s Speech)

3.06

6

6

Aslı Gibidir (Certified Copy)

2.93

7

7

Çölde Kutup Ayısı (The Misfortunates)

2.83

8

İz Peşinde (True Grit)

2.82

9

8

Karmakarışık (Tangled)

2.75

10

9

Biutiful

2.71


Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 320.725 hits
Mayıs 2026
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.