Ekim 2015 için arşiv

Gezici Festival 21’inci Yolculuğuna Hazırlanıyor

gezici_2015_afis

Ankara Sinema Derneği’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 21’inci yolculuğuna hazırlanıyor. 27 Kasım – 10 Aralık 2015 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkacak. 27 Kasım – 3 Aralık’ta başkentteki gösterimlerinin ardından, 4-7 Aralık tarihleri arasında Bursa’ya konuk olacak. Gezici Festival yolculuğunu, 9 – 10 Aralık’ta Kastamonu’da tamamlayacak.

Bu yıl 21’inci kez yollara düşmeye hazırlanan Gezici Festival, en son 10 yıl önce gittiği Bursa’da seyircileriyle özlem giderecek. Bursa gösterimlerini geçtiğimiz haftalarda ilk kez kapılarını açan Sanat Mahal’de gerçekleştirecek olan festivalde film ekipleri de Bursalı izleyiciyle buluşacak. 20’nci yılında bir ilki gerçekleştirerek Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın davetini geri çevirmeyen ve dönüş yolunda Kastamonu’ya uğrayan festival, yoğun ilgiyle karşılandığı Kastamonu’yu bu yıl programına dahil etti. 1995’ten bu yana dünya ve Türkiye sinemasının en yeni ve çarpıcı filmlerini ülkenin değişik kentlerindeki sinemaseverlerle buluşturan Gezici Festival, Kastamonulu seyircisiyle bu yıl bir kez daha bir araya gelecek.

Festival seyircisini, 21’inci yılda da birçok sürpriz bekliyor. Klasikleşen bölümlerinin yanı sıra özel bölümleri ve konuklarıyla da her yıl dikkat çeken festivalde, bu yıl da sinema üzerine söyleşiler ve çeşitli atölye çalışmaları yer alacak. İlk yılından beri Gezici Festival’i yalnız bırakmayan ve her yıl festivale birbirinden özgün afişler sunan Behiç Ak, 21’inci yılda da hazırladığı afişle Gezici Festival’e desteğini sürdürüyor.

Fantasturka 3.5 Başladı

Türk İşi Fantastik ve Korkunç Filmler Festivali, Fantasturka’nın dördüncüsü bugün başlıyor. Dördüncüsü olsa da bu kez festival korku filmlerine odaklandığı için malum gönderme düşünülerek 3.5 alt başlığı ile yapılıyor. İstanbul ve Ankara programlarını yazının sonunda bulacaksınız. Bir kısmı önceki Fantasturka etkinliklerinde de gösterilen filmlerle ilgili tavsiye niteliğinde ufak birkaç kelam etmek istedim (İstanbul programındaki sırasıyla):

Drakula İstanbul’da: Mehmet Muhtar’ın yönettiği 1953 tarihli bu film uluslararası korku figürlerini sinemamıza dâhil etmemizin önemli örneklerinden biri. 1931 tarihli Tod Browning’in Dracula filminden etkilendiği açık olsa da o yılların teknikleri ile gerçekten ilgi çekici bir filme imza atmayı başarmış. Bizim kültürümüzden kimi öğeler de taşırken sinemamızın tarihine ilgi duyanlar için de ilgi çekici. Küçük bir sahnede Eşref Kolçak’ı yakalamak bile mümkün örneğin.

Gomeda: Tan Tolga Demirci kısa filmleri ile dikkatimiz çekmiş bir isimdi. 2007’de korku türünde ilk uzun metrajlı filmini çektiğini duyduğumuzda türe yenilik katan bir film olmasını beklemiştik. Açıkçası beklediğimiz filmle karşılaşamadık ama ilginç bir film olduğunu söylemeliyiz. Korku sineması üzerine tez de yazmış olan Demirci ile yapılacak söyleşinin filmden daha ilginç olabileceğini söyleyebiliriz.

Helak: Kayıp Köy: Henüz birkaç ay önce sinemalarımızda izlediğimiz Helak: Kayıp Köy birbirine benzer korku filmleri furyasında kısmen farklı bir yerde duruyor. Kimsenin bilmediği bir köyde takılıp kalan bir aileyi izlediğimiz filmde kimi zaman gerçekten tedirgin edici anlar da var. Merak duygusunu da belli bir süre muhafaza ettiğini söylemek mümkün ama bir yerden sonra, “tamam artık, bu ailenin başına ne geldiğini anladım, çok da uzatmayın artık” demekten kendinizi alamıyorsunuz.

Dabbe: Cin Çarpması: Hasan Karacadağ’ı sevelim ya da sevmeyelim, bugünkü korku furyasında onun önemli bir payı olduğunu inkar edemeyiz. Birbirine çok benziyor dediğimiz filmlerin büyük kısmı da onun filmlerine benziyor zaten. Dabbe: Cin Çarpması da yönetmenin tipik filmlerinden biri. Meraklısına diyelim.

Dünyayı Kurtaran Adam: Herhalde bu film hakkında fazla bir şey demeye gerek yok. Ünü tüm dünyaya yayılmış bu filmi henüz izlemediyseniz kaçırmayın. İzlediyseniz de kaçırmayın zaten. Bu arada korku filmi olmadığını not düşmek de gereksiz herhalde.

Siccin 2: Musallat ile 2000’lerin korku furyasının iyi filmlerinden birine imza atan Alper Mestçi’nin yakın zamanda vizyona giren filmi. Bu kez işin dramatik kısmını da daha yoğun tutmaya çalışmış ama oyunculukları o dramatik yapıyı kaldıracak kadar güçlü değil.

htr2b: Dönüşüm: Çok fazla izlenmedi ve çok dikkat çekmedi ama yakın dönem korku filmlerin en iyilerinden biri kanımca. Sadece cin temalı olmayışı bile ayrı bir noktada tutmaya yetiyor ama kapalı mekanda sıkışıp kalan bir grup insan üzerinden işleyen hikayesi ve kurduğu atmosfer de gayet başarılı. Çok kişinin izlemediğini düşünerek, festivalde tek bir film seçecekseniz bu olmalı diyebilirim.

Şeytan: Metin Erksan’ın Exorcist uyarlaması. Bu film hakkında da çok fazla bir şey demeye gerek yok aslında. Tümü olmasa bile pek çok sahnesi izlenmiştir mutlaka. Usta hangi motivasyonla bu filmi çekmiştir tartışması bir yana bugün komik gelen sahneleri yanında korku kalıplarını yerelleştirmeye çalışması açısından yine de ilginç bir filmdir.

İstanbul programı:

Ankara programı:


Sinema Manyakları, Gezici Festival'i destekliyor.

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 265.282 hits
Ekim 2015
P S Ç P C C P
« Nis   Kas »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: