Gezici Festival 2010 İzlenimleri – 1. Gün: Kars Öyküleri

Kars Öyküleri:

Gezici Festival’in iki yıl öncesine kadar en önemli duraklarından biri Kars’tı. 2007 yılında da festival kapsamında bir Kars Öyküleri senaryo yarışması düzenlenmişti. Artık festival Kars’a gitmiyor belki ama o yarışmanın sonucunda seçilen senaryolar bugün bir film olarak karşımızda. Kars Öyküleri için 5 kısa filmden oluşan ve ortak teması Kars olan bir toplama diyebiliriz.

Filmlerden ilki Özcan Alper’in Moto Guzzi‘si idi. Sonbahar filminden tanıdığımız Alper’in bölümünü merakla bekliyordum ancak geç kalanların salona girmesi devam ettiği için iki küçük çocuk arasındaki yakınlaşmayı anlatan bu kısa filme henüz konsantre olamadan başladı ve bitti (en kısa bölüm bu bölümdü zaten). Zehra Derya Koç’un Kül filmi ise annesinin ölümü nedeniyle çocukluğunun geçtiği  köye dönen genç bir kadının eski günleri hatırlaması üzerine bir film ve temel olarak bir ergenliğe geçiş öyküsü anlatıyor. Kızın hayatındaki ilk adet görme, ilk kez sütyen alma gibi anlara tanıklık ediyoruz. Her ne kadar özellikle dünya sinemasında örneklerini görsek de bizim sinemamızda çok değinilmeyen bir dönemi ele alan, kendi içinde başarılı bir yapımdı.

Ülkü Oktay’ın Zilo filmi için kişisel olarak en çok sevdiğim bölüm olduğunu söyleyebilirim. Civcivi ile birlikte yaşamak isteyen Zilo’nun evde de okulda da civcivine bir yer bulamaması, üstüne üstük bir de ailesinin soğuk algınlığı ilacı ile kendisini zehirlemeye düşünmesi üzerine Ankara’ya kaçış planlarını uygulamaya koyduğunu gördüğümüz film son derece eğlenceliydi.

Ahu Öztürk’ün Açık Yara filmi ise yine bir ölüm nedeniyle köyüne geri gelen bir karakter üzerine kurulu. Bu kez bir erkek çocuk konu alınmış. Babasının geçmişini öğrendikçe belki de daha önce sevmediği babasını daha iyi anlayan hatta onunla özdeşleşen bir çocuk bu. Doğrusu çok iz bırakan bir bölüm olmadı bende.

2004’de Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi ile dikkat çeken, sonradan Adab-ı Muaşeret filmini izlediğimiz Emre Akay da Kars Öyküleri ile tekrar karşımıza çıktı. Küçük Bir Hakikat başlıklı bölümde Sporcu Celal Bey’in bu lakabı nasıl aldığı ve bu lakabının gerçek olup olmadığı konu edilmiş. Sinema dili ile dikkat çeken bir filmdi doğrusu. Hatta finali biraz daha iyi olsaydı 5 film arasında en iyisi diyebilirdim.

Bu arada filmlerin hemen hepsinde çocuk oyuncular vardı ve hepsi de çok başarılıydı (özellikle Zilo rolü ile Birsu Demir), bir not olarak bunu da eklemek istedim.

Film sonrası yapılan söyleşide filmin yapımcısı Ahmet Boyacıoğlu ve oyuncular çekim hikayelerinden bahsettiler. Gösterime de girmesi planlanan bu filmi ilerde çok daha başarılı işlerini göreceğimizden emin olduğum bir grup genç yönetmeni tanımak adına izlemek gerek.

Reklamlar

0 Responses to “Gezici Festival 2010 İzlenimleri – 1. Gün: Kars Öyküleri”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




Sinema Manyakları Gezici Festivali'i destekliyor

Kategoriler

Arşiv

Twitter’da ben…

Blog Stats

  • 251,072 hits
Aralık 2010
P S Ç P C C P
« Kas   Oca »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi: