'Haberler' kategorisi için arşiv

Seyfi Teoman (1977-2012)

Geçtiğimiz gün hayata veda eden yönetmen Seyfi Teoman’ı anmadan geçmeyelim. 1977 doğumlu Seyfi Teoman, 16 Nisan’da bir trafik kazası geçirmişti. 3 hafta boyunca hayata tutunmaya çalışan Teoman, ne yazık ki 8 Mayıs 2012 günü aramızdan ayrıldı.

Polonya’daki ünlü sinema okulu Lodz’da yönetmenlik eğitimi alan Teoman film kariyerine 2004′de çektiği Apartman adlı kısa filmle başlamıştı. 2008 tarihli Tatil Kitabı başarılı bir ilk film olarak dikkat çekti. 2011 yılında çektiği Bizim Büyük Çaresizliğimiz ise Barış Bıçakçı’nın aynı adlı romanından uyarlanmıştı. Her iki filmi de yurtiçi ve dışında önemli festivallerde beğeni topladı.

Seyfi Teoman aynı zamanda geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde yarışan Tepenin Ardı filminin de yapımcılarından biriydi. Bu film ulusal yarışmada en iyi film ve en iyi senaryo ödüllerini kazanırken FIPRESCI ödülünün de sahibi olmuştu.

Seyfi Teoman’la kısa da olsa tanışma ve konuşma fırsatımız da olmuştu. Ondan daha nice güzel filmler bekliyorduk, iyileşeceğinden de ümitliydik. Ne yazık ki olmadı, olamadı.

Kendisini Bizim Büyük Çaresizliğimiz‘in hoş sahnelerinden biriyle uğurlayalım.

7. İşçi Filmleri Festivali Başladı

Her yıl 1 Mayıs’ta farklı illerde aynı anda başlayan İşçi Filmleri Festivali bu yıl da geleneğini bozmadı ve 7. yılına ulaştı. İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da başlayan festival yıl içinde farklı illeri de ziyaret edecek.

Ankara’daki film gösterimleri 4 Mayıs tarihi itibari ile başladı ve 10 Mayıs’a kadar, başta Kızılay Büyülü Fener Sineması olmak üzere farklı mekanlarda devam edecek. Hem Ankara’daki hem de diğer illerdeki gösterim programı için http://festival.sendika.org/ adresi takip edilebilir.

Bu yılki festivalin dikkat çekici filmlerinden bir kısmını kısaca sıralayalım.

- Lütfi Akad’ın ünlü üçlemesinin ilk iki filmi Gelin ve Düğün
- Yine Lütfi Akad’ın yönettiği ve Yılmaz Güney’in oyunculuğu ile de değer kazanan Kızılırmak Karakoyun
- Özcan Alper’in yeni filmi Gelecek Uzun Sürer
- Geçtiğimiz Şubat ayında kaybettiğimiz Yusuf Kurçenli’nin en iyi filmlerinden Karartma Geceleri
- Ankara Sanat Tiyatrosu’nun 50 yıla yaklaşan tarihini anlatan Dünden Bugüne AST
- Geçen yılın başarılı kısa filmlerinden Ali Ata Bak
- 12 Eylül’e bir ailenin hikayesi üzerinden bakan başarılı ve ödüllü bir belgesel, Geçmiş Mazi Olmadı
- Güneşli Pazartesiler ile tanıdığımız Fernando León de Aranoa’nın 2010 tarihli filmi Amador
- Bir lisede yapılan bir deney çerçevesinde faşizmin ne kadar hızlı yayılabileceğini gösteren Dalga (Die Welle)
- 1960′larda İngiltere’deki kadın hareketini konu alan Kadının Fendi (Made In Dagenham)
- Charlie Chaplin’in unutulmaz filmi Modern Zamanlar (Modern Times)
- Senaryosunu festivalin konuklarından Paul Laverty’nin yazdığı, Bolivya’daki su savaşlarını dışarıdan bir bakışla anlatan Yağmuru Bile (También la Lluvia / Even the Rain)
- 260 dakikalık süresiyle dikkat çeken 1968 yapımı, adını Che’nin bir sözünden alan, Arjantin yapımı görkemli belgesel Kızgın Fırınların Saati (La Hora de Los Hornos)

Festival kapsamındaki filmlerin önemli bir kısmını önceden izlemiş olduğum için kendi adıma diğer festivaller kadar yoğun takip edeceğim bir festival olmayacak ancak burada adını andıklarım başta olmak üzere programdaki pek çok filmi tavsiye ederim. İzlediğim filmlerle ilgili yorumlarımı yine buradan paylaşmaya çalışacağım.

23. Ankara Film Festivali Açılış Töreni ile Başladı

23. Ankara Film Festivali dün gece MEB Şura Salonu’nda yapılan açılış töreni ile başladı. Törende festivalin bölümleri hakkında tanıtımlar yapıldı ve festivalin ana sponsorlarına plaketleri verildi. Festivalin verdiği onur ödülleri de açılış gecesinde sahiplerini buldu. Sanat Çınarı Ödülü, yaptığı seramik çalışmaları ile Prof. Hamiye Çolakoğlu’na, Kitle İletişim Ödülü ise yıllardır çıkartmaya devam ettiği Orkestra dergisi nedeniyle Panayot Abacı’ya verildi. Aziz Nesin Emek Ödülü ise sinema yazarlığı alanında yaptığı çalışmaları ve 60′dan fazla kitabı ile Burçak Evren’in oldu.

Açılış gecesi Lütfi Ömer Akad’ın unutulmaz filmi Vesikalı Yarim ile sona ererken filmin başrol oyuncusu Türkan Şoray ve senaryo yazarı Safa Önal da açılış törenindeydi ve onlara da birer özel ödül verildi.

Son olarak açılış töreninden bir kaç kare verelim ve bugünden itibaren festival maratonuna başlayalım.

23. Ankara Film Festivali Başlıyor

23. Ankara Film Festivali bu gece (15 Mart 2012) yapılacak olan açılış töreni ile başlayacak. Yarın (16 Mart 2012) başlayacak olan film gösterimleri ve etkinlikler ise 22 Mart 2012 tarihine kadar devam edecek. Bu yıl film gösterimleri bir yıl aradan sonra yine Ankara Film Festivali için açılacak olan Batı Sineması, Kızılırmak Sineması ve Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Ayrıca Alman Kültür Merkezi’nde de etkinlikler olacak.

Ankara Film Festivali’nin bu yılki programı aşağıdaki bölümlerden oluşuyor:

  • Ulusal Uzun Film Yarışması
  • Ulusal Kısa Film Yarışması
  • Ulusal Belgesel Film Yarışması
  • Tektipleşme
  • Dünyanın Her Köşesinden
  • Usta İşi
  • Toplu Gösterim: Robert Altman
  • Ekmek, Değişim ve Sosyal Adalet – Mısır
  • Görüntünün Mimarı Antonioni
  • Özel Gösterim
  • Kısa Sınır Tanımaz
  • Dünya Hali
  • Türkiye Panoraması
  • Görenler Görmeyenlere Anlatsın
  • Geceyarısı Sineması
  • Çocuklar İçin

Festival programı ve filmler hakkında detaylı bilgiye festivalin resmi sitesinden ulaşılabilir. Ankara’nın bu köklü festivalini her yıl olduğu gibi yakından takip edeceğim ve fırsat buldukça yorumlarımı da buradan paylaşmaya çalışacağım. Ayrıca bu yıl Gölge e-Dergi olarak festivalin resmi destekçilerinden biri olduk. Festival sonrası festival izlenimlerimi de Gölge’den okuyabilirsiniz.

2. El Film Festivali Başladı

Bu yıl 6. kez düzenlenen 2. El Film Festivali dün gece Kızılay Büyülü Fener sinemasında yapılan açılış töreni ile başladı. Bu yıl ana temasını futbol olarak belirleyen festival bu temaya uygun olarak Gençlerbirliği’nin başkanı İlhan Cavcav’ın hayatını anlatan Büyük Başkan belgeseli ile açılışını yaptı. Yaklaşık bir saatlik süresi içine anlatacaklarını başarılı olarak yaymış bir belgesel olarak değerlendirilebilir. Kendi adıma biraz daha uzun olup Gençlerbirliği’nin birinci lige yeniden çıktığı yılları biraz daha detaylı ele almasını isterdim. Bu arada bu film özelinde seyirci kitlesinin de diğer festivallerde alışık olduğumuz seyircilerden biraz farklı olduğunu da vurgulamak gerek. Ankara’nın klasik festival seyircisi yerine bolca Gençlerbirliği taraftarı vardı film gösteriminde. Hatta gösterim sonrası sinema salonunda ufak çaplı bir stadyum havası da oluştu.

Festival 4 Mart 2012 Pazar gününe kadar devam edecek. Gösterim programına http://ikincielfestivali.org/index.php?sf=haber&k=&u=583 adresinden ulaşılabilir.

84. Oscar Ödülleri’nin Galibi The Artist

84. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu. Sonuşlarda büyük bir sürpriz yok. The Artist en iyi film, yönetmen, erkek oyuncu, kostüm ve müzik olmak üzere 5 Oscar kazandı. Kişisel favorim Hugo‘nun Oscar sayısı da 5 aslında ama bu güzel film, teknik kategorilerle yetinmek zorunda kaldı.

En iyi oyuncu ödüllerinde herhangi bir sürpiz olmadı.  Jean Dujardin’in The Artist ile aldığı en iyi erkek oyuncu dışındaki ödüller Meryl Streep, Christopher Plummer ve Octavia Spencer’in oldu. Bu ödüllerden bir tek Meryl Streep’in ödülü hafif şüpheliydi. Bu dalda Viola Davis de kazanabilirdi. Diğer ödüller ise kesindi zaten.

Senaryo ödülleri de beklendiği gibi Midnight in Paris ve The Descendants‘ın oldu. Bir kez daha akademi üyeleri senaryo ödüllerini ödül töreninde daha az adı geçen filmlere vermeyi seçtiler.

Teknik kategorilerde gecenin sürprizi diyebileceğimiz ödül ise The Girl with the Dragon Tattoo‘nun en iyi kurgu ödülü idi. Genellikle en iyi film seçilen filme giden bu ödül, en film adayı bile olamayan bir filme gitti. Kişisel olarak oy verme şansım olsaydı bu filme ödül vereceğim için olumlu bir sürpriz oldu benim için. Hugo‘un aldığı en iyi görüntü yönetmeni ödülünün sahibi ise The Tree of Life ile  Emmanuel Lubezki olmalıydı.

Son olarak dün yaptığım Oscar tahminlerinde 24 kategorinin 18′inde doğru tahmin yapmış olduğumu belirtmiş olayım ve tüm listeyi vereyim.

En İyi Film: The Artist
En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin (The Artist)
En İyi Kadın Oyuncu: Meryl Streep (The Iron Lady)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christopher Plummer (Beginners)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Octavia Spencer (The Help)
En İyi Yönetmen: Michel Hazanavicius (The Artist)
En İyi Özgün Senaryo: Woody Allen (Midnight in Paris)
En İyi Uyarlama Senaryo: Alexander Payne ve Nat Faxon & Jim Rash (The Descendants)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Robert Richardson (Hugo)
En İyi Kurgu: Kirk Baxter ve Angus Wall (The Girl with the Dragon Tattoo)
En İyi Sanat Yönetmeni: Dante Ferretti ve Francesca Lo Schiavo (Hugo)
En İyi Kostüm: Mark Bridges (The Artist)
En İyi Makyaj: Mark Coulier ve J. Roy Helland (The Iron Lady)
En İyi Müzik: Ludovic Bource (The Artist)
En İyi Şarkı: “Man or Muppet” Söz-Müzik: Bret McKenzie (The Muppets)
En İyi Ses Miksajı: Tom Fleischman ve John Midgley (Hugo)
En İyi Ses Kurgusu: Philip Stockton ve Eugene Gearty (Hugo
En İyi Görsel Efekt: Rob Legato, Joss Williams, Ben Grossman ve Alex Henning (Hugo)
En İyi Animasyon (Uzun): Rango
Yabancı Dilde En İyi Film: A Separation (İran)
En iyi Belgesel (Uzun): Undefeated
En İyi Belgesel (Kısa): Saving Face
En İyi Animasyon (Kısa): The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore
En İyi Kısa Film: The Shore

27. Bağımsız Ruh Ödülleri’nin En İyisi The Artist

Oscar’ların açıklanmasına çok kısa bir süre kaldı. Bu arada ödül sezonunun son törenlerinden birinde kazananlara da bir bakalım. Bu yıl 27. kez düzenlenen Bağımsız Ruh Ödülleri’nin (Independent Spirit Awards) bu yılki galibi ödül sezonunun gözde filmi The Artist oldu. The Artist en iyi film, yönetmen, erkek oyuncu ve görüntü yönetmeni olmak üzere 4 ödül aldı. Genellikle Bağımsız Ruh Ödülleri Oscar’larda kıyıda köşede kalan filmlere verilir. Ama bu yıl bağımsızların seçimleri ile Oscar ödüllerini veren akademinin seçimleri epey benzerlik gösterecek gibi gözüküyor.

En iyi kadın oyuncu ödülünü bağımsızların yeni kraliçesi diyebileceğimiz Michelle Williams’ın kazanması kimseyi şaşırtmadı. Aslında gecenin tek sürprizinin The Descendants‘daki rolüyle Shailene Woodley’in güçlü adaylar arasında en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü alması olduğu söylenebilir. İlk sinema filmi ile bu ödülü almak önemli bir başarı.

Tüm liste şu şekilde:

En İyi Film: The Artist
En İyi Yönetmen: Michel Hazanavicius (The Artist)
En İyi Senaryo: Alexander Payne, Nat Faxon, Jim Rash (The Descendants)
En İyi İlk Film: Margin Call
En İyi İlk Senaryo: Will Reiser (50/50)
John Cassavetes Ödülü ($500,000 altında bütçe ile yapılan filmlere veriliyor): Pariah
En İyi Kadın Oyuncu: Michelle Williams (My Week with Marilyn)
En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin (The Artist)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Shailene Woodley (The Descendants)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christopher Plummer (Beginners)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Guillaume Schiffman (The Artist)
En İyi Belgesel: The Interrupters
En İyi Yabancı Film: A Separation (İran)
Robert Altman Ödülü: Margin Call ekibi
Piaget Yapımcı Ödülü: Sophia Lin (Take Shelter)
Audi Gelecek Vaad Eden Yetenek Ödülü (Someone to Watch Award): Mark Jackson (Without)
Nokia Kurgudan Daha Gerçek (Truer Than Fiction) Ödülü: Heather Courtney (Where Soldiers Come From)

!f İstanbul Başladı, !f Ankara ve !f İzmir Biletleri ise Önsatışta

Bu yıl 11. kez düzenlenen olan !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali bugün başladı. 26 Şubat’a kadar İstanbul’da devam edecek gösterim ve etkinlikler sonrasında festival 1-4 Mart arasında Ankara’da ve bu yıl ilk kez 2-4 Mart tarihleri arasında da İzmir’de olacak. Ankara ve İzmir’de 17 Şubat’ta festival biletlerinin %10 indirimle ön satışa çıktığını ve bu indirimli ön satışların sadece 3 gün süreceğini önemle belirtelim.

Festivalin bu yılki bölümlerine bu bölümlerde ön plana çıkan bazı filmlere bakalım.

Keş!f: Festival kapsamında 5. kez düzenlenen bu bölümde sinemada yenilik arayan genç yönetmenlerin filmleri yarışıyor ve sinemaseverlere yeni keşifler yapma olanağı sunuluyor. Bu bölümde yer alan ve 4 yaşında bir kızı başrole taşıyan Nana‘yı Gezici Film Festivali’nde izlemiş ve pek sevmiştik. Kıyıda (Sur la Planche / On the Edge) filmini ise Altın Portakal’da izlemiştik (orada Sınırda ismiyle gösterilmişti). Kendi adıma çok içine giremediğim bir filmdi ama orada yarışmaya giren yabancı filmler arasında en iyi film seçildiğini de unutmayalım.

Yönetmeninin “genel ahlaka bir saldırı” olarak tanımladığı Pislik (Gandu / Asshole), geçen yılın belgeselleri arasında sıkça adını duyduğumuz Denizde İki Yıl (Two Years At Sea) ve galiba Çernobil’i ilk kez konu eden bir film olarak Masum Cumartesi (V Subbotu / Innocent Saturday) bölümün dikkat çeken diğer filmleri.

Hit Filmler: Adı üstünde geçen yılın bağımsız filmleri arasında festivallerde en çok ödül kazanan, uluslararası dağıtıma girmiş, hatta bazıları ülkemizde de gösterilecek olan, kısaca bağımsızların en popülerleri olarak adlandırabileceğimiz filmler bu bölümde. Bölümdeki bir kaç filmin adını verelim ama fırsat olursa her birini izlemek lazım da diyelim.

Herhalde bölümün en dikkat çeken filmi Oscar’larda da adı geçen Alexander Payne’in George Clooney’i başrole taşıyan Senden Bana Kalan (The Descendants) filmi. Bunun yanında bir kanser komedisi olarak tanımlanabilecek olan Şansa Bak (50/50), çok sevdiğimiz ama filmlerini sinemalarımızda göremediğimiz Todd Solondz’un Karanlık At‘ı (Dark Horse), her filmiyle seyirciyi şaşırtan Takashi Miike’nin bilgisayar oyunu uyarlaması Dava Vekili (Gyakuten Saiban / Ace Attorney), senenin en iyileri arasında pek çok kez adını duyduğumuz ama büyük ödüllerde adı geçmeyen Sığınak (Take Shelter) ve Sarah Polley’in ikinci kez yönetmenliği denediği Bu Dans Senin (Take This Waltz) izlenmesi gereken filmler arasında.

!f Müzik: Sinema kadar müziği de sevenlerin bölümü. Farklı müzisyenler üzerine 5 belgesel içeren bu bölümde özellikle Chemical Brothers’in konser filmi Don’t Think ile, Hole grubunun eski bateristi Patty Schemel’i konu eden Çok Sert Vurdu (Hit So Hard) adlı film dikkat çekiyor.

Fantastik Filmler: Aslında vizyonda da “fantastik film” olarak adlandırılan çeşitli filmler izliyoruz ama bu tanımın gerçek anlamda hakkını veren filmleri ancak festivallerde izleyebiliyoruz. Bu bölümde yer alan iki hayaletin yol filmi olarak tanımlanan Finisterrae, Japon mafyası için ceset kaçakçılığı yapan bir adamı anlatan Kaçakçı (Sumagurâ: Omae no Mirai o Erab / Smuggler), dikkat çekici bir animasyon olan Tatsumi izlenmesi gereken filmlerden.

Arka Bahçe: Dünyada neler olup bittiğini belki haberlerden takip ediyoruz ama bir belgeselcinin gözünden izlemek bir başka oluyor her zaman. Hem olaylara farklı bir açıdan bakıyoruz hem de işin içine sanatsal bir form da giriyor. Bu bölümde HES’lerden çocuk gelinlere, ekonomik krizden Arap Baharı’na kadar değişik konularda altı film yer alıyor. Belgesel meraklıları özellikle Mahşerin Dört Atlısı (Four Horsemen) ve Müdahaleciler (The Interrupters) filmlerini kaçırmamalı.

Gökkuşağı Filmler: LGBT bireylerinin hikayelerine ait filmleri içeren bu bölümde yine ilginç filmler var. İran’da lezbiyen bir çifti anlatan Koşul (Circumstance), iki erkeğin bir haftasonuna sığan ilişkilerini anlatan Haftasonu (Weekend), Sonny ve Cher’in sonradan erkek olmaya karar veren kızlarının hikayesini anlatan Chaz Olmak (Becoming Chaz) bölümün dikkat çeken filmleri arasında yer alıyor.

Ev: Farklı ülkelerden Kürt yönetmenlerin Ev başlığı altında toplanabilecek filmlerini içeren bu bölüm !f’in daha önceki yıllarda başlattığı “Açılım” başlıklı bölümün bir devamı sayılabilir. Konuya İsveç’ten bakan Gerilla Çocuk (Gerillasonen / The Guerilla Son) ve Fransa’dan bakan Bedia’nın İzinde (Sur Les Traces de Bedia / On the Traces of Bedia) ilk anda dikkat çeken filmler arasında. Ayrıca Ev Gibisi Yok başlığı altında toplanan dört kısa film de izlenmeli.

Yol: Bu bölümde geniş anlamıyla yol filmi olarak tanımlanabilecek filmler yer alıyor. Dikkat çekici Kanada’lı yönetmen Guy Maddin’in Odysseia uyarlaması Anahtar Deliği (Keyhole), göçmen sorunu üzerine çarpıcı bir film izlenimi veren Merhametin Yedi Biçimi (Sette Opere di Misericordia / Seven Acts of Mercy) ve siyah beyaz görüntüleri ile dikkat çeken Yoldan Geçen (Transeunte / Passerby), bu bölümün öne çıkan filmleri.

e-şıkkı: Farklı hayat deneyimleri üzerine filmler içeren bu bölümde aynı anda hamile kalmaya karar veren bir grup kızı anlatan 17 Kız (17 Filles / 17 Girls), animasyon, stop-motion ve canlı görüntüleri birleştiren Eskiden Buralar Hep Yerçekimiydi (Gravity Was Everywhere Back Then), tamamen cep telefonu ile çekilen Empire North gibi filmler bu bölümde yer alıyor.

!f Kült: 2011 yapımı olmasına rağmen geleceğin kült film adaylarından olan Kaspar Hauser Efsanesi (La Leggenda di Kaspar Hauser / The Legend of Kaspar Hauser) ve gerçek anlamda bir kült film olan Yüzü Olmayan Gözler (Les Yeux Sans Visage / Eyes Without a Face) bu bölümün filmleri. Özellikle ikincisini muhakkak izlemek gerek.

Nöbetçi Sinema: Geceyarısı film izlemekten ayrı bir keyif alan sinemaseverlere sıradışı korku filmleri sunan bu bölümde Ölümün Sesi (Babycall) ve Aşk Suçları (Koi no Tsumi / Guilty of Romance) filmleri yer alıyor.

!f Özel Gösterimler: Festivalin konuklarından Michael Nyman’ın Film Kameralı Nyman (NYman With a Movie Camera) filmi bu bölümün dikkat çekici filmlerinden. Vizyonda kaçırmış olanlar için Zenne filmini izleme fırsatını da unutmamalı.

ACID 20. Yılını Kutluyor: Bağımsız filmlerin dağıtımını destekleyen ACID organizasyonuun 20. yılını kutlamak için oluşturulan bu bölümdeki her film izlenmeyi halediyor ama özellikle Bruno Dumont’un çarpıcı filmi İnsanlık (L’humanité) mutlaka izlenmeli diyorum. Sadece bir polisiye demenin hakkında hafif kalacağı bu film zor bir yapım belki ama festival seyircisi zoru sever zaten.

!f Sundance ile Özel Çalışmalar: Bu bölümde Şeytan Kardeşim (My Brother the Devil) adlı tek bir film yer alıyor ama zaten bu bölümün asıl özelliği içinde yer alan ve Sundance Enstitüsü ile beraber gerçekleştirilen etkinlikler. Sinemaya profesyonel anlamda ilgi duyanların takip etmesi gereken bir bölüm.

!f Kısalar: !f’in programında yerli filmler çok fazla yer almıyor ama her yıl Türkiye’den kısalara ayrı bir yer veriliyor. Bu yıl da bu bölümde 23 kısa film gösterilecek.

Burada sadece programda gösterilecek olan filmlerden bazılarının adını andık. Festival kapsamında daha keşfedecek pek çok film var. Ayrıca farklı etkinlikler, sergiler ve partiler de unutulmamalı.

Festival ve filmler hakkında daha ayrıntılı bilgiye, İstanbul, Ankara ve İzmir’deki gösterimlerin detaylarına http://www.ifistanbul.com/ adresinden erişilebilir.

Ben de festivalin Ankara ayağını takip ediyor ve izlediğim filmlerle ilgili izlenimlerimi buradan paylaşıyor olacağım.

9. Japon Filmleri Festivali Ankara’da

9. Japon Filmleri Festivali 1-4 Şubat 2012 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek. Gösterimler Ankara Alman Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek ve ücretsiz olacak. Dokuz filmin yer aldığı program çoğunlukla çok fazla tanımadığımız yönetmenlerden gelen filmleri içeriyor. Bu filmler arasından ilginç keşifler çıkabilir. Gayet iyi bildiğimiz bir yönetmen olarak Hayao Miyazaki’nin Küçük Cadı Kiki filminin de programda olduğunu vurgulayarak izlemeyen varsa kaçırmasın diyelim.

Festivalin programı şu şekilde:

1 Şubat Çarşamba
17:30 - İyi Uçuşlar
19:30 - Noriben Şansın Tarifi

2 Şubat Perşembe
17:30 – Kappa ve Sampei
19:30 – Bir Yaz Rüyası

3 Şubat Cuma
17:30 – Bizim Unutulmaz Günlerimiz
19:30 – Bir Milyon Yen Kazanan Kız

4 Şubat Cumartesi
13:00 – Rengarenk
15:15 – Küçük Cadı Kiki
17:15 – Güney Kutbu’ndaki Aşçı

Filmler hakkında detaylı bilgiye buradan erişilebilir.

Oyuncular Birliği’nin Ödülü The Help’in

Ödül sezonunun önemli parçalarından Oyuncular Birliği (Screen Actors Guild-SAG) Ödülleri de geçtiğimiz Pazar akşamı sahiplerini buldu. Gecenin büyük ödülü sayılabilecek olan toplu performans ödülü, sinemalarımızda  10 Şubat 2012 tarihinde Duyguların Rengi adıyla gösterime girecek olan The Help filminin oldu. Ancak bu ödül The Help‘in Oscar’larda en iyi film ödülünü alacağına dair bir gösterge olarak düşünülmemeli. Ne de olsa bu ödül sadece filmdeki oyuncuların toplu halde başarılı oldukları düşünülerek veriliyor.

Kişisel olarak verilen ödüller bu anlamda daha önemli. Yardımcı oyuncu kategorilerinde Altın Küreler’den sonra burada da ödül alan Christopher Plummer ve Octavia Spencer’in Oscar heykelcikleri de kesinleşti gibi. En iyi erkek oyuncu olarak The Artist ile ödüle ulaşan Jean Dujardin de benim için Oscar’ın bir numaralı adayıydı. SAG ödülü ile bu düşüncem güçlenmiş oldu. En iyi kadın oyuncu konusunda ise benim için belirsizlik devam ediyor. Burada ödül The Help ile Viola Davis’in olsa da Oscar için Meryl Streep’in şansının halen devam ettiğini düşünüyorum.

Televizyon ödülleri ise farklı dizilere dağıldı. Toplu performans ödülleri Boardwalk Empire ve Modern Family‘nin oldu. Diğer dallarda kazananlar da çok fazla şaşırtmadı. Tüm listeyi aşağıda bulabilirsiniz ancak bir not olarak Kate Winslet’in bir ödül töreninden daha eli boş ayrılmadığını belirtelim.

En İyi Toplu Performans: The Help
En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin (The Artist)
En İyi Kadın Oyuncu: Viola Davis (The Help)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christopher Plummer (Beginners)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Octavia Spencer (The Help)
En İyi Dublör Ekibi (Film): Harry Potter and the Deathly Hallows: Part II
En İyi Toplu Performans (Drama Dizisi): Boardwalk Empire
En İyi Toplu Performans (Komedi Dizisi): Modern Family
En İyi Erkek Oyuncu (Mini Dizi/Tv Filmi): Paul Giamatti (Too Big to Fail)
En İyi Kadın Oyuncu (Mini Dizi/Tv Filmi): Kate Winslet (Mildred Pierce)
En İyi Erkek Oyuncu (Drama Dizisi): Steve Buscemi (Boardwalk Empire)
En İyi Kadın Oyuncu (Drama Dizisi): Jessica Lange (American Horror Story)
En İyi Erkek Oyuncu (Komedi Dizisi): Alec Baldwin (30 Rock)
En İyi Kadın Oyuncu (Komedi Dizisi):  Betty White (Hot in Cleveland)
En İyi Dublör Ekibi (Dizi): Game of Thrones
Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Mary Tyler Moore

Sonraki Sayfa »


Kategoriler

En Yüksek Oy Alan Yazılar

Arşiv

Blog Stats

  • 140,177 hits
Sinema Manyakları blog'u Hasan Nadir Derin tarafından hazırlanmaktadır.

 

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
Bu blog SİBB üyesidir

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.